(Son Güncelleme: 12.01.2018) Bu yazımızda Paris’in en enterasan bölgelerinden birini geziyoruz: Pigalle (pigal). 9. ve 18. arrondissement‘ların kesiştiği Boulevard de Clichy çevresinde konuşlanmış sex shop‘ları ile ünlü olan bu mahallenin en meşhur yeri, “kırmızı değirmen” anlamına gelen Moulin Rouge (mulen ruj ya da mulen ğuj). Moulin Rouge her zaman herkesçe biliniyordu ama özellikle Nicole Kidman’ın oynadığı “Moulin Rouge” filmi sonrası daha bir meşhur oldu haliyle.

Bu yüzden, özellikle turistler için Pigalle’e gelip Moulin Rouge’u görmek, orada yüzlerce resim çekmek “olmazsa olmazlar” arasında sayılıyor. Tabii vakti ve imkanı olanlar da Moulin Rouge’da bir show izleyebiliyorlar. Ben bugüne kadar Crazy Horse ve Lido‘da show izledim ama henüz Moulin Rouge’u denemek kısmet olmadı.

Pigalle

Genel olarak Place de Clichy‘in üst tarafından başlayarak “Anvers” metro istasyonuna kadar devam eden bölgeyi Pigalle olarak adlandırsak da Pigalle’in asıl istasyonu Anvers’le Blanche arasında yer alıyor. Moulin Rouge’un bulunduğu istasyonsa “Blanche” olarak geçiyor. Ayrıca buradan Montmartre Gezi Treni “Le Petit Train Montmartre” kalkıyor. Bu trene de hiç binmedim ama belki sizin hoşunuza gidebilir.

Bulvarın Place de Clichy tarafındaki Montmartre Mezarlığı da Pigalle’le tam bir tezat oluşturuyor. Paris’te hayatın bambaşka iki yüzünü görme fırsatı sunuyor bizlere. Bu mezarlığın üst kısmında ise Eyfel Kulesi manzaralı güzel bir teras bar restaurant olan Le Terrass”ı da öneririm.

Pigalle

Bunca ününe rağmen burası yine de kendi halinde bir mahalle; sadece ana cadde üzerindeki sağlı sollu sex shop‘lar burayı enteresan ve marjinal bir yer yapıyor. Tabii bir de her türlü fuhuşun döndüğü gece kulüpleri ve saunalar var; yani dilediğiniz günaha dilediğiniz şekilde girebilirsiniz bu bölgede.

Şahsen ben buraya hiç gece vakti gitmedim, hiç de yolum düşmedi. Zaten “Pigalle’e ne zaman yolun düşer?” diye sorarsanız “sadece Montmartre’a gitmek için” derim. Zira Montmartre‘a çıkan Montmartrobus tam Pigalle metro istasyonunun oradan kalkıyor.

Pigalle

Onun haricinde bir kez meraktan, birkaç kez de yolum düştüğü için gitmişimdir buraya; yoksa orada beni çeken pek bir şey yok; iki-üç kez gördüm, yetti, bazen de birilerini gezdirirken giderim sadece. Tabii ki Montmartre eteklerinde olması ve bünyesinde Moulin Rouge’u bulundurması bakımından cazip bir yer burası. Üstelik otuz yıl aradan sonra, Eylül 2017’de yeniden açılan ünlü La Cigale’in buraya ayrı bir hava katması da bekleniyor.


Ne yalan söyleyeyim bu kadar büyük ve bu kadar sıra sıra sex shop‘larla dolu olması da farklı kılmıyor değil; yani turistik amaçlarla (ya da niyetiniz bozuksa her neyi arıyorsanız onu bulmak için) buraya bir gidip görmekte fayda var.

Pigalle

Gündüz vakti pek bir riski yok ama gece vakti sokakta ıvır zıvır tiplere rastlamanız olası. Uyuşturucu ve kadın ticaretinin yarı açık bir şekilde döndüğü bir yer olsa da öyle güvensiz bir yer olduğunu düşünmüyorum. Amsterdam‘daki Red Light District buradan çok daha güzel ve daha nezih ama henüz Amsterdam‘a gitmemişseniz Pigalle sizin için çok ilginç bir yer olabilir.

Oysa ki Red Light District’te dolaşırken sanki sadece erotik bir mahallede geziyormuşsunuz gibi değil de cinsellik fenomeninin nasıl farklı farklı yaşanabileceğini gözlemliyormuşsunuz gibi dolaşıyorsunuz sokaklarda. O yüzden bana daha enteresan gelir Amsterdam.

Pigalle

Her neyse, şu an Paris’teyiz, Paris’te de Pigalle’deyiz… Buradaki sex-shopları merak ediyorsanız rahatlıkla içeri girebilirsiniz. İlk kez böyle bir yere gidecekseniz Türkiye’deki merdiven altı (daha doğrusu merdiven üstü) erotik-shop’lar gibi düşünmeyin. Sanki market alışverişine gelmiş insanlarla dolu bir yer gibi buralar.

Her türlü fanteziye uygun türlü türlü “oyuncak” mevcut. Hatta o kadar ki, bu bölgedeki hediyelik eşya dükkanlarında bile konsept bu; o yüzden bazen çok gırgır hediyelik eşyalara rastlayabiliyorsunuz 🙂 Kimse kimseyi rahatsız etmiyor, sakin sakin gezip enteresan “obje”lere bakıp duruyorsunuz.

Pigalle

Pigalle deyince Paris’in “günaha dönük” yüzü geliyor olsa da akla ben tam olarak böyle düşünmüyorum. Çünkü ana caddenin bir arka sokağı gayet normal Paris mahallesi gibi; yani hiç de öyle döküntü, bakımısız ve virane yerler olduğunu düşünmeyin; gayet klasik bir Paris havası sizi karşılıyor. Hatta ana caddede dolaşırken bile kafanızı ara sokaklara çevirdiğinizde yukarıdaki gibi dingin çıkmazlara rastlayabilirsiniz.

Kaldı ki Pigalle istasyonundan yukarı yürürseniz sizi Montmartre ve Sacré Coeur bekliyor. Anvers istasyonundan Montmartre‘a yürürseniz son derece turistik bir yokuştan çıkıp Montmartre Füniküleri‘ne ulaşabilirsiniz. Bu nedenle Paris’te konaklama için bu bölge hem iyi hem de kötü bir konumda. Bu yazıda yazdıklarımı okuduktan sonra karar tamamen size kalmış.

Pigalle

Anvers istasyonun alt tarafında ise çok hoş bir mahalle var, orada son derece hoş ve şık kafeler sizi bekliyor; üstelik Montmartre‘dakiler gibi turistik de değil. Bu bölgeden yürüye yürüye, ara sokaklarda kaybola kaybola Grands Boulevards‘a ve daha pek çok yere gitmeniz mümkün.

Bir de, Amélie filmini izlediyseniz, Amélie’nin çalıştığı Café des Deux Moulins hemen yakınlarda, belki görmek hoşunuza gidebilir ya da Romantizm Müzesi – Musée de la Vie Romantique‘te kısa bir tur atıp o sevimli kafesinde oturup yorgunluk kahvenizi orada almak? Üstelik hemen aşağıda güzel bir Türk restoranı olan Restaurant Sizin – Saint George da bulunuyor.

Pigalle

Ama sakın ola ki Anvers istasyonunun doğu tarafına doğru gitmeyin; buradan itibaren ortam epey bir sevimsizleşiyor. Bir istasyon sonra yani “Barbès Rochechouart”ya giderseniz sokakta dolaşan tipler size ürkütücü gelebilir; zaten mahalle dokusu da epey bir bozuluyor. Ama macera arıyorsanız ve Paris’in öteki yüzünü de görmek istiyorsanız buyurun yol sizin 🙂

Youtube kanalım Pariste.Net Tv‘de Pigalle önünde başlayan Alternatif Montmartre Turu videomu ise aşağıda izleyip çevre hakkında fikir sahibi olabilirsiniz:

Sonuçta Paris her türden insana, her türden zevke, her türden bütçeye kucak açmış bir yer. Hırlısı hırsızı, inlisi insizi, cinlisi cinsizi ne ararsanız var burada. Kültür ve sanat düşkünüyseniz müzeleri-sarayları gezebilirsiniz, yeşile aşıksanız parkları-bahçeleri, yemeye düşkünseniz restoranları-kafeleri, kutsal mekanlar ilginizi çekiyorsa elbette kiliseleri ama “günah”ı merak ediyorsanız, en azından sadece bir görmek istiyorsanız o zaman da özgürce Pigalle’i…

Paris’te herkese yer var;

Sizi de bekleriz…

 

 

Adres: Boulevard de Clichy, 75009 Paris

Yazar

2 Yorum

  1. merhaba
    moulin rouge da gösteri izlemeyi tavsiye eder misiniz? ya da lido? 4 günlük bir seyahatte yapılması gereken bir şey midir? ve lido mu moulin rouge mu? teşekkürler

    • merhaba
      açıkçası bu yerler benim hiç önceliğim olmadı, hiç de sıra gelmedi ama sonuçta iyi ya da kötü paris'e özgü bir şey, belki de gitmek lâzım. tamamen zevk meselesi, bir şey diyemem.
      eğer gidecek olsaydım şansımı ilk moulin rouge'da denerdim.
      iyi tatiller

Yorum Yazın