Facebook Facebook Twitter Instagram Google LinkedIn Pariste.Net English

2 Haziran 2017 Cuma

Saint Malo

Saint Malo
Paris'ten uzaklaştıkça uzaklaşıyoruz, farkındayım ama yavaş yavaş buraları da tanımanın vakti çoktan geldi de geçiyor bile. Bu yazıda -yine- sizlere Fransa'da görüp görebileceğiniz en etkileyici yerlerden biri olan Saint Malo'yu tanıtmak istiyorum. Üç kez gittiğim, üçünde de aynı şekilde büyülendiğim Saint Malo hakkındaki bu yazıyı okuyunca gezilip görülecek yerler listenize yine etkileyici bir yer olan bu güzel kenti de ekleyeceğinizden eminim.


Saint Malo
Paris'in yaklaşık 400 kilometre batısında, Manş Denizi kıyısında yer alan Saint Malo (sen malô) Bretonya bölgesindeki en güzel şehirlerden biri ve hatta şehir olarak en güzeli diyebilirim. Köy ve kasaba olarak nice güzellikler elbette ki var ama Saint Malo büyüklüğü ve bütünsel korunmuşluğu açısından çok daha etkileyici bana göre. Arabayla teorik olarak 4 saatte ulaşabileceğiniz öngörülüyor ama trafiğin durumuna göre bu süre bazen uzayabiliyor.


Saint Malo
Benim gibi Paris'te yaşayıp denize ve martılara hasret bünyeler için Saint Malo ilaç gibi geliyor elbette, o her şeyden daha önemli belki ama bunun için Deauville & Trouville, Honfleur ya da Etretat gibi yerler de iş görüyor. Bizim Saint Malo'ya gitme amacımız, her şeyden önce yol üstündeki muhteşem manastır Le Mont Saint Michel'i görmek olacak. Sonrasında da hemen yanı başındaki Saint Malo'yu gezeceğiz ki gezimiz crème de la crème olsun...


Saint Malo

Saint Malo'nun en etkileyici özelliğiyse, yine bana göre, tarihi şehir merkezinin çevresinin çepeçevre surlarla çevrili olması ve bu surların neredeyse tamamının yürüyerek gezilebilmesi. Öylesine şahane bir parkur ki bu, her gidişimde mutlaka bir tam tur atmazsam içim rahat etmiyor. Zaten tarihi kentin herhangi bir yerinden merdivenlerle çıkıp bu yürüyüş yoluna ulaştınız mı "dur şurayı da göreyim, burayı da göreyim" derken bir bakmışsınız ki tüm kentin çevresini bir çırpıda gezivermişsiniz. Saint Malo'nun surlarında yürürken ilk aklıma gelen şey, yıllar önce Dubrovnik'e ilk gidişimde, o küçük ve muhteşem sahil kasabasının tarihi merkezini, çepeçevre surların üzerinde yürüyerek dolaştığım gün oldu...


Saint Malo

Saint Malo'da bir gün batımı oluyor ki inanılmaz... Surların üzerine çıkıp onca rüzgara (ve kimi zaman soğuğa rağmen) gün batımını izlemenin keyfine diyecek yok. Gerçi Deauville & Trouville, Honfleur ya da Etretat gibi kasabalarda da gün batımını izlemek çok güzel oluyor ama Saint Malo'dan izlemenin büyüleyici yanı, üzerinde bulunduğunuz surlar oluyor. Tam denize batan güneş her zaman her yerden görülmüyor elbette ama biz her seferinde şanslıydık, her gidişimizde güneşi denize batırmayı başardık.


Saint Malo
Paris'ten Saint Malo'ya ulaşmak için en ideal olanı elbette ki özel aracınızla gitmek. Hem yol çok keyifli, hem de yol üzerinde görecek, uğrayacak pek çok yer var. Yine de toplu taşıma ile gitmek istiyorsanız o zaman tren seçeneğini seçmekte yarar var. Bunun için Fransa'nın TCDD'si olan SNCF'in resmi web sayfasından ya da aşağıdaki banner'dan online tren bileti almanız, sonra da seyahat günü  Paris'te Montparnasse Garı'na gidip güzel güzel treninize binmeniz yeterli. Eğer direkt tren seçerseniz daha rahat edersiniz ve TGV trenleriyle yaklaşık 3 saatte Saint Malo'ya ulaşırsınız.



Aktarmalı giderseniz de Rennes şehrinde tren değiştirmeniz gerekir ve bu size yaklaşık yarım saat kaybettirir. Eğer programınızı iyi ayarlarsanız sabah gidip akşam dönmek üzere bir Saint Malo gezisi bile yapabilirsiniz ama ben buralara kadar gelmişken Le Mont Saint Michel'i de görmeden dönmeyin derim. O yüzden en azından iki-üç günlük bir gezi planlaması yapmanızı öneririm.


Saint Malo
Açıkçası ben Saint Malo'ya hiç trenle gitmedim, hep arabayla gittim. Tabii yüksek otoban ücretleri Saint Malo'nun bağlı olduğu Bretonya bölgesine gelene kadar canınızı epey bir acıtıyor; gidiş dönüş yaklaşık 30-40 euro ödüyorsunuz ama Bretonya'ya girdikten sonra otobanlar ücretsiz! Trenle gelirseniz gar binası tarihi şehir merkezinin yakınında. Gardan çıktığınızda dümdüz karşıya yürürseniz, bir süre sonra tarihi surlara ulaşıyorsunuz ve bulduğunuz ilk kapıdan da şehrin içine giriyorsunuz. Arabayla geldiğinizde de arabanızı mutlaka ücretli otoparklara bırakmanız gerekiyor. Sur içinde park yeri bulmak çok güç ama biz şanslı olduğumuz için her zaman burada yer bulduk tabii :) Surların içine girdikten sonra kaybolmak serbest... İstediğiniz yere gidin, istediğiniz sokaktan sapın, istediğiniz yere girin-çıkın her yer çok güzel ne de olsa.


Saint Malo
Yine birbirinden güzel sokaklar, binalar, kafeler, restoranlar, butikler, sanat galerileri, dini yapılar, evler yani hayatı güzelleştirmek için ne gerekiyorsa hepsi nakış nakış işlenmiş, bir şehir olmanın tüm kriterleriyle sizleri bekliyor. Yüksek sur duvarlarının üzerinden uçan martıları görmek, şanslı gününüzdeyseniz mavi gökyüzü içinizi açıyor. Tabii iklim olarak Bretonya bölgesi pek de güzel havası olan bir yer olmadığı için gerçekten şanslı olmanız gerekiyor.


Saint Malo
Yeme-içme konusundaysa illa şurada yemelisiniz demeyeceğim; gözünüze kestirdiğiniz ilk yerde oturup karnınızı doyurun; zaten gözünüz de gönlünüz de doyacaktır. Burada garsonlar Paris'e oranla çok daha sıcak ve samimiler. Yemekler zaten Fransa'nın en ücra köyünde bile çok lezzetli oluyor. Benim size önereceğim ilginç yerlerden biri l'Encrier diye çok cici bir bar. Burada daha çok içmelik ve atıştırmalık bir şeyler var ama misal, biz gittiğimizde mutfak kapalıydı, patates kızartması istediğimizde yan dükkandan alıp gelip yiyebileceğimizi söylediler ki bu Paris için imkansız bir şeydir :)


l'Encrier - Saint Malo
Bizim Saint Malo'ya ilk gidişimiz 2011'in Temmuz ayında bir akşamdı ve sur içinde bir otelde kalmıştık. Tam hatırlamıyorum hangi otel olduğunu ama akşam vakti Saint Malo'nun içi oldukça ıssızdı, ertesi gün sabahtan itibaren sokaklar şenlendi... İkinci gidişimiz yol üstü bir geçişti sanıyorum ama üçüncü gidişimiz Nisan 2017'de güneşli ve güzel bir uzun hafta sonu tatili için oldu. Temmuzda daha bir çiçekli oluyor gerçi ama Nisan'da da oldukça keyifliydi Saint Malo. Her gidişimde ayrı ayrı sevdim, size de tavsiye ederim...


Saint Malo
Manş kıyısındaki pek çok yer gibi Saint Malo'nun da en etkileyici özelliklerinden birisi, izlemekten büyük keyif alacağınız gel-git hareketleri. Bir bakıyorsunuz aşağıda kayalıklar var, plaj var, insanlar yürüyor, geziniyor; bir bakıyorsunuz deniz yükselmiş her yer su olmuş... Gerçekten çok ilginç bir görüntü bu. Tabii Fransa'da deniz kıyısında bir yerleşim yeri olup da mutfağında deniz ürünlerine ağırlık vermemek de olmuyor; burada da bolca kabuklu deniz hayvanlarını son derece uygun (tabii Paris'e göre uygun) fiyata yiyebiliyorsunuz.


Saint Malo


Benim deniz ürünleriyle pek aram olmadığı için ben bu bölgede en çok krep daha doğrusu galet yemeyi tercih ediyorum. Aslına bakarsanız crèpe şekerli, galette ise tuzlu olanına deniyor. Ben de oeuf-fromage yani yumurtalı peynirli galeti çok seviyorum. Saint Malo'da da istediğiniz yerde yiyebilirsiniz ama manzara olarak en güzeli sanıyorum yukarıda fotoğrafını gördüğünüz mekan. Ne yazık ki ne zaman önünden geçsek doluydu ve kuyruk vardı; ben de hiç kuyruk bekleyecek havamda değildim, o yüzden burayı deneyemedim ama içinizde deneyen varsa fikirlerini bizle paylaşırsa ne güzel olur.


Saint Malo
Saint Malo'ya son gidişimde öğrendim ki burası Kanada'yı keşfe giden, başlarında Jaques Cartier'nin olduğu Fransızların ilk kalkış noktasıymış. Tam da gün batımında bu bilgiyi öğrendiğimde güneşi Kanada tarafına gönderirken orada yaşayan arkadaşlarım Fatih ve Derya'ya bir mesaj atıp, Saint Malo kıyılarından onlara çok güzel bir gün uğurladığımı söylemiştim. Hayat ne garip, ben de şu an Kanada'da yaşıyor olabilirdim; Tabii ki Toronto'da... Vaktiyle Kanada oturma ve çalışma iznimiz varken bize Montreal'de yaşamamızı öneren Fatih'e nasıl da demiştim: "Montreal olmaz, Toronto'da yaşayacağım. İki cihan bir araya gelse Fransızca konuşulan bir yerde yaşamam" :) Nereden bilirdim bir gün Paris'te Fransızaca öğrenmek zorunda kalacağımı...

Saint Malo
Saint Malo'da tarihi kent merkezinin dışına çıktığınız an bana başka bir yere gelmişiz gibi geliyor ama yine de çevreyi keşfetmek gerekiyor elbette. Şehir merkezi ile gar arasındaki alanda büyük ve çok da güzel olmayan bir liman var ama marina oldukça şık ve güzel görünüyor. Denizi karşınıza aldığınızda ise sağ tarafta uçsuz bucaksız bir plaj var tabii deniz gel-git nedeniyle yükselmemişse... Sol tarafta ise, pek yakın olmamakla birlikte Dinard (dinar ya da dinağ) diye harika bir sahil kasabası var ki vaktiniz varsa o tarafı da görmenizi öneririm.

Dinard
Dinard, aslında Saint Malo'nun sol tarafındaki diğer burun ama arabayla ulaşım için 10 kilometrelik bir yay çiziyorsunuz. Cumartesi günleri sabahtan giderseniz burada yöresel pazar kuruluyor ve çok sevimli bir atmosfer oluyor. Biz Temmuz 2011'deki ilk civar gezimizde Dinan diye harika bir yeri bulmaya çalışırken harf hatasıyla Dinard'a yanlışlıkla gitmiş ve çok sıkıcı bulmuştuk, Nisan 2017'teki gidişimizde ise gözümüze çok güzel göründü. Hızımızı alamayıp yola devam bile ettik ve Saint Lunaire'e kadar ilerledik.

Saint Lunaire
Saint Lunaire yine bir burunda çok cici bir yerleşim yeri, en uçta çok güzel bir restoran bir de çok güzel krepçi var. O uca kadar giderseniz çok huzurlu bir yerde kafa dinleyip keyifle krep yiyebiliyorsunuz; krep dediysem galet tabii ki, yoksa tatlı niyetine yemek isterseniz elbette ki krep tercih etmelisiniz. Yolun bundan sonrasında da birbirinden güzel pek çok köy ve kasaba var elbette ama hepsini anlatmaya kalksam Pariste.Net Ana Britannica'ya döner :)

Bölge Mimarisinde Çatı Teknikleri - Saint Lunaire
Biz önceki tatilimizde Roscoff'u görmüştük ki unutulmaz bir yerdi. Sonra içerilere doğru girerseniz Locronan diye bir yer var ki nasıl güzel nasıl güzel. Daha batıya giderseniz Brest çıkacak karşınıza ki Fransa'da çok sevmediğim yerlerdendir ne yalan söyleyeyim ama Pointe du Raz adındaki fenere gitmek çok keyifliydi. Güneye doğru inince Quimper şahane, Concarneau ise ayrı bir güzellik. Hele Pont Aven... Neyse, Bretonya hakkında bildiklerimi yazabilmem için yakın zamanda bir gezi daha yapmam gerekiyor; biz şimdilik güncel bilgilerle ilerleyelim.

Le Berceul B&B - La Richardais
Saint Malo'ya ilk gidişimde sur içinde hangi otelde kaldığımı hatırlamıyorum ama hangisinde kalırsanız kalın keyifli olacağına eminim. Saint Malo'daki otel seçeneklerine bu linkten bakabilirsiniz. Eğer arabalıysanız sur içinde konaklamak biraz sorun olabilir. Biz bu son gidişimizde Saint Malo'nun dışında kalmayı tercih ettik, çünkü Le Mont Saint Michel'in de aralarında bulunduğu birkaç yeri daha görmek istiyorduk, sadece Saint Malo'ya endeksli değildik. Tabii arabalı olunca ulaşım çok kolay. La Richardais diye küçük bir köyde Le Berceul adında şahane bir Bed & Breakfast'ta kadık ki arabayla bu bölgeye gelecek olanlara şiddetle tavsiye ederim; sahipleri dünya tatlısı insanlar...

Saint Malo
Saint Malo'da güzel güzel gezdik, bu surları bu şehri ne güzel korumuşlar diye kendimizden geçtik ama size küçük bir bilgi daha vermek istiyorum: Saint Malo'nun tarihi merkezi sanıldığı gibi 200-300 yıllık değil, II. Dünya Savaşı sonrasına dayanıyor; çünkü Almanlar savaş sırasında Saint Malo'yu bombalamışlar ve şehir büyük hasar görmüş. Fransızlar da savaş sonrası şehri aslına uygun olarak yeniden inşa etmişler... Bu gerçekten inanılmaz. Hem savaşın acımasızlığı hem de savaş sonrası yaralar sarılırken gösterilen çabalar, özen ve emek...

Hôtel de Ville - Saint Malo
Umarım siz de bir gün Saint Malo'yu ve çevresindeki tüm güzellikleri görme fırsatı bulursunuz. Buralara kadar gelmişken Le Mont Saint Michel, Dinard, Dinan'ı da görmeyi ihmal etmeyin lütfen. Vakti olanlar da dediğim gibi Rennes, Brest, Pointe du Raz, Concarneau, Quimper, Locronan, Pont Aven, Nantes gibi yerleri de gezebilirsiniz. O zaman en az bir haftalık bir Bretonya Turu yapmanız gerekecektir diye düşünüyorum. Elbette civarda görecek daha pek çok yer var ama hepsini görmeye kalksanız bir ay bile yetmeyecektir inanın; Fransa'da nereye giderseniz gidin her yer o kadar güzel ki zaten. Özellikle Paris'te Bir Hafta geçirecekseniz burası listeye alınabilir, Paris'te 15 Gün geçirecekseniz de mutlaka görmeniz gerekiyor diyeyim...

Keyifli geziler, keyifli keşifler.




Adres: Saint Malo, Fransa

Paris'e Birkaç Saat Mesafede Görülmeye Değer Diğer Yerler:

PARiSTE.NET


Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Beğendiğiniz yazıları sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız buradaki bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Bu sitede yer alan tüm fotoğraflar ve site içeriği aksi belirtilmedikçe şahsıma aittir. İçerik ve linklerde rastlayacağınız olası hataları e-posta ile bildirirseniz çok sevinirim. Ayrıca bu yazı ile ilgili görüş, düşünce ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyin lütfen. Özellikle, Paris'te yaşadığınız deneyimleri diğer okuyucularla paylaşmanız daha çok kişinin sizin deneyimlerinizden yararlanmasını sağlayacaktır. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

0 yorum:

Paris Hava Durumu

BİLGİ VE TEŞEKKÜR

Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak yeni yazılarla güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Paris üzerine yazdığım 450'den fazla yazı arasından beğendiklerinizi sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız, bu bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Yazılarla ile ilgili görüş ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyiniz. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

Google+ Takip Edenler

Konsolosluk Rehberi

pariste.net kaç kez okundu?

REKLAM ve SPONSORLUK

© 2014-2016 Tüm hakları saklıdır. Yazı ve görseller izinsiz kullanılamaz Pariste.Net Paris Gezi ve Yaşam Rehberi.
Powered by Blogger.