(Son Güncelleme: 02.10.2018) Paris küçücük bir şehirdir aslında ama kıyısında köşesinde, bazen de ulu orta yerlerinde alelade bir kapının ardında neler vardır bilemezsiniz. Birilerinden duymanız, sağda solda okumanız ya da bir arkadaşınızın sizi götürmesi gerekir ki keşfedebilesiniz. Benim de öyle keşiflerimden biri olan Le Comptoir Général’i tanıtmak istiyorum size bu yazımda. Zaten yazmaya bile gerek yok; fotoğrafları görünce siz de anlayacaksınız ne kadar özel bir yer olduğunu.

Le Comptoir Général
Le Comptoir Général (lö kontuar jeneral ya da lö kontuağ jeneğal) benim çok sevdiğim Canal Saint Martin – Saint Martin Kanalı‘nın güney ucunun başladığı yerde bulunuyor. Buraya gelmenin en kolay yolu Paris metrosu 3, 5, 8, 9 ya da 11 numaralı hatlarının République istasyonunda inmek ve yukarı çıkınca République Meydanı‘ndaki heykelin arka sokağından yürüyüp Saint Martin Kanalı‘nın başladığı yere ulaşmak ve sola dönüp, kanalın sağ tarafındaki yoldan yürümek.

Le Comptoir Général
Yaklaşık 150-200 metre sonra sağda yeşil demir bir kapı göreceksiniz. Kapının rengi değişir belki ama büyükçe düz bir demir kapı diyelim. Pazartesi, Salı, Çarşamba 18:00-01:00, Perşembe, Cuma 18:00-02:00, Cumartesi 16:00-02:00, Pazar günleri ise 11:00-02:00 saatleri arasında açık olan Le Comptoir Général’in güncel bilgilerini ve açılış kapanış saatlerini kendi web sitelerinden kontrol etmekte fayda var.

Le Comptoir Général
Bu saatler dışında Saint Martin Kanalı boyunca yürüyorsanız ve eğer söylediğim kapı açıksa yine de içeri girip bir şansınızı denemenizi, en azından içeriyi keşfetmenizi şiddetle tavsiye ederim, çünkü fotoğraflardan da gördüğünüz gibi buranın dekorasyonu çok hoş. Benim burayı ilk keşfedişim Nisan 2017’de Pariste.Net TV çekimleri için o zamanki kameramanım Mehmet sayesinde oldu.

Saint Martin Kanalı tanıtım videosu çekimi sırasında yağmur yağınca, yakınlarda çok güzel bir yer bildiğini ve bana orayı göstermek istediğini söyledi. Kapıdan girip yeşil yolda ilerleyince karşımıza çıkan ilk koridorda ne demek istediğini çok iyi anladım. Bana burayı öğrettiği için kendisine teşekkür ederim. Ben öğrendiğime göre sizin de öğrenmeniz kaçınılmazdı tabii 🙂

Le Comptoir Général
Le Comptoir Général’e ilk gidişim -haliyle- hakkında hiçbir şey bilmeden oldu ve zaten kapalıydı 🙂 Kapalıydı dedimse, şansımıza kapı açık olduğu için içeri girip mekanı görebildik ama servis yoktu. Zaten ana mekana girince “kapalıyız” dediler, fazla dolaşamadık 🙂 Mayıs 2017’deki ikinci gidişim ise bir Pazar günüydü. Aslında Pazar günleri brunch varmış ama biz öğleden sonra gittiğimiz için ortalık oldukça sakindi. Normalde yemek için atıştırmalık dışında bir şey yok. Hatta burası kafeden çok dev bir bar havasında ve bence buranın tadı asıl akşamları, hatta geceleri çıkar.

Le Comptoir Général
Tabii ben gece hayatıyla pek ilgisi olmayan biri olduğum için Le Comptoir Général’in bu yüzü hakkında deneyimim yok ama akşamları burada çok güzel olduğunu tahmin ettiğim programlar oluyor. Bazen Dj, bazen canlı müzik eşliğinde Le Comptoir Général’de eğlenerek keyifli vakit geçirmeniz mümkün. Güncel programları Facebook sayfalarından takip edebilirsiniz. Bakarsınız ilginizi çeken bir şey çıkabilir ya da herhangi birinde şansınızı denemek isteyebilirsiniz. Deneyimlerinizi, görüş ve önerilerinizi yorum kısmında paylaşarak başkalarının da yararlanmasını sağlarsanız elbette ki mutlu oluruz.

Le Comptoir Général
Le Comptoir Général türü yerleri çok seviyorum. Benim hayal edemeyeceğim farklı tasarımları oluyor, insan detaylarda kayboluyor. Burada hem 60’lar havası var hem de -çok sevmememe rağmen burada hoşuma giden- Afrika esintileri… Bu tarz ilginç atmosfere sahip, bildiğim diğer yerler arasında yine çok sevdiğim Pavillon des Canaux ve La Recyclerie de var ve ben böylesi yerlere yeme içmeden çok mekan görmeye, farklı bir atmosfer yaşamaya gidiyorum. Hele bir de yediğim içtiğimin kalitesi ortalamanın altında değilse benim için mutlu olmak gayet kolay oluyor. O yüzden sizin yorumlarınız benim için önemli; çünkü herkesin beklentisi farklı.

Le Comptoir Général

Le Comptoir Général keşfi öncesi ya da sonrasında Saint Martin Kanalı‘nda Bassin de la Villette tarafına doğru bir yürüyüş çok iyi gelecektir eminim. Hem yol üstünde çok sevdiğim kitapçı Artazart Designe Bookstore ve Paris’te en sevdiğim Türk restoranı Labranda da var. Bassin de la Villette‘te ise yine çok sevdiğim iki mekan Antipode ve Pavillon des Canaux bulunuyor. Kim bilir, belki siz de seversiniz?

Keyifli geziler, keyifli keşifler…

Adres: 80 Quai de Jemmapes, 75010 Paris

 

Benzer Mekanlar:
Pavillon des Canaux
La Recyclerie

Yazar

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.