Paris’te yolu Montmartre Tepesi’ne düşen herkesin ya başından ya sonundan mutlaka gördüğü ama içine bir türlü girmediği, yani yine uluorta olduğu halde gizli saklı kalmış yerlerden birini, güzel bir parkı tanıyacağız bu yazımızda: Square Louise-Michel… İlk olarak 1877‘de yapılmış ve sık sık renovasyon çalışması yapılmış yaklaşık 24 dönümlük bu parkın adı tarih içinde pek çok kez değişmiş ve yakın
Paris'in içinde olduğu kadar yakın çevresinde de yapacak o kadar çok şey var ki, hangi birine öncelik vereceğine şaşırıyor insan. Örneğin baharın çiçeklerini ya da sonbahar yapraklarını görmek için uzaklara gitmenize gerek yok, Le Vésinet - Le Pecq gibi bir yere, bu küçük cennete ulaşmak o kadar kolay, burada gezinmek o kadar keyifli ki. Le
Hani diyorum ya Fransa'da ölmeden önce görmeniz gereken 1.000 köy var diye; yine çıktık yola, Paris çevresinde o köy sizin bu köy benim dolaşıyoruz, bu kez yine küçük ama yine çok güzel bir köyde, La Roche-Guyon'da mola veriyoruz. Amacım sadece bu köyü görmek için Paris'ten kalkıp gelmenizi sağlamak değil; yine civarda yapacak pek çok şey
Fransa’yı Fransa yapan en önemli özelliklerden biri, sanata ve sanatçıya duyulan saygıdır. Bu ülkede sanat da sanatçı da el üstünde tutuluyor. O yüzden her düşünce akımından, her görüşten sanatçıların birbirinden değişik eserler üretmesi mümkün, çünkü atmosfer buna müsait. O kadar ki, sanat ne Paris’in ne de diğer büyük şehirlerin tekelinde. Ülkenin neresine giderseniz gidin karşınıza
Hani ilgi çekmek için, “Ölmeden Önce Görmeniz Gereken 10 Köy” diye gereksiz listeler yaparlar ya işte biz o listeyi “Fransa’da Ölmeden Önce Görmeniz Gereken 1.000 Köy” diye yapsak yeridir. Çünkü Fransa’da birbirinden güzel, birbirinden özel o kadar çok güzel köyler vardır ki aklınız durur. Aslına bakarsanız ben bu “en”li listelere oldum olası karşıyımdır; yazılarımda bir yerden
Bu yazıda yine Paris çevresinde görülmesi gereken en en özel şatolardan birini daha tanıyacağız hep birlikte. Dışarıdan bakıldığında içerinin ne sürprizlerle dolu olduğunu anlayamayacağınız ama içeriyi gezerken nasıl özel bir yerde olduğunuzun farkına varabileceğiniz şatomuzun adı La Roche Guyon Şatosu - Château de La Roche-Guyon (la roş giyon ya da la ğoş giyon). Şanslı biri
ÖNEMLİ NOT: Bu yazı, Paris'te düzenlenen otomobil fuarları hakkında fikir versin diye yazılmıştır ve herhangi bir güncelleme yapılmamaktadır, sadece belirli aralıklarla yazılanlar gözden geçirilir. 1-16 Ekim 2016 tarihleri arasında Paris'te otomobil tutkunlarının kaçırmaması gereken bir fuar var: Paris Auto Show - Paris Otomobil Fuarı - Mondial de l'Automobile Paris 2016. Benim gibi otomobil konusunda saatlerce
Hep söylediğim gibi Fransa’daki köyleri, bizim bildiğimiz anlamdaki köylerden ayıran en büyük özelliklerden biri, o köylerde rüya gibi evler ve çevre düzenlemesinin yanında çoğu zaman kaliteli restoranlar, konservatuarlar, dans okulları, sanat galerileri ve hatta birbirinden değerli müzelerin de olması. Sadece 500 civarında insanın yaşadığı Giverny‘de de, akın akın insanın gelip ziyaret ettiği, yine böylesine değerli bir müze var
Paris’in hazineleri bitmek bilmiyor. Öyle ki bu hazineler hep ulu orta yerlerde olduğu halde, başka şeylere odaklandığımızdan mıdır, yoksa odaklanacak çok fazla şey olduğundan mıdır nedir, bazen gözden kaçabiliyor. Ama biz hep birlikte Paris’in altını üstüne getirmeye devam ediyoruz ve bu yazıda yine o hazinelerden birini, Paris’i deniz kenarında bir liman kenti gibi hissetmemizi sağlayacak olan
İnsan bazen istiyor ki şöyle ferah feza bir yerde oturayım da içim açılsın, hayatın ve Paris’in tadını keyifli bir yerde çıkarayım ama Paris genelde düz bir şehir olduğu için, şöyle uçsuz bucaksız bir ferahlık hissedebileceğiniz mekanların sayısı da pek fazla olmuyor. Özellikle “bir şeyler yiyip içerken Eyfel Kulesi’ni de göreyim” dediniz mi fiyatlar alıp başını









