(Son Güncelleme: 12.01.2018 – Konuk Yazar: Devrim Bağman) Yıllar önce Paris’e iş ya da turistik amaçlı geldiğim seferlerde tanıştığım Fransız arkadaşlarıma, canlı müzik olan ve çoğunlukla Fransızların gittiği, turistik olmayan kendi halinde salaş restoranlar sorduğumda yüzlerini buruşturup böyle bir yer olmadığını söylerlerdi. Müzik için bara gidilirdi onlara göre ve yemek yemek istiyorsan da iyi bir restorana gidip sakin sakin yemeğini yiyecektin. Tam da tahmin ettiğim gibi aslında yanlış adamlara yanlış şey sorduğumu çok sonraları anladım. Böyle yerler vardı ve Aux Petits Joueurs de işte bunlardan bir tanesiydi.

Her yerin bir ilk kez gitme anısı vardır ya buranınki bayağı ilginç benim açımdan. 80’lik bir Fransız çiftin daveti üzerine, tatillerini sık sık Türkiye’de geçiren ve Türkçeye azıcık da olsa hakim olan karmakarışık bir grupla birlikte gitmiştik ilk olarak ve muhteşem anılarla ayrılmıştık buradan. Ama çarpıcı olan anı aslında bu değildi. Olayın çarpıcı tarafı, yemek verilen adrese geldiğimizde kapının önünde gözlerime inanamayarak bakışımdı sarı duvarlara. Aylar önce Rue de Bellevue’nün o insana huzur veren ve çocukluğuna götüren ara sokaklarında bir gezi yapıp Koşuyolu anılarını canlandırdıktan sonra aşağı, Edith Piaf’ın eve doğru inerken yol üzerinde gördüğüm tek katlı salaş binaydı burası.  Sarı duvarlarını ve garaj girişi gibi olan kapısını unutmam olası değildi. Kapıyı zorlamış, etrafında iki tur atmış, merakımı içime gömüp ayrılmıştım yanından. Şimdi karşımda duruyordu ve tam da hayal ettiğim gibi özel bir mekan olduğunu anlıyordum.

Yanılmadığım bir başka konu da garaj benzetmesiydi. Gerçekten de bir araba garajından bozularak yapılmış bir yer «Aux Petites Joueurs». O kadar ki içeri girince kendini ilk önce yanlış yere gelmiş gibi hissediyor ve eyvah ne yaptık biz, burada ne yenir ki acaba diyorsunuz. Ta ki cuisse de canard (küis dö kanağ)’ın (ördek butu) tadından ağzının suları akıncaya kadar. Menü sınırlı ama Fransız mutfağının klasik izlerini içeriyor. Üstelik her zevke hitap edecek bir şeyler bulmak olası ve hepsi de gerçekten lezzetli. Fiyatlar Paris standartlarına göre makul, hele ki müzikli bir yer için bence İstanbul’a göre bile ucuzdur artık belki de. Şarap seçenekleri bol ama sofra şarabından şaşmayarak mutlu olmak her zaman olası hep söylediğim gibi. Özellikle tatlılarını denemek lazım.

Aux Petits Joueurs

Benim önemsediğim şeylerden biri de güler yüzlü servistir. Paris’te hızlı servis alma hevesimden çoktan pes ettim ama en azından garsonların hızlı olmaya çalışıyormuş gibi hissettirmeleri ve bunu bana mimikleri ve tavırları ile belli etmelerine çoktan razıyım artık 🙂 Genç ve dinamik garsonları var «Aux Petites Joueurs» ün.  Ya bir ailenin kuzenlerine ya da sezonluk çalışan üniversite öğrencilerine benziyorlar. Gülümsüyorlar servis yaparken ve önemsendiğini hissettiriyorlar insana. Sıcak ve samimiler. Bu bence yeterli. Üstelik ortamın samimi, sıradan havasına da uyuyorlar. Sadece genel geçer bir kuralı hiç unutmamak lazım Fransa’da sipariş verirken: Garson geldiğinde siparişiniz hazır olsun, bir kerede her şeyi söyleyin ve ikinci kere gelmesini bekleme ya da siparişinizi düzeltmeye çalışma hatasına sakın düşmeyin 🙂 Menüde yazan şeylerde değişiklik yapma, onu koy bunu koyma deme gafletine değinmeyeceğim bile. Çünkü ben zaten İstanbul’da bile dayanamazdım arkadaşlarımın bu nazlarına 🙂

Beni başta biraz korkutan ama birçok insanın da elbette ki hoşuna gidecek olan bir başka detay da ortamda çocuklu ailelerin çokça bulunması. Sanırım etrafta yaşayan mahalle sakinlerinin çok fazla rağbet ettiği bir yer burası. Çünkü gecenin bir saatinden sonra kucağında çocuğuyla sadece müzik dinlemeye gelen genç çiftlere bile rastlayabiliyorsunuz. Doğru bir benzetme mi bilemedim ama Paris’ten çok, küçük kendi halinde bir şehirde, mahalle sakinlerinin çokça rağbet ettiği gözde bir mekana gelmiş gibi düşünüyorsunuz aslında bunu görünce ve kendinizi onlardan biri gibi hissediyorsunuz. Güzel olan da işte bu benim için.  Ah evet bir detayı daha eklemek lazım. Barda ya da ayakta durup sadece bir şeyler içerek müzik dinlemek de olası görünüyor gecenin ilerleyen saatlerinde müzik başladığında. Ama beni çeken şey güzelce yemeğimi yiyip sonrasında masamda oturup keyifle müzikleri dinlemekti ne yalan söyleyeyim 🙂

Müzik müzik deyip duruyoruz, biraz da bu konuyu açmak lazım. Oldukça zengin ve değişik kökenlerden dünya müziklerine açık bir programı var Aux Petits Joueurs’ün. Caz, rock, Balkan müzikleri, çigan, Grek müzikleri, flamenco, caz manouche gibi herkese hitap edecek zengin bir program bu. Kendi web sayfalarından, gitmeden önce mutlaka o akşam ne olduğuna bir bakmak ve rezervasyon yaptırırken sürprizlerle karşılaşmamak için teyit etmekte fayda var. Fransa’nın ünlü restoran rezervasyon sistemi The Fork – La Fourchette‘ten rezervasyon yaparak işinizi kolaylaştırmak ve dönem dönem gerçekleştirilen özel indirimlerden ve promosyonlardan yararlanmak içinse bu linki kullanabilirsiniz.

Bizim ilk gidişimizde Türk, Yunan ve Balkan ezgilerinden oluşan bir seçki vardı. Bin bir türlü enstrümandan oluşan harika bir grup çalıyor söylüyordu.  Gecenin ilerleyen saatlerinde insanlar sahne alıp sirtaki yapıp danslar da etmişlerdi hatta ama her zaman o kadar şanslı olunmadığını bir sonraki sefer teknoya çalan bir rock gecesinde programa yanlış bakarak yazar arkadaşlarıma eziyet çektirdiğimde anlamıştım 🙂 Bu ara bir Balkan gecesini gözüme kestirdim yine bakalım 🙂

Şehrin hemen merkezinde olmasa bile ulaşımı zor değil Aux Petits Joueurs’ün. 7Bis metrosunun Buttes-Chaumont Parkı‘nın en üst noktasında bulunan Bozartis istasyonunda inerseniz Rue de Mouzaïa‘dan yukarı çıkarken solda, aynı metronun Pré-Saint-Gervais istasyonunda inerseniz Rue de Mouzaïa‘dan aşağı inerken sağda karşınıza çıkacaktır bu sarı bina.

Yazının başında bahsettiğim o tek katlı müstakil evlerin süslediği küçük yokuşlardan oluşan ara sokakların gezildiği, Edith Piaf’ın doğduğu evin görüldüğü bir geç akşam üstü gezisinin ardından oturulup bir şeyler yenip içilecek ve sonrasında da güzel bir müzik dinlenebilecek, kendi halinde, mütevazı, damak tadına hitap eden, uygun fiyatlı ve sevimli bir mekan sonuçta Aux Petits Joueurs ve burada insan kendini plaza insanlarının bilmediği, Paris’in profiline daha yakışan gerçek sakinlerinin tadını çıkarttığı samimi, içten bir ortamda hissediyor. Zengin bir seçkiye sahip canlı müzik dinlemek de cabası üstelik.

Her zamanki gibi hep sevgi ile tabii ki…

 

 

Adres: 59 Rue de Mouzaïa, 75019 Paris

Yazar

2 Yorum

  1. Merhaba Paris gezim sırasında bu bölgede kalacağım için burada akşam yemeği yemeyi düşünüyorum. Bu restoran için rezervasyon gereklimidir? Eğer gerekliyse rezervasyonu nasıl yaptırabilirim. Ayrıca Belleville civarında kalacağım akşamları dışarı çıkmak sıkıntılı olur mu? Yanıtlarınız için şimdiden teşekkür ederim.

    • Merhaba,

      Evet rezervasyon yapmanızda fayda var. Özellikle hafta sonları çok kalabalık olabiliyor. Bunun için doğrudan +33 1 42 41 23 80 nolu numaraya telefon edebilir ya da internetten lafourchette com'a girerek arama bölümüne Aux Petits Joueurs yazıp restoranı bulup internet üzerinden de rezervasyon yapabilirsiniz.

      Genel olarak restoranın çevresi sevdiğim bir bölgedir ama bazı bölümlerinde yüksek katlı beton bloklar var, o kısımlar çok sevimli değil. Yine de güvenlik açısından herhangi bir sorun olduğunu sanmıyorum. Eğer bana otelinizin adresiniz mail yoluyla gönderirseniz daha daha kesin bir şeyler söyleyebilirim.

      Mutlu günler.

Yorum Yazın