Tag

saint paul

Browsing

(Son Güncelleme: 15.07.2019) Fransızcada “hôtel” kelimesinin otel olarak okunduğundan ve sadece Türkçedeki “otel” anlamına gelmediğinden daha önce Hôtel de Ville yazısında bahsetmiştim.  Bu kelime daha çok bir “konak, rezidans” anlamı taşıyor ama zamanla uluslararası literatürde bildiğimiz anlamdaki otel kavramını karşılamak için kullanılagelir olmuş. İşte bu yazıda yine böyle bir “hôtel”den Hôtel de Sully’den bahsetmek istiyorum sizlere. Hôtel de Sully (otel dö süli), tahmin edeceğiniz üzere bir otel değil, 1630’da XIII. Louis tarzında inşa edilmiş bir konut; yani tek bir kişiye ait olan “hôtel pariticulier”. 1634’te Sully dükü tarafından satın alınıp konut olarak kullanılmaya başlanmasından bugüne hep bu isimde anılır olmuş. Peki nedir Hôtel de Sully’nin önemi? Marais Bölgesi’nde Bastille ile Saint Paul arasında ana cadde üzerinde bulunan bu yapı, dışarıdan bakıldığında Paris’in o bildik mimari dokusunun bir parçası olarak gözden kaçırılabiliyor. Hôtel de Sully Elbette mimari değeri işin uzmanları tarafından takdir edilebilir (ki çok güzel bir yapı) ama benim açımdan önemi, Saint…

(Son Güncelleme: 15.07.2019) Paris’in en sevdiğim özelliklerinden biri de koca koca caddelerin kalabalığında, o görkemli binaların hemen bir arka sokağında, hiç ummadığınız yerde karşınıza çıkıveren avluları. Bu yazıda sizlere, böylesi avulardan birinden, daha doğrusu bir avlular silsilesi olan çok özel bir yerden, Le Village Saint Paul’den söz etmek istiyorum. 4. arrondissement’da, Marais Bölgesi ile Seine Nehri arasında, Saint Paul Kilisesi’nin hemen arkasında bulunan Village Saint Paul (vilaj sen pol) Paris’in iç içe geçmiş binaları, ara sokakları, geçitleri, pasajları ve sayısız avlularından küçük ama çok güzel bir örnek sunuyor. Village Saint-Paul Günlük yaşamın koşuşturması az ötede akıp giderken, son derece dingin bir atmosferle ziyaretçilerini karşılayan Village Saint-Paul, küçük bir labirenti andıran avlular demeti ve saklı geçitlerle sizi oradan oraya sürüklüyor. Tam “bitti” derken köşeden bir geçit daha karşınıza çıkıyor ve ilerledikçe içerilere doğru kayboluyorsunuz. Bazen de yeni bir bölümüne geçeceğinizi sanırken geçitler sizi sokağa, Village Saint-Paul’ün dışına atıyor. Village Saint-Paul Nihayetinde uçsuz bucaksız bir…

(Son Güncelleme: 15.07.2019) Paris’in en haraketli bölgelerinden birinde yükselen Saint Paul Kilisesi, 4. arrondissement’da, Marais Bölgesi’nin başlangıç noktasında çok merkezi konumda bulunan bir yapı. Önünden defalarca geçip giderim, hatta çok kez randevu noktası olarak önünde buluşmuşluğum vardır; içine girip bakmak epey sonrasına nasip oldu. Neden daha önce girmediğimi düşündüm de, hem Notre-Dame Katedrali, Saint Sulpice Kilisesi, Sacré Coeur Bazilikası, Madeleine Kilisesi gibi yapılardan -belki de- sıra gelmedi, hem de burada hep bir restorasyon çalışması vardı, o yüzden fazla davetkâr bir havası yoktu ama restorasyon bitip de dış cephesi yenilenince, fazla büyük olmasa da gayet gösterişli bir görünüme büründü ve ben de burayı ziyaret etmeyi akıl edebildim 🙂 Saint Paul Kilisesi – Église Saint-Paul Dışarıdan baktığınızda düz bir cephe üzerine yükselen kilise, arka taraftan baktığınızda daha farklı bir görünüme sahip. 1641’de XIII. Louis’nin emriyle inşa edilen kilisenin orijinal adı “Église-Saint-Paul-Sain-Louis” yani “Saint Paul-Saint Louis Kilisesi” ama günlük hayatta hep Saint Paul…

(Son Güncelleme: 05.07.2019) Paris'in en güzel meydanlarından biri olan Place des Vosges yani Vosges Meydanı'ndayız bu kez. 1605'te IV. Henry'nin emriyle yapımına başlanan meydanın ilk adı "Place Royal" yani "Kraliyet Meydanı" olarak geçiyor ancak 1789 Fransız devrimi sonrası Fransa Devleti'ne ilk vergiyi ödeyen departman olan Vosges'un onuruna adı Napolyon tarafından meydanın adı "Place des Vosges" olarak