(Son Güncelleme: 15.07.2019) “Paris’e gelmişiz Starbucks’ta ne işimiz?” var demeyin 🙂 Kendi adıma, hayatımda gördüğüm en güzel ikinci Starbucks‘tan, Starbucks Capucines’den bahsetmek istiyorum bu yazıda sizlere.

İstanbul’da yaşarken, gidilecek onca kafe ve çay bahçesi varken, Starbucks’a oturmak benim için hiçbir zaman cazip olmamıştı. Hatta epey de direnmiştim ama arkadaşlarımın çoğu için Starbucks kahvesi vazgeçilmez bir şey olmaya başlayınca, topluluğa uymak adına çaresizce gitmek zorunda kaldığım zamanlar olduğunu da itiraf etmem gerek.

Paris’e gelince, burayı yaşamak adına herhangi parizyen kafede oturmak başlarda çok sempatik geliyordu ama kaç kere denesem de kahveler her daim soğuk, daha doğrusu ılık geldiği için iki dakikada içilmez hale geliyor, içimi bir türlü keyifli olmuyordu. Çay deseniz zaten çay konusunda benim gibi çay sever birini tatmin edecek tam çözümü sunan herhangi bir yere rastladığımı söyleyemeyeceğim.

Starbucks Capucines Opera Pariste.Net

Çaydan ümidi kesmişim, keyifle kahve içmek adına Starbucks’ta oturmak -şartlar gereği- en iyi çözüm olarak görünmeye başladı ve benim gibi çay sever biri zamanla kahve bağımlısı olmaya başladı haliyle.

Aslında Starbucks’ın Paris’te benim için önemli olmasının en önemli nedeni language exchange sayesinde Fransız arkadaşlarımla Fransızca-Türkçe karşılıklı eğitim vermek için hem oturup sohbet edip pratik yapacağımız, hem de bir şeyler yiyip içebileceğimiz, uzun süre kalabileceğimiz ve kimsenin “bir şey alır mısınız?” diye başımızda dönüp durmayacağı bir yer arayışı oldu.

Epey bir süre çevremdeki insanlara, hatta internetten bile “hem bir şeyler içebileceğim, hem arkadaşlarımla ders çalışabileceğim Starbucks harici bir yer önerebilir misiniz?” diye sorduğumda Fransızlar bana “biz kahve içmeye kafeye, ders çalışmaya kütüphaneye gideriz” dediler 🙂 Evet ilk bakışta güzel cevap, hatta kapak gibi ama sonuçta ben aradığım yanıtı bir türlü bulamazdım. Bir kafede rahat rahat yayılıp saatlerce ders çalışamazdım, bir kütüphanede de oturup ders çalışarak language exchange sohbeti yapamazdım.

Starbucks Capucines Opera Pariste.Net

Sonunda “exchange” arkadaşlarımla Starbucks’larda buluşmaya başladım; saatlerce oturup ders çalışabildik, sohbet edebildik, güldük söyledik, kahvemizi de içtik. Sonra sonra yazı yazmak ve uzun vakitler geçirmek için de Starbucks’ı tercih eder oldum. O kadar ki, Starbucks’a ilk defa Paris’te gitmeye alışmış biri olarak Starbucks bana Fransız markası gibi görünmeye başladı 🙂 Zaten satış ve sunum tipik Amerikan standardında da olsa atmosfer ve dekor bence oldukça parizyen

Her neyse; buraya kadar anlatmaya çalıştığım şey Paris’te yaşayıp da neden Starbucks’a gittiğime dair bir özetti. Ama bu yazıda bahsettiğim yeri görmeniz için Starbucks’ı tercih edip etmemeniz o kadar da önemli değil:

Paris’e gelmişseniz, Opéra‘ya yolunuz mutlaka düşecektir. İşte Opéra Meydanı’na gelince, yüzünüzü operaya verince sağ tarafta Boulevard des Capucines’e girdiğinizde hemen sağ tarafınızda bir Starbucks göreceksiniz. Buranın asıl adı Starbucks Capucines olarak geçiyor ama bulunduğu bölge nedeniyle Starbucks Opéra olarak anılıyor.

Starbucks Capucines Opera Pariste.Net

Aman dikkat aslında “Starbucks Opéra” adında l’Avenue de l’Opéra üzerinde başka bir Starbucks daha var o yüzden buranın asıl adının Starbucks Capucines olduğunu aklınızdan çıkarmayın ama yine de Opéra Garnier‘e yakınlığı nedeniyle günlük konuşmada burası “Starbucks Opéra” olarak anılıyor.

Dışarıdan baktığınızda sıradan bir Starbucks Coffee ama içeri girdiğinizde önce sizi cam tavanıyla aydınlık bir mekan bekliyor ve içeri doğru ilerlediğinizde merdivenleri çıkarken karşılaştığınız dekor karşısında büyüleniyorsunuz… Yıldız Sarayı kabul köşkü kıvamındaki bu atmosferde oturup bir kahve içmek keyfinize kalmış; dilerseniz sadece bir iki fotoğraf çekip yolunuza devam da edebilirsiniz.

Eğer burada oturacaksanız dikkat etmeniz gereken en önemli şey güvenlik. Şöyle ki, burası fazlasıyla turistik bir mekan olduğundan yankesiciler ortalıkta cirit atıyor. Çantanıza ve telefonunuza hakim olmanızda fayda var. Misal ben, Starbucks Capucines’de bir adet, o zamanlar yepsyeni olan Galaxy S4’ümü kurban vermiş biriyim 🙂 Arka tarafta güvenlik kamerası olmadığı için kimse de bir şey yapamadı; üzerine içmek için bir soğuk su bile ikram etmediler 🙂 Yani demem o ki, burada ya da herhangi bir Starbucks’ta otururken çok dikkatli olun. Keyfiniz kaçmasın, tatilinize leke sürülmesin.

Starbucks Capucines Opera Pariste.Net

Yine de bu mekanı güzellikle anarım, çünkü gerçekten çok keyifli bir yer ve dekorasyonu oldukça etkileyici; insan bir an buranın bir Starbucks olduğunu unutuveriyor ama ortamdaki kahve kokusundan nerede olduğunuzu hemen hatırlıyorsunuz.

Bir turist olarak eğer Fransızcanız yoksa, Paris’teki herhangi bir Starbucks’ta rahatlıkla İngilizce iletişim kurabiliyorsunuz. Hele Fransızca öğrenmeye ilk başladığım zamanlar bir heves Fransızca sipariş vermeye çalıştığımda hemen İngilizce yanıt vermeleri de moral bozucu olsa da aslında şık bir davranış. Kaldı ki Fransızların “asla İngilizce konuşmazlar” tezini çürütüyor. Ah kapitalizm, sen nelere kadirsin…

Kısacası hayatımda gördüğüm bu ikinci en güzel Starbucks’ı, bir Opéra bölgesi gezinizde “geçerken uğranacak yerler” listenize almanızı tavsiye ederim. “Peki en güzeli hangisi?” diye soracak olursanız, benim için en güzel Starbucks, konumu ve manzarası nedeniyle Starbucks Bebek’tir… Gerçi bir de Kadıköy’de nefis bir Starbucks açılmış postanenin karşısına, o da listeye girebilir pekala ama Bebek’teki manzara ve denizin içinde olma hissi bir başka…

Starbucks Capucines Opera Pariste.Net

Starbucks Capucines Nisan 2017’de büyük bir restorasyondan geçti, süslemeleri yenilendi, oturma düzeni değiştirildi, daha bir işlevsel hale geldi. Son hali oldukça göz alıcı oldu. Tek sorun, içeride internet eskisi gibi iyi çekmiyor. Zaten ücretsiz Wi-Fi hizmeti de çok iyi değil. Bugüne kadar bir tek Travel Wifi modemiyle burada internete sorunsuz bağlanma imkanım oldu 🙂

Starbucks Capucines’e metro ile gelmek için 3, 7 ya da 8 numaralı hatların “Opéra” istasyonunda inebilir ya da RER-A‘nın “Auber” istasyonundan ulaşabilirsiniz.

Burayı görüp keyfini çıkardıktan sonra da civarda görecek tonla şey var zaten; ben buradan sonra genelde Grands Boulevards tarafına yürüyüp oranın nimetlerinden yararlanmayı alışkanlık edindim ama keyif sizin. Dilerseniz Vendôme Meydanı tarafına gidin dilerseniz Louvre Müzesi‘ne doğru yürüyün… Başınızı ne yöne çevirseniz sizi karşılayacak güzel bir şey illa ki var Paris’te…

Keyifli geziler, keyifli keşifler.

 

 

Adres: 3 Boulevard des Capucines, 75002 Opéra

Author

2 Comments

  1. Yazının girişinde en güzel ikinci Starbucks diye belirtmenizle birlikte anlamıştım birincinizin Bebek Starbucks olduğunu, Boğaz’a olan sevginizi bilen biri olarak. Tahminimde yanılmamak sevindirdi ve tabii size katılmamak elde değil 🙂

    • Ahmet Ore Reply

      Ah Ceren Hanım, İstanbul’da güneşli bir gün, deniz de gökyüzü de masmaviyken benim için oraya gidip bir kahve için lütfen 😉
      Mutlu günler, sevgiler selamlar…

Write A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.