(Son Güncelleme: 13.02.2018) Bu yazıda sizlere, Paris’te bence Louvre Müzesi kadar değerli, bir o kadar özel bir müzeyi, Musée d’Orsay yani Orsay Müzesi’ni tanıtmak istiyorum. Öncelikle Musée d’Orsay’nin Türkçedeki okunuşuna bir açıklık getirmek gerek. İnsan otomatik olarak “Orsay Müzesi” olarak söylemek istiyor ve genel kabul de bu yönde ama aslında işin doğrusu “Orse Müzesi” ve hatta aksanı abartacak olursak “Oğse Müzesi” dememiz gerekiyor 😉

Şimdi gözünüzün önüne Haydarpaşa Garı’nı getirin; neden mi Haydarpaşa? Çünkü burası da vaktiyle Gare d’Orléans adında önemli bir tren garıymış Paris için; güneydoğuya kalkan bütün trenlerin ilk ve son hareket noktasıymış. 1900-1939 yılları arasında Gare d’Austerlitz‘ten uzatılan hat bu ana gar binasında son buluyormuş.

Orsay Müzesi - Musee d Orsay - Orsay Museum Pariste.Net

Ama Paris’i yönetenler buranın işlevini kaybettiğini düşünmüş olacaklar ki daha sonra garı devre dışı bırakmışlar. “Yıkılsın mı otel mi olsun” tartışmaları sürerken müzeye dönüştürülmesine karar verilmiş. Ve sonuç; muhteşem bir müze ortaya çıkarmışlar. Bizde tren garını otele dönüştürmek varken Orsay Garı, içindeki oteliyle birlikte müzeye dönüştürülmüş, gerisini siz düşünün…

Çok sonradan öğrendim ki bu işler öyle kolay olmamış. Gar binası işlevini yitirdikten sonra, bir ara yıkılıp yerine, dönemine göre çağdaş ama bugünden bakınca son derece çirkin, betonarme bir bina yapılması gündeme gelmiş ama uzun tartışmalardan sonra müze projesi devreye girmiş ve bu muhteşem bina yıkılmaktan kurtulmuş… Vaktiyle Orsay Müzesi yerine yapılması planlanan binanın fotoğrafını bu linkte görebilir ve ne demek istediğimi anlayabilirsiniz.

Orsay Müzesi - Musee d Orsay - Orsay Museum Pariste.Net

Eğer Paris gezinizde vaktiniz çok darsa, Louvre Müzesi‘ni gezmek için yeterli zamanınız yoksa, ne yapıp edip bu müzeyi görmenizi tavsiye ederim. Barındırdığı kültür sanat objelerinin kıyaslamasını ayrı tutarak; her şeyden önce bu müzeyi gezmek çok daha kolaydır. Hatta üst katlara çıkıp ana hole baktığınızda tüm eserleri görmüş olduğunuz sanrısına bile kapılıp içinizi rahatlatabilirsiniz: Oysa gerçek öyle değildir tabii, aramızda kalsın 🙂

Bu müzede özellikle 1845-1915 dönemi arasını kapsayan Fransız sanat eserlerine ağırlık veriliyor ama onların yanında bu dönemde sanat dünyasına yön vermiş diğer önemli isimlerden de harika örnekler var. Monet, Renoir, Cézanne, Gauguin, Van Gogh ve daha pek çok sanatçının birbirinden müthiş tabloları ve pek çok önemli heykel Orsay Müzesi’nde nefis bir sunumla sergileniyor.

Orsay Müzesi - Musee d Orsay - Orsay Museum Pariste.Net Vincent Van Gogh Starry Night

Müzedeki kalıcı sergiler kadar geçici sergiler de ilgi çekici olabiliyor. Paris’te olacağınız tarihte hangi geçici serginin olduğunu takip etmek için, yazının sonunda yer alan, müzenin resmi sayfasını tıklayarak güncel bilgiye ulaşabilirsiniz. Geçici sergileri görebilmeniz için ek bilet almanız gerekebileceğini hatırlatmak isterim. Vaktiniz varsa genelde buna değiyor.

Müzeye ilgi yoğun, o yüzden kapıda epey bir kuyruk beklemek zorunda kalabiliyorsunuz. Dediğim gibi, tüm beklemelerinize değiyor. İçeri girdiğinizde önce museum shop var, buradan sonra da bilet kontrolü kapısından geçip müzenin ana salonuna girmiş oluyorsunuz. Buranın vaktiyle bir tren garı olduğunu bilmek içinizde garip bir duygu uyandırıyor ve korunup müzeye dönüştürüldüğü için mutlu oluyorsunuz.

Orsay Müzesi - Musee d Orsay - Orsay Museum Pariste.Net

Ana hol çoğunlukla heykellerin sergilendiği bir galeri şeklinde düzenlenmiş. Önce bu holü gezmenizi öneriyorum. En uca kadar gidip en arkadaki Opéra Garnier‘nin iç ve dış maketlerini görmeyi sakın ihmal etmeyin. Hatta buradaki cam zemin üzerinde yürüyüp Place de l’Opéra maketini yukarıdan seyretmenin de ayrı bir keyfi var.

Bu noktadan sonra sağa dönüp yan galerilere gire-çıka baş tarafa dönebilirsiniz. Tabii söylemesi kolay da gezmesi o kadar kolay değil. O kadar çok galeri, o kadar çok oda var ki, hele bir de bu bölümlerdeki sanat eserlerinin etkileyiciliğini de hesaba katacak olursanız ruhen yaşadığınız coşku bedenen yaşadığınız yorgunluğa karışınca uzun süre bu atmosferde kalmak farkında olmadan insanı yoruyor.

Orsay Müzesi - Musee d Orsay - Orsay Museum Pariste.Net

Eğer gücünüz yeterse bu katın diğer ucundaki galerileri de gezmelisiniz, o tarafta da muhteşem eserler var. Özellikle Osman Hamdi Bey‘in tablosunu Orsay Müzesi’nde görmek enteresan bir duygu. Paris’te Türk izlerini takip etmek için Emre Caner’in Paris Sevdası kitabını okuduğumda, Osman Hamdi Bey’in Paris günleri konusunda epey bir bilgi sahibi oldum. Bir de Halil Şerif Paşa’nın ilk sahibi olduğu ve sanat dünyasında skandallara yol açan, Gustave Courbet’nin l’Origine du Monde – Dünyanın Kökeni tablosu da Orsay Müzesi’nde, onu da görmeyi ihmal etmeyin sakın…

Sonra üst katları gezmeye başlayabilirsiniz. Yukarı çıktıkça ortadaki hole yukarıdan bakmanın ayrı bir zevki var. Katlar arasında gezindikçe, galerilerde dolaştıkça sanatın ne güzel bir şey olduğunu bir milyonuncu kez iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Üstelik burada sadece resim ve heykeller sergilenmiyor, yine o dönemi kapsayan mobilya ve aksesuarlar da son derece ilgi çekici.

Orsay Müzesi - Musee d Orsay - Orsay Museum Pariste.Net

Hele bir de en üst kattaki Empresyonistler Galerisi var ki, orası dillere destan. Bu katta benim en sevdiğim eser, yukarıda fotoğrafını gördüğünüz Renoir’ın Bal du Moulin de la Galette tablosu Sırf bu katı görmek için bile bu müze gezilmeli. Hatta bir boş vaktimde sadece bu galeriyi tanıtan bir yazı hazırlamam gerektiğinin farkındayım. Keşke gönüllü bir sanat tarihçisi konuya el atsa ve Pariste.Net’te konuk yazar olarak hepimize bu katı anlatsa… Empresyonizm akımı ilginizi çekiyorsa Paris’te ve çevresinde gezebileceğiniz dört yeri önereyim hemen: Orangerie Müzesi, Marmottan – Monet Müzesi, Monet’nin Giverny’deki Evi ve yine Giverny‘deki Empresyonizm Müzesi

Müzeyi gezdiniz, tozdunuz ve yorulup acıktınız… Müze ortamında güzel bir mekanda keyifli bir yemek yemek isterseniz, ikinci kattaki müthiş restoran Restaurant‘ı tercih edebilir, kendinizi bu tarihi dekorun içinde zamanda yolculuk yaparken bulabilirsiniz. Ya da beşinci kattaki Le Café Campana‘ya uğrarsanız, orada bir kahve içip tatlı yemenin keyfi paha biçilmez. Hele dışarıdan gördüğünüz dev saatin mekanizmasını içeriden seyretmek, zamanda yolculuğun kadran kadran hissedilmesine neden oluyor.

Orsay Müzesi - Musee d Orsay - Orsay Museum Pariste.Net

Bir de, en üst kata çıktığınızda terasa  da bakmayı sakın ihmal etmeyin. Buradan Louvre Müzesi, Tulieries Bahçesi ve ötelerde Montmartre Tepesi’ne doğru harika bir manzara var. Hatta bir küçük kafeterya da burada bulunuyor. Belki bu manzaraya karşı ayak üstü bir şeyler de atıştırmak isteyebilirsiniz.

Orsay Müzesi’ne toplu taşıma ile gitmenin en kolay yolu RER-C‘nin “Musée d’Orsay” istasyonunda inmek. Çünkü istasyondan çıktığınıza müze tam karşınızda oluyor. Bir de 12 numaralı metro hattının “Solférino” ya da “Assemblée Nationale” duraklarından birinde inip çok az yürüyerek müzeye ulaşabilirsiniz. Ayrıca Tuileries Bahçesi‘nin tam karşısında olan Orsay Müzesi’ne Solferino Köprüsü – Passerelle de Solférino‘dan geçerek de ulaşabilirsiniz.

Orsay Müzesi - Musee d Orsay - Orsay Museum Pariste.Net

18 yaş altı herkes, 18-25 yaş arası Avrupa Birliği vatandaşları ya da AB oturum kartı olanlar için Orsay Müzesi ücretsiz gezilebiliyor. Bir de, Orsay Müzesi’ni gezdikten sonra bir hafta içinde Opéra Garnier‘i gezmek isterseniz, orası için alacağınız bilete indirim yapılıyor.

Musée d’Orsay Pazartesi günleri hariç her gün 09:30-18:00 arası gezilebilir; Perşembe akşamları ise 21:45’e kadar açık. Müzenin, resmi tatil olan 1 Mayıs ve 25 Aralık tarihlerinde kapalı olduğunu not edin lütfen. Güzel haber: Orsay Müzesi her ayın ilk pazar günü ücretsiz olarak gezilebiliyor. Güncel fiyatlar, geçici sergiler ve diğer detaylar için Orsay Müzesi’nin resmi web sayfasına yazının sonundaki linkten ulaşabilirsiniz.

Orsay Müzesi gezisi sonrası karşı tarafa geçip Tuileries Bahçesi ve çevresini gezebilir, sol taraftan Seine Nehri kıyısı boyunca Eyfel Kulesi‘ne kadar yürüyebilir ya da iç taraflara geçerek Saint Germain Bulvarı‘nda Café de Flore ya da Café Les Deux Magots‘ya kadar yürüyüp ikisinden birinde bir yorgunluk kahvesi içebilirsiniz. Tabii bu satırları tebessümle anmak şartıyla 😉

Hep söylediğim gibi: Güzel şeylere bakın, güzel şeyler izleyin, güzel şeyler okuyun, güzel şeyler dinleyin, güzel insanlarla olun.

Sanatla kalın…

Keyifli geziler, keyifli keşifler.

 

Web Adresi:  musee-orsay.fr/en

Adres: 1 Rue de la Légion d’Honneur, 75007 Paris

Yazar

8 Yorum

    • Merhaba,
      Bu soruya yanıt vermek o kadar güç ki. Ben kaç kez gittim bitiremedim ama tatile gelindiğinde bir kereliğine ziyaret edilecekse en az yarım gün ayırmak gerekir; zaten süre uzadıkça insan yorgun düşüyor…

  1. Ben CER MODERN in olduğu buharlı lokomotif deposunun MÜZE OLMASINI isterdim. Hatta lokomotif müzesi burada olmalıydı. Cer deposu alınlığı dışında ne raylar kalmış ne de maaşlar. Burası oldum bittim tren deposu idi. Panayıra ev sahipliği üzücü bir kıymet bilmezlik. KIZILAY ESKİ BİNASI, AOÇ İSTASYONU VE TREN DEPOSU telefatı hiç içime sinmedi.

    • Bildiğim kadarıyla yorumlar düzeltilemiyor. Dilerseniz kopyaladıktan sonra yorumunuzu silin, sonra dilediğiniz biçimde yeni yorum olarak yeniden yazın. Dilerseniz böyle kalsın, zira yorumunuz çok güzel. Teşekkürler.

  2. Ahmet bey merhabalar Louvre ve Orsay muzelerine mutlaka gitmek istiyoruz bebeğimizle cok zorlanirmiyiz?Bebek arabamız sorun olur mu birde müzelerde okudugum kadarıyla Orsay Muzesinde sırt cantasina izin verilmiyor bebegin mamasi,yiyecekleri vb ne olacak?Cevap için şimdiden çok teşekkür ederim.

    • Merhaba Özer Bey,
      Orsay Müzesi'nde yürüyen merdiven var, sanırım asansör de olması lazım, bebek arabası sorun olmayacaktır. Aynı şekilde Louvre Müzesi de engelliler için ulaşılabilir olduğuna göre bebek arabası için de aynı şekilde pratik olması gerekir. Gerçi ben hiç bebek arabasıyla gezmediğim için bunu deneyimlemedim ama bir sorun yaşayacağınızı sanmıyorum. Tabii Türkiye'deki o çılgın 4×4 bebek arabalarından varsa bir şey diyemeyeceğim 🙂 Ama normal bir pusetle geziyorsanız sorun olmayacaktır. Aynı şekilde bebek için sırt çantası da makul boyutlardaysa mutlaka rahatlıkla giriş yapabilirsiniz ama yine Türkiye'deki o kavimler göçü bebek sırt valizlerindense bir şey diyemeyeceğim 🙂 İşin şakası bir yana bir sorun olmayacaktır, endişeniz olmasın. Mutlu günler dilerim.

  3. Harikasınız herzaman ki gibi.Degerli cevaplarınız için çok teşekkür ederim 1 haftalik gezimizi sizin sitenizden hazırladık.Emeginiz ödenmez.İyi ki sizin gibi insanlar var.

Yorum Yazın