Tag

restoran

Browsing
(Son Güncelleme: 01.05.2019) Yine Paris'in ulu orta yerlerinden birinde olduğu halde, kalabalık turist gruplarının bir arka sokaktan gelip geçtiği, yine de blog takip etmeyi seven ve Paris'in kıyı köşe detaylarını keşfetmeye bayılanların mutlaka gidip gördüğü bir yeri tanıyoruz bu yazıda hep birlikte. Evet, bugünkü durağımız çok keyifli bir restoran: Au Vieux Paris (o viyö pari

(Son Güncelleme: 10.01.2019) Hem Champs-Elysées’de geziyorsunuz hem de hesaplı bir yerde, nispeten eli yüzü düzgün bir mekanda doğru dürüst bir şeyler yiyip içmek istiyorsunuz… Her şeyin ateş pahası olduğu bu bölgede böyle bir şey mümkün mü? Evet mümkün… Paris’te yeme-içme konusunda daha fazla mekan önerisinde bulunmam gerektiğinin farkındayım; elimden geldiğince de bu konuda yardımcı olmaya, bildiklerimi paylaşmaya çalışıyorum. İşte o yüzden bu yazıda yine size tavsiye edebileceğim restoranlardan birini tanıtmak istiyorum: Restaurant Monté Carlo. Champs-Elysées dedimse tam da “Şanzelize” Bulvarı üzerinde değil de, bulvarın başındaki Arc de Triomphe – Zafer Takı’nın orada, hemen sağdaki bulvar olan Wagram üzerindeyiz… Benim için tüm bu bölge Champs-Elysées olarak geçiyor. Eğer böyle düşünmeyeceksek, yine bu bölgedeki, benim çok sevdiğim Relais de l’Entrecôte bile Champs-Elysées’de değil deriz 🙂 Champs-Elysées’nin başında, Zafer Takı’nı karşınıza aldığınızda, takın tam sağ tarafındaki Wagram Bulvarı’na girip kaldırımın solundan yürüdüğünüzde, biraz ilerde solda Retaurant Monté Carlo’nun kırmızı camekanını göreceksiniz. Size bu…

(Son Güncelleme: 10.01.2019) Paris'te yüzümüzü kara çıkarmayacak gerçek Türk restoranı sayısı bir elin parmakları kadar. İşte bu yazıda tanıyacağımız restoran öylesi yerlerden biri, Montmartre'ın, daha doğrusu Pigalle'in aşağısında, Saint George metro istasyonuna iki adım ötede bulunan Sizin Restaurant. O dönem BNP Paribas'da expat olarak çalışan ve kısa sürede samimi olduğumuz sevgili Melih bana bu restoranı

(Son Güncelleme: 18.01.2019) Bu yazıda sizlere Paris’te en sevdiğim mahallelerden olan Marais Bölgesi’nde, yine sevdiğim bir kafe restoran olan Le Voltigeur’ü tanıtmak istiyorum. Tüm restoran yazılarımda belirtmeye çalıştığım gibi Le Voltigeur de, keyifle yemek yiyebileceğiniz, oturup bir şeyler içebileceğiniz, Paris’teki yüzlerce (binlerce) mekandan sadece biri. Ne “en iyisi” gibi bir iddiam var ne de mutlaka gitmeniz konusunda bir telkinde bulunacağım. Sadece ben burayı çok severim, yolunuz düşerse sizin de gidip bir denemenizi tavsiye edebilirim.   Le Voltigeur Marais Bölgesi’nin tam kalbinde, Musée des Archives Nationales ile Musée Carnavalet arasında bulunuyor. Tam köşe konumda olduğu için Marais’de akıp giden hayatı seyretmek için ideal bir konumda. Havalar güzelse terasta oturup bu atmosferin tadını daha çok çıkarmak elbette mümkün ama dışarıda yer bulamazsanız ya da hava yağışlı ve soğuksa gönül rahatlığıyla içeride de oturabilirsiniz. Zaten ufacık bir mekân; pek çok Fransız restoranında olduğu gibi masalar dip dibe; dolayısıyla son derece samimi bir atmosferi…

(Son Güncelleme: 09.01.2019) Bu kez Montmartre Tepesi'ne doğru tırmanırken soluklanabileceğimiz ya da tepeyi gezdikten sonra aşağı inerken serseri mayın gibi dolanırken acıkan karnımıza ödül verebileceğimiz mütevazı ama güzel restoranlardan biri olan Le Sancerre Restaurant'dayız. Le Sancerre (lö sancer ya da lö sanseğğ) Montmartre Tepesi'nin eteklerinde, Sacré Coeur Bazilikası'nın aşağısında, Abbesses metro istasyonundan çıkınca sağ tarafa

(Son Güncelleme: 12.01.2018 – DİKKAT: KAPANDI) Kimilerinin tercihi gezdiği ülkelerin yerel lezzetlerini, farklı mutfak kültürlerini tanımak oluyorken, kimileri de gittiği ülkelerde bildiğinden şaşmayıp, alıştığı damak tadını yakalamaya çalışıyor. Siz de Paris’e gelip bildiğiniz ve alışık olduğunuz yemekleri yemek isteyenlerdenseniz bugün sizlere Sizin Restaurant’ı tanıtmak istiyorum. Tabii bir de vatanından uzakta yaşayanların ara sıra da olsa ülkesinin damak tadına ve yemek kültürüne ait yemekler yeme ihtiyacı olabiliyor. İşte biz o gruba girenler olarak Sizin Restaurant – Faubourg-Montmartret’a gittik geçen akşam; şimdi oturup izlenimlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.   İki farklı arkadaşım tarafından aynı günlerde “bir akşam Sizin Restaurant’da yemek yeme daveti” almam enteresandı. O gün öğrendim ki Paris’te iki tane Sizin Restaurant varmış. Benim Paris’im’in yazarı Cüneyt Ayral beni Faubourg-Montmartre’takine davet ediyormuş, BNP Paribas’dan arkadaşım Melih ise Saint George’takine… Artık kime niyet kime kısmet, ilk olarak Faubourg-Montmartre’takine gitmek nasip oldu geçtiğimiz akşam.   Dilerseniz 7 numaralı metro hattının Le Peletier istasyonunda inerek çabucak ulaşabileceğiniz,…

(Son Güncelleme: 01.04.2019) Paris’in en meşhur, en turistik restoranlarından biri olan Chartier hakkında çok daha önce bir yazı yazmaya niyetliydim ama Cüneyt Ayral’ın kitabı “Benim Paris’im”in yayın öncesi taslağını okuduğumda kitapta buradan da bahsedildiğini görünce etik olarak kitabın çıkacağı güne kadar beklemeye karar verdim. Eh, kitap çıktığına göre artık ben de size Chartier’den bahsedebilirim. Chartier, 9. arrondissement’da, 8 ve 9 numaralı metro hatlarının geçtiği Grands Boulevards istasyonunun hemen yakınında bulunan, oldukça parizyen ama bir o kadar da turistik bir Fransız restoranı. Tam adı “Le Bouillon Chartier” olan bu restoran kısaca Chartier (şartiye ya da şağtiye) olarak anılıyor. 1896’da Frédéric ve Camille Chartier kardeşler tarafından açılan ve o günden beri de aynı yerinde hizmet vermeye devam eden Chartier, gerek “Belle Epoque” dönemine ait etkileyici dekorasyonuyla, gerekse son derece makul fiyatlarıyla günümüzde de çok tercih edilen restoranlardan biri. Restaurant Bouillon Chartier Grands Boulevards istasyonunda inip, Musée Grevin’in sağ tarafında, caddeyi dik kesen…

(Son Güncelleme: 09.01.2019) Aslında Marais Bölgesi'nde gidilecek kafe ve restoranları boşuna yazıyorum. Çünkü bu yazıda sizlere tanıtmak istediğim Au Rendez Vous des Amis'ye mutlaka gitmek zorunda değilsiniz; dışarıdan bakıp da hoşunuza giden herhangi bir restorana gönül rahatlığıyla girip oturup bir şeyler yiyebilirsiniz. Yine de kendi gittiklerim hakkında bilgi vermeye çalışıyorum ki belki önünden geçerken "Ah,
(Son Güncelleme: 09.01.2019) Tapas barları sever misiniz? Ben bayılırım. İspanya'yı gezerken tapas barlara mutlaka uğrarım. Tabii ki her yerin kendine özgü yemeğini kendi memleketinde yemek gerek ama Paris gibi gerçekten kozmopolit bir şehirde farklı mutfakların en güzel örneklerini tatma şansı daha bir mümkün haliyle. O yüzden ara sıra da olsa Paris'te canım İspanyol mutfağı çektiği

(Son Güncelleme: 09.01.2019) Paris’te müzik dinleyerek yemek yiyebileceğiniz pek fazla bir yer yok deyip duruyorum; haksız da sayılmam ama yavaş yavaş böyle mekanları keşfetmeye başladım, keşfettikçe de sizlerle paylaşmak istiyorum işte. Şimdi sıra Italian Style Cafe’de.   İstanbul’dan çok sevdiğimiz dostumuz Gülçin gelmişti Aralık 2014 sonu bir iş gezisi için Paris’e, hafta sonu da gezisini uzatıp misafirimiz olunca ilk akşam Opéra Garnier’de şahane bir bale izledik, ikinci akşama da müzikli bir yerde akşam yemeği ayarlamak istedik.  BilletReduc.com’a bakarken Italian Style Cafe diye canlı müzik eşliğinde yemekli bir yer olduğunu keşfettik; hemen rezervasyonumuzu yaptırıp sabırsızlıkla akşamı bekledik.   Burası 11. arrondissement’da, Bastille ile République arasında 8 numaralı metro hattının St. Sébastian Froissart durağında bir yer. O çok sevdiğim Merci mağazasının tam karşı sokağında, solda köşede bulunuyor. Paris’in tipik kafelerinden, tam köşede, ufacık tefecik bir mekan. Italian Style Cafe Bizi çatlak bir garson kızımız karşıladı, bir o kadar da sevimliydi. İçeride köşedeki…