Aslında Paris’in kafe ve restoranlarını tanıtan apayrı bir yazı serisi hazırlamak lazım ama ben bu blogda daha çok Paris’te gezip görülecek yerler, ilginç mekanlar, keyifli etkinliklerin bulunduğu bölgelerden bahsederken -hazır oradayken uğrayabileceğiniz- yeme içme mekanlarından bahsetmeyi tercih ediyorum daha çok. İşte öyle yerlerden birindeyiz yine bugün: Café L’Ami Justin (eski Obododo Café) Peki buraya neden
Marais Bölgesi ya da Bastille ile République arasında dolaşırken uğrayıp, gezmekten keyif alacağınızı düşündüğüm hoş bir mağaza olan Merci Concept Store’u tanıyalım hep birlikte. Bu mağazayı sevmemin nedeni elbette ki sadece içinde satılan ürünler değil. Öncelikle eski atölye tarzında hoş bir binanın içinde yer alması; dekorasyonu değişik, ürün çeşitliliği ve tasarımları şahane; eh bir de
Versailles Sarayı'nı gezmeye gittiğiniz gün sarayın büyüsüne kapılmış bahçesinde dolaşırken karnınız acıktığında keyifle oturup bir şeyler yiyebileceğiniz bir restorandan bahsetmek istiyorum bu yazıda sizlere: La Flottille (la flotiy) Versailles Sarayı'ın bahçesinde merdivenlerden aşağı inince karşınıza çıkan Apollon Havuzu'nun sağ tarafından yolunuza devam ederseniz, demir parmaklıkların oradan çıkıp büyük kanala ulaştığınızda hemen sağ tarafınızda kalacak olan
Bu yazıda sizlere Paris'teki en şık, benim de en çok beğendiğim restoranlardan biri olan Le Train Bleu'den bahsetmek istiyorum. Le Train Bleu (lö tran blö ya da lö tğan blö) "Mavi Tren" anlamına geliyor ve tahmin edeceğiniz gibi bu restoran bir gar bünyesinde yer alıyor. 1901'de "Le Buffet de la Gare de Lyon" olarak açılan
Bu yazıda sizlere, Paris'te güzel Türk yemekleri yapan restoranlardan biri olan Le Janissaire Restaurant'dan bahsetmek istiyorum. "Gelmişim Paris'e ne işim var Türk yemekleriyle" demek hakkınız baki; benim sözüm diğer kategorideki okuyuculara :) Herkesin zevki, tatil anlayışı ayrı ayrı. Kimisi gittiği ülkenin mutfağını denemeyi sever, kimisi "ille de vatanım" deyip gittiği yerde alışık olduğu damak tadına
"Paris'te en çok sevdiğin restoran neresi?" diye sorsalar, hiç tereddütsüz vereceğim yanıt Le Relais de l'Entrecôte olur elbette. Bu yanıtın içinde "en muhteşem lezzet, en kaliteli servis, en nefis mekan" kategorisinde bir alt metin aranmasın lütfen; benim Paris'te en çok burayı sevmemin nedenleri tamamen öznel... Yıllar önce ilk kez Paris'e geldiğimde, yemek yemek için hoş
Paris’in birbirinden güzel sayısız restoranlarından hangi birini yazacağımı ben de bilmiyorum ama sırası geldikçe, aklıma düştükçe, vakit buldukça gidip bir şeyler yediğim, gerek atmosferini gerekse yemeklerin lezzetini beğendiklerimi de paylaşmak istiyorum sizlerle. Paris’teki en sevimli restoranlardan biri Victoria Station Restaurant … Grands Boulevards‘da, Panoramas Pasajı‘nın olduğu binada yer alan bu güzel restoran, adını Londra’daki Victoria Tren
Paris'te, nerede ne yenir, menüler nasıldır, fiyat aralıkları ne civardadır gibi pek çok soruya yanıt veren, en önemlisi de telefonla rezervasyon yaptırma sıkıntısını ortadan kaldıran şahane bir web sitesi: La Fourchette - The Fork... Fransızcada "Çatal" anlamına gelen La Fourchette (la furşet ya da la fuğşet) pek çok ülkede hizmet veren bir restoran rezervasyon sistemi. Fransızca
Paris'teyiz, elbette bir yandan gezip tozup, bir yandan da kafe ve restoranlarda oturup bir şeyler yiyip içeceğiz. Birbirinden şık ve sevimli restoranlar, hoş kafeler, neredeyse her köşe başında bulabileceğiniz bistrolar, brasserie'ler... Hepsi farklı menü seçenekleri ile sizleri ağırlamaktan zevk duyacaklardır... Zevk duyacaklar mıdır gerçekten? İşin o kısmı biraz muallak :) Çünkü Fransız garsonların suratsızlıkları ve







