Facebook Facebook Twitter Instagram Google LinkedIn Pariste.Net English

6 Ekim 2014 Pazartesi

Paris Otomobil Fuarı 2014 - Paris Auto Show 2014 - Mondial de l'Automobile 2014 Paris

Audi TTS - Paris Auto Show 2014
Benim gibi otomobil düşkünü birinin kaçırmaması gereken şahane bir fuar var bugünlerde Paris'te: Paris Otomobil Fuarı (Paris Auto Show - Mondial de l'Automobil) 4 Ekim'de ziyaretçilere kapılarını açan bu muhteşem fuar 19 Ekim Pazar gününe kadar Porte de Versaille'daki fuar alanında gezilebiliyor.

Ben de açılışın ertesi günü kalkıp fuara gittim ve salondan salona dolaşırken gördüğüm birbirinden güzel otomobiller arasında kendimi kaybettim. İşte bugünkü yazım bu fuardan izlenimlerim üzerine:

Paris Otomobil Fuarı ilk olarak 1898'de Tuileries Bahçesi'nde gerçekşektirilmiş ve tarihin ilk otomobil fuarı olma özelliğini taşıyor. O dönemde 232 model araç sergilenmiş ve tam 140 bin kişi fuarı gezmiş... İnsan bu işlerin 116 yıl önce başladığına, biz nelerle uğraşırken başkalarının nelerle uğraştığına inanamıyor...
Mini Superleggera Vision - Paris Auto Show 2014
1962'den beri Porte de Versaille Fuar Alanı'nda gerçekleştirilen Paris Otomobil Fuarı,  1976'dan bu yana her iki yılda bir düzenleniyor. İki yıl önce, 2012'deki fuara gittiğimde pek bir şey anlamamış, hem kalabalık nedeniyle, hem de kataloğu düzgün takip etmediğim için plansızlıktan dolayı pek keyif almamıştım ancak bu gidişimde erkenden orada oldum, broşürdeki salon planlarını iyice inceleyip gerçekten görmek istediğim markaların standlarına nokta atış yaparak hem vakitten kazandım, hem de yorulmamış oldum.

Tabii ki birbirinden muhteşem araba modelleri vardı yine ve pek çoğu ilk kez Paris'te görücüye çıkıyordu. Yenilikleri yakından takip etmek ve bizzat şahit olmak her zaman ilgimi çektiği için, hem de konu bu kez en büyük tutkularımdan biri olan "otomobil" olduğu için fuar alanında sanki cennette dolaşıyormuş gibi gezindim bütün gün.

Konsept araçları incelemek, otomobil sektörünün geleceği hakkında fikir sahibi olmak kadar yakın dönemde trafikte göreceğimiz araçları realist bir gözle incelemek de bir o kadar önceliğimdi.

Örneğin Mini'nin yeni beş kapılı modelini ilk bakışta çok sevdim ama her Mini modelinde olduğu gibi yine aracın içine girince klostrofobik bir duyguyla kendimi dışarı attım :) Her seferinde bu duyguyu yaşıyorum; bir zaman sonra da unuttuğum için yolda gördüğüm bir Mini'ye yine aşık aşık bakıyorum nedense. Gerçekten tasarım olarak olağanüstü sevimlilikte bir araba, eminim teknik olarak da çok iyi özellikleri vardır ama arabanın içine girince kendimi kibrit kutusunda gibi hissediyorum. Yine de Mini'nin konsept otomobili Superleggera Vision'un çok şık ve farklı olduğunu söylemeliyim.
Alfa Romeo 4C - Paris Auto Show 2014
Fuarın en havalı arabalarından biri hiç kuşkusuz Alfa Romeo 4C'ydi bence. Birbirine benzeyen tonla araba içinde oldukça dikkat çekici bir çizgisi ve albenisi vardı. Gerçi "al beni" diyordu ama böyle bir araçla günlük yaşamda trafikte olmak ne kadar mantıklı; tartışılır.

Sonuçta bir yandan göz banyosu yaparken bir yandan da mantıklı bir araç bakınıyordum haliyle. Halen Honda Jazz kullanan biri olarak arabamdan çok memnunum; son derece sessiz, sorunsuz ve yakıt tüketiminde hiç üzmeyen bir araç. Fuarda o kadar araba gördüm de hiçbirinin direksiyonuna oturduğumda kendimi, kendi Jazz'ımdaki kadar rahat hissetmedim. Bir kere panoramik cam tavanı önemsiyorum; bu olmayınca araba beni boğuyor artık. Tabii kıyaslamam Jazz ayarı ve onun biraz üstü arabalar için geçerli. Yoksa cabrio araçlar her zaman tercih nedenimdir :)
Mini 5 Portes - Paris Auto Show 2014
Bir de hayal kurarken kendimi kısıtlayan bazı kriterler var: Örneğin, piyangodan trilyon da çıksa şu an oturduğumuz minik evden çıkmama kararımız var :) Eh, şu an oturduğumuz evin otoparkında bizim garajın bulunduğu -2'ye inmek için de daracık yerlerden geçmek gerekiyor; hal böyle olunca da koca jiplerle otoparka girmek mümkün değil, yani el mecbur çok param da olsa küçük bir araba almak zorundayım :) Tamam mütevazı adamımdır ama konu araba oldu mu biraz kesenin ağzını açabilirim; hele kesenin dibi dolu olsa sonuna kadar bile açabilirim :) Dolayısıyla küçük ve etkileyici modellerle ilgileniyorum bir süredir. Kaldı ki Paris'te büyük araba ile dolaşanlara pek rastlamazsınız, rastlasanız bile onlar çoğunlukla "görmemiş" olarak algılanıyor. Milyon euro'luk evlerde oturup son derece mütevazı araçlara binen o kadar çok insan var ki çevremde, bu ister istemez benim de düşünce yapımı etkiliyor.

Bu çerçevede hem küçük hem de hayalleri süsleyecek bir araba söz konusu olunca şu sıralar Audi TT ile bir aşk yaşıyorum :) Tabii bu aşk henüz karşılıklı değil ama olsun. Zaten benim de hevesim bir süre sonra geçer :)
Audi TT Sportback - Paris Auto Show 2014
İstanbul'da yaşarken büyük ve gösterişli arabalara hayran olduğum doğrudur. Sanırım bu İstanbul trafiğinde "büyük olan kazanır" anlayışından kaynaklanıyor, yani yol kapabilmek için büyük bir aracınız olmalı gibi bir algı var ama Paris'te durum böyle değil. İnsanlar minik minik arabalarla dolaşıyorlar, zaten herkes sokaklara parkederken tampon tampona vura vura kendine yer açıyor :) O yüzden de küçük araba konusunda iyice ikna oldum.

Bir de çevre konusundaki hassasiyet burada iliklerime işledi. Arabanın yakıt tüketimi kadar karbondioksit salınımı da benim için çok önemli bir kriter. Sırf bu nedenle bile lüks ve büyük araçlardan soğudum diyebilirim. Artık bir araç kataloğunu incelerken sadece güç ve performans kriterlerine değil karbondioksit salınımı değerlerine de bakıyorum ve eğer bu değer yüksekse araba otomatikman seçeneklerim arasından eleniyor.

21. yüzyıla gireli 14 yıl olmuş ve bizler hâlâ fosil yakıt tüketen otomobillere mahkumuz, bu gerçekten inanılır gibi değil. Tamam, uçan otomobillerin yakın gelecekte olmayacağına ikna oldum ama bari elektrikli otomobiller yaygınlaşsa ve normalleşse.

Renault'nun Zoe modelini bu nedenle önemsiyorum. Eğer garajımıza elektrik kablosu çekme projesi gerçekleşirse bu tarz bir araba sahibi olmayı çok isterim ama katettiği mesafe henüz yeterli olmadığı için ve şarj üniteleri de yaygınlaşmadığından haliyle tereddütleri olabiliyor insanın.

Fuarda en kalabalık standlardan birinin Tesla olması gerçekten sevindiriciydi; tüketici elektrikli otomobillerle ilgileniyor ve bir yaygınlaşabilse, sistemi bir oturtulabilse anında elektrikli otomobile geçeceklerine eminim. Özellikle Teslanın 500km menzilli araçlarını görünce gelecek için epey bir umutlandım.
Tesla Model S - Paris Auto Show 2014
Tabii yine de bildik rüya otomobiller her zaman aklımzı başımızdan alıyor; bir Maserati olsun, bir Bentley olsun; biri hediye etse hayır demem herhalde :) Ne de olsa Fransa'da yıllık otomobil vergisi diye bir şey yok, arabayı kullanmadıkça pek bir masraf çıkartmaz durduğu yerde :) Gerçi arabayı bizim garaja nasıl sokup çıkarırım hiç bilemiyorum ama Champs-Èlysées'den aşağı şöyle bir salınmak, Seine Nehri kıyısınca bir tur atmak, hatta yakın civardaki şatolara giden ormanlık yolda klasik müzik dinleyerek yol almak hiç fena olmazdı...

Ama dediğim gibi, bilindik lüks araçların karbondioksit salınımları bir fecaat; onların trafikte dolaşmasına nasıl izin veriyorlar bilemiyorum. Tabii "çevre dostu" modelleri de var ama şu arap şeyhi kılıklı insanların kullandığı araçların genelde böyle bir kaygısı yok ne yazık ki.

Tesla'nın ModelS'inin içi de dışı kadar etkileyiciydi bu bakımdan. Hele içindeki dev kontrol panelini görünce gözlerime inanamadım. "Uçak gibi" deriz ya hani, tam da öyleydi ön konsol.
Maserati - Paris Auto Show 2014
Tabii Bentley'in yeri bende ayrıdır. İlk kez, yıllar önce Monte Carlo'da gördüğüm vanilya rengi bir cabrio modeli vardı, onu hiç unutamam. "Lüzumsuz miktarda" param olursa sanırım bir tane (de) bundan almak isteyebilirim :) Aslında Bentley Convertible bir model olsun da rengi o kadar da önemli değil sanırım :)

Gerçi düşününce dünyada bunca yokluk varken, insan bu fuarın standlarında kendini bir garip hissediyor. Nasıl bir dünya düzeniyse bu, herkes halinden bir şekilde memnun yaşayıp gidiyor. Fuarı gezmeye gelenlerin (yani Paris'te olabilmeyi başarmış insanların) büyük kısmı gördüğü bunca otomobilin hiçbirini hiçbir zaman alamayacaklar ama yine de fikir sahibi olmak için gelmişler ya da hayallerini süsleyen araçları "dünya gözüyle görme" mutluluğunu yaşıyorlar.

Özellikle "lüks ötesi" segmentteki araçların standlarında durum çok enteresandı. Diğer standlardaki gibi elinizi kolunuzu sallaya sallaya araçları inceleyemiyorsunuz, cam bir bariyerin ardından uzaktan fotoğrafını çekmekle yetiniyorsunuz. "Rolls Royce kim siz kimsiniz" gibi bir durum söz konusu sanki? Tuhaf bir dünyadayız vesselam...
Bentley  GTV8S Convertible - Paris Auto Show 2014
Gerçi benim çocukkenki oyuncağım bir "Matchbox" Mercedes'ti, 450SL'di yanılmıyorsam, sarı üstü açık bir arabaydı. Tek bir oyuncak arabam vardı, o kırılırsa ya da kaybolursa yine aynısından aldırırdım anneme yalvar yakar. Halâ o araba ile oynarkenki tekerleklerin yaylanmasını hatırlarım; plakasını ezbere bilirim. O nedenle üstü açık bir Mercedes hep önemliydi benim için ama günümüzde Mercedes'in çizgisini beğendiğimi pek söyleyemeyeceğim. Tabii ben motordan anlamam, benim için ilk kriter estetiktir; o yüzden bu yorumlarım otomobil eleştirisi gibi algılanmasın lütfen; "zevkler ve renkler" diyelim.

Üstü açık araba tutkumsa hiç değişmedi. Gerçi İstanbul'da trafikte değil üstü açık arabayla gezmek camları bile açıp dolaşamadığımız için böyle bir arabaya sahip olmayı hayal bile etmezdim ama Paris'te hem dolaştığınız yollar o kadar güzel ve hava da o kadar temiz ki insan bir cabrio araç sahibi olmaya bayağı bir heveslenebiliyor. Hiç olmadı cam tavanlı bir araç olsun, şöyle ferah feza dolaşayım istiyorum yollarda.

Fiat 500 her zaman için çok sevimli bulduğum bir modeldir ama onu da birkaç yıl önce Milano-Cannes arasında yaptığım gezide kiralık otomobil olarak kullandığım zaman fikrim değişmişti; kesinlikle uzun yolda kullanılabilecek bir araba olmadığını anlamış ve hiçbir zaman sahip olmama gerek olmadığını kavramıştım. Sonra 500L modelini çıkardılar, ona hiçbir şekilde ısınamadım ama bu yılki fuarda görücüye çıkan 500X modeli enteresandı. İnsanın içini kıpraştırmıyor değil.

Bir de Honda standında yeni Jazz'ı ve HRV'yi gördüm. 2015 yazında piyasaya çıkacak bu modeller de epey hoşuma gitti. Jazz'ı kendi arabam olduğu için zaten severim; HRV de eski aşkımdır; eskiden üretildiği vakit Kartal'ın yükseltilmiş versiyonuna benzetirdim :) Şimdi gayet etkileyici bir tasarıma kavuşmuş.

Fuar'da en etkileyici standlardan biri BMW'ninkiydi. Yeni 2 serisi araçlar gerçekten hoş görünüyordu. Özellikle cabrio modelini çok beğendim. Gerçi ben tente tavanlı arabalara eskisi kadar sıcak bakmıyorum "coupé cabriolet" modelleri daha mantıklı buluyorum; o yüzden 3 serisinin cabrio'su daha bir cazip sanki. Bir de mütevazı hayallerimde Volkswagen EOS vardı ama bu yıl fuarda göremedim; sanırım yeni modelini çıkarmayacaklar.
BMW 2 Cabriolet - Paris Auto Show 2014
Volkswagen demişken, Golf'ün 100 kilometrede 1,5 lt yakan bir modelini gördüm: GTE, çok etkilendim ama normal bir golfle arasındaki fiyat farkını görünce tipik Türk mantığıyla "ohoo aradaki farka bir ömür depoyu doldururum ben" demedim dersem yalan olur :)

Fuarda elbette daha başka bir sürü marka ve model vardı; hatta adını sanını bilmediğim, hayatımda ilk kez gördüğüm bir sürü otomobil. Keşke vaktim olsa tekrar gitsem, daha sakin bir zamanda bütün arabaları saatlerce incelesem; sanırım hiç bıkmam...

Kimisi saatlerce maç muhabbeti yapabilir, kimisi tv programları, kimisi moda, ben de saatlerce otomobil konuşabilirim. Top Ten listesi gibi sürekli değişir en sevdiğim araba; bir bakarsınız şu arabayı gözüme kestiririm, bir bakarsınız bu arabayı. Yine de ayaklarım yere basar, elimdekinin kıymetini bilirim. Mutluyum ben Honda'mla :)

Zaten Paris'te otomobil kullandığım da söylenemez. Arabayı en son ne zaman garajdan çıkardığımı bile hatırlamıyorum. Paris Metrosu yetiyor bana; sadece özel durumlarda, en çok da Fransa içindeki gezilerimizde kullanıyoruz arabamızı. Alalı bir yılı geçti 6.000 kilometreyi daha yeni tamamladık...

Buna rağmen nedir bu otomobil sevdası?

Ben de bilmiyorum.

Fuarda çektiğim tüm fotoları görmek için bu linke bakabilirsiniz. Paris hakkında anlık bilgilerden haberdar olmak, güncel gelişmeleri takip etmek ve birbirinden güzel resimlere bakarak içinizin açılmasını istiyorsanız da Pariste.Net'in Facebook, Twitter ve Instagram sayfalarını takip edebilirsiniz.

Kazara Paris'teyseniz, bu fuara mutlaka gitmelisiniz. Fuar 19 Ekim'e kadar açık olacak. Detaylı bilgi için Paris Auto Show'un resmi web sayfasına bakabilirsiniz. Porte de Versaille'daki fuar alanına 12 numaralı metro ya da 2 ve 3a numaralı tramvay hatları ile ulaşmanız mümkün.

Hayallerinizdeki otomobile sahip olmanız dileğiyle, keyifli geziler, keyifli sürüşler...

PARiSTE.NET


Ocak 2014'ten bu yana Paris'i en güzel şekilde gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak güncellediğim 500'e yakın yazıyla bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Beğendiğiniz yazıları sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız buradaki bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Bu sitede yer alan tüm fotoğraflar ve site içeriği aksi belirtilmedikçe şahsıma aittir. İçerik ve linklerde rastlayacağınız olası hataları e-posta ile bildirirseniz çok sevinirim. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler. ÖNEMLİ NOT: PARiSTE.NET ALTYAPI ÇALIŞMALARI NEDENİYLE 2018 BAŞINA KADAR YORUM YAZMA ÖZELLİĞİ DEVRE DIŞIDIR.

0 yorum:

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Paris Hava Durumu

Megby

BİLGİ VE TEŞEKKÜR

Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak yeni yazılarla güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Paris üzerine yazdığım 470'den fazla yazı arasından beğendiklerinizi sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız, bu bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

ÖNEMLİ NOT: PARiSTE.NET ALTYAPI ÇALIŞMALARI NEDENİYLE 2018 BAŞINA KADAR YORUM YAZMA ÖZELLİĞİ DEVRE DIŞIDIR.

Google+ Takip Edenler

Konsolosluk Rehberi

pariste.net kaç kez okundu?

Reklam ve Sponsorluk

© 2014-2016 Tüm hakları saklıdır. Yazı ve görseller izinsiz kullanılamaz Pariste.Net Paris Gezi ve Yaşam Rehberi.
Powered by Blogger.