Facebook Facebook Twitter Instagram Google LinkedIn Pariste.Net English

30 Ekim 2015 Cuma

Paris'te Gerçek Bir Türk Restoranı: Labranda

(Konuk Yazar: Devrim Bağman)
Paris'te Gerçek Bir Türk Restoranı: Labranda
(Son Güncelleme: 07.04.2017) Hiç ummazdım Paris’in orta yerinde Ege’nin kokusunu alacağımı. Labranda'nın kapısından girdiğimde bile fark edememiştim hatta. Ama ilk çatalı mezelere değdirmeden daha, “Gönül Abla”nın sıcak gülüşü ısıttı içimi, kendimi oraya ait hissettim birden ve “ben buraya sık gelirim artık herhalde” dediğimi hatırlıyorum en son. Hep öyle olur ya zaten, perileri vardır mekanların. Neden anlamazsınız ama kanınız kaynar bir sebepten ve vazgeçemezsiniz.

Burayı Paris Dolmuşu'nun kurucuları olan, iki güzel insan Mustafa ve Aydın Dinç sayesinde keşfettik, daha sonra da Paris'teki eşimizle dostumuzla ayda en az bir kere gider olduk. Aslında küçük bir restoran sayılır Labranda. Adını Ege’nin güneyindeki bir tarihi kentten almış. Karamanlı eşine inat Ege’nin havasını estirmiş sanki mekan sahibi Gönül Abla. Öyle gösterişli bir dekorasyonu yok; aksine son derece mütevazı bir yer burası ve bir o kadar da temiz, sıcak ve sempatik.

Paris'te Gerçek Bir Türk Restoranı: Labranda
Kendinizi ticari bir işletmeye değil de orayı bir geceliğine kiralamış bir ev hanımının akşam davetine gelmiş gibi hissediyorsunuz. Duvarlardaki taşların üzerine konan dilek paraları da mekana ayrı bir hoşluk katmış...

10 arrondissement'da, Gare de l'Est'in sağ üst tarafında, Saint Martin Kanalı'nın iki adım ötesinde bulunan Restaurant Labranda, şehrin turistik merkezinde değil ama o kadar hoş bir bölgesinde ki inanamazsınız. Louis Blanc istasyonunda indiğinizde çıkıştan hemen sağ tarafa doğru geriye dönerseniz, ışıklardan karşıya geçip soldan Rue Louis Blanc'a girersiniz. Buradan Saint Martin Kanalı'na doğru düz yürüdüğünüzde Labranda az ilerde solda karşınıza çıkacak.

Paris'te Gerçek Bir Türk Restoranı: Labranda
Menüye gelince, ben Paris'te kalamar dolması yiyebileceğimi hiç düşünmemiştim oturduğumda, itiraf edeyim. Midye tava ya da kabak çiçeği dolmasını da hayal etmemiştim tabii. Yemekten önce atıştırmalık ikramını zaten unuttuk gitti ama tabakalarımıza azar azar servis edilen mezeler ara sıcaklar İstanbul’da bile yavaş yavaş bulması zorlaşan güzellikler arasında.

Sevmiyorum ben öyle antre, ana tabak tatlı sıralamasında okul yemekhanesinde yemek yer gibi askeri düzende yemek yemeyi. Labranda'daki gibi masanın üzerinde bir şeyler duracak gözümün önünde ve baktıkça içim açılacak canım.

Paris'te Gerçek Bir Türk Restoranı: Labranda
Sağ olsunlar Labranda’da okşadılar ruhumu o akşam. “Bu akşam bize ne tavsiye edersin abla,  ne var?” diye sormayı özlemiştim; sordum, "hepsi güzel" demedi, inanılmaz rahatladım. Yanıtı duyunca "kalkan mı? yok artık o kadar da değil" dediğimi hatırlıyorum sadece...  Sonra mezelerin içinde ne olduğunu tahmin etmeye çalıştığımı.

Sadece deniz mahsulleri ile de sınırlı değildi Labranda’nın menüsü. Eşinin Karamanlı olduğunu hatırlattı bize leziz et ve kebap ürünleri. Yanımdaki balık düşmanının tabağından et çalıp tadına bakarken mutfaktan aşçıyla selamlaştık uzaktan. Lavaboya giderken de göz göze geldik ve “elinize sağlık” dedim.

Paris'te Gerçek Bir Türk Restoranı: Labranda
Fransızcada karşılığını bulamadığım o güzel dilekle. Hep aşçı olmayı hayal etmişimdir bu arada ama mutfaktaki koşturmacayı ve eziyeti her gördüğümde de vazgeçmişimdir. Mutfak çok temiz ve bakımlıydı bu arada...

E böyle bir sofrada rakı içilir tabii ama rakı da işi bilen meyhanede güzel içilir. Birincisi Gönül Abla getirip büyük rakıyı bıraktı masamıza ve “için çocuklar, ne kadar içerseniz bakarız” dedi. Elbette ki bitirdik şişeyi, "küçük yeter" demiştik ama diye gülerek. İstanbul’da eski meyhanelerde ve barlarda gördüğümüz bir adeti anlatacak oldum, Gönül Abla  beni şişelerin durduğu bara kadar götürüp tek tek üzerlerinde yazılı isimleri gösterdi, küçük dilimi yuttum.

Paris'te Gerçek Bir Türk Restoranı: Labranda
Evet şişeyi bitiremezsen üzerine ismini yazarlar, hatta bazen bir de çizik atarlar kaldığın yere ve bir sonraki gidişinde kaldığın yerden devam edersin. Şimdi Allah'ın Paris’inde, İstanbul’da bile kalmayan bu geleneğin başarıyla yürüdüğünü görünce siz olsanız, siz de şaşırmaz mısınız benim gibi?


Burası çevredeki iş yerlerinin uğrak mekanı olduğu için özellikle öğlenleri dolu oluyor. Akşamları da her ihtimale karşı gitmeden rezervasyon yaptırabilir ya da kendinize güveniyorsanız doğrudan gidip şansınızı deneyebilirsiniz. Telefon numarası 01 40 36 29 76. Fransa harici bir numaradan arayacaksanız tabii başına çift sıfır ekleyerek, 00 33 1 40 36 29 76 olarak çevirmeniz gerekiyor.

Paris'te Gerçek Bir Türk Restoranı: Labranda
Labranda öğlenleri 12:00-14:00 arası açık. Akşamları ise 18:00'de açılan restoran 23:00'e, bazen de daha geç saatlere kadar hizmet veriyor. Cumartesi günleri öğlen servisi yok ama akşamları açık. Pazar günleri ise tamamen kapalı olduğunu not etmek gerekiyor. Ağustos ayında da bir ay tatildeler :)

Sonuçta biz Labranda’dan her zaman çok güzel anılarla ve damağımızda çok güzel bir tatla ayrıldık. Hatta, bitmek bilmeyen rejimimi her seferinde Labranda'da bozmuş olmaktan hiç gocunmadan büyük bir gönül rahatlığıyla çıkıyorum o kapıdan...

Paris'te Gerçek Bir Türk Restoranı: Labranda
Kapıdan çıkar çıkmaz sokağın hemen sonunda başlıyor Canal Saint Martin - Saint Martin Kanalı. Kanala gelince sola dönerseniz Stalingrad tarafına çıkıyorsunuz, yukarısı Bassin de la Villette, sağa dönerseniz kanal boyunca harika bir yürüyüşle Bastille'e kadar gidebiliyorsunuz; tercih sizin.

Ve ben bir dahaki seferi de iple çekiyorum.

Sağlığa ve güzel günlere içmek için.

Her zamanki gibi hep sevgi ile.




Adres: Restaurant Labranda, 18 Rue Louis Blanc, 75010 Paris
Telefon: +33 01 40 36 29 76

KATEGORİLER          ANA SAYFA

PARiSTE.NET


Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Beğendiğiniz yazıları sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız buradaki bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Bu sitede yer alan tüm fotoğraflar ve site içeriği aksi belirtilmedikçe şahsıma aittir. İçerik ve linklerde rastlayacağınız olası hataları e-posta ile bildirirseniz çok sevinirim. Ayrıca bu yazı ile ilgili görüş, düşünce ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyin lütfen. Özellikle, Paris'te yaşadığınız deneyimleri diğer okuyucularla paylaşmanız daha çok kişinin sizin deneyimlerinizden yararlanmasını sağlayacaktır. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

0 yorum:

Konsolosluk Rehberi

REKLAM ve SPONSORLUK

BİLGİ VE TEŞEKKÜR

Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak yeni yazılarla güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Beğendiğiniz yazıları sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız, bu bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Yazılarla ile ilgili görüş ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyiniz. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

Google+ Takip Edenler

İLETİŞİM FORMU

Ad

E-posta *

Mesaj *

pariste.net kaç kez okundu?

© 2014-2016 Tüm hakları saklıdır. Yazı ve görseller izinsiz kullanılamaz Pariste.Net Paris Gezi ve Yaşam Rehberi.
Powered by Blogger.