Paris'te 2. arrondissement'da, konum olarak Grands Boulevards ile Louvre Müzesi arasında kalan Paris Borsası, mimarisi ile ilginizi çekebileceğini düşündüğüm yüzlerce yapıdan biri; o nedenle bu yazıda sizlere bu güzel binayı tanıtmak istiyorum. Konu başlığı olarak Paris Borsası ismini seçmiş olsam da aslında bahsetmek istediğim yapı 1700'lerde kurulmuş olan borsanın, 1826'dan beri hizmetini sürdürmekte olduğu "Palais
Paris'in en sevimli en estetik meydanlarından biri olan Place des Victoires şehrin 1. ve 2. arrondissement'ları arasında bulunuyor. Altı yolun kesiştiği bu meydan, 80 metre çapında dairesel bir aladan oluşuyor ve tipik Fransız mimarisindeki binalarla çevreleniyor. Ne zaman Place des Victoires'dan geçsem aklıma Kadıköy'deki "Altıyol" geliyor. Aslı başı altı tane yolun kesiştiği bu meydanı "ne
Bu yazıda, Rue des Petits Champs üzerindeki pasajlar üçlememizin sonuncusu ve en güzelini tanıyacağız. Sanıyorum, Paris'teki en görkemli, en etkileyici pasajı burası: Vivienne Pasajı - Galerie Vivienne... Bu pasaj hakkında ne yazacağımı, ne diyeceğimi bilemiyorum; o kadar güzel o kadar etkileyici bir yer ki; aslında sadece resimlerini koyup "burayı mutlaka görün" demem yeterli :) Dilerseniz
Pasajlar cenneti Paris'in en güzel pasajlarından biri olan Colbert Pasajı - Galerie Colbert'i tanımaya geldi sıra. Bir dönem AVM'lerin yerini tutan, hem sokak hem de geçit görevi gelen, çoğunlukla üzeri kapalı olan bu yapılardan Paris'in pek çok köşesinde var ve çoğu ilk günkü güzelliğini koruyor. Colbert Pasajı ise bunların arasında en iyi korunmuş olanlardan biri.
Pasajlar cenneti Paris'te yine gizli saklı kalmış bir pasajı geziyoruz: Choiseul Pasajı - Passage Choiseul (pasaj şuazöl)... 2. arrondissement'da, kuzeyde Rue Saint Augustin, güneyde Rue des Petits Champs arasında yer alan bu pasajın içinden Parisliler 1827'den beri gelip geçiyor. Benimse yolum, uzunca bir süre neredeyse her Çarşamba öğlen bu pasaja düşerdi. Exchange arkadaşım Franz'la "4 Septembre" metrosu çıkışında
Bu yazıda, Seine Nehri üzerindeki 37 köprü arasında en meşhurlarından birini tanıyacağız: Pont des Arts (pon dezar ya da pon dezağ)... "Sanat Köprüsü" ya da "Sanatlar Köprüsü" olarak çevirebileceğimiz bu isim, bir dönem aşıkların astığı kilitler nedeniyle köprünün Pont des Amoureux (pon dezamurö ya da pon dezamuğö) yani Aşıklar Köprüsü olarak anılmasına neden olmuş. Paris'i
Paris’in birbirinden güzel sayısız restoranlarından hangi birini yazacağımı ben de bilmiyorum ama sırası geldikçe, aklıma düştükçe, vakit buldukça gidip bir şeyler yediğim, gerek atmosferini gerekse yemeklerin lezzetini beğendiklerimi de paylaşmak istiyorum sizlerle. Paris’teki en sevimli restoranlardan biri Victoria Station Restaurant … Grands Boulevards‘da, Panoramas Pasajı‘nın olduğu binada yer alan bu güzel restoran, adını Londra’daki Victoria Tren
Paris pasaj cennetidir bir bakıma. Şehrin pek çok yerinde, kimisi aralarda gizli kalmış, kimisi yol üstü irili ufaklı yüzlerce pasaj vardır. Pek çoğu Panoramas Pasajı gibi tarihi, orijinalliğinden bir şey kaybetmemiş, tüm cazibesiyle ziyaretçilerini bekler ya da en azından geçip gidecek olanları. Pasaj kelimesi Fransızcadaki "passage" yani "geçit" kelimesinden dilimize yerleşmiş aslında. Özellikle iki caddeyi







