Tag

9. Arrondissement

Browsing

(Son Güncelleme: 11.09.2019) Paris ilginç bir şehir. Burada herkese ve her beğeniye uygun, başka yerde kolay kolay göremeyeceğiniz ilginçlikte pek çok etkinlik ya da mekan bulmak mümkün. Bu yazıda öylesi yerlerden birini, pek çok kişinin ilgisini çekebileceğini düşündüğüm Mason Müzesi ya da Masonluk Müzesi diyebileceğimiz Musée de la Franc-Maçonnerie’yi tanıyacağız hep birlikte.   Masonluk Müzesi – Musée de la Franc-Maçonnerie Bilmediğim konularda ahkâm kesmeyi sevmediğimden masonluk üzerinde bir değerlendirme yazısı yazmak değil niyetim. Konuyla ilgiliyseniz zaten detayları biliyorsunuzdur ama bilginiz yoksa, benim bu konuyu bir yazıda derleyip toparlamam elbette ki mümkün değil. Eh ben de konuya hakim olmadığım için bu yazı masonluk değil, masonlukla ilgili çok ilginç eserleri yakından görebileceğiniz bir müze hakkında olacak haliyle. Masonluk Müzesi – Musée de la Franc-Maçonnerie Masonluk Müzesi – Musée de la Franc-Maçonnerie (müze döla franmasoneri ya da müze döla fğan masoneği) 9. arrondissement’da, Grands Boulevards’ın biraz üzerinde, en rahat 7 numaralı metronun Cadet istasyonunda inerek ulaşabileceğiniz Rue…

(Son Güncelleme: 16.07.2019) Paris'te yüzümüzü kara çıkarmayacak gerçek Türk restoranı sayısı bir elin parmakları kadar. İşte bu yazıda tanıyacağımız restoran öylesi yerlerden biri, Montmartre'ın, daha doğrusu Pigalle'in aşağısında, Saint George metro istasyonuna iki adım ötede bulunan Sizin Restaurant. O dönem BNP Paribas'da expat olarak çalışan ve kısa sürede samimi olduğumuz sevgili Melih bana bu restoranı
(Son Güncelleme: 16.07.2019 - Konuk Yazar: Devrim Bağman) Bir keresinde bu kapının önünden geçerken içeri doğru hafifçe kafayı uzatıp bakmış, gördüklerim karşısında da buraya mutlaka gelip yemek yemeyi aklımın bir köşesine yazmıştım. Aslında çok da merkezi bir yerde, tam Grands Boulevards’ın bir paralelinde, tarihi restoran Chartier’nin hemen yakınında yer almasına rağmen aylar sonra fırsat oldu bir akşam yemeğine Osteria

(Son Güncelleme: 15.07.2019) Bir süre önce sizlere Paris’in en sevimli, en huzur dolu müzelerinden biri olan Musée de la Vie Romantique’ten bahsetmiş, burayı gezdikten sonra bahçesindeki kafede oturup bir keyif kahvesi içmenizi önermiştim. Şimdi Paris’te havalar daha da güzelleşti, bu bahçenin tadı daha güzel çıkartılır hale geldi. O yüzden bu yazımda bu kafe hakkında daha detaylı bilgi vererek sizin de bu güzellikten faydalanmanızı istedim. Romantizm Müzesi’nin bahçesindeki bu güzel kafenin adı Un Thé Dans Le Jardin (an te dan lö jağdan). Tabii Fransızcada “un”, “in” ve hatta “ain” seslerinin okunuşu biraz muallak; o yüzden “an” deseniz oluyor “en” deseniz hiç olmuyor; En doğrusu dişçi koltuğunda oturup ağzınızı yanlamasına açıp “aen” demeye çalışmak gibi bir şey 🙂 Okunuşunu boş verelim de, Un Thé Dans Le Jardin “Bahçede Bir Çay” anlamına geliyor ve burası gerçekten de bahçede bir çay içmek için harika bir yer. Montmartre’ın güney tarafında, tipik Paris sokakları arasında, klasik mimari dokunun…

(Son Güncelleme: 15.07.2019) Paris’in en meşhur, en turistik restoranlarından biri olan Chartier hakkında çok daha önce bir yazı yazmaya niyetliydim ama Cüneyt Ayral’ın kitabı “Benim Paris’im”in yayın öncesi taslağını okuduğumda kitapta buradan da bahsedildiğini görünce etik olarak kitabın çıkacağı güne kadar beklemeye karar verdim. Eh, kitap çıktığına göre artık ben de size Chartier’den bahsedebilirim. Chartier, 9. arrondissement’da, 8 ve 9 numaralı metro hatlarının geçtiği Grands Boulevards istasyonunun hemen yakınında bulunan, oldukça parizyen ama bir o kadar da turistik bir Fransız restoranı. Tam adı “Le Bouillon Chartier” olan bu restoran kısaca Chartier (şartiye ya da şağtiye) olarak anılıyor. 1896’da Frédéric ve Camille Chartier kardeşler tarafından açılan ve o günden beri de aynı yerinde hizmet vermeye devam eden Chartier, gerek “Belle Epoque” dönemine ait etkileyici dekorasyonuyla, gerekse son derece makul fiyatlarıyla günümüzde de çok tercih edilen restoranlardan biri. Restaurant Bouillon Chartier Grands Boulevards istasyonunda inip, Musée Grevin’in sağ tarafında, caddeyi dik kesen…

(Son Güncelleme: 15.07.2019) Bu yazıda yine Paris’in uluorta bir yerinde gizli saklı kalmayı başarmış ya da öyle olmayı tercih etmiş enteresan bir mekandan, Paris’in küçük ama bir o kadar da özel ve önemli Romantizm Müzesi Musée de la Vie Romantique’ten bahsetmek istiyorum sizlere. Musée de la Vie Romantique aslında “Romantik Yaşam Müzesi” olarak çevrilebilir ama ben bu müzeye sanat akımı olarak romantizm dönemini temsil etmesi nedeniyle “Romantizm Müzesi” demeyi tercih ediyorum. Musée de la Vie Romantique (müze dölâ vi romantik ya da müze döla vi ğomantik) 9. arrondissement’da Pigalle’le Blanche metro istasyonlarının ortasında, Boulevard de Clichy’nin biraz aşağısında bulunuyor. Rue Chaptal üzerinde dar bir kapıdan gireceğiniz geçitte yaklaşık elli metre kadar yürüdüğünüzde karşınıza çıkacak olan bu müze, son derece sessiz ve sakin bir avluda ziyaretçilerini bekliyor. Öyle ki, Pigalle’in o kalabalık, cıvıltılı ve bir o kadar da enteresan dünyasından sonra böylesine dingin bir atmosfere adım atmak insanı epey şaşırtıyor. Ben buraya…

(Son Güncelleme: 11.09.2019) Paris’in kuzey batısında, 8, 9, 17 ve 18. arrondissement’ların kesişme noktasında bulunan Clichy Meydanı – Place de Clichy (plas dö klişi), ortadaki büyük heykel ve altı yöne giden yolların kavşak noktasını oluşturması bakımından şehrin en önemli yerlerinden biri. Günün her saati hareketli ve canlı olan bu meydan, binaların dış cephelerinin birbirlerinden oldukça farklı olmasıyla da enteresan bir görüntü oluşturuyor. Bir zamanlar Clichy Meydanı benim için şehrin uzak bir köşesiydi. Çünkü o zamanlar Paris’te her yerin her yere bu kadar yakın olduğunun farkında değildim. Hatta o kadar ki Opéra Garnier’in arka tarafını bile şehrin uzak bir köşesi sanıyordum 🙂 Sonradan fark ettim ki böyle düşünmemin nedeni her yere metro ile gitmeye çalışırken bir yerden bir yere ulaşmak için bazen gereksiz aktarmalar yaparak yolu uzatmamdı. Aslında her yer birbirine o kadar yakınmış ki, şehri yürüyerek ve otobüsle keşfetmeye başladıktan sonra harita kafamda iyice oturmaya başladı. Clichy Meydanı – Place…

(Son Güncelleme: 23.08.2019 – ÖNEMLİ NOT: Dış cephe restorasyonu için kurulan iskele nedeniyle manzarası geçici olarak engellenmiş durumda) Bu yazıdaki mekânımız muhteşem Opéra Garnier binasının hemen yanında bulunan güzeller güzeli l’Entracte Restaurant… “Güzeller güzeli” ifadesini kullanmamın nedeni Paris’in en güzel restoranlarından biri olduğunu iddia etmemden değil, konumu, atmosferi ve güzel anıları nedeniyle Paris’te en sevdiğim restoranlardan biri olması elbette. Hep söylüyorum; bir mekânı güzel kılan, atmosferi ve servis kalitesi kadar orada yaşadığınız güzel anılardır. Ben l’Entracte Restaurant’da hep güzel yemekleri güzel insanlarla yedim, güzel şeyler paylaştım; Paris’teki pek çok başka restoran ve kafede olduğu gibi…   “Entracte” kelime anlamı olarak tiyatro, opera, bale gibi gösterimlerde verilen ara anlamına geliyor. Hepinizin bildiği, dilimize Fransızcadan geçmiş olan “antrak” ya da daha doğrusu “antrakt” kelimesinin orijinali. Tabi Fransızca okumaya kalktığımızda bunu “antğakt” olarak telaffuz ediliyor, söz konusu olan restoran olunca da “lantğakt” diyoruz 🙂   Buraya daha önce birkaç kez kahve içmek için…

(Son Güncelleme: 11.09.2019) Bu yazımızda Paris’in en enterasan bölgelerinden birini geziyoruz: Pigalle (pigal). 9. ve 18. arrondissement’ların kesiştiği Boulevard de Clichy çevresinde konuşlanmış sex shop’ları ile ünlü olan bu mahallenin en meşhur yeri, “kırmızı değirmen” anlamına gelen Moulin Rouge (mulen ruj ya da mulen ğuj). Moulin Rouge her zaman herkesçe biliniyordu ama özellikle Nicole Kidman’ın oynadığı “Moulin Rouge” filmi sonrası daha bir meşhur oldu haliyle. Bu yüzden, özellikle turistler için Pigalle’e gelip Moulin Rouge’u görmek, orada yüzlerce resim çekmek “olmazsa olmazlar” arasında sayılıyor. Tabii vakti ve imkanı olanlar da Moulin Rouge’da bir show izleyebiliyorlar. Ben bugüne kadar Crazy Horse ve Lido’da show izledim ama henüz Moulin Rouge’u denemek kısmet olmadı; laf aramızda Moulin Rouge önceliğim de olmadı ama belki siz sevebilirsiniz? Pigalle Genel olarak Place de Clichy’in üst tarafından başlayarak “Anvers” metro istasyonuna kadar devam eden bölgeyi Pigalle olarak adlandırsak da Pigalle’in asıl istasyonu Anvers’le Blanche arasında yer alıyor. Moulin Rouge’un bulunduğu istasyonsa “Blanche”…

(Son Güncelleme: 11.09.2019) Bir yeri sevmek için oraya bir anlam yüklemek gerekiyor her şeyden önce. Bir anınızın, bir geçmişinizin, bir tarihinizin olması gerekiyor biraz da. Bazen başka birine dört duvar görünen bir oda sizin için bir saraydan farksız olabiliyor böylece. O nedenle bu kez Olympia Music Hall olarak geçen Olympia'dayız... Elbette ki burası sadece dört