Facebook Facebook Twitter Instagram Google LinkedIn Pariste.Net English

12 Aralık 2014 Cuma

"Macaron" Rüyası: Laduréé

Ladurée
(Son Güncelleme: 01.04.2017) Şunca zaman oldu Paris'te yaşayalı, pek çok kez de önünden geçip gitmişimdir, geçtiğimiz güne kadar içine girip de şöyle bir bakmamıştım nedense Ladurée'ye. Böylesi efsanevi, bir o kadar da turistik yerlerden hep tedirgin olmuşumdur. Tamam, illâ ki güzeldirler ama içi boşaltılmış, anlamını kaybetmiş bir şeyle karşılaşacağım da hayalimdeki resim bozulacak diye korkarım hep. Örneğin Kız Kulesi'ni yıllarca uzaktan seyredip, bir gün oraya gidebilmeyi hayal etmiş bir neslin temsilcisi olarak; Kız Kulesi'ne ayak bastığım o anki hayal kırıklığım gibi.

Paris'e gelen pek çok arkadaşımı Champs-Elysées'de gezdirirken mutlaka Ladurée'nin içine girip bir bakmalarını öneririm. Nedense ben hep kapıda beklerim onları, içeri giresim gelmez bu yüzden. İçeri girenler -özellikle kız arkadaşlar- yüzlerinde kocaman bir gülümsemeyle çıkarlar dışarı. İçeride gördüklerinin güzelliğinden mi yoksa dışarıya döndüklerinde Champs-Elysées'de olduklarına inanamamalarından mı bilmem; onlar mutlu olunca mutlu olurum ben de.

Ama geçen gün; bu doğum günümün bir-iki ay kadar öncesinde, Ladurée'de kutlamaya karar verdim doğum günümü. Kutlamak dedimse, öyle pastalı mumlu değil, adam gibi gidip çay kahve bir şeyler içeceğiz, yanında da çikolatalı "macaron" yemek hayalim.
Ladurée - Champs Elysées
Severim böylesi oyunları; dilediğim zaman gidebileceğim halde, böyle bir anlamlı güne karar kılarım, o güne kadar da kapısından yüz defa da geçsem girmem içeri. Mevzu oluyor işte, eğlence oluyor; her geçişimde önünden "şimdi değil, doğum günümde" diye bir bekleyiş, bir sabır, belki de bir oyun, bilemiyorum.

Sonra gün geldi çattı... İki gün önce doğum günümdü. Aslında diğer seçenek de Eyfel Kulesi'nde bir akşam yemeği yemekti ama cidden böyle bir şeye hevesim yoktu. Gerek de yoktu çünkü. İnanın otuz yaşından sonra doğum günü kutlamak bile gereksiz gelmeye başlıyor; belki bir gün seksenimi geçmeyi başarabilirsem, işte bu gerçekten "başarı"; o zaman ortada kutlanacak bir şeyler olabilir :)

Neyse, doğum günümdü işte iki gün önce. Akşam "Şanzelize"deki Noel Pazarı'nı gezdik, orada "bretzel" yedik sıcak sıcak, başka bir köşesinde "bratwurst" yanında alman birası, finalde de sıcak şaraplarımızı yudumladıktan sonra ver elini Ladurée...
Ladurée - Champs Elysées
Ladurée (la düre ya da la düğe) II. İmparatorluk döneminde, yani Paris'in en lüks, en şık olduğu zamanlarda Louis Ernest Ladurée tarafından 1862'de kurulmuş. O dönemin atmosferinde estetik değerler ve lüks Paris'te tavan yaptığı için o geleneğin bütün izleri de Ladurée'ye yansımış haliyle. O zamanki lezzetinden günümüze ne kadarı kaldı bilinmez ama benim gibi estetik düşkünü biri için Ladurée şubelerinin dekorasyonu ve estetik detayları gayet etkileyici. Ladurée 1993'de Holder Grubu tarafından satın alınmış. Artık yaşam şeklinin hayatımıza yansıması sosyolojik bir olgu ama tarih içinde estetik anlayışının değişmesi, burjuvalaşmanın estetik kaliteyi alaşağı etmesinin izleri, her alanda olduğu gibi burada da kendini gösteriyor. Yine de günümüzde, elimizde "değer" anlamında kalan en önemli yerlerden biri burası; zaten yıllardır bu ününün, bu değerinin kaymağını yiyor.

Ne zaman kapısından geçsem önünde uzun bir kuyruk; insanlar neyi bekler, niye bekler anlamam :) Ama ben şanslı adamımdır, bir gittim içerisi bomboş... Bizi güzel, güleryüzlü bir görevli karşıladı. Ön tarafta, Champs-Elysée'ye bakan bir masaya oturduk şansımıza. Kimileri masa örtüleri serili masalarda akşam yemeklerini yiyordu; bizse sadece tatlı ve içecek alacağımızı söyledik. Yani dilerseniz burada akşam yemeğinizi de yiyebilirsiniz.

Menü epey zengin; yemesi-içmesi tatlısı şusu busu ne ararsanız var. Fiyatlar haliyle ortalamanın üzerinde ama kırk yılın başı bir Paris'e gelmişsiniz, bu ritüeli de yapmaktan bir zarar gelmez. Benim gibi özel bir günü kutluyorsanız o zaman daha bir anlamlı oluyor tabi Ladurée'de olmanız.
Ladurée - Champs Elysées
Ön tarafa bakan kısım, konum olarak şahane olsa da atmosfer olarak o kadar da etkileyici değil. Sadece hep dışarıdan "güzel" olarak gördüğünüz hoş bir pastanenin içinde olmanın verdiği keyif oluyor. Onun dışında servis; hizmet olarak vasat olsa da sunum olarak tatminkâr.

Dediğim gibi, ben klasik adamım, yoksa gittiğim yerde -genelde- "earl grey" çay içerim. "Macaron"da da tercihim her zaman için çikolatalı olanlarıdır. Bazen bir "çılgınlık" yapmak istersem o zaman kahveli olanları tercih edebilirim :) Makaron yemede de özel bir taktik geliştirdim, önce damağına yerleştiriyorsun, sonra dilinle hafifçe ezmeye başlıyorsun, bir otuz saniye sonra Allahım, o nasıl bir lezzet :)

Makaron yemeye Paris'te başladım aslında, İstanbul'da yaşarken benim tatlım eklerdi... Özellikle Ayben'den makaronun tarifini duyunca bu tatlıya olan saygım arttı. Tuğrul'un da özellikle İstanbul'da nasıl güzel makaron bulamayışının hikayelerini dinledikçe Paris'teki makaronların kadirini kıymetini o zaman anladım :) Ne zaman damağımda bu lezzet olsa aklıma hemen onlar gelir.

Çayın sunumu güzeldi ama çok sıcak değildi. Belki de bende bir tuhaflık vardır, çay dediğin ağzını yakacak... Neyse ki demlikle geldiği için 2-3 fincan içme şansınız oluyor, kahve gibi iki yudumda bitmiyor. Sonra fotoğraf çekmek için içeride biraz dolaştım. En sevdiğim şeylerden biri, yetkililere blogger olduğumu, Türkçe bir blog yazdığımı, o nedenle resim çekmek istediğimi söylemek. Aslında mekan boşken, randevu alıp gelmem, daha şık resimler çekmem gerek ama sanki böyle yaşarken, olayların içindeyken çekip koyduğum fotoğraflar daha doğalmış gibi geliyor bana?
Ladurée - Champs Elysées
Yetkili ısrarla arka taraftaki barı çekmemi istedi. Zaten ilk geldiğimizde de oturmak için orayı önermişti ama biz ön tarafı seçmiştik. Gidip arkaya baktım, hakikaten hoş bir dekorasyon ama benim Ladurée'den beklediğim atmosfer değil; başka bir marka için belki ama Ladurée'de oturup bir şeyler yiyip içecekseniz, insan daha parizyen bir ortamda olmak istiyor.

Üst kata çıkınca yukarının daha da güzel olduğunu görüyorsunuz. Oda oda düzenlenmiş, çok şık bir atmosferde akşam yemeğini yiyor insanlar. Tabi fotoğraf çekerek onları rahatsız etmek istemedim; buranın daha detaylı resimlerini görmek için Ladurée'nin kendi web sayfasına bakabilirsiniz. Özellikle üst katın Champs-Elysées'ye bakan köşesi gerçekten hoş...

Benim gibi damak zevki çok gelişkin olduğunu iddia etmeyen ama sevdiği sınırlı sayıdaki yemekleri -eğer lezzetlilerse- yerken kendinden geçen biri için daha öncelikli konu yemeğin yenildiği atmosfer oluyor haliyle. Öyle her zaman değil ama ara ara gidip böyle yerlerde kendimi şımartmayı seviyorum.
Ladurée - Champs Elysées
Sonuçta bir doğum günü de böyle geçti. Maksat ağzımız tatlansın, hoş bir anı kalsın geride, yoksa evimde oturup bir fincan çay ya da kahve, bir küçük tatlıyla da aynı mutluluğu yaşayabilenlerdenim çok şükür. Zaten nerede değil kiminle olduğunuz değil mi önemli olan?

Ladurée'nin Paris'te birkaç tane daha şubesi, bolca da "corner"ı var sağda solda. Benim gözüme kestirdiğim diğer iki şubeden biri Madeleine ile Concorde, diğeri de Saint Germain ile Seine Nehri arasında. İlk fırsatta oralara da gitmek istiyorum.

Doğruyu söylemek gerekirse bugüne kadar Paris'te ünlü ya da ünsüz birbirinden güzel o kadar çok mekanda yeme içme fırsatım oldu ki Ladurée'yi onlardan üstün ya da ayrıcalıklı kılan bir şey inanın ki yok. Ladurée gibi pek çok güzel mekan var Paris'te. "Macaron" konusuna gelince, Paris'te herhangi bir pastaneye gitseniz yüzde doksan ihtimalle yiyeceğiniz makaron olağan üstü lezzetli olacaktır. Zaten Paris'te yaşayalı beri "en iyi restoran, en güzel café, en leziz ekler, en nefis makaron" gibi listeler yapmanın anlamsız olduğunu keşfettim. Hepsi birbirinden iyi, birbirinden güzel, birbirinden leziz, birbirinden nefis. Listelerle kendinizi sınırlamayın, biraz da şansınıza güvenip kendiniz bulmayı deneyin, eminim pişman olmayacaksınız.

Afiyet olsun






KATEGORİLER          ANA SAYFA

PARiSTE.NET


Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Beğendiğiniz yazıları sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız buradaki bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Bu sitede yer alan tüm fotoğraflar ve site içeriği aksi belirtilmedikçe şahsıma aittir. İçerik ve linklerde rastlayacağınız olası hataları e-posta ile bildirirseniz çok sevinirim. Ayrıca bu yazı ile ilgili görüş, düşünce ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyin lütfen. Özellikle, Paris'te yaşadığınız deneyimleri diğer okuyucularla paylaşmanız daha çok kişinin sizin deneyimlerinizden yararlanmasını sağlayacaktır. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

2 yorum:

  1. Buraya girdiğimde yukarı katın tam bir labirent olduğunuz keşfettim, atmosferiyse çok kasfetliydi çok fazla iç içe girmiş masalar oturma düzeni e Paris de hep böyle aslında :)
    lavaboyu arayıp bulmakta çok zorlandım yanımdaki kızım ise bayağı bir zorlandı. paris deki en mutsuz anım burada oldu çünkü içeride kayboldum kapısı açılmayan bir boşlukta 2 dk. kadar mahsur kaldım kızımın korkması cabası, ama yinede macaronlar güzeldi :) bu yazıyı okuyanlara tavsiyem burada lavaboya gitmeyin... sizde lavaboyu sorarsanız tarif etmekte zorlanabilirler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ladurée benim de hayallerimde bir yer değil ama macaronu seviyorum madem dedim, bu doğum günümü de burada kutlayayım; yoksa yazıda da dediğim gibi Paris'te bu ayarda lezzetti macaron yapan tonla yer var haliyle :)

      Ben üst katları sevdim şahsen ama gecemin konseptine uygun değildi; oradaki odalarda daha çok, kalabalık gruplarla, 5-10 kişilik arkadaş ortamında yemek yemek hoş olabilir; tabi özel yemekler, yoksa o kadar ağır bir ortamda şen şakrak dost meclisi muhabbeti keyif vermez, atmosferi de bozar zaten :)

      Tuvaletler için merdivenlerden çıkınca önce sağa, sonra hemen sola dönmek gerekiyor. Koridor boyunca yürünüyor epey, tren gibi :) İleride solda karşınıza çıkıyor. Tabi erkekler tuvaleti bu söylediğim, kadınlar tuvaleti de hemen yanında bir yerdedir muhakkak; bir daha gidersem bakarım :)

      Sevgiler...

      Sil

Konsolosluk Rehberi

REKLAM ve SPONSORLUK

BİLGİ VE TEŞEKKÜR

Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak yeni yazılarla güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Beğendiğiniz yazıları sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız, bu bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Yazılarla ile ilgili görüş ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyiniz. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

Google+ Takip Edenler

İLETİŞİM FORMU

Ad

E-posta *

Mesaj *

pariste.net kaç kez okundu?

© 2014-2016 Tüm hakları saklıdır. Yazı ve görseller izinsiz kullanılamaz Pariste.Net Paris Gezi ve Yaşam Rehberi.
Powered by Blogger.