(Son Güncelleme: 05.01.2026) Paris’te öyle yerler var ki, hem ulu orta herkesin kolayca ulaşabileceği bir mesafede hem de merak edip araştırmayanın hayatta bulamayacağı bir gizlilikte. İşte öylesi yerlerden birinden, Paris’in orta yerinde şahane bir kafeden bahsetmek istiyorum bu yazıda sizlere: Le Jardin du Petit Palais. Daha önce Petit Palais‘yi yazarken müzenin bahçesindeki kafede oturup bir şeyler
(Son Güncelleme: 09.01.2026) Champs-Élysées’de yürürken sizi tüm görkemiyle etkileyip daha yakından görmeniz için davetkâr bir edayla karşılayacak olan Grand Palais ve onun tam karşısındaki Petit Palais’den daha önceki yazılarımda bahsetmiştim. Bu yazıda sizlere, biraz kuytuda kaldığı için kaçırma olasılığınız olduğunu düşündüğüm çok özel bir müze, daha doğrusu bir çeşit bilim merkezi olan Bilim ve Keşifler Müzesi
(Son Güncelleme: 08.01.2026) Paris'te, Seine Nehri üzerindeki irili ufaklı 37 köprüden en görkemlisi ve bence en güzeli olan Pont Alexandre III (III. Alexandre Köprüsü) 1900 yılında inşa edilmiş eşsiz bir sanat eseri aslında... 1892 Yılında oluşturulan Fransa-Rusya birliğinin ardından 1896'da inşaatına başlanan köprü, dönemin Rus Çarı II. Nicholas'nın babası Çar III. Alexandre'ın adını taşıyor. Gerçi
(Son Güncelleme: 08.01.2026) Abisi Grand Palais gibi 1900 yılında fuar ve sergi sarayı olarak inşa edilen Petit Palais, ilk bakışta ve tabii ki adından dolayı, tarihte saray olarak kullanıldığı izlenimi veriyor. 1902'de müzeye dönüştürülen Petit Palais (pöti pale) Küçük Saray anlamına geliyor ancak hiç de öyle küçük bir bina olduğunu düşünmeyin. Fransızlar gibi gösteriş ve
(Son Güncelleme: 08.01.2026) "Büyük Saray" anlamına gelen Grand Palais'yi (Gran Pale ya da Gğan Pale) ilk gördüğümde "Adamlar vaktiyle ne güzel yerlerde yaşamış" diye aklımdan geçirdiğimi hatırlıyorum. Binanın görkemine ve şehrin tam ortasında tüm heybetiyle yükselişine hayran kalmış, dış cephesi kadar dev çelik-cam çatı formundan da çok etkilenmiştim. Ne var ki daha sonra, bu binanın




