Tag

8. arrondissement

Browsing

(Son Güncelleme: 11.09.2019 – Bir daha kurulmamak üzere kaldırıldı – Yaz aylarında bir benzeri Tuileries Bahçesi’ndeki panayırda kuruluyor) Paris’te yapılabilecek en keyifli aktivitelerden biri de şehrin en önemli meydanlarından biri olan Place de la Concorde’da bulunan büyük dönme dolaba binmek olabilir. Bu büyük dönme dolap hakkında ne zamandır bir yazı yazmak istiyordum ama bu dönme dolap sürekli olarak o meydanda bulunmadığı için, yani yılın belirli dönemlerinde sökülüp, belirli dönemlerinde yeniden monte edildiği için olayı kavramam biraz zaman aldı 🙂   Artık konuyu biraz olsun çözebildiğim için bildiklerimi sizinle paylaşabilirim. Paris’teki en büyük meydan olan Concorde Meydanı’nda belirli dönemlerde kurulan Roue de Paris (ru dö paris ya da ğu dö paği) Londra’daki London Eye kadar büyük değilse de Paris koşullarında oldukça büyük sayılabilir. London Eye 135 metre yüksekliğindeyken Roue de Paris onun yarısı kadar. Roue de Paris Üstelik London Eye’ın yeri -bildiğim kadarıyla- sabitken, Roue de Paris sürekli olarak monte edip demonte ediliyor, bazen Concorde…

(Son Güncelleme: 11.09.2019) Asya sanatlarına karşı mesafeli duruşum nedeniyle bugüne kadar hep burun kıvırdığım, gezmeyi ertelediğim ama nihayet bir gün kapısından içeri girdiğim anda tüm fikrimi değiştiren, kendine hayran bırakan, Paris’in en farklı, en özel, en zengin müzelerinden biri olan Musée Guimet’yi tanıtmak istiyorum bu yazıda sizlere. Musée National des Arts Asiatiques – Musée Guimet (Asya Sanatları Ulusal Müzesi – Guimet Müzesi) olarak geçen, kısaca Musée Guimet olarak anılan bu muhteşem müze, 8. arrondissement’da Place d’Iéna’da bulunuyor.  Musée Guimet –  Asya Sanatları Müzesi Trocadéro ile Place de l’Alma’nın tam ortasında Wilson Bulvarı üzerindeki müzeye 9 numaralı metronun Iéna istasyonunda inerek doğrudan ulaşabiliyorsunuz. Müze binası, dışarıdan baktığınızda, farklı mimarisine rağmen pek iddialı ve görkemli görünmüyor; yani içeride nasıl büyük bir hazineyi barındırdığını kestiremiyorsunuz. Belki de bu müzeyi gezişimi geciktiren etkenlerden biri de buydu, bilemiyorum. Avrupa Müzeler Gecesi kapsamında aynı gece gezdiğim üçüncü müze olan Musée Guimet’ye giderken -itiraf ediyorum- “aradan çıksın” diye…

(Son Güncelleme: 06.11.2019) Yine Champs Elysées'deyiz ama bu kez gündüz kalabalığına değil gecenin renkli dünyasına karışacağız. Bu yazımızın konusu Paris'in en ünlü kabarelerinden biri olan Lido de Paris olacak. Hem bu şovu yakından tanıyacağız, hem de size Pariste.Net indirimli Lido biletini nasıl alacağınızı anlatacağım ;) Lido 1946'da kurulmadan önce bulunduğu ilk yerde, seçkin kesimin müdavimi olduğu
(Son Güncelleme: 11.09.2019) Bu yazıda tanıyacağımız yer, Paris'te 1951'den beri varlığını sürdüren en özel kabare şovlarından biri olan ünlü Crazy Horse olacak. Birbirinden güzel dansçı kızların sahne aldığı bu müthiş Paris kabaresi, Paris'e gelip de farklı bir deneyim yaşamak isteyen herkesin görmesi gereken çok ilginç bir gösteri... Paris çılgın bir yer... Burada ne ararsanız var. Dilerseniz
(Son Güncelleme: 15.07.2019) Paris'in en ünlü caddesi deyince herkesin aklına -doğal olarak- Champs-Elysées (Şanzelize) gelir ama eğer Paris'te ünlü markalardan, lüks ve şaşadan konuşacaksak o zaman sizi Avenue Montaigne'e alalım. Avenue Montaigne (avenü monteyn) Seine Nehri kıyısındaki Alma Meydanı - Place de l'Alma ile Champs-Elysées üzerindeki Franklin D. Roosevelt metro istasyonları arasında kalan cadde-bulvarın adı ve Paris'teki

(Son Güncelleme: 11.09.2019) Bu yazıda yine Paris’in pek bilinmeyen ama gerek binasıyla gerekse içinde sergilenen eserleriyle çok özel müzelerinden birinde, Musée Cernuschi’deyiz. 8. Arrondissement’da, Parc Monceau’nun hemen yanında bulunan Musée Cernuschi (müze sernüşi) uzak doğu sanatlarının birbirinden güzel örneklerinin sergilendiği farklı ve etkileyici bir müze. Doğruyu söylemek gerekirse uzak doğu sanatlarını sevmekle birlikte önceliğim arasında yer almadığından, uzun zaman Paris’te uzak doğu eserlerinin sergilendiği müze arayışına girmemiştim ama her zaman olduğu gibi Paris’te yaptığımız rastgele yaptığımız yürüyüşlerden birinde yağmura yakalanınca, sığınacak bir saçak altı ararken Parc Monceau’nun hemen yanındaki bu güzel binanın önünde olduğumuzu fark edip, buranın da bir müze olduğunu görünce yağmurdan kaçmayı güzel bir kültürel etkinliğe çevirmek için müzeye girdiğimi itiraf etmeliyim. Musée Cernuschi – Asya Sanatları Müzesi Musée Cernuschi, Paris Belediyesi’ne ait bir müze olduğu için ücretsiz olarak gezilebiliyor. Bu tür müzelerin pek çoğunda olduğu gibi girişte -ziyaretçi istatistiği tutmak adına- bazen bilet veriyorlar bazense vermiyorlar. Biz girişte…

(Son Güncelleme: 15.07.2019) Paris’te öyle yerler var ki, hem ulu orta herkesin kolayca ulaşabileceği bir mesafede hem de merak edip araştırmayanın hayatta bulamayacağı bir gizlilikte. İşte öylesi yerlerden birinden, Paris’in orta yerinde şahane bir kafeden bahsetmek istiyorum bu yazıda sizlere: Le Jardin du Petit Palais. Daha önce Petit Palais’yi yazarken müzenin bahçesindeki kafede oturup bir şeyler yiyip içmenizi önermiştim. Bu yazıdaysa, o zaman tek satırda bahsettiğim bu şahane yeri detaylı bir şekilde tanıtmak istiyorum. Hem Paris’te yeni ve şahane bir kafe öğrenmiş olacağız, hem de tek satırda geçen bir detayın peşine düşersek ne güzelliklere ulaşabileceğimizi bir kere daha görmüş olacağız. Le Jardin du Petit Palais (lö jarden dü pöti pale ya da lö jağden dü pöti pale) Küçük Saray’ın bahçesi anlamına geliyor. Eh, Petit Palais yazısından çok iyi tanıyacağınız gibi aslında saray olmayan bu küçük ama muhteşem binanın avlusu da bir o kadar güzel ve görülmeye değer. Hele ki böyle özel bir kafeye ev sahipliği…

(Son Güncelleme: 15.07.2019) Paris’e geldiniz ama Disneyland gezisi programınızda yok. Belki zamanınız, belki bütçeniz kısıtlı ama çocuğunuz için Disney karakterlerinden bir hediye almayı da çok istiyorsunuz. Dert etmeyin, çözümü basit: Hadi gelin hep birlikte şehrin tam kalbindeki, Champs-Elysées’deki Disney mağazasına gidelim. Disney Store Champs-Elysées, 1 ve 9 numaralı metro hatlarının geçtiği Franklin D. Roosvelt istasyonunun hemen çıkışında bulunuyor. Zafer Takı’ndan Concorde’a doğru inerken bulvarın sol tarafında bulunan mağazanın karşı köşesinde Gaumont Sineması, yolun karşı tarafında da Pizza Pino var. Aslında yürürken kaçırmanız imkansız ama bulvardaki ağaçların yapraklı dönemine denk gelirseniz, yolun karşısında yürürken atlama ihtimaliniz var. Disney Store – Champs Elysées Haftanın her günü sabah 10:00’dan gece 23:00’e kadar açık olan Disney Store, bir giriş bir de bodrum olmak üzere iki kattan oluşuyor. Dekorasyonu ve rafları döneme, popüler olan Disney karakterlerine göre değiştiğinden buraya belirli aralıklarla gittiğimde her seferinde farklı bir yere gelmiş gibi hissediyorum kendimi. Tabii içeride bol miktarda…

(Son Güncelleme: 11.09.2019) Paris’in kuzey batısında, 8, 9, 17 ve 18. arrondissement’ların kesişme noktasında bulunan Clichy Meydanı – Place de Clichy (plas dö klişi), ortadaki büyük heykel ve altı yöne giden yolların kavşak noktasını oluşturması bakımından şehrin en önemli yerlerinden biri. Günün her saati hareketli ve canlı olan bu meydan, binaların dış cephelerinin birbirlerinden oldukça farklı olmasıyla da enteresan bir görüntü oluşturuyor. Bir zamanlar Clichy Meydanı benim için şehrin uzak bir köşesiydi. Çünkü o zamanlar Paris’te her yerin her yere bu kadar yakın olduğunun farkında değildim. Hatta o kadar ki Opéra Garnier’in arka tarafını bile şehrin uzak bir köşesi sanıyordum 🙂 Sonradan fark ettim ki böyle düşünmemin nedeni her yere metro ile gitmeye çalışırken bir yerden bir yere ulaşmak için bazen gereksiz aktarmalar yaparak yolu uzatmamdı. Aslında her yer birbirine o kadar yakınmış ki, şehri yürüyerek ve otobüsle keşfetmeye başladıktan sonra harita kafamda iyice oturmaya başladı. Clichy Meydanı – Place…

(Son Güncelleme: 15.07.2019) Paris denince akla gelen ilk markalardan biri olan Louis Vuitton (lui vüiton) aynı zamanda “çanta” denince akla gelen ilk isimlerden biri elbette. Modelleri, marka imajı ve kalitesi göz önüne alındığında bu ünü hak ettiğini söyleyebiliriz. Her kadın en az bir Louis Vuitton çantası olsun diye hayal kurar sanırım. Tabii “zevkler ve renkler” meselesi; bu herkes için geçerli değildir sanırım genel beğeniye hitap etmesi bakamından Louis Vuitton’un bir rüya marka olduğunu da inkar edemeyiz.   Paris’e gelmişken, yolunuz illa ki Champs-Elysées’ye düşeceğinden, hazır buralardayken Louis Vuitton’un “mabedi”ne de geçerken bir bakmak gerekiyor haliyle. Arc de Triomphe Zafer Takı’ndan aşağı inerken yolun sağ tarafından ilerlerseniz, George V metro istasyonunu geçer geçmez, Paris’in ünlü kabaresi Lido’nun tam karşısındaki köşede Louis Vuitton karşınıza çıkacak.   “Şanzelize”de, son derece prestijli bir konumda yer alan Louis Vuitton mağazasına girmek, içerideki binlerce dolarlık çantalara şöyle bir bakıp fikir edinmek günün hoş bir etkinliği olabilir…