Fransızlar, doğa koşullarından korunmak için olsa gerek “su kenarında keyif çatmayı, daha doğrusu yemeyi içmeyi bizler kadar çok sevmiyorlar” der
Aslında Paris’in kafe ve restoranlarını tanıtan apayrı bir yazı serisi hazırlamak lazım ama ben bu blogda daha çok Paris’te gezip
Versailles Sarayı'nı gezmeye gittiğiniz gün sarayın büyüsüne kapılmış bahçesinde dolaşırken karnınız acıktığında keyifle oturup bir şeyler yiyebileceğiniz bir restorandan bahsetmek
Paris'te bir Türk restoranına gitmek için birkaç nedeniniz olabilir: Ya nerede olursanız olun Türk yemeklerinden başkasını yiyemiyorsunuzdur ya inançlarınız gereği
Paris’te en sevdiğim mekanlardan birini daha tanıyacağız bu yazıda. Ne zaman Montmartre taraflarında gezsem, Sacré Coeur‘ü görmeye gitsem, yolum Pigale‘e ya da Anvers’e
2017 yılına kadar ilginç seramikleriyle dikkatinizi çektiğim, herkese önerdiğim keyifli pastane, fırın ya da kafe olarak tarif ettiğim Au Panetier
Paris’te sokak sokak, müze müze gezmek, park bahçe dolaşmak güzel de insan yorulunca bir yerlerde oturup dinlenmek, bir şeyler yiyip
Paris'te yaşayan bir İstanbullu'nun en büyük özlemi Boğaz'a karşı bir şeyler yiyip içememek, eş dost sohbetlerinde bulunamamaktır haliyle. Boğaz'dan, denizden
Bu yazıda sizlere, Paris'te güzel Türk yemekleri yapan restoranlardan biri olan Le Janissaire Restaurant'dan bahsetmek istiyorum. "Gelmişim Paris'e ne işim