(Son Güncelleme: 03.09.2018) Bir turist olarak Paris’e geldiğinizde yolunuz belki T.C. Paris Başkonsolosluğu’ndan geçmeyecektir ama kazara başınıza bir şey geldiğinde, bazı ciddi problemlerle karşılaştığınızda, başvurmanız gereken ilk yer olan T.C. Paris Başkonsolosluğu’nun size hangi konularda ve nasıl yardımcı olabileceğine dair bilgiler paylaşmak istiyorum bu yazımda. Sevimsiz bir konu gibi görünse de aşağıda yazılanlar hepimizin başına gelebilir, o yüzden bu yazıyı ciddi bir problemle karşılaştığınızda değil de yola çıkmadan önce okursanız Paris’te ne gibi tersliklerle karşılaşabileceğinizi, bu problemlerin üstesinden gelmek için neler yapmanız gerektiğini önceden bilecek, dolayısıyla olası bir terslik karşısında daha soğuk kanlı ve daha doğru hareket edebileceksiniz.

Türkiye’deyken herhangi bir terslikle karşılaştığınızda kendi ülkenizde olduğunuz için sorun elbette ki daha kolay çözülür; sonuçta döneceğiniz yer evinizdir ve arkadaşlarınız anında size yardım edebilir ama peki başka bir ülkenin başka bir şehrinde, örneğin Paris’te başınıza ciddi bir olay gelirse ne yapacaksınız, kapısını ilk çalacağınız yer neresi olacak? Tabii ki Türkiye Cumhuriyeti Paris Başkonsolosluğu!

Bu arada, Türkiye Cumhuriyeti’nin Fransa’da Paris, Strazburg, Lyon, Marsilya, Bordo ve Nantes olmak üzere 6 Başkonsolosluğu bulunuyor. Her biri kendi çevresindeki bölgelere hizmet veriyor. Doğal olarak ben bu yazıda sadece Paris ve çevresine hizmet veren Paris Başkonsolosluğu’ndan bahsedeceğim sizlere.

Her şeyden önce dikkat etmeniz gereken en ama en önemli konu, acil durumlarda Paris Büyükelçiliği’ne değil Paris Başkonsolosluğu’na ulaşmanız! Ben de sizin gibi “ikisi arasında ne fark var ki?” diyordum ama bu yazıyı hazırlarken dönemin Paris Başkonsolosu Emre Kadıoğlu ve yine dönemin Konsolosu Müslüm Aygün ile yaptığımız toplantılarda net olarak öğrendim ki Paris Büyükelçiliği ülkemizi Fransa ile ikili ilişkiler düzeyinde temsil ederken, Paris Başkonsolosluğu ise Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının resmi işlemleri ile ilgilenmek üzere hizmet veriyor. Yani smokininizi, gece kıyafetinizi giyip herhangi bir resmi davete, ödül törenine ya da kokteyle gitmeyecekseniz -ki ben de bugüne kadar hiç öyle bir şeye davet edilmedim- yolunuz Paris Büyükelçiliği’ne düşmeyecek 🙂 Bir turist ya da Paris’te yaşayan bir T.C. vatandaşı olarak sizin her zaman muhatap olacağınız makam T.C. Paris Başkonsolosluğu olacak (Bu arada, şu anki T.C. Paris Başkonsolosu Görkem Barış Tantekin… Kendisiyle Mart 2018’de tanışma mutluluğuna eriştim).

Demem o ki, ters bir durumla karşılaşıp taksiye atladığınız gibi “16 Avenue de Lamballe 75016 Paris” adresine gitmeye kalkarsanız Paris Büyükelçiliği’ne ulaşırsınız ki size orada hiçbir şekilde yardımcı olamazlar; sizin gitmeniz gereken yer “44 Rue de Sèvres 92100 Boulogne-Billancourt” adresindeki Paris Başkonsolosluğu. Aman dikkat! Paris’in içinde de bir tane “Rue de Sèvres” var, sakın yanlışlıkla oraya gitmeyin; bizim Başkonsolosluğumuz periferik / périphérique dışında olduğu için posta adresi olarak Paris dışında sayılıyor ama merak etmeyin, çok kolay ulaşılabilen bir yerde. Taksiye “44 Rue de Sèvres 92100 Boulogne-Billancourt” adresini verdiğinizde sizi kolayca oraya ulaştıracaktır ya da 9 numaralı metro hattının güney batıdaki son istasyonu olan “Pont de Sèvres”de inip buradan Rue de Sèvres’e girip beş dakika kadar yürürseniz konsolosluk binası solda karşınıza çıkacaktır. Dilerseniz metrodan indiğiniz duraktan, Başkonsolosluğun önünden geçen 467 numaralı bir belediye otobüsü de var ama bence gerek yok, Başkonsolosluğumuz Pont de Sèvres metro istasyonuna yürüme mesafesinde.

Normalde çalışma saatleri hafta içi 08:30-12:30 arasında olan Paris Başkonsolosluğu, acil durum nedeniyle başvuranlar için 17:00’ye kadar hizmet verebiliyor. Bunun dışındaki saatlerde ve tatil günlerinde, yani Türkiye’de ve Fransa’da olan resmi bayramlarda, buraya gittiğinizde Başkonsolosluk çalışmıyor ama kendinize muhatap olacak, sizi yönlendirebilecek bir nöbetçi yetkiliyi yine bulabiliyorsunuz. Unutmamalısınız ki resmi işlemlerin ilerleyebilmesi için çalışma saatlerini beklemeniz gerekiyor.

Telefonla iletişim için mesai saatlerinde arayabileceğiniz 01 47 12 30 30 numaralı telefondan destek almanız da mümkün. Başkonsolosluğu Fransa dışında bir telefon hattından arayacaksanız numarayı “0033147123030” olarak tuşlamanız gerekiyor.

Ama benim size tavsiyem, bu gibi durumlarda Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın Ankara’da kurduğu çağrı merkezini aramanız olacaktır:

00 90 312 292 29 29  numaralı bu telefonu sadece Paris’ten değil, dünyanın neresinde olursanız olun ihtiyacınız olan her an her yerden 7/24 ücretsiz arayarak da bilgi ve yönlendirme talep edebilirsiniz. Çağrı merkezine Fransa içinden, bir Fransız telefonundan 01 80 14 63 35’i arayarak ulaşma seçeneğiniz de mevcut. Hangi numarayı ararsanız arayın çağrı merkezindeki görevliler size yapmanız gerekenleri söyleyip, gerekli yönlendirmeleri yapacaklardır.

T.C. Paris Başkonsolosluğu Pariste.Net

Ve gelelim Paris’te karşılaşabileceğiniz olağanüstü durumlara ve yapmanız gerekenlere:

En sık karşılaşma riskiniz olan şey, tıpkı yaşadığınız şehirde olduğu gibi Paris’te de cüzdanınızı, paranızı ve daha da önemlisi kıymetli belgelerinizi kaybetmek ya da çaldırmak olacaktır. 

Cüzdanınızı ya da çantanızı çaldırırsanız/kaybederseniz –giden eşyalarınızın ardından bir bardak soğuk su içtikten sonrailk yapmanız gereken şey polise gidip tutanak tutturmak. Bu tutanağın adı Fransızcada “Main Courante” olarak geçiyor.  “Men kurant” ya da “men kuğant” olarak telaffuz edebileceğiniz bu tutanağı tutmaya polisler genelde pek meyilli değildirler; çünkü hem uğraşmak istemezler hem de bu olumsuz vakanın istatistiklere geçmesi hoşlarına gitmez ama her ne olursa olsun bunu yaptırmak zorundasınız. Elbette ki giden paranız ve cep telefonunuz geri gelmeyecek (kendimden biliyorum :)) ama nüfus cüzdanı, ehliyet gibi resmi belgelerin ve her şeyden önemlisi kaybolan pasaportunuzun mutlaka resmi makamlara bildirilmesi gerekiyor. Zaten pasaportunuz olmadan Türkiye’ye geri dönmeniz imkansız!

O zaman ne yapıyorsunuz? Bir yandan karakolda tutanak tuttururken bir yandan da Paris Başkonsolosluğu’nu ya da Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk Çağrı Merkezi’ni arayarak durumu bildiriyorsunuz. Çağrı merkezinin yönlendirmesiyle 08:30-17:00 arasında yani mesai saatlerinde Başkonsolosluğa gidip resmi işlemlerinizi yaptırıyorsunuz. Merak etmeyin, burada işler hızlı ve pürüzsüz yürüyor. En önemli belge olan pasaportunuzun yenisini veremiyorlar elbette ama sizin Türkiye’ye dönebilmeniz için gerekli olan, günlük dilde “Pembe Pasaport” olarak geçen, pembe renkli ve tek kullanımlık bir Geçici Pasaport düzenliyorlar. Bu belgeyle Türkiye’ye dönmeniz mümkün oluyor.

T.C. Paris Başkonsolosluğu Pariste.Net

Yeri gelmişken size bir konuda önemli bir tavsiyede bulunmak istiyorum: Siz siz olun yurt dışına çıkmadan önce mutlaka pasaportunuzun (vize sayfası dahil) fotokopisini çektirin ve gelirken yanınızda getirin. Hatta ben scan edip internet ortamında da saklıyorum ki dünyanın her yerinde, internete ulaşabileceğim her noktada yanımda olsun.

Paris sokaklarında çok çok ters bir durum olmadıkça kimse size pasaport sormaz; o yüzden pasaportunuzu otelinizde ya da konakladığınız yerde bırakıp, pasaport fotokopinizi de yanınızda taşımanız daha mantıklı. Kazara pasaportunuzu yanınıza alırsanız ve yine kazara pasaportunuzu kaybeder ya da çaldırırsanız bu kez pasaportunuzun fotokopisi konakladığınız yerde olacağı için resmi makamlara kimliğinizi ispat etmeniz daha kolay olacaktır. Ama dediğim gibi Paris’teyken (günübirlik Fransa dışına çıkmayacaksanız) yanınızda pasaport taşımayın sakın, kendinizi güvende hissetmek istiyorsanız yanınızda pasaport fotokopisi olsun, pasaportunuz da konakladığınız yerde dursun. Kazara pasaportunuzu göstermeniz istenirse güvenlik kuvvetleri otelinize ya da konakladığınız başka bir yere sizinle gidecektir, kimliğinizi o an orada ispatlamak zorunda değilsiniz, içiniz rahat olsun; kaldı ki yanınızda fotokopiler olacağı için işiniz daha da kolaylaşacaktır. Ama siz beni dinlemediniz ve pasaportunuz yanınızdaydı, onu da kaybettiniz… O zaman yukarıda söylediğim işlemleri yapmanız gerekiyor işte… Tamam, pasaport fotokopisinin önemi konusunda sizi ikna ettiğimi düşünüyor ve konuyu daha fazla uzatmıyorum 🙂

Çalınan/kaybolan eşyalarınızı geri getirmenizse neredeyse imkansız; bence bunu unutun. Bugüne kadar New York’ta valizini, Madrid’de cüzdanını, Paris’te bir kere telefonunu bir kere de cüzdanını ve bilgisayarını çaldırmış; Bari’de de cüzdanını kaybetmiş biri olarak, gidenin dönmediği konusunda sizi temin edebilirim 🙂 Tek yapmanız gereken şey Fransız polisinden aldığınız tutanakla, Türkiye’ye döndüğünüzde sigorta şirketinize başvurarak zararınızın tazminini talep etmek. Umarım bu konuda sigortanız vardır ya da kullandığınız kredi kartı bu tarz bir sigorta hizmetini size otomatik olarak sağlıyordur. Unutmayın ki bu tamamen sizin sorumluluğunuzda olan bir durum. Ayrıca tüm paranızı çaldırmanız ya da kaybetmeniz durumunda nasıl ki Türkiye’de hiçbir resmi makam size para yardımında bulunamazsa Başkonsolosluğun da böyle bir imkânı yok. Ama yine de yakınlarınızın sizin adınıza İş Bankası Paris Şubesi ya da Western Union gibi kanallarla para göndermesi konusunda, yakınlarınıza ulaşabilmeniz için iletişim desteği verebiliyorlar.

T.C. Paris Başkonsolosluğu Pariste.Net

Gelelim yurt dışında (tabii yazımızın konusu olarak Paris’te) karşılaşma riskiniz olan bir başka konuya: Ciddi bir sağlık problemi ile karşılaşırsanız ne yapacaksınız? Acil sağlık yardımı almanız, ambülans çağırmanız gerektiğinde ne yapmanız gerektiğini daha önce bu linkteki yazıda sizlerle paylaşmıştım. Hatta acil servislerde başınıza neler geleceğinden de bu linkte bahsetmiştim. O yazılara da bir göz atıp bu gibi durumlarda neler yapmanız gerektiği konusunda fikir sahibi olabilirsiniz. Çok daha ciddi bir sağlık problemi ile karşılaştığınızda ve ne yapacağınızı bilemediğiniz durumlarda yine Paris Başkonsolosluğu’nu arayabilirsiniz ve oradaki görevliler size yapmanız gerekenler konusunda yönlendirici bilgiler verebilirler ama tabii ki gelip sizi olduğunuz yerden almalarını beklemeyin. Aslında Paris Başkonsolosluğu’nu yaşadığınız şehirdeki en üst resmi makam olan valilik gibi düşünün; nasıl ki ciddi bir acil sağlık durumunuz olduğunda valilik gelip sizi kurtaramıyor, burada da aynı şey; Paris Başkonsolosluğu size bu konuda sadece bilgi ve yönlendirme desteği verebilir.

Hastaneye gitmeniz gereken durumlarda bence en iyi çözüm Paris’te, daha doğrusu périphérique‘in hemen kuzey batısındaki Neuilly‘de bulunan Paris Amerikan Hastanesi. Tabii gitmeden önce seyahat ve sağlık sigortanızı yaptırdığınız kurumla iletişime geçip Amerikan Hastanesi’nde yapılacak harcamaların sigorta kapsamında olup olmadığını da sorarsanız iyi olur. Çünkü daha önce Amerikan Hastanesi hakkında yazdığım bu linkteki yazıda belirtmeye çalıştığım gibi buraya sigortasız gitmeye kalkarsanız korkunç bir fatura ödemeniz söz konusu olabilir. Ama bazen öyle bir an gelir ki insanın gözü para görmez… Bu gibi durumlarla karşılaşmamak için yurt dışına çıkarken yaptırmakla yükümlü olduğunuz yurt dışı özel sağlık sigortasının önemini kavramakta fayda var.

Yine de acil sağlık durumlarında Fransız devlet hastanelerine gitmek de kötü bir seçim değildir. Tek bilmeniz gereken şey, acil serviste bile olsanız -kolunuz ya da bacağınız kopmamışsa- kimse size öncelik tanımaz, sıranızı beklemeniz gerekir. Paris’te (ve Fransa’da) işler çok yavaş yürür ama mutlaka yürür. O yüzden acil servise gittiğinizde “kimse benimle ilgilenmiyor” diye ortalığı boşuna ayağa kaldırmayın. Sabredin, sizinle mutlaka ilgilenilecektir.

Paris’te -binde bir ihtimalle de olsa- başınıza gelebilecek bir diğer önemli durum, adli bir olaya karışmaktır. Size suç isnat edilecek bir durumda karşınızda Fransız güvenlik güçlerini bulacaksınız. Onların topraklarındasınız ve ne yazık ki önce onların sözü geçecektir. Diyelim, bir şekilde karakolda ifade vermeniz gerekti… Normalde size sormaları gereken ilk soru “Konsolosluğunuza haber verilmesini istiyor musunuz?” sorusu olmalı. Bunun üzerine siz “aman bizimkileri konuya karıştırmayalım” derseniz, ileriki aşamalarda karşılaşabileceğiniz güçlükler karşısında zor durumda kalabilirsiniz. Genelde polis sizinle İngilizce ya da Fransızca iletişim kurmaya çalışabilir ve anlaşabiliyorsa ya da yanınızda Fransızca bilen biri varsa çevirmen ihtiyacı olmaz. Ama daha ciddi durumlarda bir resmi çevirmen gerekebilir. Aynı şekilde avukat ihtiyacınız olduğunda da Başkonsolosluk gelip sizi oradan kurtarmayacak olsa bile gerekli yasal adımların atılması konusunda yol gösterici olacaktır ve “yaban ellerde” böyle bir destek almak gerçekten önemli.

Eğer şikayette bulunan taraf siz olacaksanız yine en yakın karakola gidip şikayette bulunmanız, “Dépôt de Plainte” (depo dö plent) olarak geçen bir şikayet dilekçesi doldurmanız gerekecektir.

Paris’e geldiğinizde küçük de olsa karşılaşabileceğiniz sorunlardan bir diğeri Charles de Gaulle Havaalanı ya da Orly Havaalanı‘ndan birine geldiğinizde, pasaporttan geçerken gişedeki görevlinin sizi Schengen Bölgesi’ne, dolayısıyla Fransa topraklarına kabul etmemesi olabilir. Normalde yanınızda pasaportunuz, konaklama belgeleriniz, dönüş biletiniz, uluslararası seyahat sigortanız ve cebinizde yeterli para olduğu sürece kolay kolay karşılaşabileceğiniz bir durum değildir bu. Pasaport polisleri, pasaport ve vize kontrolünde görünüşünüze göre değil, rastgele olarak yani tamamen şansa ve bizim tahmin edemeyeceğimiz istatistiksel bir sıralamaya göre sizi seçebilir ve size saçma görünebilecek sorular sorabilir: Fransa’ya neden geldiğinizi, ne kadar kalacağınızı, nerede konaklayacağınızı sorduğu zaman elinizdeki belgeleri göstermeniz işe yarayacaktır; o yüzden bu belgeleri sakın valizinize koyup bagaja vermeyin, mutlaka yanınızdaki çantada bulunsun. Hatta bazen sevimsizleşip, yanınızda kaç para olduğunu sordukları ve cüzdanınızı açıp göstermenizi istedikleri bile oluyor… Bunu sakın kişisel olarak algılamayın, yukarıda söylemeye çalıştığım gibi bazen istatistiksel bir sıralamayla bazen de keyiflerine göre seçtikleri kişilere böyle sorular sorabiliyorlar.

Her şey yolunda gitse bile pasaport polisinin, asla bilemeyeceğiniz bir nedenden ötürü sizi ülkeye almama yetkisi var. Ne yazık ki kanunen size bunun nedenini açıklamakla yükümlü de değiller. Bu durumda sizin geldiğiniz ülkeye (büyük olasılıkla Türkiye’ye) geri dönüşünüzün sorumluluğu tamamen sizi oraya getiren hava yolu şirketine ait. Yani boş yer olan ilk uçakla sizi -ücretsiz olarak- geri götürmekle yükümlüler. Eğer tek değilseniz ve yanınızda başkaları da varsa, onların Fransa’ya giriş yapıp yapmayacağı, seyahat planınızın önemine ve gerekçesine bağlı tabii ama eğer onlar da ülkeye giriş yapma izinleri olduğu halde seyahatlerine devam etmeyip sizinle geri dönmeyi tercih ederlerse doğal olarak (ve ne yazık ki) havayolu şirketi size eşlik edecek yolcuların dönüş masraflarını üstlenmiyor. Dolayısıyla onlar daha ileri tarihli biletlerini erkene aldırmak için fark bedeli ve cezai işlem ücreti ödemeliler. Kazara, zoraki dönüş için geceyi havaalanında geçirmeniz gerekirse o zaman havaalanında bu gibi durumlarda yardımcı olduğunu duyduğum Kızılhaç’ın misafirhanesine başvurmayı deneyebilirsiniz.

Aynı şekilde Schengen Bölgesi dışındaki başka bir uzak destinasyondan Paris aktarmalı uçuyorsanız ve iki uçuşunuz arasında Paris’i kısa da olsa gezecek kadar vaktiniz varsa (bkz: Bir Günde Paris) yine Fransa topraklarına girebilmeniz için geçerli bir Schengen vizenizin olması ya da Schengen vizesi gerektirmeyen özel bir pasaport sahibi olmanız gerekiyor. Yoksa, sadece transit vizeniz olması durumunda pasaport polisi sizi Fransa topraklarına (aynı zamanda Schengen Bölgesi’ne) almayacak, transit bölgede bir sonraki uçuşunuzu beklemenizi isteyecektir.

Farkındayım, tatsız konulardan söz ediyorum ama bunlar hepimizin başına gelebilecek şeyler. O yüzden önceden bu konular hakkında bilgimiz olursa, olası sorunlarla karşılaştığımızda aksiyon alıp çözüm üretmemiz daha kolay olacaktır.

O halde en ama en tatsız konuya gelelim: Tutun ki birlikte Paris’e birlikte geldiğiniz kişi burada beklenmedik bir şekilde yaşamını yitirdi! İnsanoğlu ölümlerden bahsedilmesini hiç sevmez, hiç de ağzına almak istemez ama ben bu gibi durumların da önceden konuşulup, bu gibi üzücü bir olayla karşılaşıldığında neler yapmamız gerektiğini önceden bilmek isterim. O yüzden, bu buzzz gibi konuyu da burada yazıp, sizin için araştırıp öğrendiklerimi paylaşmak istiyorum:

Evet, farz edin ki ölümlü bir vaka oldu ve cenazenin Türkiye’ye nakledilmesi gerekiyor. Aynı şey Türkiye’de bir yabancının başına gelse nasıl hareket ediliyor bilmiyorum ama burada özel cenaze şirketleri var ve cenazeleri taşımaya sadece onlar yetkililer. Dolayısıyla onların adreslerini ve iletişim bilgilerini Paris Başkonsolosluğu ile iletişime geçerek alabiliyorsunuz. Sonrası tamamen o şirketle aranızda halletmeniz gereken bir prosedür oluyor.  Başkonsolosluk bu konuda iletişim ve koordinasyon desteği veriyor ve resmi evrakların en hızlı şekilde hazırlanmasını sağlıyor.

T.C. Paris Başkonsolosluğu Pariste.Net

Ah evet haklısınız. Benim de içim daraldı bu sevimsiz konulardan. O zaman güzel bir konuyla yazımızı yavaş yavaş bitirelim: Paris’i gezmeye gelen biri olarak T.C. Paris Başkonsolosluğu’na işinizin düşeceği en güzel konu başlığı elbette ki “Paris’te Evlenmek”  olacaktır.

Yasal olarak iki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının Paris’te, Paris Başkonsolosluğu’nda evlenmeleri mümkün. Ne var ki, evlenecek çiftlerden birinin bile T.C. vatandaşlığı dışında başka bir ülke vatandaşlığı varsa, diğer ülkenin yasaları gereği Paris Başkonsolosluğu’nun evlendirme yetkisi yok. Ama ikiniz de T.C. vatandaşısınız ve Paris’te evlenerek bu unutulmaz günü daha da unutulmaz kılmak istiyorsunuz, o zaman tek yapmanız gereken Başkonsolosluğun e-posta adresine yazmak: [email protected] . En geç 1-2 iş günü içinde size geri dönüp, yapmanız gerekenleri ve gerekli evrakları size bildirerek bu süreçte size yol gösterici olacaklardır.

Paris’te evlenmek isteyenlerin dikkat etmesi gereken iki önemli konu daha var: Birincisi, sadece Perşembe günleri nikah töreni gerçekleştirilebiliyor. İkincisi, nikah töreni mutlaka Paris Başkonsolosluğu binasında yapılmak zorunda; yani sizin tercih ettiğiniz başka bir yerde nikahın gerçekleştirilmesi hukuken mümkün değil.

T.C. Paris Başkonsolosluğu Pariste.Net

Evet, Paris’te bir yabancı olarak kendinizi vatanınızda hissedeceğiniz en önemli yer olan Paris Başkonsolosluğu ve sizi ilgilendireceğini düşündüğüm hizmetleri hakkında bildiklerim şu an için bu kadar. Öğrendiğim yeni bir konu olursa bu yazıyı güncellemeye çalışacağım.

Paris’te turist olarak bulunanların acil durumları ya da evlilik gibi işlemleri dışında T.C. Paris Başkonsolosluğu Paris ve çevresinde yaşayanların resmi işlemleri için sürekli olarak hizmet vermeye devam ediyor tabii. Bir de Türkiye’deki seçim ve referandumlarda Fransa’da oturumu bulunan kişilerden Paris Başkonsolosluğu’na bağlı bölgelerde oturanlar oylarını burada kullanıyorlar (bkz: ben :)). Böylesi seçim  dönemlerinde hafta içi gündüz saatlerde oy kullanırsanız sıra beklemeniz açısından önemli, yoksa hafta sonları oldukça uzun kuyruklar olabiliyor. Bunun dışında oy verme süreci son derece profesyonelce yönetiliyor…

Siz de yaşadığınız deneyimleri, karşılaştığınız sorunları ve nasıl çözdüğünüzü yorum kısmında paylaşırsanız herkes sizin deneyimlerinizden yararlanabilir.

Dilerim bu yazıda yazdıklarımdan sadece son kısım olan Paris’te evlenmek başınıza gelir 🙂 Ama dediğim gibi dünyanın binbir türlü hali var. Artık bu sorunlarla karşılaştığınız zaman Paris Başkonsolosluğu’na nasıl başvuracağınızı ve Başkonsolosluğun yetki ve görev sınırlarını benim kadar siz de biliyorsunuz. Bundan fazlasını ben de bilmiyorum. Tek başvurmanız gereken makam T.C. Paris Başkonsolosluğu.

Kazasız, belasız, mutlu, huzurlu ve keyifli günler dilerim.

Kalın sağlıcakla…

 

 

T.C. Paris Başkonsolosluğu İletişim Bilgileri:
44 Rue de Sèvres 92100 Boulogne-Billancourt
Telefon: 01 47 12 30 30
E-posta: [email protected]

http://paris.bk.mfa.gov.tr

Çağrı Merkezi (ücretsiz)
00 90 312 292 29 29
00 33 1 80 14 63 35

Yazar

11 Yorum

  1. Size bir süredir genel olarak teşekkür etmek istiyordum, en son yazı bu olduğu için kısmet bu yazıyaymış. Geçen ay blogunuz sayesinde tam istediğime yakın bir Paris tatili yaptım. Tam istediğim gibi değil, çünkü sizin de sık sık belirttiğiniz gibi Paris gezmekle bitmiyor 🙂 Kitapçıda bulabildiğim en kapsamlı Paris rehberi bile pariste.net'ten sonra gözüme çok yetersiz geldi. Sitenizi takip ede ede kendimi her gördüğüne şaşıran bir turist gibi değil, bir arkadaşının tavsiye ettiği yerlere giden birisi gibi hissettim. Deneyimlerinizi bu şekilde paylaştığınız için gerçekten müteşekkirim. Merci mille fois!

    • bu güzel yorumlar olmasa ben bu şevkle yazmayı sürdüremem, o yüzden yorumunuz benim için çok özel ve bir o kadar da değerli. çok teşekkür ederim.

  2. Şebnem TÜZÜN KEZER Yanıtlayın

    İnsan her bir yazınızı okudukça size tekrar tekrar teşekkür etmek istiyor gerçekten de! Gerek üslubunuz, gerekse yazılarınızın faydalı içerikleri için söylenecek başka söz yok!
    Eşimle birlikte gelecek hafta Paris'te olacağız biz de. Sayenizde güzel bir gezi olacağını ümit ediyoruz:)
    Bulunduğunuz özverili katkılar için canı gönülden müteşekkiriz.
    Saygılarımızla…

  3. Ahmet bey paris için gezi planı yaparken heyecanlanıyordum güzel kızımla birlikte. Gerek sözlü gerek yazılı anlatımınız su gibi akıyor. Türkçeye olan saygınız çok etkileyici. İnsanları övmekten pek hoşlanmam ama,söylemek zorundayım parisi gezip tanımaktan daha çok sizi tanımaktan mutlu oldum. Empresyonist akımının en önemli şahsiyetlerinden birisi gibisiniz. Tabiki bunu yaparken benliğinizi ortaya koymak yerine anlatımın güzelliği bütünlüğü öne çıkıyor.muhteşem. Tek önerim ulaşım açıklamaları epeyce uzun. Başkanğıçta kısa özet yapılırsa,örneğin CDG hava alanından şehir merkezine taksi,havaş benzeri otobüs, tren,metro seçenekleti var ve bunların kabaca fiyatları şeklinde. Buradan otobüse karar veren kişi sadece otobüsü okuyup diğerlerini atlayabilir diye düşündüm kendimce. Muhabbet ve en derin şükranlarımla. TALAT

    • Merhaba Talat Bey,

      Böylesine içten, böylesine samimi bir yorum karşısında ne diyeceğimi bilemedim. Gerçekten çok teşekkür ederim. İnsanın emek ve çabalarının karşılığında böyle güzel insanlara ulaşması çok güzel bir duygu benim için. Sizin gibi değerli okuyucular olmasa, benim tüm yapıp etmelerim de boşa çıkardı inanın. O yüzden ilginiz ve üşenmeyip yorum yazıp düşüncelerinizi paylaşmanız benim için çok değerli.

      Aslına bakarsanız ilk başlarda ulaşım yazılarım diğer tüm yazılarım gibi daha az ve daha özdü ama detaylarla ilgili o kadar çok soru geldi ki, ben de sorulara yanıt verdikçe yazıların içeriği genişledikçe genişledi. Hatta toplamda 20 küsür ulaşım yazısı oldu 🙂 Ama ne demek istediğinizi çok iyi anlıyorum. Belki de ulaşımla ilgili tüm detayları özet bir içerikle tek bir yazı altında toplasam daha iyi olacak. Detay isteyenler de ilgili linklere tıklayıp detaylara ulaşabilsinler.

      Tekrar teşekkür ederim.

      Mutlu günler.

  4. Merhaba Ahmet bey, herşeyi ne kadar özenli anlatıyorsunuz. Gerçekten çok önemli bilgiler bunlar. Tüm yazılarınızı okumaya çalışıyorum. Emeklerinize sağlık, her konuda hiçbir detayı atlamadan aktardığınız tüm bilgiler için çok teşekkürler…

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.