Facebook Facebook Twitter Instagram Google LinkedIn Pariste.Net English

27 Temmuz 2015 Pazartesi

Paris'te Araba Kullanmak

Paris'te Araba Kullanmak
(Son Güncelleme: 03.04.2017) Bugüne kadar Paris'te araba kullanmak ve park etmek hakkında pek çok soru aldım ve herkesin kendi sorununa yönelik pek çok yanıt vermeye çalıştım. Artık bu sorulara bildiğim ölçüde derli toplu olacak şekilde bir bilgilendirme yazısı yazmanın zamanı geldi. Bir diğer yazımda Paris'te aracınızı nereye park etmelisiniz? sorusuna yanıt verirken bu yazımda Paris'te araba kullanmak üzerine bildiklerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki Paris'te (Fransa'da) araba kullanmak için Türkiye'den alınmış normal ehliyetiniz 6 ay boyunca geçerli. Yani Avrupa Birliği sınırlarına girdiğiniz andan itibaren 6 ay boyunca Türk ehliyetinizle araç kullanabilir, araba kiralayabilirsiniz. Bazı ülkelerin uluslararası ehliyet sorduğunu duyuyorum ama bugüne kadar ne Fransa'da, ne başka bir AB ülkesinde, ne de Amerika'da böyle bir durumla karşılaştım... 6 aydan fazla kalacakların yani oturma izni olup da burada yaşayacaklarınsa herhangi bir sınava girmeye gerek olmaksızın 1 yıl içinde ehliyetlerini Fransız ehliyeti ile değiştirmeleri gerekiyor ki bu konu teoride çok kolay olmasına rağmen pratikte korkunç Fransız bürokrasisi nedeniyle çok uzun ve zahmetli olabiliyor. Kazara 1 yıl dolduktan sonra ehliyet yenilemeye başvurursanız çok geç kalmış oluyorsunuz, o zaman ehliyetiniz yenilenmiyor; baştan Fransız ehliyeti almak için sınavlara girmeniz gerekiyor. Fransa'da ehliyet almak, ehliyet sınavına hazırlık gibi  en detaylı Türkçe bilgiyi, bu konuda tüm ayrıntıları içeren fransadaehliyet.com adresinde bulabilirsiniz. 

Otomobil kiralama konusunda ise size özel bir yer tavsiye edemeyeceğim ne yazık ki. Sonuçta internette araştırma yapıp uygun fiyat kovalayarak herhangi bir uluslararası rent-a-car şirketinden aracınızı güvenle kiralayabilirsiniz.

Paris'te araba kullanmakla ilgili olaraksa ilk şunu söyleyebilirim: Paris'te araba kullanmayın! Hep demeye çalıştığım gibi Paris, Üsküdar'la Beşiktaş'ın birleşimi kadar büyüklükte, son derece yoğun bir bölge. Kimi yerleri gepgeniş bulvarları ile insanı hayrete bırakırken pek çok kavşağı kargacık burgacık, biz Türklerin alışık olmadığı, düzensizliğin kendi sistemine göre oluşturulmuş karmakarışık bir trafik ışığı sistemine göre düzenlenmiş her şey. Burada düzensizlikten kastım kuralların uygulanmaması değil, karman çorman kavşaklardaki trafik ışıklarının ve yaya önceliklerinin çok karmaşık bir ilişkiler yumağı oluşturmuş olmasından kaynaklanıyor. Bazen İstanbul'un sözüm ona düzensiz kavşaklarını mumla aradığım oluyor; burada öyle yol kesişmeleri var ki, bir sürü üçgen yol bir araya gelmiş, hepsi kafasına göre bir yerlere gidiyor gibi. Alışmam ne kadar uzun zaman aldı, tahmin bile edemezsiniz.

Yani başka bir ülkeden ya da şehirden kendi arabanızla geliyorsanız ya da benim gibi bir başka ülkede araba kullanmaktan müthiş keyif alan birisiyseniz ve Paris'te araba kullanma konusunda ısrarlıysanız o zaman size öncelikle sabırlar diliyorum.

Paris'te Araba Kullanmak
Biz Paris'e yerleştikten sonra uzunca bir süre araba almamak konusunda kararlıydık. Hele ki benim gibi araba kullanmaktan delice zevk alan birinin bile arabasız yaşamaya alışması devrim niteliğindeydi. Yanlış hatırlamıyorsam ilk altı ay arabasız yaşadık. Bir arabam olmasını çok istiyordum ama "ne yazık ki" hiç ihtiyacımız yoktu :) Yani araba almak için en ufak bir gerekçemiz olmadı; bunun benim gibi araba kullanmayı seven biri için ne kadar zor olduğunu bilmezsiniz :) Neyse ki karlı bir kış günü acil hastaneye gitmemiz gerekti ve o gün ne ambulans geldi ne de taksi bulmak o kadar kolay oldu. İşte o gün basit de olsa bir arabamızın olmasına ve kullanmasak bile garajımızda durmasına karar verdik.

Araba aldık almasına da sorsanız garajdan kaç kere çıkardın diye, inanın ben de bilmiyorum. Bazen aşağı otoparka iner örümcek bağlamasın, aküsü boşalmasın diye kontağını açıp kaparım. Eh tabi Paris dışı ormanlık alanlarda araba kullanmanın, şatoları gezmeye giderken yolların keyfini çıkarmanın tadı başkadır; bir de Fransa'nın birbirinden güzel şehirlerini gezmeye giderken araba ile yola koyulmak...

Ama Paris içinde araba kullanmak gerçekten gereksiz. Otobüs, metro, tramvay, RER, ve banliyö treni ile örülmüş ulaşım haritasında -ben bile- arabaya o kadar az ihtiyaç duyuyorum ki. Elbette bir Pazar sabahı sokakta kimseler yokken araba ile bomboş şehri dolaşmanın tadı başkadır ya da gece yarısı anıtsal yapıların olduğu bölgelerde arabanın içinde hafif bir müzik dinleyerek gezinmenin tadı da ama günlük yaşamda gerçekten ihtiyacınız yok. Pek çok Fransız arkadaşım araba sahibi oluşumuza hayretle bakıyor. Tanıdığım neredeyse hiçbir Fransız arkadaşımın arabası yok. Arabası olanlarsa daha çok uzak banliyölerde yaşayan insanlar. Ama o zaman şehirde bu kadar çok araba neden var? Yanıtını ben de bilmiyorum...

Paris'te trafik kuralları gayet net, Türkiye'de bildiğimiz kurallardan çok farklı değil ama özellikle sağa ve sola dönüşlerde bize yeşil yansa bile yaya geçidinde çoğunlukla yayalara da yeşil yandığı için yayların her zaman için önceliği olduğunu asla unutmamalısınız. Işık olmayan yerlerdeki yaya geçitlerinde ise karşıya geçmek için caddeye yönelmiş birine yol vermediğinizi düşünmek bile istemiyorum, o anayasa kuralı gibi bir şey: Yaya geçitlerinde öncelik daima yayalarındır! Bir de döner kavşaklarda kavşağa girecek olan araç soldan gelen araca yol vermek zorunda. Bu kuralı çözene kadar canım çıkmıştı, kim giriyor kim gidiyor, kim kime yol verecek, bir türlü anlayamamıştım :)

Hız sınırlamaları konusunda oldukça hassaslar. Paris'te değil ama Fransa'nın adını bile unuttuğum bir köyünde, 20km olan hız sınırına uymayıp 30km ile gittiğim için "aşırı hız"dan 100 küsür euro ceza aldığımı hatırlıyorum. Ve bu ceza çok uzun zaman sonra geldiği için de ne hangi köy olduğunu hatırlıyor insan ne de hangi yolda ne zaman böyle bir "hata" yaptığını...


Paris'te Araba Kullanmak
Paris'i çevreleyen çevre yolu périphérique'te hız sınırı 70 km ile sınırlı, şehir içindeyse yasal olarak 50 km hız sınırı olsa da çoğu yerde bu sınır 30 km ve karşınıza sürekli olarak bir kavşak çıkıyor ve sürekli dur kalk yapmak zorunda kalıyorsunuz.

Araç kullanırken dikkat etmeniz gereken bir başka konu sapaklara gelmeden önce yerdeki oklara dikkat etmeniz. Bazen sadece sağa ya da sadece sola ok gösteren yer işaretlerine rastlayacaksınız. İşte bu şeride girdiyseniz mutlaka okun gösterdiği yöne dönmelisiniz. Yani örneğin, sağa ok veren bir şeritte ilerler de kavşaktan düz devam ederseniz hem trafik düzenini bozmuş olursunuz hem de ceza yeme ihtimaliniz yüksektir.

Korna çalmak, selektör yapmak zinhar yasak! Küfür gibi algılanabilir. Gerçi İstanbul gibi bir jungle'da yaşarken bile korna çalmayan, selektör atmayan sakin biri olarak bu konularda Fransa koşullarına çok çabuk alıştığımı, kendimi vatanımda gibi hissettiğimi söyleyebilirim. Yine de büyük şehirde olmanın verdiği trafik stresi ve stresli sürücüler burada da var. Arada sırada karşınıza çıktıkları için o kadar sinir bozucu olmuyorlar. O yüzden Paris'te araba kullanırken korna sesi duyarsanız "hani korna çalmıyorlardı?" diye sormayın lütfen :)

Bazı günler, hava kirliliği ile mücadele kapsamında tek ya da çift plaka uygulaması yapıldığı günler oluyordu. Ama 2017 itibariyle arabalara çevreyi kirletme oranlarına göre etiketler verilmeye başlandı. 0, 1, 2, 3 diye giden bu etiket numaralarına göre gerekli durumlarda kimi araçların trafiğe çıkması buna göre engellenecek.

Paris'te Araba Kullanmak

Özellikle hafta sonları akşam trafiği bir fecaat. Hiç unutmam bir keresinde, doğum günümü kutlamak için Fransa'nın şatolar bölgesine gitmek üzere Cuma akşam trafiğinde Paris'ten çıkma gafletine düştüm ki o zamanlar turisttim, Paris'in trafiği hakkında fikrim yoktu. Upuzuuuun araç konvoylarını görünce neye uğradığımı şaşırmıştım. Périphérique'ten çıkıp kendini şehir dışına atmak oldukça zordur böylesi zamanlarda. Hele bir de yüksek otoban ücretlerini söylersem aklınız yerinden oynar. Birkaç kez İstanbul-Ankara kadar bir mesafe için otoban ücreti olarak 30-35 euro ödemişliğim vardır, "evlat acısı" gibi cidden :)

Otobanlar aşağı yukarı bizim standartlarımızda, hatta çoğunda aydınlatma eksiği olduğu için ben yeterince başarılı bulmuyorum ama Fransızlar paralı ve pahalı otoyolları ile nedense övünüyorlar. Otobanlarda konaklama yerleri bildik dinlenme tesisleri. Paradan kaçınıp otoban dışında gitmeyi tercih ederseniz şahane güzergahlardan geçiyorsunuz ve ücret ödemiyorsunuz ama bu kez de yol o kadar uzuyor ki anlatamam. Çünkü sık sık şehir merkezlerinden geçmeniz gerekiyor ve hız sınırı 50 km'ye hatta ve hatta 30 km'ye kadar düşüyor. Gördüğünüz yerler güzel oluyor ama yol bitmek bilmiyor.

Nasıl yaptıklarını bilmiyorum ama televizyonda, bayram seyran gibi özel tatil zamanlarında şehirlerarası yollardaki trafik yoğunluğu öngörüsü yayınlanıyor. Hangi yol ne kadar dolu olacak, bunun tahminleri veriliyor. Garip bir şekilde bu tahminler doğru çıkıyor.

Yani demem o ki Paris'te de Paris dışı çevre yollarında da oldukça yoğun bir trafik var. Bir keresinde sevgili dostum Ali'nin arabasını akşam saati Charles de Gaulle Havaalanı'na bırakmam gerekti, o günden sonra havaalanına bir daha arabayla gitmedim zaten :)

Paris'te Araba Kullanmak

Paris'te araba kullanırken dikkat etmeniz gereken en önemli konulardan biri de motosikletiler ama daha çok da bisikletliler. Şehirde bisiklet kullanımı yaygın ve hiç de yolun en sağından gitmiyorlar, gayet şeridi ortalayıp sakin sakin sürebiliyorlar. İşte böylesi bisikletlilere özel dikkat etmelisiniz. Motosikletlilere dikkat etmeniz gerektiğini zaten biliyorsunuzdur da bisikletliler gözden kaçabiliyor, o konuda sizi uyarmak isterim. Hatta bazen bisikletten başka scooter tarzı kaykaylar, sagway tarzı iki hatta tek tekerli akülü mini taşıtlar karşınıza çıkabilir; onlara zarar verip sıkıntı yaşamamak adına dikkatli olmanızda yarar var.

Sanırım bu konuda söyleyebileceklerim şimdilik bu kadar. Ah bir de 1 Temmuz 2015'ten itibaren araba kullanırken bluetooth kulaklıkla telefonda konuşmak yasaklandı hatta bu yasak motosiklet ve bisikletleri bile kapsıyor, o derece yani. Bakalım ne kadar uygulanabilecek, zaman içinde hep birlikte göreceğiz.

Her ne olursa olsun ben araba kullanmayı çok seviyorum, çok sık olmamakla birlikte arabayı garajdan çıkarıp şehirde dolaşmaktan, Seine Nehri boyunca giderken Boğaz yolunda araba kullandığımı hayal etmekten büyük keyif alıyorum. Hele ki şehir dışına arabayla çıkıp köy yerleri gibi cennet köşelerden geçmek insanda gündüz düşü gördüğü izlenimini uyandırıyor.

Sizden araç kullanırken trafik kurallarına uymanızı, diğer sürücülere ve yayalara saygı göstermenizi rica ediyorum. Özellike ön ve arka koltuklarda emniyet kemeri takmadan yollara düşmeyelim lütfen. Kurallar hepimiz ve güvenliğimiz için var. Neşeyle ve keyifle ulaşacağınız nice güzel yollarınız olsun.

Buyrun iki dakikada Paris'i turlayalım:




Keyifli geziler keyifli keşifler...

İlgili yazılar:
Paris'te Arabanızı Nereye Park Etmelisiniz?
- Autolib' - Kiralık Elektrikli Arabalar

KATEGORİLER          ANA SAYFA

PARiSTE.NET


Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Beğendiğiniz yazıları sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız buradaki bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Bu sitede yer alan tüm fotoğraflar ve site içeriği aksi belirtilmedikçe şahsıma aittir. İçerik ve linklerde rastlayacağınız olası hataları e-posta ile bildirirseniz çok sevinirim. Ayrıca bu yazı ile ilgili görüş, düşünce ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyin lütfen. Özellikle, Paris'te yaşadığınız deneyimleri diğer okuyucularla paylaşmanız daha çok kişinin sizin deneyimlerinizden yararlanmasını sağlayacaktır. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

8 yorum:

  1. peki motorsiklet ehliyeti içinde aynı şeyler mi geçerlidir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Motosiklet konusunda bilgi sahibi değilim ne yazık ki. Tek bildiğim B sınıfı ehliyetle 125cm3'e kadar olan motorların kullanılabildiği. TR'den alınmış motosiklet ehliyetleri burada da 6 ay geçerli olması lazım ama emin değilim.

      Sil
  2. Haziran ayında yaptığımız seyahat sonrasında ilk kez yurt dışına çıkan 10 yaşındaki kızım korna çalınmadığını hemen farketmişti ve çok şaşırmıştı. Tabi bir kaç kez duyduk korna sesini, ama bir İstanbullu için çok nadir... Yayalar için hayat cennet, yolun ortasına atlamaya öyle bir alışıyor ki insan, İstanbul'a dönünce bir kazaya kurban gitmemek için rahata fazla alışmamak lazım. Bir de gerçekten öyle güzel bir toplu taşıma ağı var ki, arabaya gerek yok. Yine çok güzel bir yazı, teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Aylin Hanım,
      Bu yorumunuzu yeni fark ediyorum, geç teşekkürüm için ne olur kusuruma bakmayın.
      Çok çok teşekkürler...

      Sil
  3. Fransa da ehliyet sınavını geçtim ama direksiyon saatlerimi alamadan tr ye yerleşmek zorunda kaldım oradaki dosyamı tr ye aktarma ihtimalim var mı teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Aslına bakarsanız hiç bildiğim bir konu değil ama bana kalırsa Fransa'da ehliyeti almış sayılmadığınız için geçtiğiniz aşamaların da Türkiye'de bir karşılığı olmayacaktır. Aynı şey Türkiye'den Fransa'ya gelirken de geçerlidir sanıyorum. Sonuçta mevcut sahip olunan ehliyetlerin değiştirilmesi konusunda bir anlaşma var iki devlet arasında; yoksa ehliyet alma aşamasında dosya transferi olacağını, Fransa'daki dosyanızın Türkiye'de kabul göreceğini sanmıyorum. Yine de bu işin uzmanı birilerini bulup sormanızda yarar var elbette.
      Mutlu günler.

      Sil
  4. en onemlisi sagdan cikan araclarin oncelikli oldugunu soylemeyi unutmussun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu blog sizin de eklemelerinizle zenginleşiyor. Sonuçta ben bildiklerimi ve aklıma gelenleri paylaşıyorum, siz hatırlattıkça da içerik değer kazanıyor. Tabii her zaman sağdan gelenin önceliği var diyemiyoruz, ana yol - tali yol ayırımlarına da dikkat etmek gerekiyor. Döner kavşaklarda ise öncelik soldan gelen aracın oluyor. Teşekkürler.

      Sil

Konsolosluk Rehberi

REKLAM ve SPONSORLUK

BİLGİ VE TEŞEKKÜR

Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak yeni yazılarla güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Beğendiğiniz yazıları sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız, bu bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Yazılarla ile ilgili görüş ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyiniz. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

Google+ Takip Edenler

İLETİŞİM FORMU

Ad

E-posta *

Mesaj *

pariste.net kaç kez okundu?

© 2014-2016 Tüm hakları saklıdır. Yazı ve görseller izinsiz kullanılamaz Pariste.Net Paris Gezi ve Yaşam Rehberi.
Powered by Blogger.