Bu yaz Paris’te yaşadığım dördüncü yaz oluyor ve dördüncü kez Paris plajlarının açılışına tanıklık ediyorum. Üstelik bu yaz Paris’te oldukça ilginç bir yaz yaşanıyor. Gerçi hep “Paris’te yaz mevsimi yoktur” der dururum ama geçtiğimiz günlerde 1947’den beri en yüksek hava sıcaklıklarına ulaştığımız için bu konudaki fikirlerimi gözden geçirmem gerektiğinin farkındayım. Bu yıl şansa, kapalı bir yağmur havasında sezona başlangıç yapmış olsak da önümüzdeki günlerde yeniden açacak ve Paris plajları daha bir anlamlı olacak.
 
“Paris’te plaj mı olurmuş?” diye düşünebilirsiniz, böyle düşünmekte de sonuna kadar haklısınız. Benim gibi deniz aşığı bir insan için Seine Nehri kıyısına kurulan geçici yapay plajlar ilk başta çok komik görünse de burada yaşamaya başlayıp dördüncü yazı gördükten sonra bu tür etkinliklerin şehre başka türlü bir hava kattığını da kabullendiğimi söylemeliyim.
 
Her yıl Temmuz ayının ortasından Ağustos sonlarına kadar Seine Nehri kıyısının bir bölümü, Hôtel de Ville  Meydanı ve Bassin de la Villette‘e kurulan plajlar sayesinde Paris’te yaz havası bir başka  yaşanıyor. 20 Temmuz-23 Ağustos tarihleri arasında açık kalacak olan Paris Plages – Paris Plajları bu yıl da yine aynı bölgelere kuruldu.

Paris Plajları – Paris Plages
5.000 ton ince kumla plaj atmosferi oluşturulan bu üç bölgede insanlar mayolarını, bikinilerini giyip kumlara, daha doğrusu kumların üzerindeki şezlonglara uzanıp güneşleniyorlar. Hele iki kişilik şezlonglarda uzananları seyretmek, daha doğrusu o şezlonglarda uzanmak o kadar keyifli ki. Üstelik bu plajlardan yararlanmak ücretsiz…
Yol boyunca yürürken bu atmosfere baktığınızda gerçekten de bir plajda yürüyormuş gibi hissediyorsunuz. Tabii başınızı Seine Nehri‘ne çevirdiğinizde gerçekte nerede olduğunuzu anlıyorsunuz ki bu çok garip bir duygu.
Hava kapalı, hatta yağmurluysa tabii burada olmak anlamsız oluyor ama özellikle sıcak bir günün akşam üzerinde nehir boyunca yürüyüp plaj ortamını yaşamak, gün batımını karşılamak müthiş bir keyif. Gerçi Seine Nehri‘nde ya da Bassin de la Villette‘te yüzme şansınız yok ama güneş altında kavrulduktan sonra duşlarda serinleme şansınız var 🙂 Doğrusunu isterseniz bugüne kadar Paris plajlarına pek çok kez gezmek ve hava almak için gittim ama kumlarda uzanıp güneşlenmeye hiç heveslenmedim ama giyinikken, nehir kenarına konan şezlonglarda oturup bir şeyler yiyip içmeyi seviyorum.

Paris Plajları – Paris Plages
Seine Nehri boyunca Cité Adası ve Saint Louis Adası‘nın kuzey tarafında, Pont des Arts‘dan başlayıp Café Les Nautes‘in oraya kadar olan geniş bir bölgeye kurulan plaj aslında en güzeli. Bassin de la Villette‘teki tüm havuzun çevresini sarıyor ama daha bir şehir ortası gibi sanki. Hôtel de Ville‘in önünde de sadece plaj voleybolu gibi sporların yapılabileceği bir alan oluşturulmuş durumda zaten ama meydanın atmosferi öyle güzel oluyor ki, seyretmesi bile keyifli.
Plajların yerlerini bu linkte görebilir, Paris gezinizde bu döneme denk geldiyseniz gidip oraları da görebilirsiniz. Bilmem şezlonglara uzanacak kadar gözünüz dönmüş müdür ama ben bugüne kadar hiç denemedim. Çok şükür her yaz güzel deniz tatilleri yapabilen biri olarak Paris plajlarının sadece hoş bir seyirlik olduğunu düşünüyorum ama gerçekten güzel bir seyirlik.
Özellikle bu dönemlerde nehir boyunca kurulan kafe-barlarda oturup bir şeyler yiyip içmek, gelen geçenlere bakmak, Paris’in klasik manzarasına dalıp gitmek, bir plajda olduğunu düşünmek, hepsi birden insanın kafasını öyle güzel karıştırıyor ki… Güzel de oluyor.
Paris’in yazı kısadır, tadını çıkarın derim.
Keyifli geziler, keyifli keşifler.
Yazar

2 Yorum

  1. merhabalar,

    Harika bir site olmuş. tatil öncesi harika bir keşif oldu benim için.Örneğin petit palais cafeye listeye ekledim bile 🙂 Siteyi okuduktan sonra 2 güne ne sığdıracağımı bilemedim:( Akşam yeöeği için şık bir restoran önerebilirmisiniz.

    teşekkürler:)

Yorum Yazın