(Son Güncelleme: 11.09.2019) Marais Bölgesi‘nin en hareketli sokaklarından biri “Rue des Archives”dir ve bu sokak adını, üzerinde bulunan Musée des Archives Nationales (müze dez arşiv ya da müze dez ağşiv)’den alır. Dolayısıyla bu bölgede dolaşırken Rue des Archives üzerinde karşınıza çıkacak bu görkemli binayı tanımanın, hakkında genel bir bilgi sahibi olmanın yararlı olacağını düşünüyorum.
Tarihi 1300’lere dayanan bu bina günümüzdeki halini 1730’larda almış. Bina o zamanlar “Hôtel de Soubise” olarak geçiyormuş ve Soubise Prensi’nin ikâmetgahıymış. 1808’de Napoléon’un emriyle Imperial Archives (İmparatorluk Arşivleri) olurken, 1939-2006 yılları arasında Musée de l’Histoire de France (Fransa Tarih Müzesi) olarak kullanılmış, 2006’dan günümüze de Musée des Archives Nationales (Ulusal Arşivler Müzesi) olarak kullanılmakta.
Binanın girişi Rue de Francs Bourgeois üzerinde, buradaki ana kapıdan avluya girdiğinizde kendinizi çepeçevre sütunlarla çevrelenmiş genişçe bir avluda buluyorsunuz. Karşınızda duran bina oldukça etkileyici; yani elbette ki Paris standartlarında “mütevazı” bir bina olarak anılabilir ama Marais Bölgesi‘nin dar sokaklarında karşınıza böyle bir bina çıkması, olduğundan da daha büyük görünmesine neden oluyor.
Dilerseniz binanın ana kapısından doğrudan müzeye girip müzeyi gezebilirsiniz, dilerseniz yine binanın ana girişinden sağa dönüp ilerideki kapıdan yan bahçeye geçip, biraz ilerleyip sola dönüp arka sokaktan turunuza devam eder, bambaşka bir yere gizli bir geçitten ulaşmış gibi olursunuz ki orası da ayrı bir dünya.
Müzeyi gezmeyi seçerseniz eminim ki pişman olmayacaksınız. Özellikle Paris’te vaktiniz sınırlıysa, Versailles, Louvre, Orsay gibi çok vakit ayırmanız gereken yerlere gidemeyeceksiniz burayı gezmek de size eski zamanların görkemli Paris yaşantısı hakkında bir fikir verecektir. Zira giriş holü, o görkemli merdiven, salonlar yani başlıbaşına binanın kendisi bile içinde dolaştıkça huzur veren, insanın içini bir hoş eden tarifsiz güzellikte. Tabi ki bu değerlendirmeyi en büyük zevklerinden biri mimari olan birinin fikirleri olduğunu unutmayın. Belki siz gezerken gördükleriniz “eski püskü” ya da “taş duvar” olarak görünebilir ama ben yine de seveceğinizi umuyorum.
Müzede Fransız tarihinden pek çok önemli belge, döküman, resim, tablo, madalya vb objeler ziyaretçilerini bekliyor. Dediğim gibi, bunları görmek kadar bu binanın içinde olmak da bir o kadar etkileyici.
Müze resmi tatiller ve pazartesi günleri hariç her gün açık.
İster müzeyi gezin ister bahçesinde dolaşın, buradan çıktığınızda yine Marais’nin hareketli dünyasında olacaksınız. Dilerseniz buradan aynı sokak üzerinde bulunan Musée Carnavalet‘ye geçebilirsiniz, dilerseniz kuzeyde bulunan Musée des Arts et Métiers‘yi gezebilirsiniz ya da batı tarafınızdaki Centre Pompideu‘ya uğrayabilirsiniz. Canınız sokak sokak dolaşmak, gezerken kendizi hayatın dinamiğine bırakmak istiyorsa, o zaman içinde bulunduğunuz Marais Bölgesi zaten tam aradığınız yer. Dilediğiniz sokaktan girip istediğiniz yöne sapabilirsiniz, canınız çektiği yerde oturup bir kahve içebilir ya da keyifli bir yemek yiyebilirsiniz. Butikler, antikacılar, kitapçılar, hepsi, her şey sizin için burada.
Musée des Archives Nationales’e metro ile gelmek için sanırım en yakın istasyon 11 numaralı hat üzerindeki “Rambuteau”; biraz yürümeyi göze alırsanız 1 numaralı hattın Hôtel de Ville istasyonu da yakın aslında.
Keyifli geziler, keyifli keşifler.

 

Author

Write A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.