Tag

10. arrondissement

Browsing

(Son Güncelleme: 02.06.2018) Paris’te konumu ve adıyla dikkat çeken güzel bir kafeyi tanıtmak istiyorum sizlere. Café Fluctuat Nec Mergitur’deyiz… Paris’in en güzel meydanlarından biri olan Place de la République’te bulunan bu kafe adını ünlü bir Latince sözden alıyor: “Fluctuat Nec Mergitur”u Türkçeye en yalın haliyle “sarsılır ama batmaz” olarak çevirebiliriz sanıyorum. Bilmem hiç dikkat ettiniz mi, Paris’in sembolü olan armada bir gemi figürü vardır, o figürün altında yazar bu söz. Paris’in her türlü badireyle karşılaşabileceğini ama hepsinin üstesinden gelebileceğini vurgular. En son 13 Kasım 2015’teki Bataclan Saldırısı sonrasında yaşanan zor günlerde bu söz gündeme gelmişti, o günden sonra yeniden günlük yaşamda kullanılır oldu. Cafe Fluctuat Nec Mergitur – Place de la République Sonra da Paris Belediyesi 15 Mart 2016’da République’te bu kafeyi açtı. Ekolojik konulara duyarlı bir şekilde inşa edildiği söylenen bu kafenin önünden epey bir gelip geçtim ama sanırım benim ilk gidişim Nisan 2017’dir. Yolum o taraflara düştüğünde ara ara gidip oturuyorum. Paris’te gidilecek…

(Son Güncelleme: 02.06.2018) Paris küçücük bir şehirdir aslında ama kıyısında köşesinde, bazen de ulu orta yerlerinde alelade bir kapının ardında neler vardır bilemezsiniz. Birilerinden duymanız, sağda solda okumanız ya da bir arkadaşınızın sizi götürmesi gerekir ki keşfedebilesiniz. Benim de öyle keşiflerimden biri olan Le Comptoir Général’i tanıtmak istiyorum size bu yazımda. Zaten yazmaya bile gerek yok; fotoğrafları görünce siz de anlayacaksınız ne kadar özel bir yer olduğunu. Le Comptoir Général Le Comptoir Général (lö kontuar jeneral ya da lö kontuağ jeneğal) benim çok sevdiğim Canal Saint Martin – Saint Martin Kanalı’nın güney ucunun başladığı yerde bulunuyor. Buraya gelmenin en kolay yolu Paris metrosu 3, 5, 8, 9 ya da 11 numaralı hatlarının République istasyonunda inmek ve yukarı çıkınca République Meydanı’ndaki heykelin arka sokağından yürüyüp Saint Martin Kanalı’nın başladığı yere ulaşmak ve sola dönüp, kanalın sağ tarafındaki yoldan yürümek. Le Comptoir Général Yaklaşık 150-200 metre sonra sağda yeşil demir bir kapı göreceksiniz.…

(Son Güncelleme: 06.08.2018) Bu yazıda sizlere Paris'te hayat kurtaran, çok sevdiğim bir Türk restoranından, Restaurant Labranda'dan söz etmek istiyorum. Labranda neden hayat kurtarıyor? Çünkü insan Paris'te güzel güzel yaşayıp gitse de canı bazen güzel Türk yemekleri yemek istiyor; mesele sadece Türk yemekleri de değil; gittiği restoranda Türkiye'deki gibi bir atmosfer yaşamak istiyor ama bu Paris'te
(Son Güncelleme: 02.06.2018) Derya Restaurant, Paris Türk Mahallesi'nde, 4, 8 ve 9 numaralı metro hatlarının geçtiği Strasbourg-Saint Denis metro istasyonunun hemen orada bulunuyor. İstasyondan çıkınca karşınızda koskoca Porte de Saint Denis yani Saint Denis Kapısı'nı görüyorsunuz, bu sokaktan yani Rue du Faubourg Saint Denis'den girdiğiniz anda da Türk mahallesindesiniz zaten. Derya Restaurant'sa biraz ileride Julien

(Son Güncelleme: 02.06.2018) Paris’te yapmayı en çok sevdiğim şeylerden biri, hiç kuşkusuz kitapçı kitapçı dolaşıp her birinin kendine has havasını solumaktır. Paris de bu konuda oldukça zengin seçenek sunan bir şehir olduğundan, mekan sıkıntısı çekmek diye bir şey de söz konusu değil. Paris’in bir diğer güzelliği de genel kitaplar satan bolca kitapçıya ev sahipliği yapması yanı sıra, konsept kitaplar üzerine uzmanlaşmış kitapçıların da hatırı sayılır miktarda olması. Ben de yeri geldikçe hem ünlü kitapçıları, hem de kendi sevdiklerimi paylaşmaya çalışıyorum sizlerle.   Bugün sizlere söz etmek istediğim kitapçı da böylesi yerlerden biri işte: Canal Saint Martin (Saint Martin Kanalı) üzerinde bulunan Artazart Design Bookstore, özellikle tasarım üzerine yoğunlaşmış zengin kitap seçkisi ile hem göz, hem de gönül okşayan harika bir yer. Tasarım profesyoneliyseniz size daha çok hitap edecek bir kitabevi olmasının yanı sıra, tasarımdan hoşlanan, estetikle ilgilenen, güzel olana ilgi duyan herhangi biri olsanız bile bu kitapçıyı dolaşarak içinizin ferahlayacağına inandığım için,…

(Son Güncelleme: 02.06.2018) 10. arrondissement'da, Gare du Nord'un hemen yanı başında bulunan Gare de l'Est, Paris'in beşinci büyük garı olma özelliğini taşıyor ve buradan kalkan trenler Paris'in doğu banliyölerine, Strasbourg ve Nancy başta olmak üzere Fransa'nın doğusundaki şehirlere ve yine Fransa'nın doğusunda bulunan Almanya, Rusya, İtalya gibi pek çok ülkeye gidiyor. Buralara hızlı trenle gitmek için
(Son Güncelleme: 13.07.2018) Bu yazıda Paris'teki yedi tren garından en büyüğü, aynı zamanda Avrupa'nın en işlek tren garı olan Gare du Nord'u tanıyacağız hep birlikte. 10. arrondissement'da bulunan, Fransa'nın kuzey bölgesine ve bu yönde bulunan diğer Avrupa ülkelerine yoğun tren seferlerinin yapıldığı bu büyük gar, aynı zamanda kuzey Paris banliyölerine yolcu taşıyan banliyö trenlerinin kalkış ve
(Son Güncelleme: 09.07.2018) Paris'e ilk yerleştiğim dönemde, uzunca bir süre şehrin altını üstüne getirdim ama ne hikmetse Paris'in -neredeyse- kalbindeki bu Türk Mahallesi epey bir süre sonra karşıma çıktı. Çünkü Paris'in en sevdiğim bölgelerinden biri olan Grands Boulevards'da en fazla Grand Rex'in oraya kadar yürüyor, buradan ya geri dönüyor ya da metroya binip başka yerlere

(Son Güncelleme: 02.06.2018) Paris, her köşesi sürprizlerle dolu, yaşamınıza renk katacak binlerce seçeneği size sunan keyifli bir şehir gerçekten. Dileyene cıvıl cıvıl bir hayat, dileyene huzur, dileyene sanat ve estetik, dileyene karmaşa ve dinamizm sunan bu eşsiz kentte, her köşe başında birbirinden ilginç sürprizlerle karşılaşmak mümkün. Her sürpriz yüzünüze küçük bir tebessüm kondurup gününüzü daha güzel bir hale getiriyor. İşte önünden geçerken yüzünüze o tebessümlerden birini konduracak yerlerden birini tanıyacağız bu yazıda hep birlikte: King of Pop… Elbette ki popun kralı Michael Jackson’a adanmış bir dükkan burası. Çeşit çeşit kostümler, aksesuarlar, cd’ler, plaklar, Michael Jackson’a dair her şey burada mevcut. Popun kralı Michael Jackson’ın sadık hayranlarından biriyseniz, o zaman bu dükkan sizin için çok daha fazla şey ifade edecektir. Paris’e ilk zamanlar, turist olarak gelişlerimden birinde, Grands Boulevards gezimde bu bölgede yürürken, kıpkırmızı vitrini ile aradan sıyrılıveren bu küçük dükkanı ilk gördüğümde, adını fark etmeden önce vitrindeki yüzlerce Michael Jackson…