(Son Güncelleme: 12.01.2018) Paris’in en görkemli müzelerinden biri olan Invalides – Musée de l’Armée (Fransız Askeri Müzesi) görkemli Invalides binası ve Napoléon’un mezarının da yer aldığı yedi farklı bölümden oluşan çok kapsamlı bir savaş tarihi müzesi. Diğer pek çok Paris müzesinde olduğu gibi bu müze de bırakın içindeki birbirinden değerli sergi objesini, başlıbaşına binayı gezip görmek için bile ziyaret edilmeye değer muhteşem bir yapı.
Fransız Askeri Müzesi’ne giriş için Seine nehri tarafındaki girişi kullanmanızı öneririm. Çünkü o zaman iç avlulara geçtikçe tarihte yavaş yavaş yolculuk yapmaya başlıyor ve çok kısa sürede dış dünya ile bağlantınızı koparıyorsunuz.
Gerçi müzede sergilenen eserler savaşı olağanlaştırma, estetikleştirme ve yüceltme misyonları olsa da her ülkenin ordusunu bu şekilde kıymetlendirip varlığını tarihteki askeri başarılarına dayandırması bakımından benim gibi antimilitarist birinin gördüklerine hayran olmasına engel olsa da “Sezar’ın hakkı Sezar’a” sözünden hareketle, gördüklerim karşısında etkilenmedim dersem yalan olur elbette.
Her askeri müzede olduğu gibi, Fransız Askeri Müzesi’nde de bol bol top-tüfek, zırh-miğfer, kılıç-kama, üniforma, araç-gereç yanında pek çok belge, resim, heykel gibi say say bitmeyecek eser, burada, ekstradan devasa bir binada ziyaretinizi bekliyor.
 
Fransız Askeri Müzesi
Invalides – Musée de l’Armée
Benim en çok etkilendiğim parça, askeri bir topun üzerindeki iki aşık figürüydü. Sanki savaşa giden askerini uğurlayan bir eşin ya da sevgilinin aşk dolu sarılmasının bir savaş gerecine işlenmesi bana çok dokundu. Savaşta ölenler insandı ve elbette insanlar insanca duygularla donanmış varlıklardı.
Savaşlardan bahseden her türlü belgesel, tarihi belge, döküman, resim, fotoğraf, aklınıza ne gelirse savaşı hep stilize eder aslında. Hepimiz “şehit” deyince vatanı için vurulup tertemiz alnından uzanmış yatan bir kahramanı canlandırırız gözümüzde. Oysa savaş meydanlarında o bedenler parçalanır, iç organları dışarı çıkar ve ortalık leş gibi insan eti ve dışkısı kokar. Bu tür bir yeri gezerken bunu hiç unutmamak gerekir.
Belki de savaşlardan ders almak için, savaşların anlamsızlığını bir kere daha anlamak için gezmek gerekir böylesi yerleri.
Fransız Devrimi, birinci ve ikinci dünya savaşları ve Fransız tarihindeki pek çok önemli savaşın izlerini bu müzede bulmak mümkündür ancak, elbette ki birinci dünya savaşında gözlerimiz Osmanlı İmparatorluğu’na dair izler arar ama sanki o savaşta Osmanlı yok gibidir. Yine de bu Fransızların müzesidir, elbette ki tarihi kendi gözlerinden görmek isterler. Onların gözünden baktığınızda savaş kahramanlıklarla dolu çok estetik bir eylemdir.
Tarih içinde yolculuk yaparken yolunuz en sonunda Fransa’nın ikinci dünya savaşı sonrasındaki ilk cumhurbaşkanı Charles de Gaulle’e ulaşır. Müzenin bu bölümü en modern yüzüdür. Dev bir ekrandan de Gaulle’ü izlersiniz. Sonra da çepeçevre bir düzenleme ile tarihin akışında de Gaulle’ün Fransız tarihindeki önemine şahit olursunuz. O zaman Champs-Élysées‘nin başındaki Charles de Gaulle – Étoile daha bir anlamlı hale geliyor.
Bir de kaçırılmaması gereken bölüm de müze içindeki Saint-Louis Katedrali. Burası son derece estetik, büyükçe bir şapel aslında ve bazı özel günlerde, burada klasik müzik konserleri dinlemeniz mümkün.
Fransız Askeri Müzesi
Invalides – Musée de l’Armée
Bununla birlikte Fransız Askeri Müzesi’nin en ama en görkemli kısmı elbette ki Napolyon’un mezarının olduğu bölüm. Aslında, günümüz Fransa’sında Napoléon bizim sandığımız gibi, pek öyle şükranla anılmıyor ama yine de Fransızların tarihe saygısı nedeniyle Napoléon’un anıt mezarı gereken hürmeti görüyor.
 
Fransız Askeri Müzesi
Invalides – Musée de l’Armée
Fransız Askeri Müzesi’nin arka tarafına dolandığınızda ayrı bir girişten girebileceğiniz bu bölüm. Paris’in pek çok yerinden görünen bu büyük kubbeli, altın varak işlemeli anıt mezar, içeriden bakıldığında da fazlasıyla etkileyici. Yapının en ilginç sürprizi de burada karşınıza çıkıyor. Siz öyle hayran hayran tavanlara ve çevrenize bakarken, ortada yuvarlak ve genişçe bir boşluk olduğunu fark ediyorsunuz. İşte Napoléon’un mozolesi de tam burada yer alıyor. Bu kata inip mozoleyi bir de aşağıdan görmek mümkün. İşte o noktada kendinizi, tüm görkeme rağmen bir mezarın içinde hissediyorsunuz. Yukarıda gök kubbe misali anıt mezarın kubbesi ışıldıyor. Sonra tekrar yukarı çıkıp hayata döndüğünüzde yaşamın kıymetini bir kere daha anlıyorsunuz…
Askeri müze 6. arrondissement‘da yer alıyor. Buraya gitmek için 8 numaralı metro hattının “Invalides” ya da “La Tour Maubourg” istasyonlarında inebileceğiniz gibi, 13 numaralı metro hattının yine “Invalides” ya da “Varennes” istasyonlarında inebilirsiniz. RER-C hattı üzerindeyseniz de “Invalides” istasyonu buraya ulaşmak için ideal.
Müze Pazartesi günleri kapalı. Gerçi bazı dönemlerde açık olduğu günler var ama gerçekten karmakarışık, o yüzden siz genel olarak pazartesileri kapalı gibi düşünebilirsiniz 🙂 Detaylı bilgiye aşağıdaki linkte bulabilirsiniz.
Müzenin resmi sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
Müzeden çıkınca Pont Alexandre III tarafına yürürseniz kıyıdaki Rosa Bonheur sur Seine ya da Bistrot Alexandre III oturup bir yorgunluk kahvesi içmek için güzel seçenekler arasında sayılabilir.
Keyifli geziler, keyifli keşifler.
Author

5 Comments

  1. Merhaba Ahmet Bey,
    Bu müzeye de gitmek için online bilet almış bulunmaktayım.
    başka biletler için eşimin ve benim adıma bilet aldım fakat bu müzenin online işlemlerinde bir ara bilgisayar donup kalınca kendi adıma iki bilet almış buludum, umarım girişte sorun olmaz:)
    Oğlum Napoleon ile ilgili kitap sayesinde kitap okumaya başlamış olduğundan bizim için ayrı bir yeri var onun:)
    bu gezide onunla ilgili ufak bir hediyelik eşya istiyor, aslında yapboz gibi bir şey tercih ediyormuş fakat bulunur mu fikrim yok,
    sizce kırtasiye dükkan gibi bir yerde bu kahramanı konu alan yap boz gibi bir şey satılır mı, veya Fransa’da da müzelerde hediyelik eşyaları satılan köşe var mı ( bu müze ile ilgili yazınızı bulunca sadece buna odaklandığımdan eğer başka müzelerle ilgili yazınızda bundan bahsettiyseniz kusura bakmayın..) sorabilir miyim…?
    Saygılarımla,

    • Ahmet Ore Reply

      Merhaba İdil Hanım,
      Müze biletlerinde önemli olan barkodun düzgün okunuyor olması. Onun dışında bir sorun olacağını sanmıyorum, içiniz rahat olsun.
      Invalides gerçekten etkileyici bir müze. Özellikle de Napoleon’un mezarının olduğu bölüm oldukça görkemli.
      Fransa’da her müzede illa ki bir “museum shop” bulunuyor. Hatta pek çok oldukça etkileyici oluyor. Benim kupa koleksiyonu merakım vardır. Her gittiğim müzeden kupa almaya çalışıyorum ama evde koyacak yer kalmayınca durmak zorunda kaldım 🙂 Bazı müzelerdeki “museum shop”lardan kupa almamak için kendimi zor tutuyorum misal 🙂 O kadar güzel ürünler olabiliyor…
      Invalides’deki museum shop’ta Napoleon temalı ürünler var mıydı hatırlamıyorum ama büyük olasılıkla olması gerek diye düşünüyorum.
      Bu müzeyi gezdikten sonra bu bilgiyi de teyit edip güncellememe yardımcı olursanız sevinirim.
      Şimdiden iyi tatiller.

  2. Ahmet Bey merhaba,
    Müzede biletle ilk giriş kısmın en üst katta ufak bir hediyelik eşyalı köşe vardı, gittiğimizde yemek saate denk gelmiş kapatmışlardı görevli bir bayan da yemeğe gidiyorum ama isterseniz bakın ben bekleyebilirim dedi.. fakat onun yemek saatini çalmak istemedim sonra gelebiliriz dedik o da müzenin başka tarafta en alt katta daha kapsamlı bir museum shop var dedi, oraya gittik.
    Napoleon ile ilgili bir tek yapbozu Louvre müzesinde bulduk onun haricinde ilgili magnet kupa vb. orada vardı.
    Bizde de kupa, bardak vb. koyacak yerimiz kalmıyor artık.. ama Louvre de yapboz dan başka Mona Lisa kupası ve buradan da Napoleon lu şot bardağı aldık..
    Beni en çok etkileyen 3. Selim’in ona hediye edip son vakte kadar beraber geçiren, öldükten sonra da doldurulmuşVezir adlı bir beyaz at oldu..
    İyi çalışmalar,

  3. Ata Emir Reply

    Merhabalar,

    Ben bu müzedeki gezime -sanırım- en klasik alanından, Napoléon’un anıt mezarından başladım. Gerçekten de inanılmaz ihtişamlı bir yapı, gerek dışı, gerek içi. Gerçi sizin de pek çok kere zikrettiğiniz üzere Fransızlar bu işi öyle güzel beceriyorlar ki, sürekli kendinizi bir yapının/eserin karşısında ağzınız alabildiğine açık buluyorsunuz. Napoléon’dan sonra 1. ve 2. dünya savaşının olduğu alanlara girdim. Öylesine etkileyiciydi ki benim için -ilgimi de çok çektiğinden olsa gerek- bütün vaktimi yalnızca bu iki alanda harcadım (neredeyse yarım gün) ve geri kalanına bakamadan çıkmak zorunda kaldım 🙂 Ama o bildiğimiz Paris’i işgal altında görmek, o günlere bu derece yakından tanıklık etmek derinden etkiledi beni.

    Tavisyeniz için teşekkür etmek istedim. Gerçekten de ilgisi olanların görmesi gereken bir yer.
    Sevgiler.

    • Ahmet Ore Reply

      Benim de en kısa sürede tekrar gidip çok daha detaylı gezip yeniden fotoğraflamam gereken bir müze.
      Gerçekten çok güzel bir yer.
      Yorumunuz için teşekkürler.

Write A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.