(Son Güncelleme: 05.10.2018) Paris ve çevresini anlatmaya devam edeceğim ama bu yazıda sizlere, Fransa’da görüp görebileceğiniz en güzel köylerden biri olan Saint Paul de Vence‘ı tanıtarak Côte d’Azur Rehberi yazımın içeriğini zenginleştirmek istiyorum. Çünkü Nice yakınlarındaki Saint Paul de Vence, sadece güzel bir köy değil, aynı zamanda sanata verdiği önemle de içeriğini zenginleştirmiş çok çok özel bir yer. O yüzden ayrı bir yazıda tanıtılmayı hak ettiğini düşünüyorum. Eminim yazıyı okuyup fotoğrafları inceledikten sonra siz de burayı gezilecek yerler listenize ekleyeceksiniz 😉

Saint Paul de Vence - Côte d'Azur Rehberi Pariste.Net

Saint Paul de Vence (sen pol dö vansNice‘e yaklaşık 20 kilometre mesafede, denizden içeride bir tepenin üzerine kurulu, çevresi surlarla çevrili, bin yıllık tarihi olan eski bir orta çağ köyü. Sırf burayı görmeye gidecek haliniz yok ama Côte d’Azur gezisi yaptığınız bir zaman diliminde Nice ya da Cannes programınıza Saint Paul de Vence’ı mutlaka eklemeniz gerekiyor bence. İnanın pişman olmayacaksınız.

Saint Paul de Vence - Côte d'Azur Rehberi Pariste.Net

Bizim Saint Paul de Vence’ı keşfedişimizinse çok komik bir hikayesi var: Fransızca exchange arkadaşım Elisa‘ya, 2013 yazı için Nice gezisi yapacağımı söylediğimde Elisa bana, Nice yakınlarında Vence (vans) diye bir yerde Henri Matisse’in eserlerinin bulunduğu çok önemli bir kilise olduğunu söylemişti. Biz de o tatilde Nice‘ten belediye otobüsüne atlayıp Vence’a gitmeye çalışırken yanlışlıkla Vence’ta değil, iki durak önce alakasız bir yerde inmiştik. Bir sonraki otobüs yaklaşık bir saat sonra olduğu için de mecburen, “bari burayı da gezelim” diye dolaşmaya başladık 🙂

Saint Paul de Vence - Côte d'Azur Rehberi Pariste.Net

Otobüs durağından aşağı doğru yürürken bir şeylerde gariplik olduğunu sezmeye başladım; zira köy yolunun üzerine park etmiş arabalar normalin ötesinde lükstü. Hayır en son model pahalı arabaları kastetmiyorum; Rolls Royce, Bentley gibi birbirinden lüks ama illa ki klasik model arabalar park etmişti yol üzerine. Sonra surlarla çevrili köyün içine girince bir baktık ki burası muhteşem bir yer! Demem o ki bizim Saint Paul de Vence’ı keşfedişimiz tamamen tesadüf eseridir 🙂

Saint Paul de Vence - Côte d'Azur Rehberi Pariste.Net

Köyün kapısından girip karşıdaki yokuşu tırmanmaya başlayınca buranın sadece güzel ve tarihi bir yer olmadığını anladık. Zira Fransa’da bir ton güzel ve tarihi yer var. Burası aynı zamanda birbirinden önemli sanat galerileriyle de fark yaratıyor. Gerçi Fransa’da hangi köye giderseniz gidin bir müze, bir konservatuar, bir dans okulu, bir galeri illa ki vardır. Paris çevresindeki Barbizon, Giverny gibi yerleri yazdım, biliyorsunuz; öyle öyle daha nereler var Fransa’da ama Saint Paul de Vence’ın ayrı bir büyüsü var sanki.

Saint Paul de Vence - Côte d'Azur Rehberi Pariste.Net Ahmet ORE

Şöyle komik bir anımı da anlatayım: Saint Paul de Vence’a ikinci gidişimizdi sanıyorum, bir galeride şahane bir tablo gördüm. Böyle gelincikler, doğa filan, nasıl güzel bir eser; baktıkça insanın içi açılıyor. Hep böyle yağlıboya bir tablo istiyordum ki sabah uyandığımda ilk onu göreyim, güne öyle güzel başlayayım. Yıllardır da arıyorduk ve işte nihayet bulmuştuk! Tablonun yanındaki etikete baktık: 1.000€ yazıyordu. Düşündük taşındık, gerçekten istediğimizi anlayınca satın almaya karar verdik. Gel gör ki kel kör kirpi, galerideki görevli bize 1.000€’nun sadece çerçevenin fiyatı olduğunu söyledi… Tablonun fiyatını soramadık bile 😀

Saint Paul de Vence - Côte d'Azur Rehberi Pariste.Net

Demem o ki burası biraz farklı bir köy 😉 Zaten 20. yüzyılda Picasso, Chagall, Miró, Matisse gibi ressamların, Yves Montand, Simone Signoret gibi ünlülerin uğrak yeri olmuş. Öyle ki Marc Chagall tam 19 yıl burada yaşamış ve burada hayata gözlerini yummuş. Zaten Fransa’da bu tür köyler insanın içinde bir parça sanatçı ruhu varsa onu alır, işler ve ortaya şahane sanat eserleri çıkmasını sağlar. Resamlar Köyü Barbizon ya da Monet’nin Köyü Giverny nasıl önemliyse, Chagall’ın Köyü diyebileceğimiz Saint Paul de Vence da öylesine önemli bir yer.

Saint Paul de Vence - Côte d'Azur Rehberi Pariste.Net

Ünlüler demişken bir de magazin bilgisi vereyim: Köyün girişinde solda, La Colombe d’Or adında eski ve ünlü bir otel var. Öğrendiğime göre (ben de Ekşi Sözlük’ten arkadaşım brownie‘nin yalancısıyım) Simone Signoret ve Yves Montand bu otelde tanışıp, bu otelde evlenmişler. Ayrıca Miró, Chagall ve Picasso gibi ressamlar vaktiyle, otele verdikleri tabloları karşılığında bu otelde konaklama imkanı bulabilmişler…

Saint Paul de Vence - Côte d'Azur Rehberi Pariste.Net

Saint Paul de Vence’ı gezmek için bir rota çizmeme gerek yok aslında. Ana kapıdan girip yokuşu tırmanıp düz devam ederseniz arkadaki mezarlığa ulaşıyorsunuz, buradan sağa ve sola dolaşarak köyün yan taraflarını keşfedebilirsiniz. Tabii aralarda karşınıza çıkacak daracık geçitler, merdivenli sokaklar ve kimi çıkmazlar aklınızı çelecektir mutlaka; çekinmeden oralara da dalın ve kıyı köşe güzelce keşfedin burayı. Zaten küçük bir yer, merak etmeyin, burada kaybolmak diye bir şey yok.

Saint Paul de Vence - Côte d'Azur Rehberi Pariste.Net Chagall'ın Mezarı

Mezarlık demişken, köyün diğer ucundaki mezarlığa ulaşınca hemen sol taraftaki surlara çıkıp manzarayı seyretmeyi unutmayın. Sonrasında da mezarlığı bir geziverin lütfen. Özellikle mezarlığa girince en sağdaki patika boyunca ilerlerseniz solda Marc Chagall’ın mezarını göreceksiniz. Biz Saint Paul de Vence’ı nasıl şans eseri keşfetmişsek, Chagall’ın mezarını da tamamen şans eseri bulmuştuk ama siz bu satırları okuduğunuz için bizden daha şanslısınız, gidince burayı kesinlikle atlamayacaksınız.

Saint Paul de Vence - Côte d'Azur Rehberi Pariste.Net

Saint Paul de Vence’ı gezmek sanatı ve tarihi ne kadar sevdiğinize bağlı olarak uzun ya da kısa sürebilir. Şöyle bir göreyim diyorsanız bir saatte köyü bitirebilirsiniz ama sanat ve tarih meraklısıysanız, galerileri dolaşmaktan, yerel müzeleri keşfetmekten, fotoğraf çekmekten ve yiyip içmekten keyif alan biriyseniz bu küçük köyde bir tam gün bile geçirebilirsiniz. Sanat galerilerine çekinmeden girin ve güncel sanat eserleri hakkında bir fikir edinin lütfen. Benim kadar etkileneceğinizden eminim.

Saint Paul de Vence - Côte d'Azur Rehberi Pariste.Net

Yeme-içme konusunda genel olarak insanlar köyün ana kapısından girişte solda bulunan, ağaçlar altındaki Le Tilleul Restaurant‘ı tercih ediyor. Biz de bir gidişimizde orada yer bulup oturabilmiştik; yer bulabilirseniz siz de oturun ama bir de iç taraflarda meşhur çeşmeyi gören La Fontaine ve manzara açısından benim favorim olan La Terrasse var; oralara da bir bakın isterseniz. Köy yerindesiniz ama fiyatlar Paris ayarında diyebiliriz 😉

Saint Paul de Vence - Côte d'Azur Rehberi Pariste.Net

Saint Paul de Vence’a ulaşım için Nice‘ten, Jardin Albert 1er‘in köşesinde, Avenue de Verdun üzerindeki duraktan kalkan 400 numaralı otobüse binebilirsiniz. Trafiğin durumuna bağlı olarak yolculuğunuz 45 dakika ile bir saat arasında sürebiliyor. Côte d’Azur ulaşım kartınız bu otobüste geçmediği için 1,50€’ya tek yön bileti alabilirsiniz. Bilet otobüsten alınabiliyor ve yanınızda bozuk para bulundursanız iyi olur. Tabii fiyatlar zaman içinde artabilir, onu takip  etmem biraz güç ama otobüs saatlerine bu linkten ulaşabilirsiniz. Kendi arabanızla giderseniz elbette ki çok daha rahat edersiniz. Biz Saint Paul de Vence’a ilki Haziran 2013, sonuncusu Haziran 2018 olmak üzere birkaç kez gittik; kimi zaman araba, kimi zaman da otobüs tercih ettik. Her birinin ayrı ayrı avantajları ve dezavantajları var ama sonuçta ulaştığınız yer şahane.

Saint Paul de Vence - Côte d'Azur Rehberi Pariste.Net

Biz buraları ilk keşfedişimizde, yanlışlıkla otobüsten inip köyü gezip hayran olduktan sonra, daha geç vakitteki bir otobüse binip yolumuza devam etmiş ve baştan aşağı Henri Matisse’in dekore ettiği küçük ama ünlü kilise Chapelle du Rosaire‘i görmeye Vence’a da gitmiştik ama Saint Paul de Vence’a hayran olduktan sonra (sanat tarihi değeri hariç) Matisse’in Şapeli bizi o kadar etkilemedi ne yalan söyleyeyim. O yüzden köy gezisi sonrası yolunuza devam edip etmeme konusunu tamamen size bırakıyorum.

Civarda yapılacaklar konusunda tüm detayları Côte d’Azur Rehberi yazımda bulabilirsiniz ama bu tür köyleri seviyorsanız, hazır bu bölgedeyken Eze‘i de atlamamanız gerektiğini özellikle hatırlatmak isterim.

Keyifli geziler, keyifli keşifler.

 

 

Yazar

2 Yorum

  1. öznur özoğul Yanıtlayın

    Yazınızı büyük bir keyif ve heyecanla okudum. O kadar güzel anlatmışsınız ki çok hayran olduğum bu güzel sanat köyü tekrar gözümde canlandı. Şimdiye kadar hiç bir yerden bu kadar etkilenmemiştim. Muhteşem ötesi bir köy…
    Ben de sizin gibi çok beğendiğim bir tablonun fiyatını öğrendiğimde bir kez daha başka bir eser fiyatı soramadım:)) Yaklaşık 6 yıl öncesi gittiğim bu köyde; beğendiğim tablonun fiyatı İstanbul için iyi bir daire fiyatıydı. Her şey olaganüstü…Tekrar gitsem eminim 3 gün boyunca bütün eserleri doyasıya seyreder ve çiçekler içindeki şirin bölgenin tadını çıkarırdım.

    Güney Fransa ve İtalya gezisi boyunca en beğendiğim, tekrar görülmesi gereken yer olarak hatırımda kalan en romantik, en güzel sanat köyü…

    • Ahmet Ore Yanıtlayın

      Merhaba Öznur Hanım,
      Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim.
      Bu güzel köyü görmek her ikimize de nasip olmuş, ne mutlu… Umarım o beğendiğimiz tabloları fiyatını sormadan alabileceğimiz günleri de görürüz 🙂
      Herkesin bu güzellikleri görebilmesi dileğiyle.
      Mutlu günler.

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.