Bu yazıda sizlere Paris'teki en şık, benim de en çok beğendiğim restoranlardan biri olan Le Train Bleu'den bahsetmek istiyorum. Le
Bilinen Paris'in orta yerinde, pek çok kişinin ihmal ettiği ama aslında harika bir gezi ve yürüyüş parkuru olan Canal Saint-Martin
Paris dediğimiz yer, düz bir ovanın ortasından kıvrılarak geçen Seine Nehri'nin çevresine kurulmuş bir kenttir aslında ve Paris'i Paris yapan
Hayatının hiçbir döneminde Fransızca öğrenmek gibi bir merakı olmamış biri olarak, 2012 itibariyle bu dili öğrenmek zorunda kalışım ve sonrasında
Paris’e ilk yerleştiğim zamanlarda, tek kelime Fransızca bilmezken, How to Become a Parisian in One Hour ? - Bir Saatte
"Paris'e gelmişiz Starbucks'ta ne işimiz?" var demeyin :) Kendi adıma, hayatımda gördüğüm en güzel ikinci Starbucks'tan, Starbucks Capucines'den bahsetmek istiyorum
(Önemli Not: RESTORASYON NEDENİYLE GEÇİCİ OLARAK KAPALI) Paris pasajlar cenneti. Bu yazıda yine öylesi güzel pasajlardan birini daha tanıyacağız birlikte
Paris'in birbirinden güzel, birbirinden keyifli pek çok yeme-içme mekanlarından birini, Poulette Restaurant'ı tanıtmak istiyorum bu yazıda sizlere. Bu mekan, kitabım
Paris’in en sevdiğim özelliklerinden biri de koca koca caddelerin kalabalığında, o görkemli binaların hemen bir arka sokağında, hiç ummadığınız yerde