Tag

KÜLTÜR-SANAT-EĞLENCE

Browsing
Daha önce sizlere Louis Vuitton‘un Champs-Elysées‘deki amiral mağazasını tanıtmış, o yazıda Louis Vuitton‘un Boulogne Ormanı tarafında bir kültür-sanat merkezi olduğundan söz etmiştim. Ve şimdi sizlere Paris’teki en ilginç yapılardan biri olan Fondation Louis Vuitton hakkında detaylı bilgi vermek istiyorum. Fransa’nın birinci, dünyanınsa 13. zengini olan Bernard Arnault’nun sahibi olduğu LVMH (Moët Hennessy • Louis Vuitton) grubu tarafından, ilk
Bu yazıda Paris'in farklı bir köşesine, 19. arrondissement'daki ilginç bir kültür sanat merkezine gidiyoruz: Cent Quatre - 104 (san qatr ya da san quatğ).  Burası adını bulunduğu sokağın eski kapı numarasından alıyor. Gerçi şu an resmi adresi 5 Rue Curial olsa da adı arka taraftaki, bir zamanlar asıl girişi olan 104 Rue d'Aubervilliers'den geliyor. Çünkü
Sadece Paris’in değil Fransa’nın da en köklü ve en büyük kitapçılarıdan (ve kırtasiyelerinden) biri olan Gibert Joseph’ten bahsetmeye geldi sıra. İlk olarak Saint Michel‘de Seine Nehri kıyısındaki kitapçı kabinlerinde bouquiniste olarak işe başlayan baba Joseph Gibert 1888’de yine Saint Michel‘de ilk kitap ve kırtasiye dükkanını açmış. Özellikle o yıl okulların zorunlu ve ücretsiz olmasının yasayla kabul edilmesiyle birlikte
Saint Michel‘de dolaşırken yapabileceğiniz en güzel şeylerden birinin kitapçı gezmek olduğundan daha önceki yazılarımda bahsetmiş, Shakespeare and Company ve Gibert hakkında yazılar yazıp buraları size tanıtmaya çalışmıştım. Şimdi yine bu bölgede yer alan ve benim en sevdiğim kitapçılardan biri olan Boulinier’ye geldi sıra. 1845'te kurulmuş olan Boulinier (buliniye) Saint Michel‘den Lüksemburg Bahçesi‘ne çıkan Saint Michel Bulvarı üzerinde sağ tarafta bulunan çok
Paris'in en ünlü İngilizce kitaplar satan kitapçısı Shakespeare and Company ilk olarak 1919'da Odéon'da Rue Dupytren'de açılmış. Kitapçının sahibi Sylvia Beach sadece İngilizce kitapların satıldığı bu mağazayı daha sonra 1921'de Rue de l'Odéon'a taşımış ve uzun yıllar burada hizmet vermiş. Ancak Sylvia Beach, ikinci dünya savaşı sırasında dükkanını bir daha açmamak üzere kapatmış. 1951 yılında
Paris'teki sayısız konserler, tiyatrolar, gösteriler, özel akşamlar ve daha pek çok kültür-sanat etkinliği hakkında hem fikir edinmek hem de bu etkinliklere indirimli bilet almak için işinize yarayacağını düşündüğüm güzel bir siteden söz etmek istiyorum sizlere: BilletReduc.com Elbette ki Türkiye'deki Biletix.com ayarında burada da Ticketnet.fr web sitesi mevcut ve oradan dilediğiniz pek çok etkinliğe bilet bulabilirsiniz
Bu yazıda sizlere Paris'in doğu tarafında bulunan güzel bir yerden, 12. arrondissement‘daki hoş bir mekândan bahsetmek istiyorum: Bercy Village (bersi vilaj ya da beğsi vilaj). Burası 18. yüzyıldan itibaren, uzunca bir süre şarap antrepoları olarak kullanılmış. O zamanlar Entrepôt de Bercy olarak adlandırılan bu yer 1986’da “Monument Historique / Tarihi Anıtsal Yapı” kategorisine alınmış. Özellikle 1984’te Palais Omnisports de Paris-Bercy,
Marais Bölgesi’nin hazineleri bitmek tükenmek bilmez. İşte onlardan birinden daha, Espace des Blancs Manteaux’dan bahsetmek istiyorum bu kez sizlere. Espace des Blanc Manteaux, Marais Bölgesi‘nin tam kalbinde bulunan eski bir kapalı çarşı, pazar yeri aslında. 1819’da Napoléon zamanında inşa edilmiş, 1992’de de 4. Arrondissement Belediyesi’ne bağlı bir kültür merkezine dönüştürülmüş. Burada birbirinden ilginç çağdaş sergileri gezmeniz mümkün. Tabii turist
Dalida'yı sever misiniz? Ben çok severim. Neden severim peki? Anlatması çok uzun ama kısaca özetlemeye çalışacağım. Bazen bir şarkıcıyı sevmek için sadece sesini çok beğeniyor olmanıza gerek olmuyor; tarzını ya da melodisini de. Bazen bir şarkıyı, bir şarkıcıyı sevdiren başka kriterler de olabiliyor hayatta; Dalida ile benim ilişkim de öyle. Çocukken, Koşuyolu'ndaki bahçeli evimizden taşınırken
Paris’te gösteri sanatlarına ev sahipliği yapan en önemli yerlerden biri de hiç kuşkusuz Théatre de l’Odéon - Odeon Tiyatrosu. Bildiğiniz gibi “odeon” antik yunanda tiyatro ve konser etkinliklerinin düzenlendiği küçük amfitiyatrolara verilen ad. Odeon Tiyatrosu ise 800 kişilik bir salona sahip oldukça şık ve gösterişli bir yapı. Elbette ki Opéra Garnier‘deki gibi bir şaşa söz konusu değil