Tag

seine nehri

Browsing
(Son Güncelleme: 04.12.2019) Paris sokaklarında yürümek kadar, Seine Nehri'nde tekneyle dolaşmak da bir o kadar keyiflidir. O nedenle bu yazı konumuz, Seine Nehri gezi tekneleri arasında en bilinenlerden biri olan Bateaux Parisiens olacak. Aynı zamanda sizlere, Pariste.Net'e özel Bateaux Parisiens indirimli bilet müjdesini de vermek istiyorum.  Bateaux Parisiens aslında Fransızcada "bato parizyan", daha doğrusu "bato pağizyan" olarak okunuyor ama

(Son Güncelleme: 16.07.2019) Bugüne kadar yazılarımda Paris içinde üç tane ada olduğundan söz ettim, hatta bunlardan ikisinin doğal, bir tanesinin de yapay ada olduğunu anlattım ama bu yazıda Paris’in turistik merkezinin çok az dışına çıkıp, çok güzel başka bir adayı, Île de la Jatte yani Jatte Adası’nı tanıyacağız. Jatte Adası – Île de la Jatte Bildiğiniz gibi Paris’in turistik merkezindeki iki adadan biri Notre-Dame Katedrali’nin bulunduğu Île de la Cité – Cité Adası, diğeri ise hemen yanı başında, ünlü dondurmacı Bertillon’un bulunduğu Île Saint Louis – Saint Louis Adası. Yapay ada dediğimiz de Eyfel Kulesi tarafında bulunan, Bir-Hakeim Köprüsü’nün üzerinden geçtiği Île aux Cygnes – Kuğulu Ada. Jatte Adası – Île de la Jatte Île de la Jatte (il dö la jat) ise yine Seine Nehri’nin ortasında, Avrupa’nın en büyük finans merkezi Paris La Défense’ın hemen yanı başında, konum olarak Courbevoie, Neuilly-sur-Seine ve Levallois’nın ortasında bulunan, yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda,…

(Son Güncelleme: 16.07.2019) Mart 2012’de Paris’e ilk yerleştiğim zaman en tuhafıma giden şeylerden biri, Seine Nehri boyunca çok güzel sahil bölgeleri olmasına rağmen Parislilerin bu güzelliklerden yararlanmıyor oluşuydu. Artık ne kadar konuştum, ne kadar söz söyledimse bu sözlerim yetkililerin kulağına gitmiş olacak ki, zaman içinde Seine kıyısı hareketlenmeye, birbirinden güzel yerler açılıp hayat canlanmaya başladı. İşte onlardan biri olan ve Nisan 2017’de açılışı yapılan Parc Rives de Seine’i tanıtmak istiyorum bu yazıda sizlere…   Parc Rives de Seine Parc Rives de Seine (park riv dö sen ya da pağk riğv dö sen) Louvre Müzesi’nin önünden başlayıp Bastille tarafına, Port de l’Arsenal’e kadar Seine Nehri kıyısı boyunca uzanan, eskiden sahil yoluyken trafiğe kapatılıp, Nisan 2017’de park ve rekreasyon alanı olarak yeniden düzenlenen, Paris’in ortasına hava alabileceğiniz, son derece keyifli bir parkur olarak hayatımızda önemli bir yer etti.   Parc Rives de Seine Eskiden Tuileries Bahçesi önündeki tünelden arabayla yerin altına iner,…

(Son Güncelleme: 12.11.2019) Seine Nehri üzerinde yemekli gezi yapabileceğiniz pek çok seçenek mevcut ama ben sizlere, yemekli gezi tekneleri arasında en sevdiğim Le Calife'ten bahsetmek istiyorum. Yıllardır Paris'te yaşıyorum, bu teknede bir akşam yemekli geziye katılmayı uzun zamandır istiyordum ama kısmet Mart 2017 başındaki özel bir kutlama yemeğineymiş demek ki. Le Calife (lö kalif) vaktiyle
(Son Güncelleme: 16.07.2019) Bu yazıda size bahsetmek istediğim Bistro Alexandre III sadece yazın güzel havalarda değil, hava soğukken de gidilebilecek, Seine Nehri kıyısında daha doğrusu üzerinde, harika bir manzaraya sahip keyifli bir mekan. Bistro Alexandre III (bistro aleksandr trua ya da bistğo alekandğ tğua) Paris'teki en şık köprülerden Pont Alexandre III - Üçüncü Alexandre Köprüsü'nün hemen yanında yer alıyor

(Son Güncelleme: 16.07.2019) Paris’in hazineleri bitmek bilmiyor. Öyle ki bu hazineler hep ulu orta yerlerde olduğu halde, başka şeylere odaklandığımızdan mıdır, yoksa odaklanacak çok fazla şey olduğundan mıdır nedir, bazen gözden kaçabiliyor. Ama biz hep birlikte Paris’in altını üstüne getirmeye devam ediyoruz ve bu yazıda yine o hazinelerden birini, Paris’i deniz kenarında bir liman kenti gibi hissetmemizi sağlayacak olan Port de l’Arsenal’i tanıyoruz hep birlikte. Port de l’Arsenal – Bassin de l’Arsenal Port de l’Arsenal (por dö larsenal ya da poğ dö lağsenal) yerine Arsenal Limanı da diyebiliriz ama peki Arsenal’in kelime anlamı nereden geliyor? Hemen izah etmeye çalışayım; Arsenal mühimmat deposu ya da daha Türkçe bir tabirle askeri malzeme deposu demek ve tahmin edeceğiniz üzere burası eskiden bir askeri malzeme deposu olarak kullanıyormuş ki bu “bir zamanlar” dediğim 14. yüzyıla denk geliyor ama o zamanlar burada bu liman yok. Limanın yapılması 19. yüzyılı buluyor. Port de l’Arsenal – Bassin…

KAMPANYA SONA ERDİ. KATILIMINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER. Ocak 2016 itibariyle Pariste.Net ile olan serüvenimiz üçüncü yılına girdiğine göre artık bunu güzel bir hediye ile kutlamanın zamanı geldi… Bugüne kadar Paris gezinizi kolaylaştırmak ve güzelleştirmek adına Paris hakkında ne biliyorsam sizlerle paylaşmaya çalıştım, bundan sonra da daha pek çok yazıyla bilgi ve deneyimlerimi aktarmaya, elimden geldiğince size destek olmaya edeceğim.   Bu süreçte sizlere Paris’le ilgili olarak ihtiyacınızı karşılayacağını düşündüğüm tüm çözüm önerilerini, tamamen kendi deneyimlerimden yola çıkarak aktarmaya çalıştım, kendi deneyimlemediğim; kullanmadığım ya da işinize yayacağını düşünmediğim hiçbir şeyi sizlere önermedim.   Bugüne kadar tüm kişisel seyahatlerimde, otel rezervasyonlarımın neredeyse tamamını booking.com aracılığıyla yaptığım için de çok uzun zaman önce, otel ve konaklama konusunda dikkat edilmesi gerekenleri anlattığım yazım Paris’te Nerede Kalınır?’da booking.com’u gönül rahatlığıyla önermiştim. Yakın zaman öncesinde de sizlerden otel rezervasyonlarınızı booking.com’dan yapacaksanız, Pariste.Net üzerinden yaparak bana destek olmanızı rica ettim. Baktım ki çağrıma cevap verenler olmaya başladı, ben…

(Son Güncelleme: 12.01.2018 KAPANDI) Yine Eylül ayına geldik, yine yaz bitiyor ve eteklerim tutuşmaya başladı. Oysa ki bu yaz Paris’te yapılabilecek şeyler hakkında yazmak istediğim ne çok şey vardı, elimden geldiğince de yazmaya çalıştım ama hem zaman çok hızlı geçiyor hem de yaz mevsimi Paris’te kısa sürüyor. Düşe kalka da olsa bu güzel havalar bir süre daha idare eder, o yüzden vakit geçirmeden size Paris’te, Seine Nehri kıyısında oturup yemek yiyebileceğiniz güzel bir yerden Mademoiselle Rose’dan bahsetmek istiyorum.   Evet farkındayım, bu yazının başlığı biraz Instagram fotoğraflarındaki alt yazılar gibi oldu ama inanın Paris’te su kenarında oturup bir şeyler yiyip içecek yer bulmak bulunmaz nimetler arasında sayılıyor. Blog’a ilk başladığım günlerden beri söylüyorum, Paris bu konuda biraz seçenek kıtlığı çekiyor; hatta o kadar çok sızlandım ki sanki birileri sesimi duydu, nehir kıyısında oturup bir şeyler yiyip içeceğimiz yerlerin sayıları yavaş yavaş artmaya başladı; bunda benim serzenişlerimin de payı olduğunu düşünüyorum :)…

(Son Güncelleme: 08.07.2019) Paris’te bir İstanbullu olarak eksikliğini duyduğum -belki de tek- şey Boğaz’da, hadi Boğaz’dan geçtim, denize karşı bir şeyler yiyip içmektir. O kadar ki, açık denizleri bile sevmem, ille İstanbul gibi karşı kıyıda hayatlar devam edecek; her ikisinin arasından da vapurlar ve martılar gelip geçecek. Paris’te olunca hayatın bu yönü eksik kalıyor tabii. Şehrin ortasından geçen, kimi zaman kahverengi, kimi zaman da yeşil tonlarında akan Seine Nehri ile idare etmek zorunda kalıyor insan. Neyse ki bu nehrin iki yakasına muhteşem bir şehir kurmuşlar da, kendimizi öyle avutuyoruz. Paris’e yerleştiğim ilk zamanlar, Mart 2012 ve sonrası yani, su kenarında oturup bir şeyler yiyip içme zevkimi tatmin etmek için epey bir aranıp durduğumu hatırlıyorum. Nehir üzerinde demirlemiş teknelerden Rosa Bonheur sur Seine, Bistrot Alexandre III gibi olanlarının ayrı bir tadı olsa da tam olarak istediğim şey değildi. Ben, nehire doğru bir kafede oturup bir şeyler yiyip içmek istiyordum çünkü. Oysa ki Seine’in…

(Son Güncelleme: 15.07.2019) Daha önceki yazılarımda paylaştığım gibi Seine Nehri üzerinde toplam 37 köprü bulunuyor ve bu köprülerden 4 tanesi de sadece yaya köprüsü olarak hizmet veriyor. İşte bu yazıda yine o köprülerden birindeyiz: Passerelle Simone de Beauvoir (paserel simon dö bovuar ya da paseğel simon dö bovuağ). BNF François Mitterrand’ın 18. katından Passerelle Simone de Beauvoir Bibliothèque National de France ile Parc de Bercy arasına inşa edilmiş olan bu köprü sadece yaya geçişi için kullanılıyor. Çelik konstrüksiyonlu, ahşap zeminli ve parabolik bir forma sahip olan bu köprü, tıpkı Passerelle Solferino gibi hem üstteki yol seviyesinden hem de aşağıda nehir kıyısındaki seviyeden girilebilen son derece hoş ve fonksiyonel bir tasarıma sahip. Passerelle Simone de Beauvoir 2006’da hizmete giren köprünün açılışında, köprüye adını veren ünlü düşünür ve yazar Simone de Beauvoir’ın evlatlık kızı Sylvie Le Bon de Beauvoir da bulunmuş. 304 metre uzunluğunda ve 12 metre genişliğindeki köprü aynı zamanda Paris’te Seine Nehri üzerine inşa…