Tag

ALTERNATİF PARİS

Browsing
(Son Güncelleme: 01.03.2020) Yine hem çok kızacağınız hem de çok mutlu olacağınız bir yazıyla karşınızdayım :) Kızacaksınız çünkü "bunların hangi birini yapacağız, keşke haberimiz olmasaydı" diyeceksiniz; mutlu olacaksınız çünkü "Paris ve çevresinde yapacak ne çok şey, görecek ne çok güzel yer var" diye düşünecek, içlerinden ilginizi çekenler arasında alternatif Paris rotalarında kendinize şahane gezi programları hazırlayıp,

1982 yılında Fransa Kültür Bakanı Jack Lang’ın girişimiyle başlatılan ve daha sonra tüm Avrupa’ya yayılan “La Fête De La Musique” her yıl 21 Haziran’da, yani gündüzün en uzun olduğu günün akşamında, dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi Avrupa’da, Fransa’da ve tabii ki Paris’in dört bir köşesinde Müzik Bayramı olarak kutlanıyor; gerek profesyonel, gerek amatör pek çok sanatçı, grup ve orkestra kapalı ve açık alanlarda yüzlerce konser düzenliyor.   La Fête De La Musique (la fet de la müzik) nedir? diye soracak olursanız: Müzik Bayramı, Müzik Şenliği diyebilirim… Bu etkinliğin olduğu akşam, tüm Fransa’da olduğu gibi Paris’i de bir müzik coşkusu sarıyor. Şehrin her yerinde, pek çok meydanda, köşe başlarında, caddelerde, sokaklarda, barlarda, restoranlarda, kafelerde, müze ve saraylarda, olur olmaz her yerde müziğe dair bir şey karşınıza çıkar, müziğin büyülü dünyası sizi içine alıverir, anında modunuz değişir.   Ben bu yıl Paris’te altıncı kez La Fête de la Musique’i kutlayacağım. İlk yılki sürpriz deneyimi unutmam mümkün değil.…

(Son Güncelleme: 10.01.2020) Mart 2012’de Paris’e ilk yerleştiğim zaman en tuhafıma giden şeylerden biri, Seine Nehri boyunca çok güzel sahil bölgeleri olmasına rağmen Parislilerin bu güzelliklerden yararlanmıyor oluşuydu. Artık ne kadar konuştum, ne kadar söz söyledimse bu sözlerim yetkililerin kulağına gitmiş olacak ki, zaman içinde Seine kıyısı hareketlenmeye, birbirinden güzel yerler açılıp hayat canlanmaya başladı. İşte onlardan biri olan ve Nisan 2017’de açılışı yapılan Parc Rives de Seine’i tanıtmak istiyorum bu yazıda sizlere…   Parc Rives de Seine Parc Rives de Seine (park riv dö sen ya da pağk riğv dö sen) Louvre Müzesi’nin önünden başlayıp Bastille tarafına, Port de l’Arsenal’e kadar Seine Nehri kıyısı boyunca uzanan, eskiden sahil yoluyken trafiğe kapatılıp, Nisan 2017’de park ve rekreasyon alanı olarak yeniden düzenlenen, Paris’in ortasına hava alabileceğiniz, son derece keyifli bir parkur olarak hayatımızda önemli bir yer etti.   Parc Rives de Seine Eskiden Tuileries Bahçesi önündeki tünelden arabayla yerin altına iner,…

(Son Güncelleme: 10.01.2020) Bu yazıda sizleri Paris'in bir saat kadar dışına çıkarıp bir başka harika şehre, Rouen'a götürmek istiyorum. Paris'i yaza yaza, geze geze bitiremeyiz ama farklı şeyler yapmak isteyenler için çok kolay bir şekilde ulaşabileceğiniz Rouen'ı gördüğünüz zaman, Fransa'da Paris dışındaki şehirlerde hayatın nasıl aktığına dair fikir sahibi olurken, yine birbirinden güzel yerlerde dolaşıyor
(Son Güncelleme: 10.01.2020) Daha Paris'in içini bitirmek mümkün değilken, neden Amiens gibi, Paris çevresinde görülmesi gereken yerlere bulaştığımı ben de bilmiyorum. Aslında biliyorum :) İstiyorum ki Paris'i gezmeye geldiğinizde, özellikle bu ilk gelişiniz değilse, biraz da civara açılarak çevreyi tanıyın, sadece kent merkezinde değil, Paris'in biraz dışında, hatta yakındaki diğer şehirlerde, kasabalarda hayat nasıl akıyor
(Son Güncelleme: 10.01.2020) Siz de benim gibi çocukluğunuzu Jules Verne'in kitaplarını okuyarak geçirdiyseniz, o kitaplardaki maceralarla hayal dünyanızı zenginleştirdiyseniz, o zaman bu yazı tam size göre. Bu kez alıp başımızı Paris'in biraz dışında bir yerlere, Amiens'a gidiyoruz ve Amiens'da bulunan Jules Verne'in Evi'ni geziyoruz hep birlikte. Amiens (amyan) Paris'in yaklaşık 120 km kuzeyinde ayrı bir
(Son Güncelleme: 10.01.2020) Fransız edebiyatını seviyorsanız ya da frankofon bir eğitim geleneğinden geliyorsanız, bu yazıda size tanıtmak istediğim Maison de Balzac - Balzac'ın Evi'nin ilginizi çekeceğini düşünüyorum. Aslına bakarsanız burası Paris'in ortasında bağ evi görünümünde eski bir evi görmek isteyenler için de ilginç olabilir. Maison de Balzac (mezon dö balzak) Fransız edebiyatının en önemli isimlerinden
(Son Güncelleme: 10.01.2020) Paris'in pasajları gezmeyle de yazmayla da bitecek gibi görünmüyor. Yine başımızı çevirip içeri bakmasak, fark etmeden önünden geçip gideceğimiz, sokak arasında kaybedeceğimiz çok güzel bir pasajlardan birinde, Grand Cerf Pasajı - Passage du Grand Cerf'deyiz bu kez. Grand-Cerf (gran ser ya da gğan seğ) Türkçede "büyük geyik" anlamına geliyor ve bunun böyle

(Son Güncelleme: 10.01.2020 – ÖNEMLİ NOT: Yenileme çalışmaları nedeniyle 2020 sonuna kadar kapalı) Bu yazıda sizlere uzun zamandır yazmak istediğim bir yeri, gerçek IMAX sinema keyfi yaşayabileceğiniz harika bir yeri tanıtmak istiyorum. Burası, dışarıdan bakıldığında dev bir aynalı cam küre görünümünde, içinde küresel dev sinema perdesi bulunan La Géode…   La Géode’a gitmeye hep nazlanıyordum çünkü buranın sadece çocuklara yönelik bir yer olduğunu zannediyordum ama ilk kez Şubat 2017’de gittikten sonra ne kadar yanlış düşündüğümü görmüş oldum. Bu deneyimimin hemen ardından sizlere burası hakkında bilgi vermek istedim.   IMAX Sinema: La Géode IMAX film teknolojisini bilenler konuya daha çok hakimdir ama bilmeyenler için söyleyeyim IMAX (aymeks) Image Maximum yani en büyük boyutta görüntü anlamına geliyor ve bu sinemalarda görüntüler büyük perdelerde farklı bir teknoloji ile perdeye yansıtılıyor. Haliyle görüntü çok daha gerçekçi oluyor. Türkiye’de de IMAX sinemalar var ama -bildiğim kadarıyla- Paris’teki La Géode gibi kubbe biçiminde bir sinema salonu bulunmuyor.…

(Son Güncelleme: 10.01.2020) Paris’te sürprizler bitmiyor, her köşede karşımıza ilginç bir yer çıkıveriyor. Bu yazıda, Paris’e ilk yerleştiğim yıl, yani 2012’de keşfettiğim, Ocak 2017’de ise bu blog yazısı için yeniden ziyaret ederek bir kere de sizin için dolaştığım çok çok değişik bir yerden, Les Frigos’dan bahsetmek istiyorum. Büyük ihtimalle böyle bir yeri hayatınızda hiç görmemişsinizdir, Paris’te böyle bir yer olabileceği de hiç aklınıza gelmemiş olmalı…   Les Frigos Sanat Üretim Merkezi Fotoğraflara bakınca buranın terk edilmiş bir bina olduğunu düşünebilirsiniz ama hayır. Burası Paris Belediyesi’nin sanatçılara tahsis ettiği atölyeler kompleksi; bu anlamda bir sanat üretim merkezi. Burada 200 civarında sanatçı eserlerini üretiyor, böylesine ilham verici bir ortamda çalışmalarını sürdürüyorlar. Paris Belediyesi bu anlamda sanatçılara büyük destek veriyor. Gerçi bildiğim kadarıyla sanatçılar buraya belli bir kira ödüyorlar ama Paris’te kiraların ne kadar yüksek olduğunu hesaba katacak olursak böylesine volümlü alanlar için ödenen rakamların çok düşük olduğunu tahmin ediyorum. Peki Les Frigos…