Tag

ile de la cite

Browsing

(Son Güncelleme: 10.12.2019) Bu yazıda, tarihte pek çok önemli olaya tanıklık etmiş olmakla birlikte turistik açıdan, Fransa’nın ünlü kraliçesi Marie Antoinette’in Fransız Devrimi sonrası hapis yattığı, giyotinle idam edilmeden önce son günlerini geçirdiği yer olmasıyla tanınan Conciergerie’yi tanıyacağız hep birlikte. Conciergerie gotik mimarisiyle Paris’in ortasında tüm görkemiyle yükselen bir yapı ve içi de dışı kadar etkileyici… Notre-Dame Katedrali’nin de bulunduğu Cité Adası’nda, Châtelet’nin tam karşısında yer alan Conciergerie (konsiyejeri ya da konsiyejeği), mimari açıdan orta çağa ait olduğu hemen anlaşılsa bile, restorasyon sonrası yepyeni görünümü ile sizi şaşırtmasın. Çünkü bu bina Paris’in en eski yapılarından biri, aynı zamanda Cité Sarayı – Palais de la Cité olarak geçen tarihi yapı kompleksinin günümüze ulaşmış en eski bölümü. Conciergerie Yapının tarihi 13. yüzyıla uzanıyor. Fransa kralı Philippe Auguste’ün kraliyet sarayı olarak kullanmaya başladığı Conciergerie’nin adı ise kralın üst düzey hizmetlilerinden birinin ünvanı olan Le Concierge’den geliyor. Burası bir müze ve özellikle Bir Hafta…

(Son Güncelleme: 12.11.2019) Paris’in ulu orta bir yerinde, Cité Adası’nın tam ortasında harika bir çiçek pazarı var: Marché aux Fleurs Reine Elizabeth II… 4 Numaralı metrodan Cité istasyonunda indiğinizde çıkıştaki merdivenlerin tam karşısında yeşillikler içindeki bu yeri, çoğu kişi görmeden geçer, çünkü asıl istikametleri olan Notre Dame Katedrali’ne varmak için hedefe kilitlenmişlerdir… Oysa ki karşılarındaki camekanlı yere bir giriverseler, öylesine renkli öylesine çiçekli bir dünya ile karşılaşacaklar ki, günleri aydınlanacak, anıları renklenecek. Marché aux Fleurs “çiçek pazarı” anlamına geliyor. Türlü türlü çiçeklerin, ilginç bahçe bitkilerinin, bahçe malzemelerinin, dekoratif eşyaların ve hediyeliklerin satıldığı hoş bir mekan burası. Sanıyorum bir zamanlar kuş pazarı da varmış, tıpkı bizde Yeni Camii’nin arka tarafındaki pazar yerinde olduğu gibi. “Reine Elizabeth II” dediğimiz de İngiltere kraliçesi II. Elizabeth. Zaten buraya bu ismin verilmesi de çok yeni, Haziran 2014’te kraliçenin Paris’i ziyareti şerefine olmuş. Daha önce burası sadece “Marché aux Fleurs” (marşe o flör ya da mağşe…

(Son Güncelleme: 09.12.2019) Bu yazıda yine Paris’in en sevdiğim köşelerinden birini tanıyacağız: Square du Vert-Galant… Adı çok yabancı gelse de Paris’te uluorta bir konumda olup da herkesin karşıdan gördüğü ama pek çok kişi tarafından ziyaret edilmesi ihmal edilen bir yer burası. Square du Vert-Galant (skuer dü ver galan ya da skueğ veğ galan) yani Vert-Galant Meydanı, bir meydan adı olsa da ben olsam burayı park ya da bahçe olarak isimlendirirdim.1. arrondissement’da, Paris’in orta yerindeki iki adadan biri olan Île de la Citê’nin en batı ucunda bulunan bu meydan/park, herkesin aşina olduğu bir yerdir aslında. Pont des Arts’dan baktığınızda karşınızda görünen adanın en baş tarafı, yani Pont Neuf’ün iki parçasının ortasındaki üçgen parkın bulunduğu yerdir tam olarak. Square du Vert-Galant Square du Vert-Galant adını eski Fransa krallarından IV. Henri’nin lakabı “Vert-Galant”dan alıyor. Bu “Vert-Galant” lafının ne olduğunu epey bir araştırdım ama bulduğum sonuçlardan bir türlü emin olamadım; emindim de inanamadım diyelim 🙂 Emin olmak için…

(Son Güncelleme: 12.11.2019) Seine Nehri üzerindeki 37 köprü arasında, Paris'in en eski köprüsünün adının Pont Neuf (Yeni Köprü) olması ne kadar enteresan olsa da bu isim bana hep İstanbul'daki Yeni Cami'yi hatırlatır. Çocukken, Yeni Cami'nin eski cami görünümünde yeni bir cami olduğunu zannederdim; sonra bir gün 8 Temmuz 1606'da açıldığını öğrendiğim zaman ne kadar şaşırdığımı
(Son Güncelleme: 23.11.2019) Seine Nehri üzerinde, Paris'in turistik merkezinin tam ortasında bulunan iki adadan biri olan Cite Adası - Île de la Cité (il dö la site) tarihte Paris'in ilk yerleşim yeri olma özelliği taşıması bakımından çok önemli bir ada. Romalılar zamanında çepeçevre surlarla korunan bu ada ve çevresinde kurulan yerleşim yerlerinde bugünkü Paris'in ilk
(Son Güncelleme: 11.12.2019) Paris'teki, belki de Fransa'daki en güzel vitrayları görebileceğiniz bir şapeldeyiz: Sainte Chapelle (Sent Şapel). Burası Notre Dame Katedrali ile aynı ada (Île de la Cité) üzerinde yer alan müthiş bir yapı. Görkemi büyüklüğünden değil tarzından ve en çok da o etkileyici vitraylarından kaynaklanıyor. Aslında hiç resmini görmeden, doğruca gidip ziyaret etmenizi ve