(Son Güncelleme: 02.05.2018) Hayatının hiçbir döneminde Fransızca öğrenmek gibi bir merakı olmamış biri olarak, 2012 itibariyle bu dili öğrenmek zorunda kalışım ve sonrasında yaşadığım maceralar trajikomiktir 🙂 İstedim ki Fransızca öğrenmek niyetinde olan ya da yolun yarısına gelip bir türlü ilerleyemediğini düşünen insanlarla deneyimlerimi ve bildiklerimi paylaşayım, onlar için hayat biraz daha kolay oluversin.

Tabii ki oturup “Fransızca nedir, nasıl öğrenilir?” diye bir yazı yazmaya kalkışacak değilim. “Paris’te en iyi kurs hangisidir, öğrenci vizesi nasıl alınır?” gibi sorulara da yanıt vermeme gerek yok; bu konuda size yardımcı olacak tonla site var zaten.

Benim amacım kendi deneyimlerimle nasıl ilerlediğimi anlatmak, anlatırken de sizinle benim aramda kesişen noktaları; karşılaştığım sorunları ve bulduğum çözüm yollarını paylaşmak. Paris’e yerleşeceğim belli olduğunda artık Fransızca öğrenmek de kaçınılmaz oldu haliyle ve başımdan aşağı kaynar sular indi 🙂

Ben ki 2011 yılında Kanada oturma ve çalışma iznim çıkınca, Montreal’de yaşayan, çok sevdiğimiz arkadaşlarımız bizi orada yaşamaya davet ettikleri halde, “iki cihan bir araya gelse Fransızca konuşulan bir yerde yaşamam” demiş, oyumu Toronto’dan yana kullanmıştım 🙂 Sonra o oldu, bu oldu, şu oldu ve kendimi Paris’te “Fransızca konuşulan bir ülkenin tam göbeğinde” bulmuş oldum 🙂

Paris'te Fransızca Öğrenmek Pariste.Net

Paris’e yerleşmeden bir ay önce, Şubat 2012’nin karlı bir İstanbul sabahı Koşuyolu’ndaki evimizde, Paris’e taşınacak koltuklarımız tamire gittiği için bomboş bir salonda masayı cam kenarına çekip Fransızca öğrenmek için ilk kez çalışmaya başladım! “15 Dakikada Fransızca” diye basit ama bir o kadar da zevkli bir kitabı elime geçirmiş, cd’sinden mp3 yapıp tekrar tekrar dinlemeye başlamıştım. Elbette ki benim gibi her şeyi ıncığı cıncığına nedenleriyle birlikte öğrenme takıntısı olan biri için yeterli değildi ama başlamak için fena bir adım da olmadı hani. En azından bu dili öğrenmeye gerçekten başladığım zaman başıma neler geleceğine dair bir fikrim oldu; gözüm daha bir güzel korktu 🙂

Sonra Mart 2012 itibariyle Paris’e yerleşildi, o zaman için oturma iznim hazır olmadığı için “belki izin çıkmaz da Kanada’ya giderim, boşu boşuna Fransızca öğrenmekle vakit kaybetmeyeyim” diye epey bir direndim ama sonunda oturma izni de çıkınca el mecbur tez zamanda Fransızca öğrenmek için bir kursa başlamak zorunda kaldım 🙂 Aslında ilk dört ay İngilizce ile gayet güzel idare ettim. Siz inanmayın “Fransızlar İngilizce konuşmazlar” diyenlere; bileni gayet güzel konuşuyor, konuşamayan da yanlış yapmaktan korktuğu için konuşamıyor 🙂 Kurslar korkunç pahalıydı. Alliance Française almış başını gitmiş, herkesin söylediği Sorbonne kursları desen, keza onlar da öyle. Benim Fransızca öğrenmek için daha uzun vaktim vardı, sadece hızlı bir başlangıç yapıp sonra yavaş yavaş, sindire sindire ilerlemem gerekiyordu ve bütçem de limitsiz değildi.

Kazara o esnada Campus Langues diye bir kurs keşfettim. Kursun merkezi 19. arrondissement‘da biraz sevimsiz bir yerdeydi ama neyse ki yaz boyunca La Défense’taki yerlerinde ders vereceklerini öğrendim ve 8 hafta süren, haftada 5 gün, günde 4 saatlik bir programa kaydoldum. Yanlış hatırlamıyorsam bu program için toplam 800 euro ödemiştim ki bu para o zaman Paris’te Fransızca öğrenmek için bu şartlarda bulabildiğim en en en makul fiyattı. Üstelik kursun binası La Défense‘taki Grande Arche‘ın hemen yanındaydı, pencereden bakınca Grande Arche’ı görüyordum ki bu benim için ayrıca önemliydi ki onun hikayesini bu linkteki yazıda anlatmıştım zaten.

Temmuz 2012 itibariyle Campus Languestaki kursuma başlayarak Fransızca öğrenmek için ilk ciddi adımı atmış oldum. Ne şanstır ki orada, hayatımdaki en muhteşem hocaya rastladım. Laura diye bir kızcağız, nasıl tatlı, nasıl tatlı, tek kelime Fransızca bilmeyen bizlere sıfırdan dil öğretti resmen. Tam bir animatör gibi, tiyatro oynar gibi şekilden şekile giriyordu anlatırken; hem çok eğleniyorduk, hem de çok hızlı öğreniyorduk. Çok çok sıkışmadıkça bizimle İngilizce ve İspanyolca konuşmuyordu. Kursta çok eğleniyorduk; hem yeniden öğrenci olmanın verdiği haz, hem dünyanın dört bir yanından gelmiş, herbiri birbirinden farklı kültürlerle harmanlanmış ama özünde yaşama derdinde olan bir sürü arkadaşla olmanın verdiği zenginlikle halimden çok memnundum.

Laura da ortamı şenlendirmek için elinden geleni yapıyordu; bir kişi bile anlamazsa konuyu geçmiyor, herkesin anladığına ikna olduğunda ancak o zaman başka bir konuyu anlatıyordu. Bir keresinde Fransızcada giysiler ve aksesuarlar konusunu öğrenecektik; bizden defile yapmamızı istedi, kimisi olabildiğince şık giyinecek, kimisi de komik komik şeyler giyip sınıfa gelecekti. Misal o gün ben karalar giyip “podyum”a çıktım, İtalyan arkadaşım da defilemi sundu 🙂 O günün anısı olan yukarıdaki videoyu şimdi izliyorum da Fransızcamız ne berbatmış 🙂 Ama o zaman yolun çok başındaydık tabii…

Tabii ilk başlarda teneffüslerde ya da kurs sonrası arkadaşlarla İngilizce konuşuyorduk, o kadar ki dünyanın dört bir yanından arkadaşlarım olduğu gibi elbette İngiltere ve Avusturalya’dan da arkadaşlarım oldu, en çok da onlarla rahat bir şekilde konuşabildiğimi görmek beni mutlu etti; zira şaka maka İngilizcem Fransa’da gelişmiş oldu 🙂 Bir tek Hintli bir arkadaş vardı, onun dediklerini anlamıyordum; bir gün Avusturalyalı arkadaşın da Hintli arkadaşın İngilizcesini anlamadığını öğrendiğim zaman içim rahatlamıştı 🙂

Kurs çıkışı pek bir şey yapmıyorduk, nadiren bir yerde oturup yemek filan yesek de herkes dağılıp bir yerlere gidiyordu, ben de 4 saatlik kurs sonrası eve dönüp her gün 4 saat Fransızca tekrar yapıyordum. Resmen psikopata bağladım ama böyle böyle çok hızlı bir ilerleme sağladım 🙂 Tabii ki zaman zaman yılgınlıklar, zaman zaman bıkkınlıklar, zaman zaman da pes edişler yaşadım. “Yok” dedim “olmayacak bu iş” ama oldu işte; yani hiçbir zaman “oldu” diyemem de yavaş yavaş oluyor bir şeyler.

Kursumuz iyiydi güzeldi de, ikinci ayın sonunda hem bütçesel nedenlerle, hem de kursun artık 19. arrondissement‘daki yerde devam edecek olması nedeniyle Campus Langues‘ta kayıt yenilemesi yapmadım. Zaten Laura da hocalıktan ayrılıyordu, Madagaskar’a dalgıçlık eğitimi almaya gidecekti 🙂

Paris'te Fransızca Öğrenmek Pariste.Net

İnternetten, belediyenin kursları olduğunu öğrendim ve bunları araştırdım. Bir baktım ki bizim mahalledeki kurs Eylülde başlıyor, hemen gidip kaydoldum. Gerçi haftada 2 gün x 1,5 saatti ama olsun; zaten bundan sonrası için “intensive” kurs almak çok doğru olmayacaktı, zira artık öğrendiğim şeyleri sindire sindire ilerlemek için zamana ihtiyacım vardı. Üstelik belediyenin kursu için 1 yıl boyunca ödenecek toplam ücret sadece 250 euro‘ydu!… Bu kurslara gitmek için bağlı bulunduğunuz belediyeleri araştırmanız gerekiyor.

Eylül 2012’de kurs başladı; Çek asıllı Fransız hocamız Nadja’ya alışmak başlarda zor oldu. Zaten Laura gibi muhteşem bir hocadan sonra hangi hocayla devam ederseniz edin zor olacaktı. Zira Avusturalyalı arkadaşım Rosanna, Campus Langues’ın 19. arrondissement‘daki kursuna devam etme kararı almıştı ama o da halinden hiç memnun değildi. Neyse ki ben yavaş yavaş Nadja’nın tarzına alıştım ve ortamı sevmeye başladım ama Rosanna kursu bıraktı. Benden kursta öğrendiklerimi ona anlatmamı rica etti ve bu şekilde biz haftada bir gün buluşup ders çalışmaya başladık. Öyle ki, Fransızca öğrenmek bir yana, Avusturalyalı birine İngilizce olarak Fransızca ders vermeye başlamış oldum bu sayede 🙂 Hayat ne enteresan…

Her şey iyiydi hoştu, epey de ilerlemiştim, söylenilenlerin de çoğunu anlıyordum ama bir türlü dilim çözülmemişti. Ben cümleleri kafamda kurup konuşmaya başlayana kadar ya konu geçiyordu ya da ben zaten hiç cesaret edemiyordum. İnsan dil öğrenirken kendini de keşfediyor; örneğin ben Fransızca öğrenirken ne kadar mükemmeliyetçi biri olduğumu fark ettim. Kuracağım cümlede bir hata olduğunu fark ediyor, oraya takıldığım için de söylemek istediğimi hiç söyleyemiyordum 🙂 Bu çok büyük bir hataydı ve bu kusuru düzeltmenin yolu bana göre özel ders almaktı…

Fransızca öğrenmek için, daha doğrusu Fransızcamı geliştirmek için internetten epey bir özel ders seçeneğine bakındım; elbette ki çok pahalıydı; yani en az 100 saatlik bire bir eğitime ihtiyacım olduğunu düşünüyordum ve bunun bütçesi en az 2.000 euro civarındaydı. Tabii ki böyle bir şeye kalkışmadım.

Paris'te Fransızca Öğrenmek Pariste.Net

Bir yandan kendi kendime çalışmaya devam ediyordum ama benim gibi en önemli işlerini internet sayesinde halleden biri elbette ki buna da bir çözüm bulmalıydı. Bir heves internete girip “language exchange” yani dil değişimi sitelerine baktım ve şu üç siteye kaydoldum:

Örneğin Fransızca öğrenmek ya da Fransızcasını ilerletmek isteyen biri olarak bu sitelere üye oluyorsunuz, Türkçe öğrenmek isteyen Fransızlarla tanışıyorsunuz. Dilerseniz sadece internet üzerinden, dilersen de yüz yüze görüşüp pratik yapma şansınız oluyor haliyle. Yani bir nevi bedava özel ders verme karşılığında bedava özel ders alma fırsatı; müthiş bir çözüm!

Benim amacım yüz yüze iletişim kuracağım insanlar bulmaktı; hem dil pratiği yapmış olacak hem de yeni arkadaşlıklar kurma şansı yakalayacaktım. Tabii ki ben yine şanslıydım. Kasım 2012’de, Odéon‘daki Starbucks’ta Elisa ile tanıştım ilk. Allahım bir insan bu kadar mı tatlı olur? Elisa o zamanlar Osmanlı sanat tarihi üzerine eğitim yapmayı planlıyordu ve İstanbul’da okumak için bir yıldır öğrendiği Türkçesini geliştirmek istiyordu. Yani gayet yeterli bir grameri vardı ama konuşamıyordu… Onunla haftada iki gün üçer saat buluştuk ve saatlerce sohbet edip ders çalıştık. Zaten bana Paris’teki Starbucks‘ları sevdiren öncelikle Elisa’dır; ona sorsanız o da benim yüzümden Starbucks’lara gider olmuş 🙂

Şanslı olmamın nedeni sadece Elisa’nın çok iyi biri olması değil, aynı zamanda konuşacak pek çok ortak değerimizin ve konumuzun olmasıydı. Sanat tarihi okuyan bir Fransızla hem Türkçe hem Fransızca sanattan, edebiyattan, dinden, sosyolojiden, felsefeden, yani hayattan konuşmak benim için çölde su kuyusu bulmak gibi bir şey oldu. O yüzden bazen sohbete dalıp okulumuzu/kursumuzu kaçırdığımız bile oldu. Elisa işe başladıktan sonra onunla düzenli olarak görüşemesek de ilk fırsatta görüşüp sohbet etmeye, ortak bir şeyler yapmaya devam ettik. Hatta gün geldi, şirketlerimizi bile aynı gün kurduk birlikte 🙂

Paris'te Fransızca Öğrenmek Pariste.Net

“Exchange” işine başladığım ilk dönemde başka arkadaşlarla da tanıştım; ağır solcu olduğunu sonradan anladığım Fanny’yle ilk buluşmamız bir kış günü Antipode‘da olmuştu ve çok üşümüştüm 🙂 Bir sonraki görüşmemiz için “Starbucks‘ta buluşalım mı?” diye sorduğumda beni defterden sildi sanırım 🙂 Yine de iyi kızdı Allah için, ondan çok şey öğrendim yaptığımız birkaç derste.

Catherine vardı sonra, o da Türk sevgilisi yüzü suyu hürmetine Türkçe öğrenmek istiyordu. O da bana tek kelime Türkçe bilmeyen bir Fransız’a İngilizce ve Fransızca olarak Türkçe öğretme imkanı verdi 🙂 Aklım karmakarışık oluyordu öğretmeye çalışırken ama böyle böyle ben de Fransızcada epey ilerledim. Sonra Catherine sevgilisinden ayrılınca Türkçe öğrenme hayali de sönüp gitti…

Sonra bizim deli Roger ile tanıştım; şaşkın, tutturmuş Gaziantep’e yerleşeceğim diye 🙂 Birkaç hafta da onunla ders çalıştık, sonra kalktı Gaziantep’e yerleşti. Şimdi ne yer ne içer bilmem 🙂

Brezilya kökenli arkadaşım Domingos ile tanıştım sonra, böyle kocaman bir adam, zenci, nasıl sevimli, nasıl tatlı bir insandı. Son derece doğal, son derece içten. Böyle biraz sokak ağzı ile öğrenmiş Türkçe’yi, bana iyice tuhaf geliyor ama o koca cüssesine o çocukça konuşması o kadar yakışıyordu ki, ses edemiyordum; benim gibi İstanbul Türkçesi konuşmaya özen gösteren biri için son derece zorlayıcı ama onunla konuştuğum Fransızca da bir o kadar eğiticiydi ki. Bir ara eğitim için başka bir şehire gidip ortalıktan kayboldu…

Paris'te Fransızca Öğrenmek Pariste.Net

Marine’im vardı bir ara; aktris, çatlak kiremit; nasıl güzel bir kız; böyle Amélie filminden fırlamış gibi; sinema oyuncusu zaten; eminim yakında çok ünlü bir yıldız olacak. Onunla buluştuk uzunca bir dönem. Sonra Feriel’im vardı; Cezayir kökenli bir kızımız. Fransızcası şahaneydi, bilgisayarcı, epey de aklı başında. Parklarda bahçelerde buluşup saatlerce oturup konuşmayı seviyorduk.

Bu siteler sayesinde tanıdığım diğer iki arkadaşım da Fabrice ve Charles oldu. Fabrice hukukçu, Trabzonsporlu 🙂 Charles mühendis, bisikletçi. Charles’ın hayali bisikletle Türkiye’ye gitmekti, kalktı gitti 🙂 Hızını alamayıp Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan, İran filan dolaşıp 16 ay sonra geri geldi 🙂

Vincent ise mükemmel Türkçesi’ne rağmen ısrarla Türkçesi’ni ilerletmeye çalışıyordu; onunla buluşmalarımız hep zararıma oldu, çünkü ben işin kolayına kaçıp hep Türkçe konuşmaya kayıyordum 🙂 Bir de dört yıldan uzun süre düzenli olarak görüştüğüm Franz vardı. İletişim mühendisi, ikiz çocuk babası ama haylaz çocuk kıvamında bir arkadaş. Onunla her Çarşamba öğlenleri yemek yerdik Choiseul Pasajı‘nda.

Böyleyken böyle işte; insanların “birilerini ayartmak” için kullanmaya meyilli olduğu bu tür siteleri ben Fransızca pratiği yapacağım güzel insanlar bulmak için kullandım hep. Bir kere bile kötü biri ile karşılaşmadım. Herkese tavsiye ederim.

Paris'te Fransızca Öğrenmek Pariste.Net

Fransızca öğrenmeye başladıktan yaklaşık bir yıl sonra ilk kitabımı okumaya başladım. Böyle elime kitabı, kalemi, defteri, sözlüğü filan alıp, notlar ala ala, her satırı anlaya anlaya okumaya başladım hem de. Başlarda işkence gibiydi; hani böyle ayaklarını koltuğa uzatıp, hele benim gibi toplu taşıma araçlarında okumayı seven biriyseniz bir otobüse atlayıp elimde kitap öyle satır satır hayallere dalmayı ben de isterdim ama dil öğrenmenin en iyi yöntemlerinden biri böyle tam teçhizatlı okumalar. Hâlâ da okuyorum; çok işe yarıyor; insanın kelime dünyası ve zihni zenginleşiyor. Aldığım notları boş vakitlerimde, metroda otobüste filan sık sık okuyup tekrar etmeye çalışıyorum; iyi geliyor.

Bir süre Facebook‘tan da, Twitter‘dan da, Ekşi Sözlük‘ten de uzak kaldım dil öğrenmek adına. Çünkü bu tür sosyal medya araçları Fransızca düşünmeme engel oluyordu. Oysa ki benim zihin dünyamı Fransızca kurgulamaya ihtiyacım vardı. Bir süre sonra, hele ki kitap okumaya başladıktan sonra bunun olmaya başladığını fark ettim, mutlu oldum.

Aslında bu bloga çok daha önce başlamak niyetindeydim ama hep aynı kaygıyla erteledim. Hâlâ da ufak bir pişmanlık var içimde. Şu an Fransızca ile ilgilenmem gerekirken oturmuş burada saatlerdir, Türkçe olarak bunları yazıyorum, iyi mi ediyorum bilmiyorum ama gerçekten paylaşmayı seviyorum; oturup uzun uzun yazmalarım bundan; birilerinin işine yarasın diye…

Campus Langues’ın ardından devam ettiğim Nadja’nın kursuna iki yıl gittim, bir ara üç kursa birden giderek olayı iyice abarttım. Hem ileri seviye kurs alıyordum, hem geçen yılki kurları başka bir hocamızdan (Anne) alıyordum hem de yazım kurslarına (Madame Béatrice) katılıyordum. Son olarak da bir derneğin konuşma kurslarına (Bernard) katıldım. Her zaman kurs çıkışı arkadaşlarla buluşup sohbet etmenin, birlikte bir şeyler yapmanın yollarını aradım, çoğu zaman da işe yaradı…

Paris'te Fransızca Öğrenmek Pariste.Net

Bu saydığım kurslardan Nadja ve Anne’ın belediye kursları için yıllık 200-250 euro, Madame Béatrice ve Bernard’ın dernek kursları içinse yıllık sadece 30 euro (evet, yazıyla otuz euro) ödedim! Siz yeter ki bu yola bir çıkın, fırsatlar önünüze seriliveriyor. Bunun için yaşadığınız mahalledeki belediyenin “centre culturel”ine ve varsa “association”lara bakabilirsiniz. Özellikle belediye kursları için bağlı bulunduğunuz belediyeye başvurmanız önemli…

Fransızca öğrenmek için size bir önerim de Paris’te bulunan Türk derneği Edu-Mic… Pek çok konuda birbirinden güzel konularda çalışmalarda bulunan bu dernek aynı zamanda, Fransızca öğrenmiş ama konuşmakta zorlanan veya konuşacak çevresi olmayan Türklere yönelik Fransızca konuşma atölyeleri düzenliyor. Her Cuma 11:30’da ders başına 5 euro gibi bir ücretle katılabileceğiniz bu derslerin sizler için güzel bir alternatif olabileceğini düşünüyorum. Tabii güncel bilgileri Edu-Mic‘ten edinmenizde yarar var.

Bense 2016 itibariyle kurlara gitmeye son verdim. Sadece günlük hayatıma devam ederek, Fransızca exchange arkadaşlarımla düzenli olarak buluşarak ve bol bol da kitap okuyarak devam ediyorum bu yolculuğuma. Belki de bir “Fransızca okunacak kitaplar tavsiye listesi” hazırlasam iyi olacak ama 2017 başında okuduğum, -şimdilik üç serilik bir kitap olan-  Riad Sattouf’un L’Arabe du Futur‘ünü şiddetle tavsiye ederim. Hem BD (bande dessinnée – çizgi roman) hem de konu ve içerik olarak çok özel. Üç kitap birden nasıl bitti anlayamadım…

Televizyon izlemeyi çok sevmeyen biri olarak hem dil gelişimi hem de yaşam kültürünü tanımak adına Paris’e yerleştikten sonra Fransız televizyonları izlemeye başladım. TV5 Monde’dan çok Arté izliyorum. Radyo olarak da France Inter’i ve özellikle de sabahları France Bleu Paris‘yi tavsiye ederim. Radyo kesinlikle çok daha etkili. Televizyonda ise en sevdiğim yapım, insanı baştan çıkaran gezi programı “Echappées Belles“; France 5 televizyonunda yayınlanıyor.

Benim Fransızca öğrenmekle ilgili yolculuğum bu şekilde. Elbette unuttuğum, atladığım şeyler olmuştur ama şu an geldiğim nokta bu. Hiçbir zaman ana dilim gibi konuşamayacağımı bilmenin sıkıntısı dışında o kadar da umutsuz değilim. Kimileri bir sürü dili “biliyorum” diye ortalıkta gezinirler. Bizim gibilerse ana dillerinde kurduğu kelime oyunlu, binbir türlü dolambaçlı cümleleri öğrendikleri dilde kuramadıkları sürece o dili öğrenmiş olduklarını söyleyemezler. O yüzden diyorum “daha kırk fırın ekmek yemem lazım” diye. Yoksa günlük hayatı sürdürecek Fransızca çoktan oldu, mesela şimdi İngilizce’yi neredeyse hiç kullanmıyoruz, hatta ana dili İngilizce olan arkadaşlarıma bile İngilizce konuşmayı yasakladım, aramızda sadece Fransızca konuşuyoruz; resmen asimile ediyorum onları 🙂

Paris'te Fransızca Öğrenmek Pariste.Net

Fransızca’ya artık eskisi kadar soğuk bakmıyorum 🙂 Gerçi Allah kimseyi bu dili öğrenmek zorunda bırakmasın 🙂 ama kader başka bir şekilde bana yol çizip, dünyada daha az konuşulan bir dili öğrenmek zorunda da kalabilirdim. En azından “Fransızca ileride başka bir şekilde de işime yarayabilir” diye düşünüp kendimi avutuyorum 🙂

Benim Fransızca ile ilgili şöyle bir fantezim var; bir gün Fransa vatandaşı olursam siyasete girip milletvekili filan olacağım, sonra Eğitim-Kültür artık hangisi gerekiyorsa onun bakanı olup Fransızca’daki bu “maskülen feminen” ayrımı yanında daha pek çok saçmalığa bir çözüm bulacağım 🙂 Ben yandım, bari başkaları yanmasın; az daha dayanın siz 🙂

Onu bunu bırakın da, dil öğrenmek güzel şey; en az bir dili mutlaka, ikincisini de ilk fırsatta öğrenin derim. Üç ya da daha fazla yabancı dil bilenlerin önündeyse saygıyla eğilirim.

İlgili Yazı:

Yazar

57 Yorum

  1. Ekşi Sözlük sayesinde keşfettim sitenizi ve okurken müthiş bir mutluluk duyuyorum. Bu muhteşem paylaşımlar için çok teşekkürler.

  2. Kendimden garanti verebilirim boşuna değil yazdıklarınız. Paris'e yeni taşınmış ve Fransızcadan bir haber biri olarak, benim için her yazınız bir ganimet 🙂 Paylaşımlarınız için çok teşekkürler!!

  3. Merhaba,
    Yazdiklarinizi daha dogrusu yasadiklarinizi okudukca bunlari yasayan bir tek ben miyim sorusunu sildim ve biraz icim rahatladi. Cildirmis bir sekilde artik bu Fransizcayi cozmem gerkiyor ne yapmaliyim ,soyle konusur gibi google'a bir yazayim var mi derdime derman olacak bir detay dedikten sonra buldum sitenizi. Fakat siz gercekten sansliymissiniz arkadas bulma ve sosyallesme konusunda, maalesef ben de oyle olmadi bu yuzden de ilerleyemiyorum sanirim. Bir soru sormak istiyorum biliginiz varsa, belediyenin kurslarindan bahsettiniz mesela 17. bolgede veya X bir bolgede boyle bir kurs var ve bu kursa gidebilmek icin orada oturmak sart midir? Ben de sizin gittiginiz tarzda kurslara gittim ve oradaki arkadasliklar cok gecici bircok insan burada kalmiyor bile. Bu yuzden, sanirim benim gibi burada yasacak ve ogrenmek durumunda olan insanlarin oldugu bir kursa gitmeliyim diye dusunuyorum. Tekrar tesekkurler.

    • Merhaba, öncelikle ilginiz için teşekkür ederim. Ben La Défense'ta oturduğum için resmi olarak Paris içinde sayılmıyorum ve oradaki belediye kurslarına kaydolamıyorum. Her arrondissement kendi bölgesinde ikamet edenleri mi alıyor emin değilim ama büyük olasılıkla önceliği onlara veriyorlardır sonra 75'in diğer arrondissement'larından öğrenci de kabul ediyorlardır diye tahmin ediyorum.

      Belediye kurlarının en büyük avantajı o mahallede yaşayanlara öncelik tanıdığı için gelenler hep oranın insanı yabancılar oluyor, özel kurslardaki gibi geçici öğrenciler olmuyor, uzun süreli arkadaşlık kurma imkanı oluyor.

      Ne yazık ki Paris içi belediye kursları hakkında bilgim yok ama "centre culturel" diye arrondissement adıyla arama yaparsanız size yakın bir yer bulursunuz sanıyorum. genelde kayıtlar eylül başı açılıyor ve kurslar temmuza kadar sürüyor.

      başarılar ve bol sabırlar dilerim 🙂

  4. Tekrar Merhaba,
    Aynen biz de Paris'te degiliz. Viroflay'de oturuyoruz Versailles'a cok yakiniz. Iki belediyede de yabancilar icin maalesef bir kurs yok. Paris ici icin de arastiracagim.
    Basari ve sabir dilekleri icin tesekkurler 🙂
    Selamlar

  5. Merhaba

    Ahmet bey,

    Ben Türkiye'de ileri yaşlarda birisi olarak size şunu yazmak istedim: Bravo:)

    Fransızca öğrenmeye çalışıyorum. Kendi kendime… Öğrenme merakım ve bu dile sempati duymam, zamanı iyi değerlendirmem amacıyla uğraşmaktayım.

    Uğraşmak diyorum çünkü başka biçimde olası değil.

    Ve yine denildiği üzre: ' Yeterki isteyin. '

    Sizin iyi niyetiniz benim de buraya not düşmeme neden oldu diyebilirim.

    Ve yine ayrıca, anlatımlarınızdan etkilendim zira düşüncelerim doğrultusunda tespitlerinize rastladım.

    Dil öğrenmenin en büyük şanslılığı ise ülkesinde bulunmanızdır.

    İşi kolaylaştırır, dili pekiştirir başka bir ifadeyle iç-içelik, dil ile haşır-neşir olmak çok şeydir.

    Size yaşamınızda başarılar dilerim.

    Saygılar sevgiler…

    Nesrin

    • Merhaba Nesrin Hanım.
      Öncelikle yorumunuz ve ilginiz için teşekkür ederim. Yazdıklarınız benim için önemli.
      Yeni bir dil öğrenmeye okul çağını geçirdikten sonra başlamak biraz güç olsa da öğrendiklerimizi yaşam çerçevesinden geçirip sindirmenin ayrı bir tadı var. Daha zor öğrenmekten ziyade ihtiyacımız olan cümle kalıpları daha kompleks olduğu için daha zor öğreniyormuşuz gibi de geliyor belki de.
      Bu zor ama zenginleştirici uğraşınızda ben de başarılar dilerim.
      Tekrar teşekkürler.
      Saygılar
      Ahmet

  6. Ahmet Bey, yazınızı okurken sizi çok kıskandım çokta imrendim. Tr'de yaşıyorum ve üniversitedeyken son iki yıl haftada 8 saat Fransızca öğreniyordum. Aradan 2 yıl geçip hala konuşmaya çalışıyor ama anlamıyor olduğumu görünce pes ettim ve şimdi yazınızı okuyunca ne kadar büyük bir hata yaptığımı anladım.
    Bu dili güzel konuşmayı gerçekten istiyorum. Yurtdışında yeterli eğitimi alacak donanıma sahip değilim. Tr'de yaşayan birini en ekonomik yollardan oluşabilecek alternatifleri belirtebilirseniz çok sevinirim.

    • Merhaba
      Anladığım kadarıyla sağlam bir grameriniz var; bunca emeği heba etmeyin. Oturup baştan gramer dersleri almanıza gerek olduğunu sanmıyorum ya conversation derslerine katılmayı deneyin ya da sayfada verdiğim exchange linklerine üye olup orada yaşayan fransızlara ulaşmaya çalışın. Ben fransızcamı ders çalışmak kadar bu exchange arkadaşlıklarına borçluyum. Halâ da düzenli olarak sürdürüyorum; müthiş keyifli ve öğretici.
      Bir de mutlaka kitap okumalısınız, notlar ala ala yavaş yavaş ilerleyerek hiç acele etmeden.
      Umarım hevesiniz yeniden oluşur ve onca emeğinizi yeniden günyüzüne çıkarır, daha da ilerletirsiniz.
      Sevgiler

  7. Merhaba,
    Türkiye'de fransızca hazırlık ardından B1 seviyesiyle Paris'e geldim. Buradaki kurs fiyatlarını araştırırken Campus Langues mucize gibi geldi! Kalacağım yere daha yakın olduğu için 19.'dakini tercih ettim ve Anne-Sophie isminde bahsettiğiniz gibi çok cici bir hocam oldu. 1 haftalık kursu böylece geride bırakıp Paris sokaklarında konuşma cesaretini topladım. Özetle, Paris'te kurs arayanlara direkt Campus Langues tavsiye ederim. Yeri merkeze uzak gibi de olsa metroyla her yer yakın 😉
    Tüm bilgiler için teşekkürler.

    • Mesajınız için teşekkür etmeyi unutmuşum, gözümden kaçmış kusura bakmayın. Bu görüş ve değerlendirmeler çok önemli.
      Çok teşekkürler

    • Mesajınız akşam, yemeğe gelen ve Türkçe bilen bir Fransız arkadaş ile sofradayken geldi. Mesajınızı ona da okuttum; benim kadar o da duygulandı. "Böyle yorum almak ne güzel" dedi. Bilin istedim.
      Çok teşekkürler

    • Merhaba, Fransa'da kaldığınız süre boyunca düzenli olarak bir kursa devam edecekseniz elbette bir yıl içinde B2'ye ulaşmanız mümkün ama kurs almadan sadece Fransa'da kalarak ve günlük aktivitelerle ilerlemek niyetindeyseniz o zaman tamamen sizin gayretinize kalmış bir durumdur…

  8. merhaba öncelikle yazınız için teşekkürler. bende uygun fiyatlı bi kurs ararken yazınıza denk geldim vede campus langues i inceledim diğer kurslardan fiyat harici pek bi farkı yok gibi geldi . ayrıca suanki fiyatı daha uygun aylık 250 euro civarı. kendi gayretimle ve fransada yaşayarak su an a2 yada b1 seviyesi en az 2 aylık kursa gidip fransizcami daha da geliştirmek istiyorum. su an 1 haftadır paristeyim buraya yerlesmeyi düşünüyorum metro kartimda hazır 🙂

  9. Merhaba. İnternette dolaşırken bloğunuzu keşfettim. Ben daha 16 yaşımdayım ama yaklaşık bir yıldır Fransızca'ya emek veriyorum. Yazınız kesinlikle yardımcı oldu çok teşekkür ederim. İlerde Fransa'ya yerleşmek istiyorum bu dil benim için bir tutku. Dil öğrenmeyi çok seviyorum. 4 biliyorum. ( Birini istediğim seviyede bilmesem de fransızca yüzünden geliştirme imkanım pek yok :'(.) Fransızca düşünme konusunda çok haklısınız. Çünkü bir dilde konuşmak için o dilde düşünmek gerekiyor. Şimdi gidip bloğunuzdaki diğer yazıları da okuyacağım. Sağlıcakla kalın! ^-^

  10. Merhaba
    Ahmet bey ben şu anda 13 yaşındayım. En büyük hayalim bir bahane bulup parise gitmek. EF adlı bir okul (okul galiba) yurt dışında dil kursu veriyor (lise ve universitelilere) bende lisede katılmayı istiyodum ama fiyat biraz fazla geldi o yüzden ben universitede gitmeyi planlıyorum zaten lisede tercumanlık seçeceğim fransızca hakkında biraz bilgim olur hem de biraz para toplarım sizce bunun bana yararları be zararları nelerdir?
    (Bu arada dediğim programın linki: http://www.ef.com.tr/ilsh/destinations/france/paris/)
    Dediğim gibi fiyat bana çok geldi siz ne düşünüyorsunuz?

    • Merhabalar,
      Lisede Fransızca okumak elbette ki çok faydalı olacaktır, üniversiteyi Fransa'da okumaksa harika bir seçim olur. Kursların ücretleri konusunda ne yazık ki bilgim yok, kimine göre pahalı olan bir şey kimine göre ucuz görünebilir. Link üzerindeki fiyatlar da genel fiyatlar. İhtiyaca ve programa göre fiyatlar değişiyor olmalı. İlgili kurumla yazışıp toplam eğitim fiyatını öğrenmek ve ona göre değerlendirme yapmak gerekir.
      Mutlu günler.

  11. Yazın oldukça faydalı öncelikle bunun için teşekkürler Ahmet. Birkaç sorum var eğer cevaplarsan gerçekten yardımcı olmuş olacaksın çünkü kararsız ve de umutsuzum Fransızca konusunda. Ben üniversite okumak için istiyordum Fransayı bunun için campus france ile bağlantı kurdum, üniversitelerin b2 seviyesinde fransızca istediğini söylediler. Gidip öğrenmek istediğimi söyledim ama 1 yılda b2 seviyesine gelmemin mümkün olmadığını en az 2 sene gerektiğini söylediler. Bir de kurs konusunda üniversite bünyesinde yabancı dil alabileceğimi söylediler bu konuda bir fikrin var mı? Yani b2 seviyesine gelebilmek zaman alıcı bir uğraşmı? Ve de en önemlisi üniversite bünyesinde ki kursalar hakkında bir bilgin var mı acaba.
    Not:fransızca seviyem sıfır ve de 22 yaşındayım.

    • Merhaba,
      Hiç Fransızca bilmeyen birinin 1 yılda B2 seviyesine gelmesi çok kolay değil ama imkansız da değil. Hele ki Fransa'da yerinde öğrenilecekse ve gece gündüz çalışılacaksa neden olmasın? Bence her şey azim, karar ve irade meselesi. Tabii biraz da kapasite… Kimimiz hemen algılayabiliyoruz, kimimizinse öğrendiklerini sindirebilmesi için zaman gerekiyor; yani bu konu kişiden kişiye değişir, bir şey diyemem ama bir yıl boyunca yoğun kurs programına katılıp Fransızcayı B2'ye çıkartmak bana imkansız görünmüyor ama dediğim gibi çocuk oyuncağı da değil.
      Üniversite kursları konusunda ise şimdilik bilgim yok, bu konuyu araştırıp birkaç hafta içinde bir yazı hazırlamaya niyetliyim ama sanırım bu yaz tatili sonrasına kalacak.
      Başarılar ve bol şans dilerim.

  12. Merhaba! Yazılarınızı gerçekten severek okuyorum. Fransız edebiyatı öğrencisi olduğum halde hatta ortalaması yüksek bir öğrenci olduğumu da düşünürsek Fransızca hakkında kendimde aşamadığım çok fazla sorunlarım var. Bu sorunlar Fransa'ya kısa süreli seyahatler ile aşılamıyor maalesef… Diliyorum ki bir gün bende (mezun olunca) en azından uzun bir süre Fransa'da yaşama imkanı yakalarım. Rica ediyorum yazmayı bırakmayın…
    Menekşe

    • Merhaba,
      Bu güzel yorumlarınız, bu sıcak desteğiniz olduğu sürece yazacak gücü kendimde hep bulabileceğime inanıyorum. Umarım hayalleriniz en kısa sürede gerçekleşir.
      Çok çok teşekkürler.

  13. Bonjour. Yazdiklariniz gercekten cok guzel tebrik ederim sizi. Ben 12 yaşındayım ve universiteyi pariste okumayi cok istiyorum. Bazen bana imkansiz gibi geliyor ama bazen de yapabilirim diyorum. Surekli araştırıp duruyorum. Sadece fransizca dilinin konusuldugunu sanmistim ama ingilizce de anlaşılıyormus. Bu yuzden universiteyi orda okumak icin hicbir engelin kalmadigini sanmistim ama daha fazla arastirdigimda dil yeterlilik sinavinin fransizca uzerine kuruldugunu ogrendim. Fransizcayi ogrenemem diye hayal kirikligina ugrayacagimdan korkuyorum gercekten cok istiyorum pariste okumayi. Lutfen cevabinizi bekliyorum

    • Merhaba, öncelikle çok teşekkürler.
      12 yaşında biri için dil öğrenmek çok kolaydır. Zaten artık günümüzde İngilizce bilmemek gibi bir şey söz konusu değil. O zaten mutlaka öğrenilmesi gereken bir dil. Eğer Fransa'da üniversite okunmak isteniyorsa da o zaman Fransızca öğrenmek şart. Ve bence bu genç biri için hiç de zor değil. Disiplinli çalışma ile bir dili o yaşta öğrenmek çok daha kolay olacaktır. Bence korkacak hiçbir şey yok. Dediğim gibi düzenli çalışarak, bol bol pratik yaparak kolayca öğrenilir diye düşünüyorum. Yeter ki iyi bir gelecek planı çizilsin ve bu plan doğrultusunda hiç yılmadan çalışmaya devam edilsin. Üstesinden gelinmeyecek hiçbir şey yok şu hayatta. Bol şans dilerim.

    • Tekrar merhaba. Yanitiniz icin cok cok tesekkur ederim. Benim artik fransizca ile alakali hicbir korkum kalmadi. Her gun 2 saat fransizca derslerine basladim. Okulumda bos bulundugum vakit bol bol tekrar yapiyorum.Fransizca sozluk ve hikaye kitabi aldim. Yakinda egitim seti de alacagim. Fransiz veya fransa haber kanallarini takip ediyorum.Biraz ilerlemis sayilirim. Bence 5 veya 6 yil icerisinde c1 seviyesine bile gelebilirim. Bu arada paris hakkinda bircok bilgi edindim artik Türkiye'den bile daha fazla biliyorum sanirim Fransa'yi. Bence hırs, istek, azim, ve sabir oldukca istedigimizi cok cabuk elde edebiliyoruz. Ben aslinda fransizcayi en cok Fransa'da ogrenmek istiyorum bu yuzden oraya gitmeyi cok istiyorum. Universiteye oraya gidecegim gunu sabirsizlikla bekliyorum…

  14. Ahmet bey yazınız çok bilgilendiriciydi. Ben de fransızcayı (sizin gibi) öğrenmeyi hiç istemeyen biri olduğum halde zorunlu olarak Paris'e taşınmak durumunda kaldım. Şimdi ise kendimi motive etmek ve çok çalışmak durumundayım. Belediyenin kursuna başladım ama çok yavaş ilerliyor. Bir yandan belediyenin kursuna devam edip bir yandan da hızlı öğrenme kurs paketlerine kaydolmayı düşünüyorum.

    Yardımlarınız ve verdiğiniz bütün bağlantılar çok işime yarayacak… Şimdiden teşekkürler

    • Bu zor ve meşakkatli yolda size kolaylıklar diliyorum. Yorumunuz için de çok teşekkürler. Umarım emeklerinizin karşılığını alır ve Fransızcayı en kısa sürede çözersiniz.
      Mutlu günler…

  15. Merhaba, yazımın 2 ay gibi bir süresini fransızca öğrenmek için paris'te geçirmek istiyorum. Önerebileceğiniz bir dil kursu var mıdır?

  16. Merhabalar. Yakın zamanda parise yerleşecek ve türkçeden başka bir dil bilmeyen biri olarak anlattıklarınız ışık tuttu sanki bana 🙂 Ve inanın sizden çok daha fazla korkulara sahibim yapabilir miyim? alışabilir miyim? sevebilir miyim??? kafamda deli sorular. hayat kurtarıcı franasızca sözcükler yazınızla başladım işe 😀 Emeğiniz ve paylaşımlarınız için çok çok teşekkürler..

    • Merhabalar, Türkçeden başka dil bilmiyorsanız hem şanslısınız hem şanssızsınız 🙂 İngilizce vb bilmiyorsanız zihniniz tertemiz demektir, İngilizce kelimelerle Fransızca kelimeleri birbirine karıştırmayacaksınız bu iyi haber 🙂 Kötü haberse, dil öğrenme yöntemleri konusunda pratiğiniz yok demektir; dil öğrenmek biraz da metod işi çünkü. Umarım kendi metodunuzu kısa zamanda geliştirirsiniz. Bol bol çalışmayı ihmal etmeyin ve asla pes etmeyin lütfen. Kısa zamanda güzel sonuçlar almanız dileğiyle, bol şans… Selamlar, sevgiler…

    • Malumunuz her Türk gencinin klasiğidir liseden kalma min. düzey ingilizce ki, ona da biliyorum bile denemez 🙂 Artık ufak ufak ta olsa nasıl başlamam gerektiğinin ip uçlarını alıyorum sizden ve diğer değerli yazarlardan. Kelimelerle başladım sanırım 🙂 Biliyorum süreç zor ama pes etmek yok! 🙂 Teşekkürler, sevgiler..

  17. selamlar, ben de parise yerlesmeyi dusunenlerdenim. ingilterede okudum ve is deneyimi elde ettim. ingilizcem cok iyi fransizcamsa basic. bi yandan su anda bir isim olmadigi icin araya gap sokmamak icin direk bir mastera kayit olup geleyim diyorum, bir yandan da fransizcayi halledersem master yapmasam da fransada is bulabilirim diye dusunuyorum. hangisi daha mantikli, ne dersiniz? master yapsam bile fransizca pek ogrenmemis olarak mezun olcam ve is bulabilir miyim bilmiyorum. dil ogrenmekle ise baslasam bu sefer CVimde daha uzun br bosluk olusacak. ne yapacagimi bilemiyorum. fikirlerinizi merak ediyorum. saygilar.

    • Merhaba Sema Hanım
      Dil bilmeden Paris'te iş bulmanın tek yolu expat olarak başka ülkeden transfer olmaktır, bunun dışında çok zor. Dil öğrenimi için en az ama en az bir yıl gerekir. Master için de bir yıl en iyi ihtimalle. En ideal yöntem bu ama bilmiyorum iki yıl ciddi bir gelir olmadan idare edebilir misiniz? Üstelik iş garantisi de yok. Yine de azmedince her şey olur tabii…

    • cok tesekkurler fikir icin. amerikaya gitmek daha mantikli gorunuyor simdilik. 5-10 sene icinde yine kapagi avrupaya atmanin yollarina bakarim artik diyorum. dil sorunu olmasaydi keske, issizlik sorunu da:)

  18. Merhaba ayşen ben. 2014 de es birleşimiyle parise yerleşmek zorunda kaldım. Eşim yurt dışına çıkması zorunlu hale geldiğinde Fransa'yı ikimizde düşünmemiştik ama şartlar eşimi parise giymek zorunda bıraktı 2012 de Şubat ayında Fransada ydi oturumunu alınca benide aldı yanına. O çalışmaktan kursa gidemedi birazda bana yıktı dil işini bide Türklerle çalıştığı için hep den boşaldı. Ben se geldiğimden beri belediye kurslarına gittim ama sizin gibi kafamdaki düşündugum herseyi söylemek isteğim yüzünden bir türlü konuşmuyorum. Bide oturduğumuz mahalle Türk ve Kürt yoğunluklu bilirsiniz villiers le bel 95 bölgesinde oturuyoruz. Birde çocuk oldu şimdi artık umudum onunla sosyalleşip kendime yabancı komşu edinmek 🙂 birde ev sahibim kendini fransız hisseden marasli lardan 3 kızı var ilk geldiğim zamanlar onlara türkçe ogretiyodum ama sonra ne olduysa kızlar daraldı türkçe den ve okulları falanda açılınca bıraktılar. Yanii hala mücadele devam ediyo bide bebeğim sayesinde cizgifilim ve vidyolar iyi ise yarıyor 🙂

    • Ayşen Hanım harikasınız, öncelikle yorumunuz için teşekkür ediyorum.
      Hepimiz farklı farklı nedenlerle Fransızca öğreniyoruz, öğrenmeye çalışıyoruz ve öğrenmeye devam ediyoruz. Küçük yaşta öğrenmeye başlamayınca bu dil öğrenimi meselesi daha uzun bir süreci kapsıyor, o yüzden kat ettiğiniz mesafe hiç de küçümsenecek bir şey değil. Özellikle çocuğunuz sayesinde, onun eğitimi nedeniyle farklı ortamlara gireceksiniz, bu şekilde dil kullanımınız çok daha gelişecektir. Çocuğunuz büyüdükçe de ondan öğreneceğiniz çok şey olacak… Hele ki çocuğunuzla izleyeceğiniz çizgi film ve videolar nasıl işinize yarayacak bilemezsiniz, gerçekten böyle böyle ilerleniyor. Anladığım kadarıyla uzun bir süre Fransa'da kalacaksınız, o nedenle diliniz mutlaka arzuladığınız seviyeye gelecektir.
      Başarılar ve mutlu günler dilerim…

  19. S.a
    Kanada'da oturma izniniz var ilken bırakıp Fransa'ya yerleşmişsiniz yazdğınıza göre. Kanada'nın da resmî dili Fransızca
    Kanadanın daha iyi olduğunu zannediyodum. Sizce
    Fransa mı ? Kanada mı ?
    Daha iyi

    • Merhaba Fatih Bey,
      Kanada'da iki resmi dil var: Ülke genelinde İngilizce konuşuluyor, sadece Quebec eyaletinde Fransızca konuşuluyor ve ben o zamanlar İngilizce konuşulan Toronto'ya yerleşmeye karar vermiş, hatta evimi, okulumu, her şeyi ayarlamıştım. Son anda gelişen bazı enteresan olaylar sayesinde Fransa'ya yerleşmeye karar verdim.
      2011 yılında Kanada oturumumu aldığımda tek kelime Fransızca bilmiyordum, dolayısıyla Paris'e yerleştiğimde de aynı şekilde, Fransızca bilmediğimden ilk altı ay kadar İngilizce iletişim kurdum. Sonra da yukarıda anlattığım hikaye çerçevesinde Fransızca öğrendim.
      Hangi ülkenin daha iyi olduğu tamamen beklentileriniz ve imkanlarınızla ilgili bir konu. Kişisel olarak hâlâ Kanada'yı çok çok severim ve ömrümün bir bölümünde orada yaşamak isterim. Özellikle İngilizce nedeniyle Kanada bana daha avantajlı gelir. Üstelik Kanada göçmen politikası olan bir ülke, dolayısıyla orada göçmen olmak bir dezavantaj değil Fransa'ya göre. Ne var ki ben Paris'e yerleştikten sonra anladım ki biz tamamen Avrupa eğitim ve kültür anlayışıyla yetişmişiz, yani benim kuşağım öyle belki de. Şu an bana Amerikan kültürü çok uzak ve basit geliyor, o yüzden Kanada'da ne kadar mutlu olabilirdim bilemiyorum; belki çok daha güzel olurdu, bunu hiçbir zaman bilemeyeceğim.
      Kanada'nın herkesin kabul ettiği iki olumsuz özelliği var: Kışın çok soğuk ve her zaman Türkiye'ye çok uzak… Şu an yılda iki üç kez İstanbul'a gitme şansım var ama Kanada'da yaşıyor olsaydım yılda bir kere olabilirdi bu sanıyorum. Aynı şekilde civardaki Avrupa şehirlerine sürekli seyahat ediyorum. Kanada da başka ülkeleri/şehirleri görmek için saatlerce yol gitmek gerekebiliyor.
      Dediğim gibi Kanada ve Fransa'yı karşılaştırmak çok kolay değil. Eminim Kanada'ya yerleşsem de çok mutlu olurdum ama şu an Paris'teki hayatımdan da çok memnunum.
      Biraz şans, biraz gayret, biraz emek, biraz da hayatı algılayış biçimi belki de…

    • 18. Yüzyılda Fransa'da ki insanlar daha iyi bir yaşam için Amerika kıtasına yani Kanadaya yerleşiyorladı ama
      Sizinki biraz tersine olmuş 🙂

  20. Merhaba, bilgilendirici ve motive eden yazılarınız için çok teşekürler öncelikle.

    Ben lise hayatım boyunca Fransızca'yı ikinci dil olarak aldım, üniversitede Belçika'da Erasmus yaparken Fransızca kursuna da devam ettim, Türkiye'de de bir dönem Fransızca kurs aldım, yalnız dilin üzerine öyle pek eğilmediğim için halen seviyemin A2-B1 gibi olduğunu düşünüyorum. Dilbilgisi anlamında olmasa da, konuşma anlamında seviyem en fazla B1 gibidir.

    Yüksek lisans için Paris'i tercih etmek istiyorum, bazı yüksek lisans programları B2'yi kabul edebiliyor, ancak tam şu an nasıl bir yol izlemeliyim oldukça kararsızım. Yeniden bir kursta dilbilgisi almayı çok mantıklı bulmuyorum, dilbilgisini yıllarca aldım. İStanbul'da konuşma üzerine pek bir kurs bulamadım. Esasen fikrim, internette bulduğum dersler üzerinden ilerleyerek seviyemi biraz olsun yukarı çektikten sonra, DELF öncesi DELF'e hazırlayan bir aylık yoğun bir kurs programına katılarak B2 belgesini almak. Bu noktada endişem internetteki – özellikle YouTube'daki- Fransızca derslerle seviyemi yükseltebilir miyim, bu yönde. Yoksa sizce yine klasik bir kursa yazılarak sonrasında da DELF'e hazırlayan kursa mı gitmeliyim. Kafam çok karışık, önerilerini bekliyor olacağım, tekrar çok teşekkürler 🙂

    • Merhabalar,
      Tabii herkesin dil öğrenme tekniği farklı, örneğin ben seviye tespit sınavı gibi konularda YouTube vb. videolarla ilerleyemem, illa ki kitap okumam ya da bir kursa gitmem gerekir ama dediğim gibi bu kişiden kişiye değişen, herkesin kavrama biçimine göre farklılık gösteren bir durum.
      Ben olsam böylesi ciddi bir hayat projesinde vaktimin ve bütçemin bir kısmını yoğun bir sınav hazırlık programına kaydolmak üzere ayırır ve sıkı bir çalışmayla B2 sertifikasını bir an önce alırdım.
      Ama siz video izleyerek öğrenme konusunda kendinize güveniyorsanız, neden olmasın, o da mümkün elbette.
      Bol şans dilerim…

  21. Yazınızı çok beğendim, başarılarınızın devamını dilerim. Size bir sorum olacak, sizce Fransa'da güzel bir yaşam sürebilmek için gereken minimum dil seviyesi nedir? Şimdiden teşekkürler:)

    • Öncelikle çok teşekkürler. Fransa'da güzel bir yaşam sürebilmek için gereken minimum dil seviyesi bence B2'dir ama bir Fransız şirketinde çalışıp Fransız arkadaşlarla çevrili bir yaşam biçimi kurmak istiyorsanız kendinizi iyi ifade edebilmek için en az C1 düzeyinde Fransızcanız olmalı. Eğer iş yaşamına girmeyecek, burada bir okulda okumayacak ve kendinize Türk ya da uluslar arası bir arkadaş çevresi edinecekseniz B1 bile yeter. Dil seviyeniz yükseldikçe karşınıza yeni kapılar açılır, hayat size başka fırsatlar sunar.
      Mutlu günler.

  22. Merhaba, ben bir buçuk aydır Paris’te yaşıyorum, burada söz ettiğiniz tandem sitelerinden birinde mükemmel türkçeli ilk fransız arkadaşımı sizin sayenizde buldum bile. Teşekkürler Ahmet Bey!
    Yazınız benim fransızcayla imtihanımı hatırlattı, müsaadenizle paylaşmak isterim; iki yıl önce Fransa’ya taşındım. Yerleşmeden önce İstanbul Fransız Kültür’de aldığım ve A1’i bitirmemi sağlayan iki aylık yoğun kursun dışında hiçbir fransızca dersi almamıştım. Yerleştikten sonra da 5-6 ay kadar kursa gidemedim, bürokratik sebepler ile orta büyüklükte bir şehirde yaşamam ve fazla kurs seçeneğinin olmaması gibi sebeplerden… Uzun bir süre kursa gidemeyeceğimi anlayınca, düzen kurduktan ve bürokrasiyle biraz boğuştuktan sonra, İstanbul’daki kursta yararlandığımız “Alter Ego+” adlı kitabın A2si ile çalışmaya başladım, her gün 3, biraz daha zorlarsam 5 saate kadar kitaptaki konuları tek tek işleyip tüm alıştırmaları yapıyordum (konuşma egzersizleri dışında!). Bu sayede fransızca dil bilgisini kavrayıp kelime dağarcığımı genişletmeye başladım.
    Sonra B1 seviyesini de bitirdim ve üniversitenin 1 aylık kursuna yer buldum. Okulun yaptığı seviye sınavında Karamazov Kardeşler’le ilgili bir eleştiri yazdım ve yazım fena bulunmamış olacak ki B2 sınıfına kabul edildim. 3-4 ay kadar hemen her gün kendi kendime fransızca çalışmıştım ve gerçekten de takip ettiğim kitaplardaki seviyedeydim. Üstelik kursa başlayıp yıllardır fransızca öğrenen insanlardan daha iyi gramer bildiğimi görünce çok şaşırmıştım. Ama aylar boyunca neredeyse hiç fransızca konuşmadığım, sadece pasif olarak dili öğrendiğim için de mecbur kalmadıkça konuşmuyordum ve sınıfta en zor en kötü konuşan da bendim.
    Kurs sırasında ilk defa fransızca bir çizgi kitap okudum, kurstan sonra da ilk romanımı (“La Vérité sur l’affaire Harry Quebert” – fransızca okumak isteyip de nereden başlayacağını bilmeyenlere şiddetle tavsiye ederim!) okudum. Sonrası biraz özgüven toplamak, Ahmet Bey’in tavsiye ettiği gibi tandem partnerleri bulmak, arkadaşlardan sadece fransızca konuşmalarını istemek, sürekli radyo dinlemek ve kitap okumak… Tabi Alter Ego’nun C1 seviyesine de devam ettim. O kitaplar olmadan benim gibi dilin temelini sadece kendi kendine öğrenebilen birinin işi hiç kolay olmazdı. Bir de kurs seçeneklerinin sınırlı olduğu yerlerde yaşayanlara tavsiyem italki gibi gittikçe yaygınlaşan online kurs seçeneklerini denemeleri. Sınıf ortamı yok ama uygun fiyatlara iyi hocalar bulmak mümkün. Kolay gelsin!

    • Ahmet Ore Yanıtlayın

      Kutlarım Damla Hanım, Fransızca öğrenme yolculuğunuzu büyük bir zevkle ve mutlulukla okudum; başarılarınıza sizin kadar sevindim. Paylaştığınız deneyimler ve önerileriniz de altın değerinde. Çok çok teşekkürler.

  23. Merhabalar,
    yazılarınızla keşke daha önce karşılaşmış olsaydım, gerek Fransızca öğrenme gerekse gezip görme anlamında eğlenceli ve faydalı yazılarınız var, teşekkürler. Bende çok ani bir şekilde kendimi Fransa’nın Alsace bölgesinde yaşar buldum. Biraz kendi çekingenliğimden birazda işlerimin yoğunluğundan Fransızca öğrenmeye çok zaman ayıramadım, üniversiteye bağlı bir kursa gittim sadece, sınavla bizi sınıflara yerleştirmiş olmalarına rağmen A1’e ders vermeye gelen hoca ilk derste bile bizi gruplara ayırıp konuşturmaya yönelik oyunla geldi, kartta ne yazıyor, şimdi ne söylemem gerekiyor kısmını google translate bırakıp zaman geçirmeye çalıştık, ertesi gün bir sürü kelime ile gelip telafuz çalıştırmaya çalıştı, sonraki gün gramer öğretmeye yaklaştı, sonraki gün yine hadi oyun oynayalım şeklinde devam eden yakşalık 3 aylık bir saçmalık deneyimi edindim. Derken düzgün bir kurs bulup bulamama tedirginliği ve özellikle de zaman problemim nedeniyle farklı bir yol denedim, kendi kendime kendi uygun bulduğum zamanlarda öğrenme yolculuğumda edindiğim tecrübelerimi izninizle paylaşmak istiyorum,
    – farklı dilleri de aynı anda öğrenme imkanı sunan “memrise”ı çok eğlenceli ve faydalı olduğunu düşündüğüm, hiç sıkılmadan devam etme isteği uayndıran, sık sık eğlenceli çeşitli tekrarlar yaptıran, yeni başlayanlar için mükemmel bir uygulama;
    – “beelinguapp” ta seçtiğiniz hikayeleri cümle cümle okuyarak, tekrar olanağı ve altta metinin çevrisinin de bulunmasıyla fardalı bir uygulama, ayrıca çeşitli seviyeleri de mevcut;
    – buna benzer bir diğer uygulama da “easy french stories for beginners”, fakat metin çevrisi yok, sadece kendi seçtikleri bazı kelimelerin anlamları metin altında yazıyor, belki uygulama satın alındığında kendi sözlüğünüzü oluşturabilirsiniz;
    – bir de “babbel” hem dinleme, hem size kelimeyi söyletme özelliği olan, ayrıca bölüm sonundaki diyologlar ve alıştırmalarla, kelimelerin kullanımını da öğreten başarılı bulduğum bir uygulama.
    – Bunların haricinde “Learn French with Alexa” da çok keyifli ve öğretici bir youtube kanalı. ortalama 10 dakikalık kısa videolar yanı sıra 1 saatlik uzun dersler de mevcut, Alexa kursta yaşadığım olumsuz deneyimi silip, beni motive eden mükemmel bir öğretmen oldu, kesinlikle ilgilenenlere tavsiye ederim.

    Mutlu günler:)

    • Ahmet Ore Yanıtlayın

      Merhaba Müzeyyen Hanım,
      Bu detaylı yorumunuz Fransızca öğrenmek isteyenlere ışık tutması açısından altın değerinde inanın… Çok çok teşekkürler…

Yorum Yazın