Tag

marais bölgesi

Browsing

(Son Güncelleme: 16.07.2019) Bu yazıda sizlere Paris’te en sevdiğim mahallelerden olan Marais Bölgesi’nde, yine sevdiğim bir kafe restoran olan Le Voltigeur’ü tanıtmak istiyorum. Tüm restoran yazılarımda belirtmeye çalıştığım gibi Le Voltigeur de, keyifle yemek yiyebileceğiniz, oturup bir şeyler içebileceğiniz, Paris’teki yüzlerce (binlerce) mekandan sadece biri. Ne “en iyisi” gibi bir iddiam var ne de mutlaka gitmeniz konusunda bir telkinde bulunacağım. Sadece ben burayı çok severim, yolunuz düşerse sizin de gidip bir denemenizi tavsiye edebilirim.   Le Voltigeur Marais Bölgesi’nin tam kalbinde, Musée des Archives Nationales ile Musée Carnavalet arasında bulunuyor. Tam köşe konumda olduğu için Marais’de akıp giden hayatı seyretmek için ideal bir konumda. Havalar güzelse terasta oturup bu atmosferin tadını daha çok çıkarmak elbette mümkün ama dışarıda yer bulamazsanız ya da hava yağışlı ve soğuksa gönül rahatlığıyla içeride de oturabilirsiniz. Zaten ufacık bir mekân; pek çok Fransız restoranında olduğu gibi masalar dip dibe; dolayısıyla son derece samimi bir atmosferi…

(Son Güncelleme: 15.07.2019) Paris’in kültür sanat hızına yetişmek bence imkansız. Bu şehirdeki kültür sanat merkezlerini, galerileri, tiyatroları, sinema salonlarını, müzeleri, rekreasyon merkezlerini yani sanat yapılan yerlerin hepsini tek tek yazmaya kalksam herhalde yıllarımı alır ama yine de özellikle ilginizi çekebileceğini düşündüğüm ve benim de çok sevdiğim mekanların bir kısmını elimden geldiğince, sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. İşte yine böylesi mekanlardan birindeyiz: Carreau du Temple. Carreau du Temple (karo dü tanpl ya da kağo dü tanpl) 3. arrondissement’da, Marais’nin en kuzey ucunda, 3 numaralı metronun Temple istasyonunun hemen yakınında yer alan çok özel bir mekan. Burası eski bir kapalı pazar yeri aslında ve tarih içinde çeşitli dönüşümler geçirdikten sonra bugünkü şeklini almış. Carreau du Temple Carreau du Temple uzunca yıllar boyunca şehrin önemli bir pazar yeri olarak kullanılmış. Daha önceden ahşap iskelet üzerine inşa edilen yapı 1860’ta imparator III. Napolyon ve belediye başkanı Baron Haussemann’ın şehre günümüzdeki karakteristiğini kazandırdığı asıl dönemde çelik konstrüksiyon üzerine…

(Son Güncelleme: 15.07.2019) Uzun zamandır Marais Bölgesi’ni ve restoran yazılarını ihmal ettiğimin farkındayım. O yüzden bu yazıda size Marais’de bulunan ve çok sevdiğim bir restorandan Robert et Louise’den bahsetmek istiyorum. Robert et Louise (rober e luiz ya da ğobeğ e luiz) yaşlı bir çift olduğunu tahmin ettiğim Robert ve Louise’e ait küçük, sıcak, samimi ve son derece keyifli bir restoran. Marais’nin kendine has atmosferinde dolaşırken bu restorana girdiğiniz zaman kendinizi bir köyde gibi hissediyorsunuz. Bugüne kadar Fransa’da pek çok şehir ve köy gezmişimdir. Gezdiğim yerlerde, özellikle kırsal kesimlerde yemek yediğim restoranlar öylesine özgün öylesine korunmuştur ki hem dekorasyon hem mutfak hem de servis olarak son derece başarılıdırlar. Robert ve Louise’e girdiğimde de kendimi kırsal bir yerde yemek yiyecekmişim gibi hissetmem bundandı aslında. Biz kalkıp nerelere gidiyoruz böyle yerlerde yemek yemek için, adamlar tutmuşlar bu otantik havayı şehrin kalbinde, böyle bir mekanda tüm orijinalliği ile yaşatıyorlar. Robert ve Louise de Paris’te böyle…

(Son Güncelleme: 15.07.2019) Her fırsatta Paris’in en sevdiğim köşelerinden biri olan Marais Bölgesi’nin bitmek tükenmek bilmez bir vaha olduğunu söylüyorum, imkân buldukça da Le Marais’de sizi bekleyen güzel sürprizleri, farklı köşeleri, ilginç yerleri elimden geldiğince paylaşmaya çalışıyorum. Marais Bölgesi’ni Le Marais yapan o cıvıl cıvıl, kendine has yerleri kadar burada açılan kimi özel mağazaların da tam da bölgenin konseptine uyduğunu düşünüyorum. İşte o mağazalardan birinde, Fleux’deyiz bu kez. Fleux’ (flö), Le Marais’nin Centre Pompidou girişindeki sokakta bulunan çok hoş bir (daha doğrusu üç) mağaza. Pompidou’nun güney kısımından yürüyüp, ışıklardan karşıya geçip Le Marais’ye girdiğiniz daracık sokakta hemen ileride solda bir, sağda da yan yana iki mağazasıya karşınıza çıkacak olan Fleux’, birbirinden ilginç ve bir o kadar da renkli tasarım ürünleriyle gününüzü renklendirecektir diye düşünüyorum. Fleux – Le Marais Gerçi Le Marais’de kimi özel kitapçıların, kişilikli mağazaların günden güne kapanıp yerlerine uluslararası markaların dükkan açması rahatsız edici ama bu tarz tasarım…

(Son Güncelleme: 15.07.2019 - Önemli Not: Victor Hugo'nun Evi restorasyon çalışmaları nedeniyle Mart 2020'ye kadar kapalı). Bu yazıdaki gezi durağımız, Fransa'nın en önemli edebiyatçılarından, dünyanın en ünlü yazar ve şairlerinden biri olan Victor Hugo'nun Evi olacak. 1802'de Besançon'da (bözanson) doğup 1885'te Paris'te ölen Victor Hugo'nun 83 yıllık yaşam öyküsüne birbirinden özel eserler sığdırılmış ve tabii

(Son Güncelleme: 15.07.2019) Fransızcada “hôtel” kelimesinin otel olarak okunduğundan ve sadece Türkçedeki “otel” anlamına gelmediğinden daha önce Hôtel de Ville yazısında bahsetmiştim.  Bu kelime daha çok bir “konak, rezidans” anlamı taşıyor ama zamanla uluslararası literatürde bildiğimiz anlamdaki otel kavramını karşılamak için kullanılagelir olmuş. İşte bu yazıda yine böyle bir “hôtel”den Hôtel de Sully’den bahsetmek istiyorum sizlere. Hôtel de Sully (otel dö süli), tahmin edeceğiniz üzere bir otel değil, 1630’da XIII. Louis tarzında inşa edilmiş bir konut; yani tek bir kişiye ait olan “hôtel pariticulier”. 1634’te Sully dükü tarafından satın alınıp konut olarak kullanılmaya başlanmasından bugüne hep bu isimde anılır olmuş. Peki nedir Hôtel de Sully’nin önemi? Marais Bölgesi’nde Bastille ile Saint Paul arasında ana cadde üzerinde bulunan bu yapı, dışarıdan bakıldığında Paris’in o bildik mimari dokusunun bir parçası olarak gözden kaçırılabiliyor. Hôtel de Sully Elbette mimari değeri işin uzmanları tarafından takdir edilebilir (ki çok güzel bir yapı) ama benim açımdan önemi, Saint…

(Son Güncelleme: 15.07.2019) Uzun bir restorasyon çalışması dönemi sonrası Ekim 2014’te kapılarını yeniden ziyaretçilerine açan, Paris’in en önemli müzelerinden birinde, Picasso Müzesi’ndeyiz bu yazıda.   Açıldığı günden beri defalarca ziyaret etmek için gitmiş ama her seferinde önündeki upuzun kuyruk nedeniyle vazgeçmiş biri olarak Ocak 2015’te nihayet kapısından girmeyi başardım;  ardından da bu yazıyı hazırladım. Konu Picasso olunca bu yazıda bol da görsel olacak haliyle. Picasso Müzesi – Musée Picasso Picasso Müzesi Marais Bölgesi’nin kuzey ucunda, şahane bir tarihi binada bulunuyor. Burası 17 yüzyılda “Hôtel Salé” adıyla özel rezidans olarak inşa edilmiş çok güzel bir bina. Zaten Paris’te müzelerdeki eserleri görmek kadar o eserlerin sergilendiği müthiş binaların salonlarında dolaşmak da ayrı bir keyif.   Dışarıdan bakıldığında büyüklüğü ve görkemi anlaşılmıyor; duvarı takip ederek sokakta ilerleyince soldaki kapıdan avluya giriyorsunuz; tabii gözünüze ilk çarpan şey upuzuuuun bir kuyruk oluyor… Picasso Müzesi – Musée Picasso Peki bu kuyruktan nasıl kurtulacağız? Çok basit: Gelmeden…

(Son Güncelleme: 15.07.2019) Aslında Marais Bölgesi'nde gidilecek kafe ve restoranları boşuna yazıyorum. Çünkü bu yazıda sizlere tanıtmak istediğim Au Rendez Vous des Amis'ye mutlaka gitmek zorunda değilsiniz; dışarıdan bakıp da hoşunuza giden herhangi bir restorana gönül rahatlığıyla girip oturup bir şeyler yiyebilirsiniz. Yine de kendi gittiklerim hakkında bilgi vermeye çalışıyorum ki belki önünden geçerken "Ah,

(Son Güncelleme: 15.07.2019) Daha önce “Seni Seviyorum” Duvarı – Le Mûr des Je T’Aime” hakkında gayet duygusal ve romantik bir yazı yazmıştım. Ardından, Paris’e sevgilinizle geldiğinizde neler yapabileceğinize dair tur önerileri vermiştim. Ama bu kez muzipçe bir şey yapıp, sevginin ve aşkın bir ileri aşamasına, cinsellik boyutuna dair bir şeyler yazmak istedim. Tabii oturup bu konuda makale yazacak değilim. Amacım bu özel günün vesilesiyle size Paris’te çok enteresan bir mağazadan Passage du Désir’den bahsetmek.   Passage du Désir (pasaj dü dezir ya da pasaj dü deziğ) kelime anlamı olarak “arzu pasajı” demek ve tahmin edeceğiniz gibi burada cinsel fantezi ürünleri satılıyor… Yo hemen tedirgin olmayın; evet bir boyutuyla bu yazının yetişkinlere yönelik olduğunun farkındayım ama sitenin genel konseptine uygun olarak fazla +18 ifadelere yer vermeden neden burayı görmeniz gerektiğini anlatmaya çalışayım.   Her şeyden önce burayı Pigalle tarafında bolca bulunan “sex shop”larla karıştırmamakta fayda var. Evet burada da cinsel fantezi konseptli ürünler var ama…

(Son Güncelleme: 15.07.2019) Bu yazıda sizlere, Marais Bölgesi yazısını yazdığım zaman “geçerken uğrayın” diye tek satırda bahsettiğim bir yerden, farklı bir kitapçıdan, Les Mots A La Bouche’tan bahsetmek istiyorum.   Günümüzde pek çoğumuzun internetten kitap sipariş ettiği bir dönemde kitapçı gezmek sergi gezmek gibi sanatsal bir aktivite halini almaya başladı. Gerçi ben, internet fiyatıyla arasında dağlar kadar fark yoksa her zaman gidip kitapçıdan kitap almaktan yana biriyim. Belki biraz eski kafalıyımdır, belki de nostaljik biriyimdir, bilmiyorum ama benim kitapçı rafları arasında dolaşmam, o kağıdın kokusunu hissetmem, dilediğim kitabı raftan çekip sayfalarını kurcalamam lazım. Hiç de uğraşamayacağım “dur şu kitabı not alayım da internetten sipariş vereyim” diye. Beğenirsem, heves edersem oracıkta alışverişimi tamamlar bu keyifli sürecin tadını sonuna kadar yaşamayı tercih ederim. Doğru ya da yanlış, bilemiyorum ama ben böyle seviyorum.   Paris’in birbirinden güzel, birbirinden özel, kimi popüler ve turistik, kimisi de kıyıda köşede sadece meraklılarının bildiği pek çok kitapçı var…