(Son Güncelleme: 08.06.2018) Bu yazıda sizlere Paris’te hayat kurtaran, çok sevdiğim bir Türk restoranından, Restaurant Labranda‘dan söz etmek istiyorum. Labranda neden hayat kurtarıyor? Çünkü insan Paris’te güzel güzel yaşayıp gitse de canı bazen güzel Türk yemekleri yemek istiyor; mesele sadece Türk yemekleri de değil; gittiği restoranda Türkiye’deki gibi bir atmosfer yaşamak istiyor ama bu Paris’te daha doğrusu Türkiye dışında başka bir ülkede pek kolay bulunan bir şey değil ama neyse ki Labranda’yı keşfettik de hayatımız kurtuldu…

Biz Labranda’yı 2015 sonbaharında, Paris Dolmuşu‘nun kurucuları olan, iki güzel insan Mustafa ve Aydın Dinç sayesinde keşfetmiştik; sonrasında da abone olduk haliyle… Bu ilk davette yapılan “Rakı-balık yapalım” teklifinin nasıl mümkün olacağını sorduğumda “Sizi şahane bir yere götüreceğiz” dediklerinde açıkçası çok fazla inanmamıştım 🙂 Malum, Paris koşullarında istediği kadar adı “Türk restoranı” olsun bir şeyler hep eksik kalıyor diye düşünüyordum; yanılmışım…

Labranda Restaurant Pariste.Net 5

Sonra işte Labranda’ya gittik. 10. arrondissement‘da, Saint Martin Kanalı‘nın iki adım ötesinde, 7 numaralı metro hattın “Louis Blanc” istasyonuna iki dakika mesafede bulunan bu restoranın kapısından içeri girdiğimde, daha sağına soluna bakamadan mekanın sahibi Gönül Abla‘nın sıcak karşılaması bizi Paris’ten İstanbul’a ışınlayıvermişti… O an kendimizi restoranda değil de orayı bir geceliğine kiralamış bir ev hanımının akşam davetine gelmiş gibi hissettik 🙂

Masamıza oturup sohbet-muhabbet başlamadan önce ilk olarak duvarlardaki bozuk paralara gözü takılıyor insanın. Vaktiyle böyle bir gelenek başlamış: İnsanlar duvarlara bozuk paralar koyup dilek diliyorlar. Pek çok ülkeden para görüyorsunuz duvarda; biz de koyduk tabii durur muyuz 🙂 Bir de dönem dönem değişen resim sergileri oluyor duvarlarda… Aslına bakarsanız öyle gösterişli bir dekorasyonu yok; aksine son derece mütevazı bir yer burası ve bir o kadar da temiz, sıcak ve sempatik. Biz burayı öyle sevdik, öyle sevdik ki ayda bir gider olduk.

Labranda Restaurant Pariste.Net 1

Aslında küçük bir restoran sayılır Labranda. Adını Ege’nin güneyindeki bir tarihi kent olan Labranda’dan almış. Karamanlı eşine inat, Ege havasını estirmiş sanki Gönül Abla. Tüm arkadaşlarım buradaki Ege mutfağını ve mezelerini çok seviyorlar. Bense fazla otçu olmadığım için et ağırlıklı yemeklerin tadını çok seviyorum ama yavaş yavaş somon sarma, ıspanak köftesi gibi benim için değişik yemekleri de çok sever oldum…

Öyle “Abla, Abla” deyip duruyorum ama bilirsiniz, ben öyle ha deyince senli-benli olamam insanlarla… Daha ilk günden o sıcaklığı ve samimiyetiyle ablamız oldu Gönül Hanım… Gidince ne demek istediğimi zaten anlayacaksınız… Paris’te kafe ve restoranlarda başınıza neler gelecek? yazımı okuyanlar bilirler. Paris iyidir hoştur da restoranda servisler biraz eziyetlidir. O yüzden ayda bir Labranda’ya gidip tedavi ediyoruz biz de kendimizi 🙂 Labranda’da, artık İstanbul’da bile yok olmaya başlayan güler yüzlü, sıcak, dengeli bir samimiyetle çizgisi oturtulmuş doğru dürüst bir servis almak kolay iş değil. Diyorum ya, şanslıyız biz…

Labranda Restaurant Pariste.Net 7

Labranda Restaurant’ın menüsüne gelince: İlk gidişimizde bile “Neyi tavsiye edersin abla?” diye sorunca Gönül Abla “her şey güzel” dememişti misal; o an hangisi tazeyse onu servis ediyor. Paris’te kalamar dolmasından midye tavaya, kabak çiçeği dolmasından ıspanaklı köfteye böylesine geniş bir yelpazede, üstelik böylesine lezzetli yemekler bulmak hiç kolay değil. Hoş, duyduğuma göre İstanbul’da da bulmak pek kolay değilmiş artık ama dedim ya biz Paris’te de şanslıyız. Et olarak ben, kuzu sarmaya bayılıyorum. Arkadaşlar balık söylüyorlar genelde, ayıla bayıla da yiyorlar…

E böyle bir sofrada rakı içiliyor haliyle ama rakı da işi bilen meyhanede güzel içiliyor malumunuz. Buranın en güzel hoşluklarından biri -tabii müdavimleri için- şöyle: İster küçük ister büyük, artık ne kadar içebileceğinizi kestiriyorsanız o an, rakınızı söylüyorsunuz. Şişeniz biterse ne âlâ, bitmezse Gönül Abla şişenin üzerine çizgisini atıp isminizi yazıyor. Barın arka tarafı, üzeri isim yazılı şişelerle dolu; öylesine çok müdavimi var buranın…

Labranda Restaurant Pariste.Net 3

Diyorum ya, İstanbul’da da kalmadı sanki böyle adetler. Neyse ki İstanbul’e her gidişimizde, orada eş-dost rakı muhabbeti halen devam. Yalan yok, ben öyle rakı, daha doğrusu içki seven biri değilimdir ama rakı sofralarındaki muhabbeti çok severim. Neyse ki bunca zamandır Paris’te de çok güzel arkadaşlıklar, dostluklar gelişti; ağırlığı Paris’te çalışan expat grubundan oluşan çok düzgün arkadaşlarla sık sık burada buluşur olduk.

Bazen dört kişilik oluyor sohbet masamız, bazen yirmi kişi toplaşıp Labranda’nın canına okuyoruz kahkahalarımızla 🙂 Gönül Abla idare ediyor sağ olsun. Hatta değerli yazar Nedim Gürsel‘le bile rakı sofrası muhabbeti yapmışlığımız var Labranda’da… İnsan özlüyor bu güzel sofraları. Hem sohbete, hem de güzel yemeğe Labranda sayesinde doyuyoruz.

Labranda Restaurant Nedim Gürsel - Ahmet Öre Pariste.Net

O kadar ki Fransızca exchange arkadaşlarımı da Labranda’ya götürüyorum artık. Hepsi burayı çok seviyor. Benden öğrendikleri Türkçeyle Gönül Abla ile konuşma pratiği yaparlarken çok eğleniyoruz. Hiç unutmam bir keresinde yemeğin sonunda Vincent’a hesap istemesi için “Abla bizim günahımız ne?” demeyi öğretmiştim, Gönül Abla düşüp bayılıyordu “Bu Fransız olamaz, Türk değil mi? Beni kandırıyorsunuz” diye 🙂

Zaten Labranda Restaurant’a sadece Türkler gitmiyor, hatta hatırı sayılır çoğunluk Fransız oluyor bazen. Hatta çok ilginç bir şey, buranın müdavimi Fransız bir kadın var; biraz yaşlıca. Çok ilginç bir karakter.

Labranda Restaurant Pariste.Net 9

Her akşam ama her akşam burada yemeğe geliyor. Mutfak tarafındaki masaya oturup tek başına yemeğini yiyor. Önceleri her akşam geldiğine inanamamıştım ama sonrasında Labranda’ya defalarca gittim ve her gittiğimde o kadın oradaydı…

Labranda çevredeki iş yerlerinde çalışanların uğrak mekanı olduğu için özellikle öğlenleri dolu oluyormuş. Yalan yok, öğlen hiç gitmedim. Biz hep akşam yemekleri için arkadaşlarla buluşmak için gidiyoruz. Bazen baş başa yemek yiyelim diyoruz, illa ki birilerine yakalanıyoruz 🙂

Labranda Restaurant Pariste.Net 2

Labranda Restaurant öğlenleri 12:00-14:00 arası açık. Akşamları ise 18:00’de açılan restoran 23:00’e, bazen de daha geç saatlere kadar hizmet veriyor. Cumartesi günleri öğlen servisi yok ama akşamları açık. Pazar günleri ise tamamen kapalı olduğunu not etmek gerekiyor…

Gerçi Gönül Abla ve yanında çalışan Galatasaray Üniversitesi Felsefe Bölümü mezunu cici kızımız Sevda, sizi oturtmak için illa bir masa bulurlar ama her ihtimale karşı gitmeden önce rezervasyon yaptırmakta fayda var. Telefon numarası 01 40 36 29 76. Fransa dışından bir numaradan arayacaksanız tabii başına çift sıfır ekleyerek, 00 33 1 40 36 29 76 olarak çevirmeniz gerekiyor. Gittiğinizde lütfen selamımı da söyleyin…

Labranda Restaurant Pariste.Net 4

Paris’te birkaç Türk restoranı daha var elbette. Hepsini denedim, birkaç kez de gittim ama ne yalan söyleyeyim, Labranda’yı, leziz yemeklerini ve özellikle de bu sıcak eş-dost ortamını tattıktan sonra artık canım Paris’te Türk yemeği yemek istediğinde hiç başka bir yer arayışına girmeden buraya gidiyorum; sırf ben değil, tüm eş dost öyle… Zaten hepsi bizim sayemizde Labrandacı oldu 🙂

Labranda’ya akşam gidecekseniz geç vakitte çıkacağınız için civarda yapacak bir şey olmayabilir; belki evinize, belki otelinize dönersiniz ama benim size tavsiyem yemek öncesi güzel bir Canal Saint Martin – Saint Martin Kanalı yürüyüşü yapmanız, çünkü kanal hemen Labranda’nın yanı başında. Labranda’dan çıkıp sola dönerseniz kanala ulaşıveriyorsunuz. Buradan sola doğru devam ederseniz Stalingrad tarafına çıkıyorsunuz, yukarısı Bassin de la Villette; sağa dönerseniz kanal boyunca harika bir yürüyüşle Bastille‘e kadar gidebiliyorsunuz; tercih sizin.

Keyifli geziler, keyifli keşifler

ve tabii her zaman afiyetle…

 

 

Adres: 18 Rue Louis Blanc, 75010 Paris

Telefon: +33 01 40 36 29 76

 

Not: Saint Martin Kanalı‘nı tanıttığım aşağıdaki videomda Labranda Restaurant’ın bulunduğu bölge de yer alıyor. Fikir vermesi açısından onu da bir izleyiverin isterseniz. Teşekkürler…

Yazar

2 Yorum

  1. Arkadaslarimla gittigimiz bu Turk restoranini cok sevdik. Lezzetli yemekler, sıcak bir ortam ve güler yüz… Her yönüyle çok keyifli bir akşam geçirdik. Bizlere böyle güzel yerleri tanıttığınız icin çok teşekkürler…

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.