Facebook Facebook Twitter Instagram Google LinkedIn Pariste.Net English

29 Şubat 2016 Pazartesi

Kırtasiye ve Resim Malzemeleri Cenneti: Rougier & Plé

Kırtasiye Cenneti: Rougier & Plé
(Son Güncelleme: 13.11.2017) Siz de benim gibi kırtasiye ürünleri sevenlerdenseniz, bu yazı tam size göre. Bu kez Paris'teki güzel bir kırtasiyeye, daha doğrusu kırtasiye ve resim malzemeleri satan bir yere, Rougier & Plé'ye gideceğiz.

Rougier & Plé, Paris'teki en büyük kırtasiyelerden biri. Fransa'da pek çok şubesi bulunuyor, Paris'te de -bildiğim kadarıyla- dört mağazası var ama ben sizlere en sevdiğimden, Saint Germain'dekinden bahsetmek istiyorum.

Rougier & Plé, Saint Germain Bulvarı üzerinde, Saint Michel ile Odéon arasında yer alıyor. Mağaza üç katlı ve içeride kırtasiye, artistik resim malzemesi konusunda çok çeşitli seçenekler sunuyor. Evet, bu bölgedeki ünlü kitapçılar Gibert Jeune ve Gibert Joseph'in de kırtasiye bölümleri var ama Rougier & Plé başlı başına kırtasiye ve resim malzemeleri satan bir mağaza, o yüzden özel bir ilgiyi hak ediyor.

Kırtasiye Cenneti: Rougier & Plé
Köşedeki girişten girdiğinizde önce sol taraftaki defterleri, kalemleri, silgileri, renk renk zarfları, küçük hediyelik eşyaları ve hatta birbirinden ilginç süslü damgaları göreceksiniz. Sağ tarafta da birbirinden güzel kartpostallar var. Burası Paris'te hediyelik eşya almak için de ilginç bir yer aslında. Başka yerlerde bulamayacağınız, Paris temalı irili ufaklı pek çok hoş ürünü burada bir arada görmeniz mümkün. Zemin katta ilerledikçe, kasaların olduğu tarafa doğru yürüdükçe de mağazanın zenginliğini daha bir iyi anlıyorsunuz ama bence önce üst katlara çıkmalısınız.

Üst katlara çıktıkça daha artistik ürünlerle karşılaşacaksınız. Ressamlar için pek çok boya malzemeleri, şövaleler, tuvaller, boya fırçaları ve daha pek çok ürün sıra sıra dizili raflarda sizleri bekliyor.

Ayrıca pek çok kalem çeşitleri, renk renk kağıt ve karton tabakalar, elişi malzemeleri, aklınıza hayalinize gelmeyecek pek çok ürün binanın çeşitli katlarında, çeşitli bölümlerinde karşınıza çıkıyor. Burası öyle bir yer ki, gezdiğiniz her bölümde içiniz açılıyor.

Kırtasiye Cenneti: Rougier & Plé
Belki Paris gezinizden dönüşte Türkiye'ye şövale ile dönmek zor olacaktır ama resim ilgi alanınızsa, burada ihtiyacınıza yönelik birbirinden değişik resim malzemeleri bulabileceğinize inanıyorum.

Hele benim gibi çizim meraklısıysanız, odalar dolusu, birbirinden güzel kalemler, kağıtlar, karton fonlar, elişi kağıtları aklınızı başınızdan almaya yetiyor.

Hayatta en sevdiğim şeylerden biri çizim yapmaktır. Uzun yıllar boyunca da boş vakitlerimde ve hatta en yoğun günlerimde bile sırf rahatlamak için çizim yaptım. Hatta vaktiyle katıldığım bazı çok önemli iş toplantıları geyiğe sardığı zaman, arkadaşlarım önündeki kağıtlara çiçek böcek çizerken ben saray resimleri karalayarak sıkıntımı giderirdim.

Kırtasiye Cenneti: Rougier & Plé
Yapmayı en çok istediğim şeylerden biri de bir gün boş vaktim olduğunda kendime çeşit çeşit çizim kalemleri alıp, kaliteli kağıtlara, cetvel kullanarak çok daha düzgün şeyler çizmekti. Gerçi daha önce aylar süren uzun çalışmalar sonucu yaptığım birkaç "sanatsal" çalışma vardı ama kendime sırf bu iş için yaratacağım boş zamanımda bu tarz çizimler yapabileceğim günü iple çekiyordum.

Paris'e yerleşmemle birlikte hayal ettiğim o gün geldi... Hemen gidip renk renk kağıtlarımı, çeşit çeşit kalemlerimi aldım, masamın başına geçip çizim yapmaya başladım ama o da ne? Çizemiyordum! Normalde iki dakikada hayal edip kafamda tasarlayabildiğim şekiller kağıda yansımıyordu bir türlü.

Bir an yeteneğimi kaybettiğimi düşündüm ama değil; bunun yetenekle değil, stresle ilgisi vardı ve o an fark ettim ki ben ancak çok sıkıldığımda, çok stres altında olduğum zamanlarda kağıda kaleme sarılıp çizim yapıyordum. Ve artık Paris'te ömrümün en mutlu günlerini geçirdiğim sıfır sorunlu, sıfır stresli günlerimi yaşadığım için -sanırım- artık çizim yapmam imkansızdı. Bkz: Cennete Üçüncü Yıl...

Kırtasiye Cenneti: Rougier & Plé
Bir an buna üzülür gibi oldumsa da hemen aklımı başıma aldım ve sıkıntıda olmadığım için resim yapamamanın çok iyi bir şey olduğuna karar verdim. Sanırım o günden beri elime kağıt kalem alıp bir şeyler karalamıyorum. Aşağıdaki fotoğrafta gördüğünüz, bir zamanlar başladığım çizimi de halen bitirebilmiş değilim. Bu da böyle enteresan bir durum işte.

Yine de çizime ve çizim malzemelerine ilgimi kaybetmedim. Bu tür malzemelerin satıldığı yerleri gezmeyi hâlâ çok seviyorum. O yüzden yolum Saint Michel'e ya da Odéon taraflarına düştüğünde Rougier & Plé'ye girip şöyle bir dolaşmayı, renk renk malzemelerin arasında kendimi kaybetmeyi çok seviyorum. İnsan gördüğü her şeyi almak istiyor ama işte söylediğim nedenlerle artık kendimi frenliyorum. Bir zamanlar da suluboya ile batik çalışmaları yapıp harikalar yaratır, sevdiklerime kendi ellerimle kartpostallar hazırlayıp gönderirdim. Sonra yine bir gün, Paris'e yerleştikten sonra yani, en güzel suluboya malzemelerini alıp masanın başına oturdum; yok, onu da yapamıyordum; sıkıntısızlık yaratıcılığımı öldürmüş; üzülsem mi sevinsem mi bilemiyorum :)

Sonuçta halimden memnunum. Artık eskisi gibi çizmek içimden gelmese de, bir his beni çizmeye yöneltmese de -çok şükür- yazma hevesimi kaybetmiş değilim. İyi yazıyorum - kötü yazıyorum tartışılır belki ama en azından yazmayı hâlâ seviyorum. O yüzden defterler ve kalemler hâlâ ilgi alanımda; bir de bu blog tabii ki...

Kırtasiye Cenneti: Rougier & Plé
İşte bu mağazayı gezerken de aklımdan bunlar geçiyor. Bazen küçük birkaç parça bir şey alıyorum, bazen de şöyle bir bakıp çıkıyorum ama içeri ne zaman girsem beni başka bir dünya içine çekiveriyor.

Rougier & Plé'nin ürün çeşitlerini ve fiyatlarını görmek için bu linkten kendi web sayfalarına ulaşabilirsiniz. Aslında Fransa içinde teslim edilmek üzere online satışları da var ama Türkiye'den alışveriş yapmak işinize yaramayacaktır ne yazık ki. Olsun, siz yine de bir bakın, resim ve el işi malzemelerinin ne kadar güzel olduğunu görün.

Ayrıca çocuklar için de çok farklı sanatsal malzemeleri burada giriş katta, kasaların olduğu tarafta bulmanız mümkün. Belki çocuğunuzun yaratıcılığını geliştirmesine destek olmak adına onlara da bir şeyler alabilirsiniz. Çok rica ederim, çocuğunuzun elinden akıllı telefonları ve tablet bilgisayarları alın. Onlarla ya oynayın ya da resim yaparak, sanatla ilgilenmelerini sağlayın, kendilerini geliştirmelerine ön ayak olun lütfen...

Alışveriş yapın ya da yapmayın, benim gibi düşünenlerdenseniz burayı çok seveceğinize eminim. Rougier & Plé'yi gezdikten sonra kendinizi yine Saint Germain Bulvarı'nda bulacaksınız. Buradan sonra ister Odéon tarafına devam edebilir, isterseniz Saint Michel'de dolaşabilir ya da Quartier Latin'in zengin seçenekleri arasında kaybolabilirsiniz.

Hayat sanatla güzel.

Keyifli geziler, keyifli keşifler...




Adres: Rougier & Plé, 108 Boulevard Saint Germain, 75006 Paris

TÜM YAZILAR          ANA SAYFA

PARiSTE.NET


Ocak 2014'ten bu yana Paris'i en güzel şekilde gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak güncellediğim 500'e yakın yazıyla bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Beğendiğiniz yazıları sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız buradaki bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Bu sitede yer alan tüm fotoğraflar ve site içeriği aksi belirtilmedikçe şahsıma aittir. İçerik ve linklerde rastlayacağınız olası hataları e-posta ile bildirirseniz çok sevinirim. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler. ÖNEMLİ NOT: PARiSTE.NET ALTYAPI ÇALIŞMALARI NEDENİYLE 2018 BAŞINA KADAR YORUM YAZMA ÖZELLİĞİ DEVRE DIŞIDIR.

7 yorum:

  1. Ahmet Bey, yazılarınızı zaten ilgiyle okuyordum ama bunu ayrı bir merakla okudum, resim ve kırtasiye malzemelerini sevdiğimden.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Sercan Bey...

      Sil
  2. Merhaba Ahmet Bey,
    Tam da aradığım yer, tam da doğru kişi.
    2 hafta sonra Pariste olacağım ve gideceğim ilk adres belli oldu.
    Resim yapmayı ileriki rahat günlere erteleyenlerden biri de benim. Bu konuda size daha sonra danışacağım izin verirseniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar,
      Yazılarımın birilerine ulaşıyor olması zaten çok hoş bir duygu ama böyle detay yazılarımın birilerinin işine yarıyor olduğunu görmek, boşuna uğraşmadığımı gösteriyor ya, o ayrı bir keyif veriyor, çok mutlu oluyorum.
      Yorumunuz için teşekkür eder, şimdiden iyi tatiller dilerim.
      Paris'ten sevgiler.

      Sil
  3. Merhaba, stres seviyenizin azalması sevindirici. Ancak umarım bir süre sonra çizim yapma isteğiniz tekrar uyanır.

    Ben ise sizdeki durumun aksine stres seviyem azaldığında resim yapabiliyorum. Çünkü özellikle çizim etkinliği yüksek konsantrasyon istiyor, beynin önemli bir kısmını kullanım için talep ediyor. Uzun süredir ertelediğim resim yapma isteğime nihayet aralıklı da olsa dönebilmiş durumdayım (instagram.com/sengor77 de bazılarını paylaşıyorum). Beynimde biriken imgeler kendi süzgecimden geçtikten sonra kağıtta ya da tuvalde belirmek istiyor. Ben üşenip de o imgeyi yapamazsam strese giriyorum!

    Boş vakitlerimin bir kısmını eğer resim yapmıyorsam wikiart.org gibi yerlerde sevdiğim yerlerin ve konuların resimlerine bakarak geçiriyorum, bu da size tavsiye edebileceğim etkili bir harakete geçme yöntemi. (Paris'te güzel resimlerin kendilerini görebileceğiniz bir kaç nokta da vardı galiba :))

    Sizin yaşadığınız ortamda oluşacak imgelerin zenginliğini ise düşünemiyorum, size muhtemelen sesleniyorlardır "Ne duruyorsun? Unutmadan ölümsüzleştir beni" diye. Çizim yeteneğiniz etkileyici düzeyde. Renk kuramı ile birlikte yeteneğinizi daha da ileri taşımak isterseniz seve seve bir çok kaynak önerebilirim. Örneğin Place de Fürstenberg'i sizin kaleminizden ya da fırçanızdan görmek çok güzel olurdu. (Favorilerimden birisi Serge Belloni'nin resmidir)

    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blog'ta geniş kitlelere ulaşacak yazılar olduğu gibi, kendi sevdiğim, güzel bulduğum ve başkalarının da haberi olması için çok okunma beklentisi olmadan paylaştığım yazılarımın altında yorum görmek, hele ki böyle bir yorum görmek benim için ne kadar anlamlı bilemezsiniz.

      Yazımda da belirttiğim gibi ben sadece stres altındayken resim yapabiliyorum. Zaten hiçbir zaman elime kağıt kalem alıp "hadi resim çizeyim" diye resim çizmedim. Bir bakmışım, bir şeyler çizmişim şeklinde oluyor :) O yüzden benimki rahatlamak için yapılmış karalamalar haliyle, sizin gibi bilinçle ve istemle yapılmış çizimlerse resim oluyor.

      Ben bu blog işi çıkana kadar fotoğraf bile çekmezdim, en sevdiğim şey fotoğraf çektirmekti :) İçinde benim olmadığım fotoğrafa fotoğraf değil kartpostal derdim :))) Yo yo kesinlikle ego meselesi değil, tarihe iz bırakma, varlığını belgeleme endişesi galiba. Tabii zamanla blog için fotoğraflara ihtiyacım oldu, bir baktım bütün fotoğraflarda ben varım :) Çaresiz fotoğaf çekmeye başladım; yavaş yavaş da sevdim fotoğrafı. Sanırım ben artık gördüklerimi fotoğrafla ölümsüzleştirmeye çalışıyorum. Evet üşengeç biri olduğum doğrudur :) Değil mi ki o yüzden ressamlar gözümde çok çok daha kıymetli...

      Paris'in her köşesinde durup saatlerce bir köşeyi seyredebilirim, o kadar ilham verici olduğu muhakkak; gördüklerimi tek nefeste ama doya doya içime çekiyorum, sanki içeride bir yerlerde birikiyor; bilemiyorum...

      Daha piyano çalmayı öğrenmem gerekiyor, şan kurslarına gitmeliyim, dünyayı dolaşmalıyım, yapacak ne çok şey var. Resim yapmayı öğrenmek de bunlardan biri olabilir ama vakit bulsam zaten ilk iş kitap yazmam gerekiyor ama blog yazmaktan kitap yazmaya vakit yok :) Yine de vakitsizlikten şikayet ettiğim de anlaşılmasın güzel bir koşturmacayla geçiyor hayat; beş yıldır sıfır stres; o yüzden çizemiyorum ya artık ;)

      İlginiz, önerileriniz ve güzel yorumunuz için teşekkür ederim. Hepsini aklımın bir köşesine yazdım, hepsi kendi kuluçkasında demleniyor.

      Size sanat dolu nice güzel günler diliyorum.
      Sevgiler, selamlar.

      Sil
  4. Yanıtınız için çok teşekkürler. Borges'in "Ben cenneti hep bir çeşit kütüphane olarak düşlemişimdir" sözünü çok severim. Ama benim cennetimde o binanın bir kaç katı da mutlaka sanat malzemeleri mağazasıdır (Girişi de kafe olabilir tabi). "Kadmiyum sarısı" sözü bile modumu yükseltir. Bu arada Paris'teki La Maison du Pastel biz resimseverlerin kabesi gibi bir yerdir. Çok okunmayacaktır muhtemelen ama belki bir gün yolunuz düşerse ve sahibesi tatlı hanım ile konuşabilirseniz çok sevinirim. Ben gittiğimde kapalıydı malesef.

    Biz de size renk ve fotoğraf dolu günler dileriz. Sevgiler, selamlar.

    YanıtlaSil

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Paris Hava Durumu

Megby

BİLGİ VE TEŞEKKÜR

Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak yeni yazılarla güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Paris üzerine yazdığım 470'den fazla yazı arasından beğendiklerinizi sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız, bu bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

ÖNEMLİ NOT: PARiSTE.NET ALTYAPI ÇALIŞMALARI NEDENİYLE 2018 BAŞINA KADAR YORUM YAZMA ÖZELLİĞİ DEVRE DIŞIDIR.

Google+ Takip Edenler

Konsolosluk Rehberi

pariste.net kaç kez okundu?

Reklam ve Sponsorluk

© 2014-2016 Tüm hakları saklıdır. Yazı ve görseller izinsiz kullanılamaz Pariste.Net Paris Gezi ve Yaşam Rehberi.
Powered by Blogger.