Paris’te yaşamaya başlamadan önce, İstanbul’da televizyondan izlerdim “Paris Plajları Açıldı” haberlerini. Seine Nehri kıyısında düzenlenmiş plaj mizansenlerindeki kumların üzerindeki insancıkların haline bakıp gülümserdim biraz müstehzi; nereden bilebilirdim ki bir gün bu plajların açılışı kapanışı ile ilgili yazılar yazacağımı ve nereden bilebilirdim ki bir gün Paris’te yaşayacağımı… C’est la vie!

Paris’e yerleştiğimden beri beşinci yaz mevsimini yaşıyorum. Paris’e Ne Zaman Gidilir? Paris’e Gitmek İçin En Uygun Zaman yazımda da detaylı bir şekilde anlatmaya çalıştığım gibi burada mevsimler bir garip. Hatta biraz abartıp, okullarda mevsimler tablosu öğretilmediğini bile iddia edebiliyorum 🙂 Ama elbette buranın da bir yaz mevsimi var. Mayıs gibi başlayıp Eylül sonuna kadar bir görünüp bir kayboluyor. Bazen feci sıcak yapıyor, bazen Temmuz ortasında kaz tüyü kaban giydiriyor ama nihayetinde var bir yaz mevsimi 🙂
 
Paris Belediyesi’de biz Paris’te yaşayan biz zavallı insancıklar için yaz mevsimini renklendirmek üzere bu yıl 14. kez Paris’e plaj getiriyor. Denizimiz yok ama Seine Nehri‘miz var çok şükür. Onun kıyısı boyunca uzanan yolu trafiğe kapayıp, üzerine kum döküp şezlong da attın mı oluyor sana plaj 🙂

Paris Plajları – Paris Plages 2016

Gerçi Seine Nehri‘nde yüzmek halen yasak ama Paris Belediyesi 2020’den itibaren Seine Nehri‘nin yüzülebilir hale getirileceğini duyurdu. Bu benim için müthiş bir deneyim olacak; o günü sabırsızlıkla bekliyorum. Gerçi Seine Nehri’nde yüzmek ne kadar keyifli olur bilemiyorum ama Seine Nehri‘nde yüzmüş olmak özel bir şey olur, orası kesin.

Dediğim gibi, normalde arabaların geçtiği sahil yolu, Paris Plajları kapsamında trafiğe kapanıyor ve burası 5.000 ton kum dökülerek plaj mizanseniyle düzenleniyor. Klasik mavi şezlongları sıra sıra diziliyor, ikili hamaklarda yatmak için herkes fırsat kolluyor. Büfelerden içkinizi sandvicinizi alıp dilerseniz masalarda oturuyorsunuz, dilerseniz üstünüze başınıza kum bulaştırıyorsunuz, dilerseniz de kıyı boyunca yürüyorsunuz.
 
Her köşeden canlı müzik sesi yükseliyor, herkesin yüzünde bir tebessüm, ruhunda neşe beliriyor ve hayat böylece daha da renkleniyor. Tabii dediğim gibi, Paris’te hava bir garip olduğundan bir gün cayır cayır yakıyor, bir gün soğuyup bulutlanıp şakır şakır yağmur yağıyor. O yüzden güneş bulduğunda çayıra çimene yayılıp soyunup dökünen avrupalıları hoş karşılayınız efendim.
Paris Plajları – Paris Plages 2016

Paris Plajları geçen yıl olduğu gibi bu yıl da üç ayrı yere kuruluyor. Bir tanesi Pont des Arts‘dan başlayıp Saint Louis Adası‘nın karşısına kadar olan bölüm yani Voie Pompidou, diğeri Hôtel de Ville Meydanı, bir diğeri ise Bassin de la Villette. Voie Pompidou yukarıda fotoğrafını gördüğünüz yer, burası kapanıp plaj oluyor. Gerçi belediyenin bu yolu tüm yıl kapatıp komple rekreasyon alanı ve park olarak düzenleme projesi var ama bakalım…

Hôtel de Ville‘in önünde de dökülen kumlarda plaj voleybolu ve türlü atraksiyonlar için çeşitli alanlar oluşturuluyor ve ortam parti havasına bürünüyor. Bassin de la Villette ise dev bir havuz gibi oluyor. Ne yazık ki bu havuzda yüzülmesi yasak. Gerçi geçtiğimiz günlerde burada bir yüzme yarışı yapıldı ama sanırım buranın halkın yüzmesi için düzenlenmesine biraz daha zaman var. O yüzden Paris güneşi çıkarsa ve sıcaktan kavrulursanız yüzme şansınız yok, onun yerine belediyenin kurduğu duşlarda serinliyorsunuz. Bir de burada kayıkla, kanoyla gezme şansınız var.
 
Bu yıl Paris Plajları 20 Temmuz – 21 Ağustos tarihleri arasında açık. Bu tarihlerde yolunuz Paris’e düşüyorsa mutlaka bu atmosferi yaşamanızı öneririm. Hele ki Türkiye’de denizle iç içe bir diyardan geliyorsanız sizin için çok ilginç olacaktır. Halinize şükredebileceğiniz anlardan birini yaşayacaksınız, keyfini çıkarın 🙂
 
Hadi o zaman şarkımız bir zamanlar Sezen Aksu’dan gelsin: Yaz Bitmeden
Söz, hiç incitmem, ipek şal gibi akarım omuzlarından
Sen uyurken ben, bir sevinç olur geçerim rüyalarından
Yazar

Yorum Yazın