Facebook Facebook Twitter Instagram Google LinkedIn Pariste.Net English

Hakkımda

Herkes kadar aynı, herkes kadar özel / Ahmet ORE - Pariste.Net
Aslında yazılarımı düzenli olarak takip edenler beni yakından tanıyorlar. Tabii bir de geçerken uğrayanlar ya da yaptığım işle ilgilenip kim olduğumu merak edenler için oturup özet olarak bir "hakkımda" yazısı yazmak gerekiyor haliyle. 

Derli toplu bir CV isteyenler Linkedin profilimden tüm detayları görebilirler.

İstanbul'dan Paris'e uzanan hayat hikayemi benim kalemimden merak edenler içinse, buyursunlar tüm detaylar aşağıda:

Geçtiğimiz yüzyılda İstanbul'da doğdum; İstanbul'da büyüyüp İstanbul'da harmanlandım. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü mezunuyum. Gerçi lisede elektronik, yüksek lisansta da halkla ilişkiler maceralarım oldu ama hayatta yaptığım en iyi şeyin üniversitede felsefe okumak olduğuna inanırım. Yine de laf aramızda, hep bir mimar olmak isterdim :) Çocukluğum ve ilk gençliğim çizim ve maket yapmakla geçti. Desen çalışmayı ve renklerle oynamayı her zaman sevdim.

Lise stajımı Netaş'ta yaptım, üniversitede okurken reklamcılık sertifikası alıp bir reklam ajansında metin yazarlığı ve düzeltmenlik yaptım. Doğuda yaptığım ve 16 ayıma kazınan zorunlu askerlik hizmetimi tamamladıktan sonra İngilizcemi geliştirmek üzere 3 ay Washington DC'de yaşadım. Dönüşte gerçek iş yaşamı beni bekliyordu. Rowenta'da satış operasyon ve trade marketing, MTV Türkiye ve Kanaltürk'te reklam pazarlama işleriyle uğraştım. Excel, Power Point ve Photoshop en çok haşırneşir olduğum programlar oldu haliyle. Yine de Word'de yazmayı, hiç durmadan yazmayı hepsine tercih ederim.

Aslında aralarda derelerde başka başka işlere de bulaştım, birkaç kez hayata sıfırdan başladım; kimini başardım, kimini başaramadım :) Denemekten hiç korkmadım. Şimdiyse Blogger olarak anılmak çok hoşuma gidiyor. Paris'te auto-entrepreneur statüsünde kendi şirketimi kurmuş olmaksa benim için ayrı bir mutluluk. Hayır, tur rehberliği yapmıyorum, turizmci değilim, olmayı da hiç düşünmedim. Profesyonel Blogger'ım, tek işim Pariste.Net'le ilgilenmek. 

Herkes kadar aynı, herkes kadar özel biriyim sonuçta. Yaşadığı her günün, aldığı her nefesin hakkını sonuna kadar veremeyi ilke edinmiş biri de diyebiliriz. Yazmayı ve çizmeyi sevdiğim muhakkak. Müzikse bir kültürün beni fethedebilmesi için en önemli değer sanırım.

Yemek-içmek hayatta birincil önceliğim olmasa da yol arkadaşım tam bir gurme olduğu için ömrümün büyük bir kısmı restoran restoran gezip yeni lezzetlerle tanışmakla geçiyor. Oysa ki şu dünyada en çok sevdiğim yemek patates kızartmasıdır benim için :) O kadar ki, gezdiğim her ülkenin mutfağının lezzet kriterini patates kızartması üzerinden ölçümlerim; bu konuda bir kitap yazabilirim :)

Estetik değerlere düşkünüm, güzel olan her şeyi seviyorum. Güzel, incelikli ve değerli... Kastım kesinlikle lüks ve gösteriş değil; incelikle dokunmuş bir bir mendil, özenle çizilmiş bir desen, hassasiyetle zımparalanmış bir mobilya belki de... Görmek kadar dokunmayı da önemsiyorum.
Hayatın tadı / Ahmet ORE - Pariste.Net
Ve gezmek... Ah gezmek yok mu, işte en çok bunu seviyorum. "Tebdil-i mekanda ferahlık vardır" lafına inanır, her fırsatta gezer dolaşır, şöyle bir yenilenirim.

Önce, aşağı yukarı Türkiye'nin büyük bir kısmını gezdim, sonra yavaş yavaş yurt dışına açıldım. Bugüne kadar Almanya, Avusturya, Bosna-Hersek, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Fransa, Hırvatistan, Hollanda, Gürcistan İngiltere, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, Kanada, Lüksemburg, Macaristan, Monako, Polonya, Portekiz, Slovakya, Yunanistan, MartiniqueABD ve Kanada'da hatırı sayılır miktarda yeri gezip görme şansım oldu. Gezip gördükçe de bu sevda bir tutkuya dönüştü haliyle. 

Bir ara, ayda iki kez yurt dışına çıkmaya başlayınca artık bu gezilerin yetmediğini fark ederek ömrümün bir bölümünü başka bir ülkede geçirmeye karar verdim. İngiltere'ye niyet, ABD'ye heves, Kanada'ya karar, Fransa'ya kısmet ilginç bir hayat çizgisi ile kendimi 2012 yılının Mart ayında Paris'te buldum.

Daha önce Paris'e birçok kez turist olarak gelmiştim ve her seferinde bu şehrin gezmek için mükemmel bir yer olduğunu görüyor ama yaşamak içinse pek bir cazibesi olmadığını düşünüyordum. Çünkü dışarıdan bakıldığında tüm görkemine rağmen kalabalık, pis ve karmaşık görünüyordu. Hele ki tek kelime Fransızca bilmeyen biri olarak buraya yerleşme kararı almak gerçekten yürek isterdi. Oysa ki ne güzel İngilizcemle İngiltere'de, Amerika'da ya da Kanada'da hayatımı sürdürebilecektim. Kanada oturum kartım halâ melûl melûl bakar bana bir köşeden :)

Ama kader ağlarını örmüştü, artık Paris'teydim. İstanbul'un kıyısını köşesini avucunun içi gibi bilen biri olarak bundan böyle yaşayacağım evim olan Paris'i de aynı şekilde tanıyıp öğrenmem gerekiyordu en kısa sürede; çünkü ben yaşadığım yerin farkında olmayı sevdim her zaman. Ne nerededir nasıl gidilir, nerede yenir nerede içilir, nerede eğlenilir nerede dinlenilir, nerede okunur nerede gezilir, bazen de herkesten kaçıp nerede gizlenilir; bilmem gerekiyordu bunların hepsini; hayattan daha çok keyif alabilmem, gerçekten yaşadığımın farkında olabilmem için. O yüzden yerleşir yerleşmez başladım Paris'i bir uçtan bir uca deli gibi gezmeye. Aylarca dolaştım, rastgele otobüslere binip rastgele yerlerde indim bazen, rastgele metro istasyonlarından kafamı günyüzüne çıkarıp baktım. Bir yandan da okuyup araştırdım, günlük gezi programları yapıp kendimi öyle dışarı attım. Gezdim, dolaştım, yürüdüm, yürüdüm ve hep yürüdüm. Çünkü bir şehri keşfetmenin en iyi yolunun yürümek olduğuna inandım.
Oturup yazmak lazım / Ahmet ORE - Pariste.Net
Fransızca öğrenmek önceliğim olduğu için bir yandan da dil öğrenimime ağırlık vermiştim. Bu süreçte Fransızca düşünebilme yeteneğimi geliştirmek adına Türkçeden olabildiğince uzak kaldım. Yoksa bu blog'a çok daha önce başlamam gerekiyordu. Ne zaman ki Fransızca öğrendiğime, daha doğrusu hedeflediğim seviyeye ulaştığıma ikna oldum, o zaman Paris deneyimlerimi başka insanlarla paylaşmak adına bu blog'u yazmaya karar verdim ve 2014 başı itibariyle Pariste.Net'te ilk yazımı yayınladım.

Amacım Paris'in Eyfel Kulesi'nden, "Şanzelize"den ibaret olmadığını, bu şehrin müthiş bir zenginliği barındırdığını insanlara anlatabilmekti. Paris'e yerleştiğim ilk zamanlar gezip öğrenmeye çalışırken internette önce doyurucu bir Türkçe kaynak aradım ama yoktu; hep İngilizce ve Fransızca rehberlerle yolumu izimi buldum, yaşadığım yeri tanıdım. Ve nihayetinde, Türkçede de böyle bir kaynak olması gerektiğini düşündüğümden oturup, birilerinin işine yarasın diye Pariste.Net adıyla bu blog'u yazmaya başladım.

Geriye dönüp bakıyorum da, bugüne kadar 470'den fazla yazı yayınlamışım; gerçekten akıllara ziyan. Çünkü daha sırada yazılmayı bekleyen -şimdilik- 150 tane konu başlığı daha var. Üstelik yazılarımı yayınlayıp öylece bırakmıyorum, sık sık geri dönerek bütün yazıları güncellemeye çalışıyorum. Yeni eklemeler,  yeni linkler yanında güncel fotoğraflarla da zenginleştiriyorum. O yüzden yaptığım iş sıradan bir blog yazıp sadece yeni yazı yayınlamak da değil...

Emeklerimin karşılığını almak yani yazdıklarımın birilerinin işine yaradığını görmekse müthiş bir keyif benim için. Okunma istatistiklerine baktıkça ve daha da önemlisi sizlerden gelen olumlu yorumları gördükçe bu blog'u sürdürmeye daha bir hevesli oluyorum haliyle. İnternetin uçsuz bucaksız boşluğuna değil de birilerinin gözlerinin içine bakarak konuşuyormuş gibi hissediyorum kendimi; yaptığım işten daha bir zevk alıyorum böyle olunca. O yüzden düzenli olarak yazmayı, gezip gördüklerimi paylaşarak bu rehberi daha da zenginleştirmeyi elimden geldiğince sürdürmek niyetindeyim; sizin de desteğinizle tabii.

Ocak 2017 itibariyle de Youtube kanalım Pariste.Net TV'yi açarak Paris'i yazılarım yanında videolarla da anlatmaya başladım. Daha yolun başındayım, çok yakında Youtube kanalı da blog kadar zengin içerikli bir video kaynağı olacak. Prodüksiyonlar kadar canlı yayınlarla Paris sokaklarında dolaşmayı, Paris'ten gezmenin ne kadar güzel bir şey olduğunu sadece fotoğraflarla değil, canlı görüntülerle paylaşmayı da hedefliyorum...

Yapmak istediğim neler neler var daha. İlk fırsatta, gezmekte olduğum birbirinden güzel Fransız şehirlerini tanıtan bir çalışma daha yapmak istiyorum. Sonra sırada, gezdiğim (ve gezeceğim) diğer ülkeleri anlatan bir başka blog yazmak var. Kafamda hepsi tamamlanmış üç ayrı kitapla da ilgilenmem gerekiyor bir yandan. Yani yapacak çok şey var daha.

Üstelik Paris gezmeyle de yazmayla da yaşamayla da bitecek gibi görünmüyor.

Bu yolculukta bana eşlik edip desteğinizi esirgemediğiniz için çok teşekkür ediyorum.

Pariste.Net'i sosyal medyada takip ederek anlık duyurulardan haberdar olabilir, güncel haberleri takip edebilirsiniz. Tabii birbirinden güzel Paris fotoğraflarına bakıp içinizin açılacak olması da cabası :)

plus.google.com/+ahmetore (25.000.000+ görüntüleme)
instagram.com/parisrehberi (21.000+ takipçi)
twitter.com/paristenet (15.000+ takipçi)
facebook.com/parisrehberi (8.000+ takipçi)
Youtube Pariste Net TV (Yeni)


Bugüne kadar gezip gördüğüm yerlerin "kısa bir özetini" bulabileceğiniz resimler için bu linke bakabilirsiniz. Paris'te yaşadıklarım hakkında genel bir görüş okumak isterseniz de "Cenette Beşinci Yıl" yazıma bir göz atmanızı öneririm.

İşte benim hikayem özetle böyle. Daha anlatacak çok şey, paylaşacak pek çok yazı var elbette.

Ama ben aşağı yukarı buyum; peki ya siz kimsiniz?

...

Sevgiyle

Ahmet ÖRE

Ekim 2017, Paris

Bir kuş uçumu kadar uzağız birbirimizden, bir kanat çırpımı kadar yakın /  Ahmet ORE - Pariste.Net

***

Ben daha çiçek kadarken
Açtım
Sonra sevdam kadar oldu taç yapraklarım
Kuşlarla değil
Ekmek kavgasında kaybolmaktan korktum


***

40 yorum:

  1. İnsan bir yerde sürekli yaşadığı zaman beynin rutin çalıştığı bu yüzden de aktif olmadığı bilimsel bir veridir. Yeni yerlere gidip, yeni şeyler görmek ve yaşamak ise beyni muazzam biçimde aktif tutarmış. Seyahat etmek bu yüzden önemli! Siz de seyahat ettikçe ufkunuz açılmış. Ufkunuz açıldıkça kendinizi geliştirmişsiniz. Bu çok güzel bir şey. Ayrıca site, Paris hakkında bu derece detaylı bilgiyi veren tek site olması açısından da nitelikli olmuş.
    Aklıma takılan bir kaç soru oldu. Montreal'i ben çok araştırdım. Bir gün gideceğim inşallah. Kanada'yı turist olarak bile ziyaret etmek zor iken. Oturumunu almak nasıl mümkün oldu ? Paris bir anda nereden çıktı? ve Paris oturumu nasıl verdi ?
    Ben ve kız arkadaşım da genç gezginleriz. İyi yaşamak istiyoruz. Hayalimizdeki işleri yapmak istiyoruz. Bunun için bir kaç dil öğreneceğiz. Planımızda Paris'te 1 yıl kalmak ve Fransızca dil eğitimi için kursa gitmek var. Bunu en uygun ve en iyi sonuçla nasıl sağlarız ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle bu güzel yorum için çok teşekkür ediyorum.
      Benim yurt dışına yerleşme maceramı özetlemek o kadar güç ki; sırf bu yüzden bu macerayı bir gün oturup kitap haline getirmek istiyorum. Kısaca şunu söyleyebilirim, Kanada oturumu için tam üç yıl uğraştım, sanıyorum şimdi prosedür daha kısa sürüyormuş ama yıllarca göçmenlik prosedürleri konusunda İngiltere, Amerika ve Kanada üzerine o kadar çok yazı-kanun okudum ki şu anki güncel kanunları artık hiç merak etmiyorum, içime gına geldi :) Tam Kanada'ya yerleşmek üzere işimden istifa etmişken son anda gelişen bir olay neticesinde kendimi Fransa'da buldum ama bunu yolunuz bir gün Paris'e düştüğünde yüzyüze anlatmak isterim.
      Montreal'den çok Toronto'yu severdim ben o zamanlar, hatta Montreal'deki Türk arkadaşlarımız Kanada'ya oturumumuz çıktığında "gelin buraya yerleşin" dediklerinde hayatımın en büyük lafını etmiş ve "iki cihan bir araya gelse Fransızca konuşulan bir yerde yaşamam, ben Montreal'de değil Toronto'da yaşayacağım" diyerek reddetmiştim :)
      Hayat işte, nereden nereye...

      Sil
  2. Blogunuzu geççtiğimiz hafta üniversitemin erasmus sonuçları açıklanıp pariste okuma hakkı kazandığımı öğrendiğimde internette araştırma yaparken keşfettim.Her gün açıp açıp orasından burasından okuyorum keyifle :) Deneyimlerinizi ve bilginizi emek vererek bize aktardığınız için size teşekkür etmek istedim.Harika bir kaynak, şimdiden hevesle bir deftere sizden öğrendiğim püf noktalarını ve yapmak isteyebileceklerimi not almaya başladım.İlham vermeye devam etmeniz dileklerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Paris'e okumaya gelmek harika bir haber, sizin adınıza çok sevindim; dilerim burada şahane günler geçirirsiniz. Güzel yorumlarınız için de çok çok teşekkür ederim.
      Sevgiler

      Sil
  3. Merhabalar Ahmet Bey,
    Ben yazılarınızı çok beğendiğimi söylemeden edemeyeceğim. Kısa süreliğine ikamet ettiğim Paris sokaklarından ne yazıkki 13 gün içinde ayrılmak durumundayım. Bu nedenle 2 haftasonuma neler sığdırsam acaba diye ararken sizin sitenizi buldum. Ve sizi şiddetle, güzel Türkçe'niz, tatlı betimlemeleriniz ve ne kadar edebi bir yönünüz olsa da analitik çizginizi kaybetmeden tane tane anlatım formunuzu korumanız nedeniyle tebrik etmek istedim :)
    Klavyenize sağlık!
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu güzel yorumunuz için ne kadar teşekkür etsem az.
      Bu destek mesajlarının bana nasıl güç verdiğini tahmin edemezsiniz, çok sağolun.
      Paris sizi her zaman bekliyor olacak.
      Yolunuzun yeniden buralara düşeceğine inanıyor ve siz bundan sonraki yaşantınızda mutluluklar diliyorum.
      Sevgiler...

      Sil
  4. Ahmet kardeşim,
    52 yaşındaki bir evlat olarak 79 yaşındaki babam benden bir talepte bulundu.
    dedi ki oğlum hiç yurtdışına gitmedim, beni paris ve romaya götür. bir terslik çıkmazsa 9 haziranda 3 günlük paris, sonrasında da 4 gün roma yapacağız. ikinci gelişim olacak ama siten sayesinde pekçok yararlı bilgi edindik. teşekkür ediyor gözlerinden öpüyorum.
    ha bu arada, oralarda başımız dara düşerse arayacağımız kişi sensin bilesin. :-))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      Hiç merak etmeyin, blog'ta bunca rehber yazı varken Paris'te ben dahil kimseye ihtiyaç duymadan güzel güzel gezeceksiniz.
      Şimdiden iyi tatiller dilerim.

      Sil
  5. Ahmet Bey merhabalar.
    Aylardır yazılarınızı çok büyük bir zevkle okuyorum. Öyle güzel bir anlatım yeteneğine sahipsiniz ki bitmesin istiyorum :) Daha gelmeden Paris hakkında bir çok bilgiye sahibim sayenizde öyle ki yerleşmek bile istiyorum. Merak ettiğim bir konu var tabi cevaplamamak hakkınız; zannediyorum ki bir işe sahipsiniz Paris'te. Bu kadar gezmeye aşık biri ne iş yapar/yapmak ister merak ettim doğrusu :)
    Saygılar..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim.
      Neredeyse doğduğumdan beri çalışma hayatının içindeydim, yukarıdaki yazıda da belirttiğim gibi pek çok iş yaptım ama şu anki kartvizitimi soracak olursanız Blogger ve Sosyal Medya Danışmanı diyebiliriz.
      Birgün hiçbir şey yazmaması en büyük hayalim :)

      Sil
  6. Merhaba ;)
    Gerçekten o kadar güzel anlatıyorsunuz ki oraları, her sabah blogunuzu açtığımda yeni bir yazıyla birlikte kendimi paris'te gibi hissediyorum. Paris'e dair özlemimi azda olsa dindiriyor satırlarınız. sizinle birebir tanışmış olduğum içinde şanslı hissediyorum kendimi ;)) Paris'te bir gün yeniden görüşmek üzere ;))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. üzel günlerimiz olsun hep, güzel şeyler paylaşalım... İçimiz açılsın, yüzümüz gülsün...
      En kısa sürede yeniden görüşmek üzere
      Çok çok teşekkürler.

      Sil
  7. Ahmet bey,
    Hazırlamış olduğunuz site sayesinde çok faydalı bilgilere sahip oldum. Özellikle toplu taşıma ilgili verdiğiniz bilgiler çok yararlı oldu. Emeğinize sağlık. Eşim ve ben size çok teşekkür ederiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, çok naziksiniz...

      Sil
  8. Çok kısa ve net, sayenizde Disneyland'a yanlış bilet alıp paramın yanmasından kurtuldum. Dahası, okuyup gezi programımı netleştirdiğim pekçok faydalı bilgi oldu. Bir de benden geri dönüş olsun. Kalınacak yer tavsiyesi olarak bookingten ayarladığım ve günlüğü 48 EUR'a gelen iki yıldızlı, çok temiz, bakımlı, sadece odası biraz küçük olan HOTEL Lilas Gambettta'yı öneririm selamlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok çok teşekkürler, Paris'ten sevgiler selamlar...

      Sil
  9. Merhaba Ahmet bey,
    Tavsiyelerinize uyarak Benlux'e gittim.Burada yazılan bir kaç yorumun aksine biz inanılmaz memnun kaldık..Fiyatları 3-4 farklı yerden kontrol ettim kesinlikle en uygunu Benlüx..Çok teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar,
      Benlux yazısında da belirtmeye çalıştığım gibi beklentiler faklı farklı, kimisi aradığını bulabiliyor kimisi de bulamıyor. Siz aradıklarınızı bulmuşsunuz, ne mutlu.
      O yüzden bir gidip bakmakta fayda var; zaten Louvre Müzesi'nin tam karşısı; geçerken bile uğranabilir.
      Güzel yorumunuz için ayrıca teşekkürler.
      Mutlu günler.

      Sil
  10. Merhaba Ahmet bey, sayenizde Paris'i kısa bir sürede en fazla yer görerek hızlı bir şekilde gezdik. Özellikle ulaşım konusundaki tavsiyeleriniz çok yardımcı oldu. Anladım ki Paris'i gezmek için bir kaç gün yetmez.
    Böyle faydalı yazılar için çok teşekkürler, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar,
      Paris'e gezmeye gelen kişilerin hayatlarını kolaylaştırıp güzelleştirmede bir katkım olabiliyorsa ne mutlu; o zaman emeklerimin boşa gitmediğini görüp sevinmek düşer bana.
      Nazik mesajınız ve değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim.
      Mutlu günler.

      Sil
  11. Merhaba Ahmet Bey, Oğluma sünnet hediyesi olarak ailece planladığımız ilk yurtdışı gezimiz olan Paris için mükemmel kaynak oldunuz, çok teşekkür ederim. Eylül ayında planladığımız gezi için sitenizden müthiş ipuçları edindim. En korktuğum şey ise, ulaşımdı benim için. Özellikle Fransızların sadece Fransızca konuşmaya meyilli olduğu konusunda kafamda bir imaj olduğundan Türkçe olarak ulaşım detaylarını öğrenmek beni oldukça rahatlatttı. İşlerinizde ve yazılarınızda başarılar diliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Tülin Hanım,
      Güzel mesajınız ve değerli yorumunuz beni çok mutlu etti.
      Çok çok teşekkürler...
      Umarım unutulmaz bir Paris gezisi yapar buradan güzel anılarla dönersiniz.
      Mutlu günler ve iyi tatiller şimdiden.

      Sil
  12. Merhaba Ahmet bey
    Ben de geçen sene balayı için Paris'e gitmiştim. Yazılarınızın neredeyse çoğunu okuyarak gittim. Sanki her yeri biliyor gibiydim. Gerçekten çok ayrıltılı ve ilk kez giden insanların kolayca anlayabileceği şekilde anlatmışsınız.
    Biraz geç bir teşekkür oldu. Bu sene İtalya gezisi planlıyorum ve sizin gibi güzel anlatan biri olmadığı için zorlanıyorum.
    Yazılarınız için teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnanın kesinlikle geç değil, her yorum benim için önemli, her beğeni bu blog'a aynı güçle ve aynı samimiyetle devam edebilmem için bir enerji kaynağı benim için.

      Çok teşekkür ederim.

      Sil
  13. Merhaba Ahmet Bey,
    Yazdıklarınızın benim gibi birçok insana ne kadar faydalı olduğunu bilemezsiniz... Belki de biliyorsunuzdur okunma sayılarından :) Kasım ayının ilk haftasında ilk kez kısa bir ziyaret yapmayı düşünüyorum, 3 yada 4 gün sürecek muhtemelen, fakat ne yapacağım nereleri gezeceğim şuan hiçbir fikrim yok. Fırsatınız olursa sizinle tanışmak da isterim bu süre içinde. Geri dönüşünüz için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar,
      Öncelikle güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim. Evet Pariste.Net'in okunma sayıları, sosyal medya paylaşımları istatistiksel olarak arzu ettiğim kıvama ulaştı ama doğrusunu isterseniz ben rakamlarla değil bu duygu alışverişiyle, yazdıklarımın birilerinin gerçekten işine yarıyor oluşuyla ilgileniyorum. O nedenle bu mesajınız benim için çok anlamlı, çok teşekkür ederim.
      Gezi programınız konusunda blog'ta 3 Gece 4 Gün Paris diye örnek bir tur programı yazısı hazırlamıştım, planlamanızı yaparken bu yazının işinize yarayacağını düşünüyorum:
      http://www.pariste.net/2014/12/tur-program-onerileri-ii-3-gece-4-gun.html
      Ben de sizinle tanışıp bir kahve sohbeti yapmayı çok isterim ancak şu son iki-üç aydır neredeyse günde 8-10 saat blog'la ilgilenmeye başladım, bilmem vaktim olacak mı ama yine de Paris'e gelmeden bir e-mail gönderirseniz ve vakti saatine denk düşürebilirsek neden olmasın?
      Bir de -sağ olsunlar- görüşmek için o kadar çok kişi güzel davetlerde bulunuyor ki insanları kırmak da istemiyorum ama hem vakit bulmak hem de hepsine birden olumlu geri dönüş yapmak benim için çok güç inanın.
      Yine de elimizden geleni yapalım.
      Mutlu günler.

      Sil
  14. Ahmet bey merhaba,
    Hazırlamış olduğunuz site bana o kadar faydalı oldu ki inanamazsınız. Elbette birçok kişiye farklı katkılar sağlamışsınızdır ancak sitenizi keşfedip yazılarınızı okuduğumda kendime güvenim geldi. Neden derseniz ben de gezmeyi yeni yerler keşfetmeyi çok severim. İşimi de fırsat bilerek bir çok farklı ülkede katıldığım kongreler oldu. Ancak hiç Fransa denk gelmemişti. Dediğiniz gibi hayat işte.... 4 ay önce eşimin işi nedeni ile 5 yıl için parise yerleşme durumumuz ortaya çıktı. Farklı ülkelere gitmek gezmek güzeldi tabi ama ya uzun süreli yaşamak? 12 ve 9 yaşında iki çocuk için hiçbilmedikleri bir ülkede ve kültürde yaşamak nasıl olacaktı acaba? Üstelik kızlarımız ve ben tek kelime fransızca bilmiyorken. İşte o dönemde keşfettim ben bloğunuzu. O kadar faydalı oldu ki anlatamam. Daha gelmeden sanki Paris'i biliyordum.Bürokratik işlemler bizim ülkemizde hep uzun sürdüğü için Paris'e geleli henüz 12 gün oldu ama inanın sayenizde burda hiç ulaşım sorunu yaşamadık. Fransızca öğrenmek çok zor 2 senede ancak anlarsın diye moralimi bozuklarında sizin yazınızı okuyup seni yeneceğim Fransızca dedim. Gerçekten çok faydalı bir site emeklerinize sağlık. Çocuklar okula gidince dediğiniz gibi Paris'i yürüyerek keşfediyorum. Diğer şehirler ile ilgili yazılarınızı da heyecanla bekliyoruz. Teşekkürler.....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Gizem Hanım,

      Yorumunuzu Cuma akşamı okudum ancak yanıt yazmak için bilgisayarı açacağım Pazartesi'yi beklemek istedim, zira kısa bir teşekkürle geçiştirilemezdi, eh detaylı yazmak için de cep telefonu pek keyifli değil :)

      Öncelikle, yazdıklarımın birilerinin işine yaradığını görmek beni nasıl mutlu ediyor bilemezsiniz. Boşuna uğraşmamış olduğumu bilmek bana hep güç veriyor, o yüzden asıl ben teşekkür ederim.

      Fransızca konusunda hiç endişeniz olmasın. Evet hiç kolay değil ama imkansız da değil, çalışınca insan Zimbabvece bile öğrenir :) İşin şakası bir yana bizim en büyük şansımız Fransızcayı Paris'te öğreniyor oluşumuz. Adres tarifini öğrenirken "Eyfel'den sağa dönün" diye teorik öğreniyorsunuz derste, sonra sokağa çıkıyorsunuz, karşınızda Eyfel Kulesi, soran olursa oradan adres tarifi veriyorsunuz :) Bu müthiş bir duygu. İngilizce hangi şehirde öğrenilir, onun tek bir yanıtı yok ama Fransızca Paris'te öğrenilir ve siz Paris'tesiniz, ne mutlu. Derslerinizi aksatmayıp bol bol da çalışırsanız elbette üstesinden geleceksiniz, hiç merak etmeyin.

      Eşinizin daha önce Fransa deneyimi oldu mu bilemiyorum ama iş yaşamında yaşayacağı olumlu ve olumsuz durumlara hazırlıklı olmak açısından ve kültürel farklılıklar konusunda fikir sahibi olabilmesi için "Paris'te İş Hayatı - Fransa'da Çalışmak" yazısını okumasını öneririm:
      http://www.pariste.net/2016/02/pariste-is-hayat-fransada-calsmak.html
      Bu bilgiler, daha sonra iş hayatına geri dönmek isterseniz size de lazım olacak :)

      Sizi benim geçtiğim yolların dört buçuk yıl öncesinde görüyorum ve o günler bana çok aydınlık görünüyor, umarım sizin için de öyle olur. Size ve ailenize Paris'te mutlu huzurlu ve keyifli bir yaşam diliyorum.

      Mutlu günler.

      Sil
  15. Tek kelimeyle sahane!!!!Paris'te yasayan ve bu sehri kesfetmeye merakli biri olarak is molasinda ansizin baska bir sey ararken rastladigim siteniz beni inanilmaz mutlu etti.En favori mekanlarim anlatiminiz sayesinde capcanli.Basarilar dilerim.

    Ceren

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Ceren hanım. Bir hayli vaktimi alan ve oldukça yorucu geçen bu çalışma tempomda, zorlandığım anlarda bu tür yorumlar bana nasıl güç veriyor bilemezsiniz.
      Çok çok teşekkürler.

      Sil
  16. çok teşekkürler böyle bir blogla karşılaştığım için kendimi şanslı hissediyorum her bir sayfası ayrı kıymetli. yazı diliniz de çok başarılı normalde gerçekten blogları çok okumam ama çok iyi yazmışınız. ocakta geleceğim şimdiden sayenizde epey şey öğrendim. tekrar teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Selçuk Bey, çok naziksiniz...
      Umarım Paris'te çok güzel bir tatil geçirirsiniz.

      Sil
  17. Ahmet Bey merhaba, öncelikle çok kısa göz gezdirme imkanım oldu sayfanızda ancak, üslup, dil ve yaptığınız işler bakımından hızlıca sizden doğru bilgi alabilirmişim gibi hissettim. Ben de markalara danışmanlık yapıyorum. Sebebi ziyaretime gelince; 22 Temmuz Paris'e gelmek için uygun bir zaman mıdır? Aslında 5 Ağustos çıkışlı gelmek istiyordum ama Ağustos ayında bazı mağazalar, kafeler kapalı oluyormuş, öneriniz nedir? Eğer Ağustos evet kapalı diyorsanız, 22 Temmuz mu 29 Temmuz mu çıkmalıyım veya ikisinin farkı yok mu? :) Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Bahar Hanım,
      Öncelikle değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim.
      "Paris'e Ne Zaman Gidilir? Paris'e Gitmek İçin En Uygun Zaman" http://www.pariste.net/2014/07/parise-ne-zaman-gidilir-parise-gitmek.html yazımda da belirtmeye çalıştığım gibi hava durumu açısından bunu söylemek çok zor ama dükkanların açık olduğu döneme denk gelmek istiyorsanız 22 Temmuz çok daha ideal, çünkü Temmuz sonu itibariyle pek çok mağaza bir aylığına kapalı olabiliyor, Paris turistlere kalıyor. O yüzden 29 Temmuz'dansa 22 Temmuz'da gelmenizi öneririm.
      Mutlu günler.

      Sil
  18. Merhaba, PAriste evlenme il eilgili araştırma yaparken rastladım blogunuza. Bence blogdan öte baya detaylı bir site olmuş burası. elinize emeğinize sağlık. Müthiş bir yol gösterici rehber hazırlamışsınız. Eylül 2015 tarihli yazınızda Paris'de evlilik ile ilgili detaylı bir yazı yazıcam demişsiniz ama ben sitede göremedim. henüz yazmadınız sanırım doğru mu? Eylül ayı içerisinde böyle bir planımız var da. Kolaylıklar dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Neslihan Hanım,
      Evet haklısınız, evlilik konusunda detaylara ilişkin bir yazı hazırlama planım hep var ama bugüne kadar herhangi bir nikah törenine, düğün ya da yemek organizasyonuna dahil olmadığım için yazma imkanı bulamadım. Malum yazılarımın büyük çoğunluğu deneyimlediğim konulardan, kalanları da araştırıp emin olduğum detaylardan oluşuyor ve şu ana kadar bu konuda pek bir yol katettiğimi söyleyemeyeceğim. Paris'te evlilik konusunda organizasyon yapanlar, fotoğraf vb hizmeti verenler bana e-mail aracılığıyla ulaşırlarsa birlite kafa kafaya verip herkesin hayatını kolaylaştıracak ve güzelleştirecek bu anlamlı konuyu bir yazı haline getirebiliriz.
      Size de ayrıca mutluluklar dilerim.
      Sevgiler selamlar.

      Sil
  19. Ahmet Bey merhaba,
    19 Haziran - 22 Haziran 2017 tarihinde Paris'i ailemle birlikte ziyarete geldim. Sizin siteniz sayesinde hiç zorlanmadan paris'te gezdik. Navigo kart bildiğiniz hayat kurtarır bir kart. Benim görüşüm Paris'e gelince ilk yapılması gerek Navigo kart almak. İstediğiniz zone'da sınırsız dolaşabiliyorsunuz. Sayenizde çok güzel bir seyahat geçirdik. Vermiş olduğunuz bilgiler ve yönlendirmeleriniz için çok teşekkür ediyorum.
    Saygılar

    YanıtlaSil
  20. Merhaba Ahmet Bey,
    15-19 Temmuz'da çıktığımız Paris gezimizi sayenizde harika tasarlayıp tamamladık.Hiçbir konuda yabancılık çekmedik.Verdiğiniz hayat kurtarır fikirlerle kısa zamanımızda hiç zaman kaybetmeden gezimizi gerçekleştirdik.Bu başarılı çalışmanızın devamı dileklerimle sonsuz teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Paris'i gezmeye gelenlerin seyahatlerinde Pariste.Net'teki bilgilerden yararlanarak güzel bir tatil geçirdiklerini görmek beni nasıl mutlu ediyor bilemezsiniz. O yüzden her bir yorum, her bir geri dönüş benim için ayrı ayrı önemli. Ben gücümü buradan alıyorum sanırım. Ben teşekkür ederim.

      Sil

Paris Hava Durumu

Megby

BİLGİ VE TEŞEKKÜR

Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak yeni yazılarla güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Paris üzerine yazdığım 470'den fazla yazı arasından beğendiklerinizi sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız, bu bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Yazılarla ile ilgili görüş ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyiniz. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

Google+ Takip Edenler

Konsolosluk Rehberi

pariste.net kaç kez okundu?

Reklam ve Sponsorluk

© 2014-2016 Tüm hakları saklıdır. Yazı ve görseller izinsiz kullanılamaz Pariste.Net Paris Gezi ve Yaşam Rehberi.
Powered by Blogger.