(Son Güncelleme: 01.12.2019 – ÖNEMLİ NOT: Dış cephe restorasyonu için kurulan iskele nedeniyle manzarası geçici olarak engellenmiş durumda) Bu yazıdaki mekânımız muhteşem Opéra Garnier binasının hemen yanında bulunan güzeller güzeli l’Entracte Restaurant… “Güzeller güzeli” ifadesini kullanmamın nedeni Paris’in en güzel restoranlarından biri olduğunu iddia etmemden değil, konumu, atmosferi ve güzel anıları nedeniyle Paris’te en sevdiğim restoranlardan biri olması elbette. Hep söylüyorum; bir mekânı güzel kılan, atmosferi ve servis kalitesi kadar orada yaşadığınız güzel anılardır. Ben l’Entracte Restaurant’da hep güzel yemekleri güzel insanlarla yedim, güzel şeyler paylaştım; Paris’teki pek çok başka restoran ve kafede olduğu gibi…
 
“Entracte” kelime anlamı olarak tiyatro, opera, bale gibi gösterimlerde verilen ara anlamına geliyor. Hepinizin bildiği, dilimize Fransızcadan geçmiş olan “antrak” ya da daha doğrusu “antrakt” kelimesinin orijinali. Tabi Fransızca okumaya kalktığımızda bunu “antğakt” olarak telaffuz ediliyor, söz konusu olan restoran olunca da “lantğakt” diyoruz 🙂
 
Buraya daha önce birkaç kez kahve içmek için gelmiş, hatta alt katında birkaç kez yemek de yemiştim ama gelişlerim hep öğlen vaktine denk geldiği için, genelde hızlı bir şekilde yiyip günüme devam ettim. Daha sonra Opéra Garnier‘de Devrim’le “Saraydan Kız Kaçırma”yı izleyeceğimiz o akşam, gösteri öncesi bir şeyler yemek istedik ve civarda gözümüze burası ilişti. Aslında Café de la Paix’ye gidesimiz vardı ama vaktimiz az olduğundan burayı tercih ettik.
 
Bize kalsa alt katta oturup yemeğimizi yerdik ama aşağısı dolu olunca üst katta yer bulabileceğimizi söylediler… İyi ki aşağıda yer yokmuş, yukarı bir çıktık: Nasıl güzel bir Palais Garnier manzarası var… Cam kenarları doluydu ama yine de oturduğumuz masadan o muhteşem opera binası görünüyordu.

L’Entracte Restaurant
Operaya gideceğimizi söyleyince servisi iki kat hızlandırmalarına çok şaşırdım, oysa ki “kafe ve restoranlarda başınıza neler gelecek?” yazımda da bahsettiğim gibi Paris’te hızlı servis almak çok nadir görülen bir şey. Hoş burada da servisin çok hızlı olduğunu söyleyemem ama ortalamanın üstü olmasına şükretmek gerekiyor 🙂 
 
Yemekler hoş, fiyatlar Paris ortalamasında… Gerçi Fransızlar antre, ana yemek ve tatlıdan oluşan menülere bayılırlar ama ben sadece bir ana yemek yiyebiliyorum, yani mideleri o kadar şeyi nasıl alıyor bilmiyorum 🙂 Keyfim yerindeyse yanında da bir şarap belki; eh sonunda da bir kahve de oldu mu hem midem hem damağım bayram ediyor. Böyle bir yemek için akşam yemeğine Paris koşullarında 20-25 Euro vermek “makul” oluyor…
 
Güzelce ve hızlıca yemeklerimizi yiyip operamıza gittik, giderken de bir dahaki gelişimizde cam kenarına oturmanın hayalini kurduk…
L’Entracte Restaurant’da bir sonraki gidişimiz de Gülçin sayesinde oldu. İş gezisi için Paris’e gelip, hafta sonunu da tatile bağlayıp bizde kalınca ona sürpriz olarak Opéra Garnier‘de izlenecek güzel bir bale seçtik. Bale akşamı da hayalimiz L’Entracte Restaurant’da yemek yemekti. O akşam, yine kısıtlı bir zamanda buraya geldik, yine üst kata çıktık ve bu kez şansımıza cam kenarındaki üç masadan birini boş yakaladık… Cuma akşamı, randevusuz, böyle bir şey tamamen şanstır 🙂
 
Yine şahane bir akşam yemeği oldu; hal böyle olunca da birkaç kez gittiğim, sevdiğim, güzel anılarla ayrıldığım L’Entracte hakkında yazmam artık kaçınılmaz oldu 🙂 Benim iddiam “en lezzetli yemek şurada yenir” ya da “en güzel restoran şurasıdır” demek değil kesinlikle. Herkes gibi benim de alt kriterlerim, olmazsa olmazlarım var; bunların üstündeki her artı değer benim o mekânı sevmem için yeterli oluyor. Sorun bulmak değil, güzellikleri görmek hayat felsefeniz olunca, gittiğiniz yer de minimum kriterleri karşılayınca, hayatı güzelleştirmek ve içinde bulunduğunuz andan daha çok zevk almak sizin elinizde oluyor.
 
Kaldı ki L’Entracte Restaurant göklere çıkartılacak bir yer değilse de ilgiyi hak edecek restoran bana göre. Özellikle de Opéra Garnier manzarası benim için çok önemli…
 
Buraya toplu taşıma ile gelmek için metronun 3, 7 ya da 8 numaralı hatlarını kullanarak “Opéra” istasyonunda inmeniz yeterli. RER-A’nın “Auber” istasyonu da gayet yakın. Hele ki burada bir yemek sonrası Opéra Garnier‘de bir şey izleme şansını da yakalarsanız, unutulmaz bir akşamınız olacağını söyleyebilirim.
Sanatla, keyifle ve afiyetle…
 
 
 
 
Author

2 Comments

    • Ahmet Ore Reply

      Çok havalı bir mekan olmamakla birlikte üst katta ve cama yakın oturduğunuz sürece gerçekten çok keyifli. Gittiğinizde bu satırları da anmanız dileğiyle…

Write A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.