(Son Güncelleme: 12.01.2018) Bu yazı Paris’in biraz kıyıda köşede kalmış yerlerini keşfetmek isteyenler için olsun. Size anlatmak istediğim bölge 20.arrondissement‘da, Buttes-Chaumont Parkı‘nın yakınında, Rue de Mouzaïa ile Rue de Bellevue sokakları arasında, Paris’in bildik görkemli bulvarları, devasa taş binalarından epey farklı, sessiz sakin kendi halinde bir banliyö havasında bir yer.

Bir zamanlar, o zaman devam ettiğim Fransızca kursundaki hocamız bu bölgeyi çok methetmişti, “yakınlarda da Edith Piaf’ın doğduğu ev var” deyince hemen not etmiş ve ilk fırsatta gidip gezmiş ve çok sevmiştim. Yolum ne zaman o taraflara düşer olsa buraya da uğrar oldum.

Bugüne kadar Paris’i epey bir dolaştıysanız ve artık değişik yerler görmek istiyorsanız burayı listenize ekleyebilirsiniz sanırım. Eğer Paris’e ikinci gelişiniz filansa ve bu bölgeyi merak ediyorsanız o zaman Buttes-Chaumont Parkı gezisi sonrasına ekleyebileceğiniz bir tur olabilir ama Paris’e ilk gelişinizse bence bu bölgede vakit kaybetmeyin; çünkü birbirinden muhteşem görülmesi gereken onca yer varken burası o kadar da büyük şeyler vadetmiyor; sadece hoş ve enteresan bir bölge; oteliniz yakın civardaysa o zaman elbette gelip gezebilirsiniz; yani siz bilirsiniz 🙂

Rue de Mouzaïa & Rue de Bellevue

Hani Buttes-Chaumont gezisine başlamak için en ideal yer olan “Boztaris” metro istasyonu vardı ya, oradan çıkıp parka girmek yerine karşıda soldaki otobüs durağının olduğu caddeye devam edip, ikinci sağa döndüğünüzde Rue de Mouzaïa’ya ulaşabiliyorsunuz; zaten birinci sokak da Rue de Bellevue… Burası ilk bakışta kendi halinde sakin bir cadde; evet öyle de zaten ama o caddede yürürken sağlı sollu daracık yaya yollarını göreceksiniz; sanki böyle Ada’daymışsınız gibi, aslında biraz da Koşuyolu’nun ara geçitlerindeymişsiniz gibi hissediyorsunuz kendinizi buradan geçerken.

Koşuyolu evlerinden daha küçük bu evlerde biraz da Amsterdam evleri havası var. Öyle geniş bir alanda da değiller, topu topu Rue de Mouzaïa ile Rue de Bellevue arasında ikisi çıkmaz toplam sekiz tane minik sokak. Bu arada böyle güzel ama yine minik mahallelerden biri de Rue des Orchidées‘dir, orayı da görmenizi öneririm.

Dediğim gibi özellikle burayı görmeye gelmek için değer mi bilmiyorum ama kendi adıma ben bu sokaklarda dolaşmaktan çok keyif alırım. İşin tek tatsız yanı Rue de Bellevue’nün bir kısmında karşınıza çıkan devasa beton apartmanlar olacak. Eh Fransızlar da yapmışlar zamanında, az da olsa betonlaşma hatasını. İnsan bir o beton yığınına bir bu evlere bakıyor Levent’teki çirkin apartmanlarla güzelim bahçeli evler arasında hissettiği duyguları yaşıyor. E tabii yine de Paris daha az hasar almış bu aç gözlülükten; yeniden yemyeşil dar geçitlere döndüğünüzde ruhunuz hemen iyileşiveriyor.

Rue de Mouzaïa & Rue de Bellevue

Aslında birkaç alt sokakta daha benzer geçitlerden var; google maps’ten bakarak oraları da kendiniz keşfedebilirsiniz. Burada bulunan müzikli eğlenceli keyifli restoran Aux Petits Joueurs‘ü de denemek istersiniz belki?

Edith Piaf’ın doğduğu ev konusuna gelince ben oranın Rue de Bellevue’de olduğunu sanıyordum, meğerse Rue de Belleville’deymiş 🙂 Eh orası da uzak değil aslında, yokuş aşağı kaptırdınız mı ulaşabiliyorsunuz. Biraz ötesinde de çok güzel bir Eyfel Kulesi manzarası sunan Belleville Parkı – Parc de Belleville var.

Keyifli geziler, keyifli keşifler.

 

 

Adres: Rue de Mouzaïa, 75020 Paris

Benzer yerler:
– Rue des Orchidées
– Rue Crémieux
– Square des Peupliers

Yazar

Yorum Yazın