(Son Güncelleme: 01.10.2018) Paris’in gelişmiş toplu taşıma ağında metro, RER, otobüs, tramvay ve banliyö treni yanında bana göre en sevimli taşıt hiç kuşkusuz fünikülerdir; bu füniküler Montmartre Tepesi‘nde bulunduğu için “Montmartre Füniküleri – Funiculaire de Montmartre” olarak anılır.

1900 yılında 18. arrondissement‘da hizmete giren Montmartre Füniküleri, tıpkı İstanbul’daki Tünel ve Kabataş Fünikülerleri gibi karşılıklı iki hat üzerinde hareket eden iki vagonun, kabloların asansör benzeri bir sistemle eğimli düzlemde çekilmesi esasına göre çalışıyor. Fakat Montmartre Füniküleri’nin İstanbul’da olanlardan farkı, tamamen açık havada olması. Yani rampayı çıkarken hoş bir Paris manzarasıyla karşılaşıyorsunuz.

Füniküler kelimesinin kökeni latinceden geliyor, kordon ya da ince ip anlamına gelen “funiculus”ten türetilmiş. Fransızcadaki “funiculaire (füniküler ya da füniküleğ) kelimesini biz de aynen okunduğu gibi almışız. Tabi kelime Türkçeye Fransızcadan geçince söylemesi de yazması da zor oluyor; kimimiz finüküler diyoruz, kimizi fünüküler, kimimiz de bambaşka bir şey; işin doğrusu: füniküler 🙂

Montmartre Fünikuleri - Funiculaire de Montmartre Pariste.Net

İki istasyon arası 108 metrelik kısa bir mesafe aslında. Hava çok sıcak ya da çok soğuk değilse, yağmur da yoksa, fünikülerin sol tarafındaki merdivenlerden ya da sağ tarafındaki parktan yukarı çıkmak da epey keyifli ama dediğim gibi Paris’in bu karakteristik ulaşım aracına binmek de bir Paris gezinizde yapmanız gereken şeylerden biri bence. Kaldı ki ben de Paris’e turist olarak ilk geldiğimde koşa koşa Montmartre Füniküleri’ne gidip binmiştim 🙂

Füniküler’in aşağıdaki istasyonuna ulaşmak için metronun 2 numaralı hattında, “Anvers” istasyonunda inip, karşıdaki yokuştan dümdüz yukarı çıkmanız gerekiyor. Sokağın tam girişinde sağda, kırmızı vitriniyle dikkatinizi çekecek Parapharmacie Monge var. Burası kişisel bakım ürünlerini Pariste.Net’e özel indirimlerle alabileceğiniz bir yer; dilerseniz geçerken bir uğrayıp fiyatlara bakıverin 😉

Füniküler, yokuşu çıkınca solda karşınıza çıkacaktır. Dilerseniz yine 12 numaralı hattın “Abbesses” istasyonunda inip çıkışta sağa doğru yürürseniz bu kez sol tarafınızda fünikülerin ilk kalkış istasyonunu görebilirsiniz. Hemen sağ tarafında, yani yokuşun başında da Square Louise-Michel adında ünlü bir park var.

Şanslıysanız, fazla sıra yoksa yani, bir tam biletle fünikülere binebiliyorsunuz. Bence bu kadarcık kısa bir yolun daha ucuz olması lazım ama işte sonuçta turistik ve eğlencelik bir şey yaptığınız için, bunu lunaparktaki herhangi bir şeye vereceğiniz para gibi düşünün 😉 Tabii yürüme güçlüğü çekiyorsanız ya da yokuş çıkmakta zorlanıyorsanız, o zaman fünikülere vereceğiniz paraya acımayacaksınız haliyle. Bir de günlük biletiniz ya da Navigo Découverte‘iniz varsa zaten fünikülere kolaylıkla binebiliyorsunuz.

Montmartre Fünikuleri - Funiculaire de Montmartre Pariste.Net

1900’deki açılışından sonra 1938 ve 1991’de iki kez büyük çaplı yenileme çalışması geçiren fünikülerin vagonları günümüzde çağdaş bir tasarıma sahip şekle dönüştürülmüş. İnsan “keşke eski haliyle, orijinal şekliyle kalsaymış” diyor ama elbette ki çağın gereklerini yerine getirmek kaçınılmaz. Kaldı ki son derece klasik bir şehirde yaşayan Fransızlar, modern tasarımlarla da epey ilgililer; böyle bir fırsat olduğunda şanslarını sonuna kadar deniyorlar.

Montmartre Füniküleri’yle yukarı çıkarken manzaralı tarafı kapanlar daha şanslı oluyorlar; yavaş yavaş yükseldiğinizi görmek, Paris evlerinin yukarısına çıkıyormuşsunuz hissi, diğer vagonla yolda geçişmeniz ve sonunda kendinizi çok kısa bir sürede tepe noktada bulmanız gerçekten eğlencelik.

Ben Montmartre Füniküleri’ni her kullandığımda İstanbul’daki fünikülerlerden çok Lyon, Lizbon, Budapeşte ve Zürih’teki fünikülerleri hatırlarım. Çünkü onlar da Paris’tekiler gibi dışarıdan gidiyorlar ve hepsinde o benzer çocuksu zevki yaşamak mümkün.

Montmartre Fünikuleri - Funiculaire de Montmartre Pariste.Net

Yukarıdaki istasyona ulaştığınızda yani Sacré-Coeur Bazilikası‘nın olduğu noktaya geldiğinizde fünikülerden inip hemen sağ taraftaki merdivenlerden yukarı çıkıyor ve “Beyaz Kilise”yi en güzel açıdan görebileceğiniz yere geliyorsunuz. Ondan sonrası Paris manzarasını seyretmek, kiliseyi ziyaret etmek ve sol taraftan devam ederek Montmartre‘ın renkli ve canlı dünyasında kaybolmak zaten. Bir de tam bu istasyonun solundaki merdivenlerde bulunan Corcoran’s Irish Pub‘ı atlamamanızı öneririm. Dilerseniz aşağıya Square Louise Michel‘den de inebilirsiniz.

Belki ilk kez Paris’e gelecekler için fünikülerle yukarı çıkmak hoş bir eğlencelik olacaktır ama ben genelde Montmartre Tepesi gezilerimde, Pigalle‘den Montmartrobus‘e binerek bu minik otobüsle geze geze yukarı çıkıyorum; Montmartre gezimin sonunda da fünikülerle aşağı inmeyi tercih ediyorum.

Sizin de en kısa sürede yolunuzun Montmartre’a düşmesi diliyorum. Umarım ilk fırsatta bu şirin toplu taşıma aracıyla Sacré Coeur‘e çıkıp civarı gezerek keyifli bir gün geçirir, Montmartre‘den bana bir selam gönderirsiniz 😉

Keyifli geziler, keyifli keşifler.

 

Author

Write A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.