(Son Güncelleme: 12.01.2018) Canal Saint-Martin’in en kuzey noktasında yer alan ve Paris’in en büyük yapay göleti olan Bassin de la Villette (basen dö la vilet) 1808‘den bu yana Parislilerin yaşamında önemli bir yere sahip.

Yapıldığı yıllarda Canal Saint-Martin, Canal de l’Ourcq ve Canal Saint-Denis arasında bir geçiş yolu, bekleme, yükleme-indirme alanı olarak kullanılan bu su havzası günümüzde daha çok turistik, bir o kadar da günlük yaşam aktiviteleri için bir cazibe merkezi olarak varlığını sürdürüyor.

Bassin de la Villette

19. arrondissement‘da yer alan, 80 metre genişliğinde, 700 metre uzunluğundaki bu dev gölet, çevresindeki kafelerle, sinema salonları ve rekreasyon alanları ile her zaman cıvıl cıvıl ve gezilip görülesi bir yer. Özellikle yürüyerek Canal Saint-Martin turu yapıyorsanız, güneyden kuzeye doğru ilerledikçe Stalingrad’ı geldiğinizde yol hafifçe sola kıvrılacak, genişçe bir meydandan büyükçe bir fıskiyeli havuza ulaşacaksınız.

Stalingrad Paris’in pek de hoş olmayan bir bölgesi, bir bakıma Öteki Paris diye tanımladığım yerlerden aslında. Baktığınızda Paris’in bildik dokusu olarak karşınıza çıkıyor ama ortamdaki kalabalığı görünce pek de sevimli olduğunu söyleyemeyeceğim. Tabii ki eli yüzü düzgün insanlar da var ama çoğunlukla sosyo-ekonomik düzeyi düşük bir kesimin bir araya geldiği bir yer burası nedense.

Restaurant La Rotonde – Bassin de la Villette

O yüzden ortadaki restoran La Rotonde’da bir kere bile oturmak gelmedi içimden; belki de hata ediyorumdur. Bu bölgedeysem genelde göletin orta ve üst tarafında vakit geçirmeyi seviyorum. O taraflar çok daha güzel.

Bu havuz bana hep eski “Aygaz ocaklarını” hatırlattığı için burayı ne zaman görsem yüzüme tatlı bir tebessüm yerleşir 🙂 Burada sağlı sollu kafeler yer alıyor ve ayrıca sağ tarafta da sinema salonlarının bulunduğu bölüm var. Mevsimine göre de yazlık kafelerin masalarının alt ve üst katlara serpiştirildiğini göreceksiniz.

Bassin de la Villette

Bu noktadan sonra asıl gölet bölümüne geliyorsunuz. İstediğiniz taraftan yolunuza devam edebilir, dilerseniz doğrudan bir dikdörtgen rota çizerek tüm alanın çevresini yürüyerek dolaşabilirsiniz ama ben genelde sol taraftan yoluma devam etmeyi tercih ediyorum. Her şey iyi hoş da gölet çevresindeki şu betonarme kuleler de olmasa her şey ne kadar güzel olacak değil mi? Demek ki dünyanın neresine giderseniz gidin, aynı hataları yaparsanız aynı yanlışlara ulaşıyorsunuz. Neyse ki Paris’te bu hataya mümkün olduğunca az düşülmüş…

Eğer geziniz Temmuz-Ağustos ayına denk gelmişse büyük olasılıkla Paris Plajları kapsamında buranın tamamen yapay bir plaja dönüştürüldüğünü göreceksiniz ve 2017 yazından itibaren Paris Plajları döneminde buraya kurulan üç ayrı havuzda yüzmek mümkün; üstelik ücretsiz!

Bassin de la Villette

Diğer zamanlarda geldiyseniz de kendi halinde, sakin sepenek atmosferiyle size huzurlu vakit geçirmeniz için uygun koşulları sağlayacaktır illa ki. Soğuk havalarda daha ölü olsa da güzel havalarda epey bir canlılığa tanıklık edeceksiniz. Özellikle kiralayacağınız elektrikli teknelerle burada çok keyifli vakit geçirebilirsiniz. Bu teknelerle Parc de la Villette‘e kadar gidip gelebiliyorsunuz.

Özellikle göletin sol tarafında yer alan, şimdi birer kafe olan eski teknelerde oturup bir şeyler yiyip içerseniz kendinizi gerçekten su kenarında hissedebilirsiniz. Tabii ki bir İstanbullu için bu asla tatmin edici bir şey değil ama yine de Paris koşullarında enteresan bir deneyim; hele ki hava güzelse buradaki teknelere her gidişimde “hiç yoktan iyidir” diye halime şükrediyorum 🙂 Her seferinde, göletin orta bölümünde yer alan köprünün hemen sol başındaki Antipode‘a giderim, size de tavsiye ederim.

Bassin de la Villette

Göletin en kuzey kısmında ise otel, hostel, kafe ve restoranlar var. Özellikle güzel havalarda, açık havada terasta oturmak keyifli olacaktır. Bir de göletin kuzey bölümünde sağ tarafta yer alan kafe Les Pavillon des Canaux son zamanların gözde mekanlarından.

Buradan ileriye doğru kanal boyunca yolunuza devam ederseniz Parc de la Villette‘e ulaşırsınız ki orası da ayrı bir dünya; vaktiniz varsa yürüyün derim… Yine de bu dev göletin sağlı sollu yan mahalleleri benim gezmeyi pek tercih ettiğim yerler değil.

Bassin de la Villette

Elbette ki buralarda da yer yer o parizyen dokuyu yakalamak mümkün olsa da daha çok “modern ve tekdüze” binalar çoğunlukta, o yüzden pek dışarılara doğru açılmayın derim; kuzey-güney ekseninde kanal boyunca ilerlemek en iyisi. Tabii bir tek, hemen yakınlarda bulunan ve ilginç bir kültür-sanat merkezi olan Cent Quatre‘ı saymazsak…

Eğer oteliniz bu civardaysa illa ki burayı da gezilecek yerler listesine eklemeli, en azından yol üstünde uğranacaklar olarak ayrı bir kategoride değerlendirmelisiniz. Yoksa konaklayacağınız yer buraya uzaksa, “illa gelin görün” demem pek doğru olmayabilir, bu tamamen Paris’te ne kadar kalacağınıza ve programınızın yoğunluğuna bağlı. Şahsen benim de yolum bu tarafa pek düşmüyor ama ne zaman aklıma gelip de gitsem, her zaman keyfili vakit geçiriyorum. Anlıyorum ki bu taraflara daha çok gelmeliyim…

Bassin de la Villette

Yine de “zevkler ve renkler tartışılmaz; tartışılsa da sonuç alınmaz” 🙂 O yüzden eğer ara sokaklara dalıp gezerken kaybolmakta ısrarlıysanız gezip görecek şeyler yok değil, elbette ki var; örneğin, doğuya doğru giderseniz bir süre sonra Paris’in en güzel parklarından biri olan Buttes-Chaumont‘a ulaşırsınız.

Batıya doğru ilerlerseniz, benim pek sevmediğim Barbes-Rochechouart üzerinden, çok sevdiğim Montmartre‘ın eteklerine ulaşırsınız; ki orası da gezilesi ve görülesi bir lokasyon elbette ama oraya gitmeyi başka bir güne bırakmalı ya da en azından metro ile gitmeyi tercih etmelisiniz.

Bassin de la Villette

Bassin de la Villette’e metro ile gelmek için en uygun seçenek 2, 5 ya da 7 numaralı hataların “Stalingrad” istasyonunda inmek olacaktır. İstasyon çıkışında kuzey tarafında zaten meydanı göreceksiniz.

Buradan yazıdaki güzergahı izleyerek kuzeye doğru ilerleyebilir ya da 7 numaralı metronun “Crimée” istasyonunda inerek göleti kuzey-güney ekseninde ters istikametten gezerek Stalingrad’a ulaştıktan sonra gezinize Canal Saint Martin – Saint Martin Kanalı üzerinden devam edebilir, Paris’teki unutulmaz günlerinize bir yenisini ekleyebilirsiniz. Hele ki kanal boyunca ilerleyen bir teknenin, kat kat kanal havuzlarından (écluse) iniş-çıkışlarına denk gelirseniz de izlemesi çok eğlenceli oluyor. Dilerseniz Pariste.Net Tv Youtube kanalı için hazırladığım Saint Martin Kanalı videosunu izleyerek de fikir sahibi olabilirsiniz:

Keyifli geziler, keyifli keşifler…

 

 

Adres: 75019 Paris

Yazar

Yorum Yazın