Facebook Facebook Twitter Instagram Google LinkedIn Pariste.Net English

22 Mayıs 2015 Cuma

Cüneyt Ayral'dan Paris Üzerine Çok Özel Bir Kitap: Benim Paris'im

Benim Paris'im
(Son Güncelleme: 23.11.2017) Hayatta öyle şeyler var ki insan oturup düşününce gerçekliğine inanamıyor. Her şeyden önce Paris'te yaşıyor oluşum, sonra bir şekilde bu blog'a başlayıp sizlere buradan ulaşıyor olmam ve ardından bu blog sayesinde tanıştığım birbirinden değerli insanlar ve bu tanışmaların sonucunda hayat yolculuğumdaki unutulmaz izler... İşte o izler arasında en önemlilerinden birinden, yakın zamanda Türkiye'deki kitapçı raflarında yerini alan Benim Paris'im kitabından bahsetmek istiyorum bugün sizlere.

Benim Paris'im, Cüneyt Ayral'ın en son yazdığı ve kısa bir süre önce Oğlak Yayınları'ndan çıkan kitabının adı... Çok değerli Paris bilgileri ve anılarının paylaşıldığı bu kitabın benim içinse önemi bambaşka: Benim Paris'im'in sayfaları arasında benim kalemimden de Paris'in anlatıldığı bir bölüm var; yani bu kitapla birlikte hayatımda ilk kez bir kitabın sayfaları arasında kendi kalemimden çıkmış bir yazıyı basılı olarak görmenin; üstelik de böyle değerli bir yazarın kitabı içinde bir bölüm olarak yer almanın mutluluğunu yaşıyorum.

Bundan bir yıl kadar önce, benim gibi Paris'te yaşayan Cüneyt Ayral'ın blog'taki yazıları yazan kişiyi yakından tanımak istemesi üzerine bana twitter'dan ulaşmasının ardından, ilk fırsatta 7. arrondissement'daki Café l'Eclair'de buluştuğumuz günü hatırlıyorum da, hayata bambaşka bir pencereden bakan, müthiş derinlikli bir insanla tanışmanın mutluluğunu yaşamıştım o gün. Kendisini "Kambur" ve "Mürekkep Kaat ve Sen" adlı şiir kitaplarından tanıyordum. Elbette ki o benim bildiğimden çok daha fazlasıydı. Hayat hikayesini şöyle bir dinlediğimde Ayral'ın anlattıkları başımı nasıl da döndürmüştü...

Sonra aradan geçen zaman içinde dostluğumuz pekişti. İkimizin de Paris'te bir Türk çevresi edinme önceliği olmamasına rağmen birbirimizi çok sevdik (en azından ben onu çok sevdim :)) O da beni sevmiş olacak ki, zıt karakterlerimize, hatta nadiren kesişen ortak zevklerimize rağmen aynı değerlere sahip olmanın verdiği güçle her fırsatta görüşmeye, birlikte güzel anılar biriktirmeye başladık. Paris'e ve hayata onun penceresinden bakmak beni hep mutlu etti. Daha sonra dünya tatlısı eşi İklil'le de tanışınca o, ben, İklil ve Devrim'den oluşan mini grubumuz sık sık bir araya gelir oldu.


Benim Paris'im - Cüneyt Ayral
(Oğlak Yayınları - 2015)
Dostluğumuz halen de güzel güzel sürmekte. Aynı zamanda yeme-içme konusunda gurme sıfatı taşıyabilecek bir kişi olması, yemek kültürü üzerine yazılmış kitapları da bulunmasına rağmen, bizi yemeğe her davet edişinde, bilgi dağarcığında bulunan yüzlerce yemek dururken benim hatırıma patates kızartması ve "anne köftesi" yapmayı kabul etmesi de bu konuda göstermiş olduğu en büyük inceliktir benim için :) Yeme içme konusundaki zevksizliğim nedeniyle bazen beni döveceğinden korksam da, hiçbir şekilde kıyamayacağını bildiğim için de içim oldukça rahat :)

Cüneyt Ayral'ın Benim Paris'im kitabından önce bana yaptığı ilk büyük iyilik, Hakan Günday'ın Paris'teki ödül gecesinde Kenizé Mourad ile tanışmamı sağlaması oldu. Bu benim için çok çok özel bir andı. Sayesinde çok sevdiğim, hem Türkçe hem Fransızca okuduğum "Saraydan Sürgüne" kitabının yazarıyla tanışıp sohbet etme şansı yakalamış oldum.

Daha sonra bir gün yine Cüneyt Ayral, küratörlüğünü üstlendiği, İstanbul Piramid Sanat Galerisi'nde açılacak uluslararası fotoğraf sergisi "Çırılçıplak - Totally Naked" için katalog kapak resmi çekmemi istedi benden. Şubat-Nisan 2015 arası açık kalan bu sergiden önce eteklerimin nasıl tutuştuğunu hatırlıyorum da; şimdi o günlere dönüp baktığımda son derece başarılı geçen bir sergide benim de bir fotoğrafla, onca önemli uluslararası fotoğrafçı arasında yer almamı sağladığı için kendisine ne kadar teşekkür etsem az.


Tabii ki Cüneyt Ayral'ın bana yaptığı iyilik bununla da sınırlı kalmadı. Bugün bu yazıyı yazmama neden olan Benim Paris'im kitabı yazım aşamasındayken, bir gün bana gelip bu kitap için kendi Paris'imi yazmamı istedi. Yazacağım yazıyı kitabın içine koyacağını söyleyince benim etekler yine tutuştu tabii. Çünkü blog yazmakla kitap yazmak bambaşka şeyler. Tamam, oturup yazması kolay da basılı bir eserde blog'taki gibi beğenmediğin ya da yanlış bulduğun yeri sonradan düzeltme imkânın yok haliyle... Bu teklif üzerine, bir kitabın içinde bir bölümle de olsa yer alma fikri aklımı başımdan aldı tabii. Oturdum bilgisayarın başına, başladım kendi Paris'imi anlatmaya.

Benim Paris'im

Yazıyı bitirip defalarca kontrol ettikten sonra e-mail ile gönderirken "gönder" tuşuna basarkenki tereddütümü hatırlıyorum da... Cüneyt Ayral iyidir hoştur ama sanat konusunda oldukça acımasızdır. Beğenmediği ya da yanlış bulduğu şeyi "pat diye" söyler adamın yüzüne. Eh ben bu blog'u tamamen zevk için, insanlara yardımı dokunsun diye yazıyorum; hiçbir sanat üretme kaygım yok her ne kadar edebiyatı çok sevsem de. Tutmuş, edebi bir eserin içinde yer alma iddiasıyla Cüneyt Ayral gibi birine yazı gönderiyordum o an; haliyle de beğenilmeme korkusu yaşıyordum. Tereddütümse "bu korkuyu yaşamaya ne gerek var, neden bu işlere bulaşıyorum ki?" kaygısıydı sanırım :)

Sonra çok geçmeden Cüneyt Ayral'dan yanıt geldi. Korktuğum gibi olmamış, tam aksine yazımı çok beğenmişti. İşte o zaman nasıl mutlu oldum anlatamam. Çünkü bir yazar tarafından "iyi yazıyorsun" diye takdir edilmek insanı ister istemez havalara uçuruyor sevinçten. Artık o yazının kitapta yayınlanıp yayınlanmaması bile o kadar önemli değildi benim için; ben manevi tatminimi yaşamıştım gelen o e-mail'le.

Artık sabırla kitabın çıkacağı günü beklemeye gelmişti sıra. Ve o gün geldi çattı yakın zaman önce. Paris'te kitabı elime alacağım günü beklerken başka bir iş için acilen İstanbul'a gitmem gerekti ve bunu fırsat bilerek ilk iş Kadıköy'deki Mephisto'ya giderek kitabı rafında görmenin hazzını yaşadım önce ve kitapçıdan kitap almanın zevkini. Elbette internette daha ucuza satılıyor kitaplar. Ama daha önce Les Mots A La Bouche, Shakespeare and Company gibi Paris kitapçıları üzerine yazılarımda belirtmeye çalıştığım gibi, zorda kalmadıkça online almak yerine kitapçıya giderek almayı seviyorum ben sevdiğim kitapları. Sonra Benim Paris'im'i elime aldım, kapağına uzun uzun baktım ve başladım sayfalarını çevirmeye... İtiraf ediyorum -Cüneyt bana kızmasın ama- önce kendi yazımı bulup okudum :) Kendi kaleminden çıkan kelimeleri bir kitap sayfasında görmek ne büyük bir mutlulukmuş... Kitabın 21. bölümünün başında Cüneyt Ayral konuya ne güzel giriş yaparak benim yazıma geçmiş, sonda da konuyu ne güzel bağlamış...

Gerçi kitabı baskıya girmeden önce okuyan şanslı kişilerden biriydim ama böyle kitap formatında eline alınca insanın içinde başka türlü bir şeyler uçuşuyor. Dilara Kutay'ın birbirinden güzel resimleri ile süslenen kitapta benim yazımın olduğu bölümdeki resimlerden birkaçının özellikle kitabın en sevdiğim resimlerinden olması da beni ayrıca mutlu etti.


Benim Paris'im - Cüneyt Ayral
(Oğlak Yayınları - 2015)
Bu kitabı neden okumalısınız? Kendi adıma, "benim Paris'imi benim kalemimden okumak için" diye çocukça bir yanıt vermek geçiyor içimden ama işin aslı, Cüneyt Ayral'ın gözünden Paris'i okumanın size bambaşka şeyler katacağına inanıyorum.

Her şeyden önce Cüneyt Ayral'ın benim yaşım kadar Paris anısı var; yani bunca zaman içinde o kadar çok şey biriktirmiş ki bu şehirde... Nice sanatçılarla yolları kesişmiş, nice tatlar denemiş, nice insanlar tanımış, nice sokaklar arşınlamış. Paris'in değişen ve değişmeyen yüzüne tanıklık etmiş. Usta bir edebiyatçı olduğu için de bunu kitabında gayet güzel ve sürükleyici bir şekilde sıralamış... Zaten bu kitap Ayral'ın Paris üzerine yazdığı ilk kitap değil. Daha önce yazılmış "Paris Notları" ve "Paris Notları 2" adında iki kitabı daha var; ilk fırsatta bulup onları da okumam gerek aslında.

Nedim Gürsel'in önsözünü yazdığı Benim Paris'im kitabında başka yerde bulamayacağınız nice özel bilgiler yer alıyor. Dilerseniz kitabın arka kapağında yer alan ve basın bültenlerinde de kullanılan, Nedim Gürsel'in önsözünden bir kesiti sizlere aktarayım; ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız:

"Bu kitabı okurken yalnızca iştihanız kabarmayacak, aynı zamanda yazarın ironisiyle de tanışacak, Paris'i onun rehberliğinde adım adım, en kuytu köşelerine varıncaya dek dolaşacaksınız. Dolaşırken de beklenmedik sürprizlerle karşılaşacaksınız. Bu kitap sizi Paris'in geçmişinden, tarihsel yapılarından çok, günlük yaşamı ve eğlence yerleri hakkında bilgi sahibi kılacak. Bu yerlerin arasında adresi yazarda saklı eş değiştirme ve sadomazo kulüplerinin de olduğunu belirtmeden geçmeyeyim. Her turist rehberinde bulamayacağınız bu tür yerlerin havasını solumak, bana sorarsanız, özel bir ayrıcalık. Hele muhafazakârlığın alıp yürüdüğü, cinsel özgürlüğün de bir erdem olabileceğinin, en azından hoşgörüyle bakılması gerektiğinin unutulduğu günümüzde."

Benim Paris'im - Cüneyt Ayral
(Oğlak Yayınları - 2015)
Herkesin Paris'i başka. Hepimiz aynı caddelerde aynı bulvarlarda yürüyoruz da her birimiz başka sokaklara sapıp başka binalara, başka avlulara giriyoruz. Gittiğimiz yer aynı olsa bile hayata başka pencerelerden bakıp başka yaşam deneyimlerine sahip oluyoruz. İşte Cüneyt Ayral'ın Benim Paris'im kitabı da o yüzden bambaşka. Üstelik benim için bir kere okunacak bir kitap da değil. Paris'in bilmediğim köşelerini ve bilmediğim hikayelerini öğrenmek, daha sonraki blog yazılarımda kullanmak üzere dönüp dönüp yeniden okuyacağıma eminim...

Bu kitabı alıp okuduğunuzda hissedeceklerinizi, benim gözümden Paris'i nasıl bulacağınızı ve okuduktan sonra neler düşüneceğinizi gerçekten merak ediyorum. O yüzden düşünceleriniz aşağıdaki yorum bölümüne yazarsanız ya da bana diğer sosyal medya ağlarından ulaşırsanız çok mutlu olurum. Cüneyt Ayral'a da kişisel sayfası https://ayral.wordpress.com adresinden ulaşabilir, kitap hakkındaki yorumlarınızı kendisiyle paylaşabilirsiniz.

Benim Paris'im'i almak için -benim yapmayı sevdiğim gibi- Türkiye'deki seçkin kitapçılara gidip bizzat alabilir ya da çağımızın gereği olarak online sipariş verebilirsiniz. İşte sizin için birkaç online kitap satış sitesinde Benim Paris'im'i bulabileceğiniz direkt linkler:


Kitapyurdu.com

Pandora.com.tr

Idefix.com

İlknokta.com

Bu linkler arasında alışveriş yapmaya en alışık olduğunuz ya da en hesaplı fiyatı veren linkten kitabı satın almak için bir tık yeterli olacak... Eklememi istediğiniz başka satış linkleri olursa paylaşmaktan çekinmeyin lütfen.

Umarım ben de bir gün kafamdaki kitap projelerimi hayata geçirebilirim.

Benim Paris'im'i okumanız, sevmeniz ve yaşamanız dileğiyle.

Bol kitaplı günler...




TÜM YAZILAR          ANA SAYFA

PARiSTE.NET


Ocak 2014'ten bu yana Paris'i en güzel şekilde gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak güncellediğim 500'e yakın yazıyla bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Beğendiğiniz yazıları sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız buradaki bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Bu sitede yer alan tüm fotoğraflar ve site içeriği aksi belirtilmedikçe şahsıma aittir. İçerik ve linklerde rastlayacağınız olası hataları e-posta ile bildirirseniz çok sevinirim. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler. ÖNEMLİ NOT: PARiSTE.NET ALTYAPI ÇALIŞMALARI NEDENİYLE 2018 BAŞINA KADAR YORUM YAZMA ÖZELLİĞİ DEVRE DIŞIDIR.

0 yorum:

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Paris Hava Durumu

Megby

BİLGİ VE TEŞEKKÜR

Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak yeni yazılarla güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Paris üzerine yazdığım 470'den fazla yazı arasından beğendiklerinizi sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız, bu bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

ÖNEMLİ NOT: PARiSTE.NET ALTYAPI ÇALIŞMALARI NEDENİYLE 2018 BAŞINA KADAR YORUM YAZMA ÖZELLİĞİ DEVRE DIŞIDIR.

Google+ Takip Edenler

Konsolosluk Rehberi

pariste.net kaç kez okundu?

Reklam ve Sponsorluk

© 2014-2016 Tüm hakları saklıdır. Yazı ve görseller izinsiz kullanılamaz Pariste.Net Paris Gezi ve Yaşam Rehberi.
Powered by Blogger.