Tag

KUTSAL MEKANLAR

Browsing
(Son Güncelleme: 13.09.2019) Çok uzun zamandır yazmak istediğim bir yazıyı nihayet yayınlıyor olmanın mutluluğuyla başlıyorum satırlarıma. Bugüne kadar üç kez ziyaret ettiğim Le Mont Saint Michel'den daha çok kişinin haberi olmasını, bu güzelliği daha çok kişinin görmesini çok istiyordum çünkü. Daha önceki gidişlerimde amacım kişisel, turistik bir ziyaretti, o yüzden oturup yazacak kadar birikim sahibi
(Son Güncelleme: 09.09.2019) Bu yazımızın konusu akıllara ziyan... Paris'in orta yerinde, kendi halinde bir yapının küçük kapısından içeri girip yeraltında bambaşka bir dünyanın içine, Paris'te yeraltı mezarlarının bulunduğu çok özel bir yere, Catacombes'a gireceğiz hep birlikte. Catacombes (katakomb) yeraltı mezarlığı anlamına geliyor ve burası Paris'te gezip görebileceğiniz en ama en enteresan yerlerden biri. Her ne

(Son Güncelleme: 15.07.2019) Bu yazıda Paris’teki en ilginç kiliselerden birini tanıtmak istiyorum sizlere: Montmartre Saint Jean Kilisesi – Eglise Saint Jean de Montmartre… Bir Paris gezinizde -özel ilgi alanınız değilse- sırf bu kiliseyi kalkıp görmeye gitmenize gerek yok belki ama bir Montmartre Turu yapmayı düşünüyorsanız yolunuzun üstünde, geçerken uğrayabileceğiniz, bir bakıp çıkabileceğiniz, oldukça ilgi çekici mimariye sahip bir yer olduğu için bu yazıyı paylaşma gereği duydum sizlerle. Montmartre Saint Jean Kilisesi, ilk betonarme kilise olma özelliği taşıdığı için görülmeye değer tarihi yapılardan biri. Neo-Gotik ve Art Nouveau tarzındaki ilginç mimarisi ile bir fark yaratıyor gerçekten. Tuğla kaplı, seramik süslemelerle bezeli bir dış cepheye sahip bu kilisenin içi de bir o kadar ilginç o yüzden Montmartre’ta dolaşırken illâ ki yolunuz buradan geçecektir, kapısı da gelene geçene açık olduğu için ziyaret etmeye değer özellikte bir yapı olduğunu siz de gezdikten sonra anlayacaksınız.   Mimarı Anatole Baudot olan ve 1904’te açılan kiliseye girdiğinizde…

(Son Güncelleme: 15.07.2019) Paris’te önünden defalarca geçtiğim halde içine girip bakmayı akıl etmediğim kiliseler var. Saint Germain Bulvarı’na yolum haftada bir kez düşmesine rağmen Saint Germain des Prés Kilisesi’nin içine girip bakmak uzun süre hiç aklıma gelmemişti nedense?  Sanki o kilise o meydana sadece semte adını versin diye anıt niyetine dikilmişti ama değil elbette. Yapımı 6. yüzyıla, 558 tarihine dayanan bir kiliseden bahsediyoruz… Hatta kilise değil, manastır olarak yıllarca hizmet vermiş; günümüze kalan kısmı ile kilise olarak işlevini sürdürmekte olan bir yer burası. 4 numaralı metro ile Saint Germain des Prés’ye geldiğinizde hemen meydanda, meşhur kafe Les Deux Magots’nun karşısında yer alan bu kilise öncelikle çan kulesiyle göze çarpıyor. O kadar ki ilk bakışta burayı bir çan kulesinden ibaret sanıyorsunuz, çünkü kilisenin asıl bölümü ağaçların arasında kayboluyor. Tabii kış gelip de yapraklar döküldükçe kilise daha bir ortaya çıkmaya başlıyor. İçeri girdiğinizde o bildik katolik kiliselerinin mimari tarzı karşılıyor sizi. Seversiniz sevmezsiniz…

(Son Güncelleme: 26.08.2019) Bu kez gezi rotamız Montmartre Mezarlığı. "Paris'te gezilecek onca yer varken, kalkıp da mezarlık mı gezeceğiz?" diye düşünebilirsiniz ama önce bu yazıyı, ardından Père Lachaise Mezarlığı ve Montparnasse Mezarlığı yazılarını okuduktan sonra neden burada olduğumuzu daha iyi anlayacaksınız. Paris'te mezarlık gezmenin de yapılacak en iyi şeylerden biri olduğunu zaten bilenlerdenseniz, o zaman
(Son Güncelleme: 09.09.2019) Paris'in en yüksek tepesi olan Montmartre Tepesi'nde bulunan Sacre Coeur Bazilikası - Basilique du Sacré-Coeur de Montmartre, şehrin en güzel kiliselerinden biri. Disneyland'taki Walt Disney Şatosu gibi bir görünüme sahip olan bu yapı, Paris'e hakim bir noktaya yerleştirilmiş, hoş mimarisi ve bembeyaz rengiyle tepenin yeşilliği ve göğün maviliği arasında büyüleyici bir görüntü veriyor. Bu yazıyı

(Son Güncelleme: 15.07.2019) Paris’in en haraketli bölgelerinden birinde yükselen Saint Paul Kilisesi, 4. arrondissement’da, Marais Bölgesi’nin başlangıç noktasında çok merkezi konumda bulunan bir yapı. Önünden defalarca geçip giderim, hatta çok kez randevu noktası olarak önünde buluşmuşluğum vardır; içine girip bakmak epey sonrasına nasip oldu. Neden daha önce girmediğimi düşündüm de, hem Notre-Dame Katedrali, Saint Sulpice Kilisesi, Sacré Coeur Bazilikası, Madeleine Kilisesi gibi yapılardan -belki de- sıra gelmedi, hem de burada hep bir restorasyon çalışması vardı, o yüzden fazla davetkâr bir havası yoktu ama restorasyon bitip de dış cephesi yenilenince, fazla büyük olmasa da gayet gösterişli bir görünüme büründü ve ben de burayı ziyaret etmeyi akıl edebildim 🙂 Saint Paul Kilisesi – Église Saint-Paul Dışarıdan baktığınızda düz bir cephe üzerine yükselen kilise, arka taraftan baktığınızda daha farklı bir görünüme sahip. 1641’de XIII. Louis’nin emriyle inşa edilen kilisenin orijinal adı “Église-Saint-Paul-Sain-Louis” yani “Saint Paul-Saint Louis Kilisesi” ama günlük hayatta hep Saint Paul…

(Son Güncelleme: 15.07.2019) Paris’te böylesine büyük bir cami olduğunu ilk kez Paris’e ilk yerleştiğim dönemde, Fransızca kursundaki hocamdan öğrenmiştim. Hatta ders kitabımızda “Paris’te görülecek yerler” listesinde de yer alıyordu burası… O vakitler Paris’in uzak bir köşesi olarak algıladığım bir noktada olduğu için de bu camiyi gidip görmem epey bir gecikmişti. Sonra birkaç ay sonra bir başka Fransızca hocam da camiyi övünce, “artık görmek farz oldu” diyerek ilk olarak Mart 2014’te yolum buraya da düştü… Paris’te, 5. arrondissement’da, Jardin des Plantes’ın hemen arkasında yer alan Grande Mosquée de Paris (grand moske dö pari ya da gğand moske dö paği) 1922’de Fransa’da inşa edilen ilk cami olma özelliğini taşıyor. Daha önce birkaç kez cami projesi gündeme gelmiş olsa da bu girişimler başarıyla sonuçlanmamış ama birinci dünya savaşında Fransa için ölen 70.000 müslümana ithafen bir cami inşa edilmesi kararıyla proje hayata geçirilmiş. Paris Büyük Camisi – Grande Mosquée de Paris Yapımı sırasında II.…

(Son Güncelleme: 26.08.2019) "Paris'e gelip de mezarlık gezmeye ne gerek var?" diye sorabilirsiniz ama Paris'teki en özel mezarlıklardan biri olan ve pek çok ünlü ismin son istirahatgahı olan Montparnasse Mezarlığı gerçekten gezilmeye ve görülmeye değer bir yer. "Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız, o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın" demiş Albert Camus. Güzel yaşayıp güzel ölenlerin mezarları da
(Son Güncelleme: 05.07.2019) Paris'in Notre Dame Katedrali'nden sonraki en büyük kilisesi Saint-Sulpice (sen sülpis), gerek mimarisiyle, gerek içinde barındırdığı "kutsal emanetler" ile önünde yer alan çeşmesi ve meydanıyla, Paris gezisinin en önemli adreslerinden biri. 1870'te tamamlanan kilise, görkemli mimarisi ve içine girdiğinizde üzerinizde yarattığı ferahlık duygusu ile gerçekten etkileyici bir yapı. Özellikle akşam üzeri gün