(Son Güncelleme: 19.04.2018) Fransız Devrimi’nin en önemli simge meydanı Bastille Meydanı – Place de la Bastille, tarihi önemini 14 Temmuz 1789’daki halk ayaklanması sırasında burada bulunan Bastille Hapisanesi‘nin, isyan eden halk tarafından basılarak mahkumların serbest bırakılması olayından alıyor. Zaten her yıl 14 Temmuz Fransa’da “La Fête National Français – Fransız Ulusal Bayramı” olarak kutlanıyor. Fransız Devrimi’ne kadar bu meydanda bulunan hapisane, Fransız mutlakiyetinin sembollerinden birini temsil eden bir kale olduğu için devrim sırasında yerler bir ediliyor ve geriye hiçbir şey kalmıyor. Parçalarının pek çok köprü ve binanın yapımında kullanıldığı söylenir. Laf aramızda Bastille Meydanı’nın ortasındaki ünlü “La Colonne de Juillet” anıtının 1789’daki devrimle bir ilgisi yok, 1830’daki devrimin anısına dikilmiş.

Günümüzde Bastille Meydanı, son derece hareketli bir bölge. Tam meydanda bulunan Bastille Operası – L’Opéra de Bastille çağdaş mimarisi ile epey iddialı gibi görünse da bana göre biraz sevimsiz, AVM tadında bir dış görünüşe sahip. Ama içerisi son derece etkileyici ve işlevsel; Opéra Garnier kadar etkileyici olmasa da burada opera, bale ya da dans gösterisi izlemenin tadı bir başka.

Şansınıza meydanda bir kültür sanat etkinliğine de denk gelebilirsiniz. O zaman Bastille Meydanı trafiğe kapanıyor ve açık hava konser alanına dönüşüyor.

Bastille Meydanı’nın çevresinde yine çok sayıda kafe ve restoran var. Zaten Paris’teki en büyük sorunlardan biri midenizin (ve haliyle cüzdanınızın) kapasitesinin bir sınırı olması. İnsan her gördüğü yerde sürekli bir şeyler yiyip içmek istiyor ama buna ne mide dayanır ne de cüzdan haliyle…

Bastille Meydanı’nın kuzey tarafında, iki tarafı yol, ortası ağaçlıklı alanın olduğu tarafta Pazar günleri semt pazarı kuruluyor. Burasını bir bit pazarı gibi düşünebilirsiniz; birbirinden değişik objeler arasında dolaşırken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız bile. Şansınıza bir brocante‘a denk gelmişseniz ne mutlu size.

Le Bastille”in olduğu sokaktan içeri girip ilk sağa döndüğünüzde (Rue de Lappe) Paris’in birbirinden ilginç barlarını keşfedebilirsiniz. Burası geceleri, özellikle de hafta sonu gecelerinde çok hareketli oluyor.

Bastille Meydanı’na dönersek, Nike mağazasının sol tarafından yürümeye devam ederseniz bir süre sonra sağda “Pachamama” adında çok hoş bir restoran-gece kulübüne ulaşacaksınız. Burada düzenlenen latin dansı geceleri ilginizi çekebilir. İçerinin atmosferi de çok ilgi çekici. Yine yakınlarda Le Réservoir adında, hafta sonları jazz brunch yapabileceğiniz, diğer akşamlar canlı müzik dinleyebileceğiniz güzel bir mekan daha var.

Bastille Meydanı’nın güney tarafındaki yoldan aşağı inip Canal Saint Martin – Saint Martin Kanalı‘nın başı olan Arsenal Limanı – Port de l’Arsenal‘e ulaşabilir burada bir kanal gezisi teknesine binebilir ya da doğrudan birbirinden hoş özel teknelerin arasından su boyunca Seine Nehri tarafına doğru yürüyüp Saint Louis Adası‘na geçebilir, yol üstünde Pavillon de l’Arsenal‘e uğrayabilir ya da nehir boyunca dilediğiniz tarafa doğru gezebilirsiniz.

Paris’in en renkli semtlerinden biri olan Marais Bölgesi‘ne ve güzel meydanlardan biri olan Vosges Meydanı‘na yine Bastille Meydanı’ndan yürüyerek ulaşmak mümkün. Buradaki Victor Hugo’nun Evi‘ni de mutlaka görmelisiniz. Kuzey’e doğru yürürseniz République Meydanı‘na varırsınız. Hem yol üzerinde ilginç bir mağaza olan Merci Concept Store var, hoşunuza gideceğini düşünüyorum.

Daha pek çok öneride bulunmak mümkün ama kısıtlı zamanda yapmanızı tavsiye edeceğim bir diğer etkinlik de, güzel bir havada, Bastille Operası’nın sağ tarafından, Rue de Lyon’da bir süre yürüdükten sonra sol tarafınızda karşınıza çıkacak olan bir girişten girip, La Promenade Plantée‘ye merdivenle çıkmanız. Bunu yaparak uzun bir yürüyüş parkuruna ulaştığınızda gözlerinize inanamayacaksınız. Çünkü burası eski bir tren yolu güzergahı ve sonradan rekreasyon alanı olarak düzenlenmiş. Gerçekten kaçırmamanızı tavsiye ediyorum. Bu arada, Rue de Lyon’un diğer ucu Gare de Lyon‘a çıkacaktır zaten. Yol üzerindeki rengarenk sokak Rue Crémieux‘yü de ihmal etmeyin derim. Bir de meydanın tam köşesinde gizli bir geçit Cour Damoye bulunuyor, buraya kadar gelmişken oraya da bir baksanız iyi olur. Bu bölgede daha pek çok pasaj ve geçit bulunuyor…

Konaklama için bu bölgeyi özellikle gençler ve kendini genç hissedenlere önerebilirim. Çok hareketli bir bölge olduğu için geceleri gürültülü olma ihtimali var. Civarda kalınabilecek otellerle ilgili olarak öneriler için Paris ve Konaklama yazısını okumanızda yarar var.

Evet özetle Bastille Meydanı hakkında bunları söyleyebilirim. Ah bir şey daha var, bizim Fransızlar “Bastille”i “Bastiy” diye okuyorlar, “Bastil” diye bahsederseniz anlamayabilirler 🙂

Bastille’e ulaşmak için 1, 5 ve 8 numaralı metro hatlarının “Bastille” istasyonunda inmeniz yeterli. Özellikle 1 numaralı hattın istasyonu çok güzeldir 😉

Keyifli geziler, keyifli keşifler…

 

 

Adres: Place de la Bastille, Paris

Yazar

3 Yorum

  1. buranın adı la coulée verte. bazı kaynaklarda da la promenade plantée olarak geçiyor. bastille operasının sağ tarafından rue de lyon'a girerseniz biraz yürüdükten sonra solda girişi var. aslında birkaç girişi var bu yönden gelirseniz sanırım en uygunu 34-38 Rue de Lyon 75012 Paris diye google maps' ten bakın, tuğlalı kemerli köprü gibi bir yapı göreceksiniz, buradan merdivenle merdivenle çıkınca ulaşıyorsunuz. aslında burasıyla ilgili bir yazı yazmam gerek. hatırlattığınız için teşekkürler…

  2. Bastille ‘de kısa bir süre gezdim , çirkinmiydi hayır tekrar gezermiyim hayır, orada gezerken aklımda Bastille hapishanesi ve Aleksandra Dumas’tan başka bir şey yoktu,çevreyi çok bilmediğim içinde özellikli mekanları varmıydı bilemedim….

Yorum Yazın