Yine bir yıl sonu daha yaklaşıyor yine bir Noel’e doğru koşar adım gidiyoruz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Paris Noel’in tüm renklerine ve ışıltısına bürünmeye başladı. Şu soğuk sonbaharın son günleri kışın ilk günlerini karşılarken şehir Noel’e has o canlı günlerine kavuştu. Noel’i özel kılan en önemli sembollerden biri olan Noel pazarları da yavaş yavaş şehrin her bir yanına kurulmaya başlandı. İşte bugün o pazarlardan -bence- en güzeli La Défense‘taki Noel Pazarı’nı gezeceğiz birlikte.
 
La Défense meydanında, Grande Arche, CNIT ve 4Temps‘ın çevrelediği geniş bir alana kurulan Şehrin en büyük Noel pazarı, Paris’in bu modern yüzüne bambaşka bir hava katıyor. Yaklaşık 20 gün süren bir çalışma sonunda bu geniş düzlüğe inşa edilen pazar yeri tam bir köy görünümünde, cıvıl cıvıl, hayat dolu bir mekan oluverdi birdenbire.
Noel Pazarı – Marché de Noël (La Défense)
Çeşit çeşit hediyelik eşyaların satıldığı minik dükkanlar, peynirciler, jamboncular, yöresel tatların servis edildiği yeme içme bölümleri, tuhaf tuhaf objelerin satıldığı köşeler, yeni yıl süsleri ve Noel’e özgü eşyaları bulabileceğiniz onca kulübenin arasında dolaşmak, alışveriş yapmayacak olsanız bile göz banyosu niteliğinde keyifli bir etkinlik olsa gerek.

Yerde kırmızı halılar, beyaz beyaz minik kulübelerin çatılarındaki süsler, yılbaşı çamları, noel müzikleri, yeni yıl şarkıları arasında başınızı yukarı doğru kaldırdığınızda gökdelenler size tebessüm ediyor ve ister istemez “ben neredeyim?” duygusuna kapılıveriyorsunuz burada.
Noel Pazarı – Marché de Noël (La Défense)
Tam bu dönemde Paris’in dört bir yanında bu tarz Noel pazarları görmeniz mümkün. Benim La Défense‘takinden sonra en sevdiklerim Champs-Élysées ve Montmartre‘taki pazar yerleri. “Şanzelize” Noel Pazarı bulvarın Concorde‘a yakın tarafındaki ağaçlıklı bölümü hareketlendirirken Montmartre‘daki pazar yeri de Sacré Coeur‘ün hemen yanı başına kuruluyor. Ama dediğim gibi benim gezmeyi en çok sevdiğim yer La Défensetaki pazar. Çünkü buranın normal zamanlardaki halinden bambaşka bir havaya bürünüyor meydan, epey büyükçe bir köye dönüşüyor ve burada olmaktan herkes çok mutlu.
Bizim kültürümüzde Noel’in pek önemi yok tabii, bizim için önemli olan yeni bir yıla giriyor oluşumuz. Zaten ben çocukken Noel’i yeni yıl ile karıştırırdım. Noel Baba’nın da bir yeni yıl figürü olduğunu sanırdım 🙂 Noel Baba bize yeni yıl hediyelerimizi getirirdi… Olsun, önemli olan niyet değil mi?
Noel Pazarı – Marché de Noël (La Défense)
Elbette ki Avrupa kültüründe Noel en önemli dini bayram. İsa Peygamber’in doğum günü müthiş bir kutlamaya dönüşmüş durumda. Gerçi farklı mezhepler Noel’i farklı günlerde kutluyor ama dini değerlerden en uzak bir Avrupalı bile Noel’i önemsiyor; bu günü aile ile bir arada geçirilmesi gereken çok özel bir gün olarak görüyor. Paris’teki arkadaşlarımdan, dindar olsun ya da olmasınlar, hepsi için Noel çok çok önemli. O gece aile üyeleri çok uzaklarda yaşıyor bile olsalar mutlaka bir araya gelmeye çalışıyorlar, mükemmel bir sofrada uzun saatler geçiriyorlar. Tıpkı bizim ramazan ve kurban bayramlarımız gibi… Tabii işin en önemli unsurlarından biri de hediyeleşme. Zaten bu pazarların mantığı da bu hediyeleşmeler için size özel ve farklı seçenekler sunmak ve tabii insanlara Noel’in o farklı atmosferini yaşatmak.

İstediğiniz kadar “kapitalizmin bir tuzağı” deyin, bunu herkes seviyor. Tıpkı bizdeki bayram alışverişleri gibi, sevgililer günü hediyesi travmaları gibi Noel hediyeleri de müthiş önemli. Hediyenin maddi değerinden çok, düşünülmüş olması önemli. Kimsenin kimseden pahalı hediyeler beklediği de yok zaten ama Noel’de hediyeleşmeyi son derece değerli ve anlamlı buluyorlar.
Noel Pazarı – Marché de Noël (La Défense)
Bu yıl Paris’te üçüncü Noel’imi geçireceğim. Ben de yavaş yavaş kültüre adapte olmaya başladım; Noel çılgınlığına eskisi kadar tuhaf bakmıyorum, artık onları daha iyi anlayabiliyorum, eşime dostuma ufak da olsa bir noel hediyesi vermeye çalışıyorum. En ufak bir hediyeden bile nasıl mutlu olduklarını görünce tıpkı bizim eski zamanlarımız geliyor aklıma. Eskiden biz de küçücük hediyelerle mutlu ederdik birbirimizi. Şimdiyse küçücük çocuklar bile iphone, ipad bekliyor sizden. Hediyelerle tatmin edebilmek mümkün değil böyle olunca kimseyi; neredeyse herkesin her şeyi var artık bizde…
Buradaysa dediğim gibi durum farklı. Küçücük bir biblo, minik bir küpe, bir şal, bir atkı, ne bileyim şirin bir noel süsü bile karşınızdakini mutlu etmeye yetiyor. Yani en azından benim çevremdeki insanlar için durum böyle. O zaman daha bir kolay daha bir zevkli oluyor sevdiklerinizi mutlu etmek.
Noel Pazarı – Marché de Noël (La Défense)
Noel pazarlarında illa ki alışveriş yapmak gerekmiyor, sırf içeri girip şöyle bir dolaşmak bile yetiyor havanızın değişmesine. Bir de bizim en sevdiğimiz şey oturup, hatta oturmadan, ayaküstü bir şeyler yiyip içmek. Devrim sosislere bayılıyor, bir de sıcak şarap hastası. Bense her zaman klasik şeylerin derdindeyim, benim için içinde bulunduğum ortam ve atmosfer önemli; burada yemek yerken de sanki bir İsviçre kasabasındaymışım gibi hissediyorum, bu da bana yetiyor. Ah bir de kar yağsa, atmosfer o zaman tam olacak.
Yöresel tatlar büyük önem kazanıyor Noel zamanlarında. Normalde belki büyük marketlerde ya da özel dükkanlarda bulabileceğiniz binbir çeşit salam, jambon ve peynir çeşitleri sarıyor dört bir yanı. Yeni lezzetlere çok açık biri olmasam da vitrinlerdeki görsel şöleni izlemeye bayılıyorum. Onca çeşidin adını bilen var mıdır bilemiyorum ama gerçekten ürün çeşitliliği inanılır gibi değil.
Noel Pazarı – Marché de Noël (La Défense)
Sonra izlemeye doyamadığım o alışveriş ritüelleri. Güleryüzlü satıcılar, sanki sırf alışveriş yapmaktan keyif aldığı için bir şeyler satın alıyormuş gibi duran müşterileriyle güle oynaya sohbetler ediyor. Herkesin yüzü gülüyor. Fransızlar artık turistlere karşı daha mı sıcaklardır nedir, illa ki sizin milliyetinizi öğrenip İngilizce, İspanyolca, İtalyanca konuşmaya çalışıyorlar. Tamam, bu muhabbete Kapalıçarşı’dan alışkınızdır ama buna Paris’te rastlamak bana garip geliyor. Malum, Fransızlar Fransızcadan başka dil konuşmazlar diye bir klişe vardır, inanın artık o geçerliliğini yitirmek üzere neredeyse. Dünya değişiyor, Fransızlar gelişiyor 🙂
Paris’teyseniz yolunuz Champs-Élysées‘deki Noel pazarına illa ki düşecektir ama benim size tavsiyem 1 numaralı metroya ya da RER-A‘ya atlayıp La Défense‘a gelmeniz, gelip bir de buradaki şenliği görmeniz. Gökdelenlerin arasında Grande Arche‘a karşı burada dolaşmak gerçekten inanılmaz.
Noel Pazarı – Marché de Noël (La Défense)
Sonra dilerseniz CNIT‘i ya da Quatre Temps‘ı da bir gezerseniz isterseniz. Benim yolum neredeyse her gün buraya düşüyor. Ne de olsa evim iki atım ötedeki Courbevoie‘da 🙂
20 Kasım’da açılan Noel Pazarı 28 Aralık tarihine kadar gezilebilir. Dilerim yılbaşında Paris’te olacak şanslı kişilerdensinizdir. Yeni yıla Paris’te girmenin de tadı bir başka. Önümüzdeki bir ay Paris ışıl ışıl olacak, bu güzelliği kaçırmayın derim.
Işıltılı ve mutlu günler
Sevgiyle
Yazar

4 Yorum

    • Merhaba, öncelikle mesaj ve güzel yorumunuz için teşekkür ederim.
      İstanbul'da yaşarken Londra'ya birkaç kez turist olarak gitmiştim, çok da severim. Hatta yurt dışına yerleşme projemde ilk seçeneğim Londra'ydı 🙂 Ama işte hayat sonunda bana Paris'i verdi 🙂
      Ne var ki oturma ve çalışma iznim Schengen alanını kapsadığı için artık Londra'yı, daha doğrusu İngiltere'yi protesto ediyorum 🙂 Yani zorunlu bir durum olmadıkça vize konusu çözülene kadar (yani Fransız vatandaşı olana ya da kazara Türklere vize kalkana kadar) İngiltere'ye gitmeyeceğim 🙂 Bu da benim kendimce protestom :))) Oysa ki Londra'yı ne çok severim. İşin şakası bir yana umarım Paris'te çok güzel bir tatil geçirirsiniz. Blog'unuz da çok güzel, şahane bilgiler var.
      Şimdiden iyi tatiller

  1. Pazar Champs Elysee'dekini gormustuk bugun de buna gidebiliriz. 🙂 yazilarini cok yardimci oldu tatilimiz icin cok tesekkurler harika bir is cikartiyorsunuz.

    • Çok teşekkürler.
      Mümkünse akşam üzeri gidin. Hem gündüz halini hem de akşam atmosferini yaşamış olursunuz.
      Keyifli geziler, iyi tatiller

Yorum Yazın