Tag

ALIŞVERİŞ

Browsing
Bu yazıda sizlere bir hazır giyim markası olan Uniqlo’nun Marais Bölgesi‘inde bulunan, görülmeye değer mağazasından bahsetmek istiyorum. Çünkü Marais’de bir gün geçirmek isteyenlerin gezerken buraya da bir girip çıkmalarını istiyorum. Hayır hayır bu bir reklam yazısı değil, zaten fotoğrafları görünce neden buradan bahsettiğimi ve buranın neden blogda bir yazı konusu olmayı hak ettiğini anlayacaksınız. Yazılarımı
Paris’in pek çok yaya bölgesinden biri olan Marché Montorgueil (marşe montorgöy ya da mağşe montoğgöy) Châtelet – Les Halles‘in kuzeyinde, Sentier metro istasyonun hemen yanında yer alan keyifli bir sokak aslında. Sentier’den ilk girdiğinizde sizi kemerli bir kapı karşılıyor. Hemen girişte sağda bir Starbucks var. Buradan içeri girdiğiniz anda aslında Rue des Petits Carreaux’da yürüyorsunuz, yol daha sonra Rue Montorgueil
(Önemli Not: RESTORASYON NEDENİYLE GEÇİCİ OLARAK KAPALI) Paris pasajlar cenneti. Bu yazıda yine öylesi güzel pasajlardan birini daha tanıyacağız birlikte ama bu seferkinin konsepti biraz daha hoş; bizi alıp çocukluğumuza götürecek, çocuklara ise "yaşasın çocuk olmak" dedirtecek özel bir yer: Prensler Pasajı - Passage des Princes... 1860'tan günümüze varlığını sürdüren Prensler Pasajı - Passage des
Bu yazıda yine Paris’in o keyifli kapalı pazar yerlerinden birini daha tanıyacağız ama sanki bu kez biraz daha genç işi, biraz daha canlı ve hareketli bir yerdeyiz: Marché des Enfants Rouges (marşe dezanfan ruj ya da mağşe dezanfan ğuj). Marais Bölgesi‘nin kuzey tarafında, Rue de Bretagne üzerine yer alan bu pazar yeri, bir yanda balık ve şarküteri ürünleri, bir
Paris şehir merkezinde AVM anlayışı çok yaygın olmadığından alışveriş yapmak için daha çok cadde üzerindeki butikler ya da çok katlı mağazalar tercih edildiği için Türkiye'deki gibi dev AVM'lere rastlamanız mümkün değil. Burada hayat daha çok caddelerde akıyor, yani yaşam dışarıda. Sokak sokak gezip, mağaza mağaza dolaşıp, eskiden İstanbul'da da olduğu gibi daha insani koşullarda alışveriş
Bu yazımız hardal sevenler için... Elbette damak tadınıza uygun, diğerlerinden çok daha güzel olduğunu düşündüğünüz pek çok hardal markası olabilir. Sonuçta "zevkler ve renkler" meselesi olduğundan bu yazımda "en iyi hardalın satıldığı yer" iddiasında bulunmayacağım ama Maille (maay) 1747'den beri hardal uzmanı olarak varlığını sürdürmüş çok önemli bir marka. Sadece Paris'te, Djon'da ve Londra'da birer
Paris'in en keyifli yönlerinden biri de elbette ki Vero Dodat Pasajı gibi, ulu orta bir yerde olduğu halde kıyıda köşede kalmış gizli hazinelerini keşfetmek. Bir zamanların AVM'leri olarak inşa edilmiş pasajlar aslında, özellikle Osmanlı dönemindeki "kapalıçarşı" mantığıyla paralel olması bakımından bize epey aşina. Biliyorsunuz Türkçedeki "pasaj" sözcüğü, Fransızca'daki "passage"dan dilimize geçmiş. Özellikle bir zamanlar Kadıköy, Şişli,
Bu yazıda, Rue des Petits Champs üzerindeki pasajlar üçlememizin sonuncusu ve en güzelini tanıyacağız. Sanıyorum, Paris'teki en görkemli, en etkileyici pasajı burası: Vivienne Pasajı - Galerie Vivienne... Bu pasaj hakkında ne yazacağımı, ne diyeceğimi bilemiyorum; o kadar güzel o kadar etkileyici bir yer ki; aslında sadece resimlerini koyup "burayı mutlaka görün" demem yeterli :) Dilerseniz
Pasajlar cenneti Paris'in en güzel pasajlarından biri olan Colbert Pasajı - Galerie Colbert'i tanımaya geldi sıra. Bir dönem AVM'lerin yerini tutan, hem sokak hem de geçit görevi gelen, çoğunlukla üzeri kapalı olan bu yapılardan Paris'in pek çok köşesinde var ve çoğu ilk günkü güzelliğini koruyor. Colbert Pasajı ise bunların arasında en iyi korunmuş olanlardan biri.
Pasajlar cenneti Paris'te yine gizli saklı kalmış bir pasajı geziyoruz: Choiseul Pasajı - Passage Choiseul (pasaj şuazöl)... 2. arrondissement'da, kuzeyde Rue Saint Augustin, güneyde Rue des Petits Champs arasında yer alan bu pasajın içinden Parisliler 1827'den beri gelip geçiyor. Benimse yolum, uzunca bir süre neredeyse her Çarşamba öğlen bu pasaja düşerdi. Exchange arkadaşım Franz'la "4 Septembre" metrosu çıkışında