(Son Güncelleme: 02.06.2018) Bu kez sizlere “mutlaka görmeniz gereken” değil, Loire Vadisi Şatoları Turu yaparken “vaktiniz varsa uğramanızı istediğim” bir şatoyu, Château de Montrésor – Montresor Şatosu‘nu tanıtmak istiyorum. Benim için bu şatoyu gezmek iki nedenden ötürü önemliydi: Birincisi, bu şatoyu tamamen şans eseri keşfetmiş olmamız, ikincisiyse şatonun halen yaşanan bir “ev” olması… Yani bu Montresor Şatosu’nu gezerken gerçek bir ev geziyormuş gibi hissediyorsunuz. Üstelik bu şato, Loire Vadisi’nde görülmeye değer 80 şato kitapçığında da yer alıyor; demek ki bir tek seveni ben değilim; eminim siz de seveceksiniz 😉

Montresor Şatosu - Chateau de Montresor Pariste.Net

Montresor Şatosu Paris’e 250 kilometre mesafede. Montrésor (montrezor ya da montğezoğ) köyünde bulunuyor. Elbette sırf bu şatoyu görmek için Paris’ten kalkıp gelmeyeceksiniz; Loire Vadisi Şatoları Turu yaparken yolunuz, dillere destan Chenonceau Şatosu‘na düştüğünde, vaktiniz varsa bir 30 kilometre daha gidip Montresor Şatosu’na da uğrayıp uğramamaya karar vermeniz gerekecek. Üstelik Montresor Şatosu’na 18 kilometre mesafede Loches Şatosu – Château de Loches diye şahane bir şato daha var ki hangi birini göreceğinizi inanın ben de bilmiyorum; sizin de işiniz zor 🙂

2014 Haziran ayıydı, yine Loire Vadisi Şatoları Turu yapıyorduk. Loches (loş) yakınlarında Les Troglos de Beaulieu diye bir mağarada (evet mağarada) konaklamıştık… Sanıyorum oradan Chenonceau Şatosu‘na giderken şehirlerarası yoldan çıkıp köy yollarında geze geze gidiyorduk ve yol üstünde Montresor Şatosu diye bir yer olduğunu gördük; direksiyonu kırıp yoldan çıktık ve kendimizi Montrésor köyünde bulduk. Ne şans… Burası küçücük ama çok sevimli bir köy. Bir şatosu, birkaç evi, bir iki restoranı dışında ilginç bir şey yok ama ilginç olan böylesine sıradan bir köyün bile güzel bir yaşam için gerekli olan tüm kriterlere sahip olmasıydı…

Montresor Şatosu - Chateau de Montresor Pariste.Net

Barbizon, La Roche Guyon, Giverny gibi yazılarımda Fransız köyleri hakkında düşüncelerimi detaylı bir şekilde yazmıştım. Montresor’da da böylesi bir keyif aldım ama itiraf etmeliyim ki burası çok daha küçük bir yer. Arabayı şato duvarının karşısına park edip yemek yiyecek bir yer bakındık ve görebildiğimiz tek yer olan Montrésor Café’ye oturduk. Burada unutamadığım sahne, köydeki üç-beş dükkandan biri olan, hemen kafenin yan tarafında bulunan sigortacı amcanın öğle tatilinde dükkanını kapatıp bizim oturduğumuz kafede yemeğe gelmesiydi. Bilemiyorum ama sanki burası Anadolu’da bir köy olsaydı, dükkan sahibi öğle yemeğinde ya evine giderdi ya da hanımının evden getirdiği yemekleri yerdi gibime geliyor. Bizim sigortacı Fransız amca şarabıyla salatasıyla, gayet güzel bir öğle yemeği yedi 🙂

Montresor Şatosu - Chateau de Montresor Pariste.Net

Biz de yemeğimizi yedikten sonra yürüyerek iki dakikada Montresor Şatosu’nun girişine ulaştık. Aslına bakarsanız neyle karşılaşacağımızı bilmiyorduk, çünkü gezeceğimiz yerle ilgili en ufak bir fikrimiz yoktu; dedim ya tamamen şans… Şatonun ana giriş kapısına geldiğimizde bizi XI. yüzyıldan kalma surlar karşıladı. Kapıdan bahçeye girdiğimizde kendimizi bambaşka bir dünyanın içinde bulmuştuk… Seviyorum ben böyle yerleri; benim şato deyince anladığım şey bu. Etrafı kale surları, ortada da büyükçe taş evler ama Chambord Şatosu gibi abartılı değil, çok çok çok daha mütevazı 😉

Montresor Şatosu - Chateau de Montresor Pariste.Net

Montresor Şatosu’nun tarihi XI. yüzyılın başına, 1005 yılına dayanıyor! Şato ilk olarak Anjou kontu Foulques Nerra tarafından ezeli düşmanı Blois kontu Eudes’e karşı, savunma amaçlı olarak inşa ettirilmiş. Tarih boyunca şato pek çok kez el değiştirmiş, her el değiştirmede eklemeler ve yıkımlar gerçekleşmiş. Montresor Şatosu en son 1849‘da Fransa kralı III. Napolyon’un arkadaşı, Polonlaylı bir asilzade olan kont Xavier Branicki tarafından satın alınmış ve baştan aşağı restore edildikten sonra günümüzdeki haline kavuşmuş ve bu şekliyle korunmuş.

Montresor Şatosu - Chateau de Montresor Pariste.Net

Şatonun içinde gördüğünüz mobilyalar da o döneme ait. Dediğim gibi Montresor Şatosu’nun bir diğer ilginç yanı da içinde halen yaşanıyor oluşu. O yüzden bir müze değil de bir ev geziyormuş gibi hissediyorsunuz. Gerçi biraz eski, oldukça eski bir ev ama olsun 🙂 Şatoda sadece 150 yıllık mobilyalar değil, birbirinden güzel tablolar da ilgi çekiyor. Özellikle XV. yüzyıl dönemi İtalyan ve Hollandalı ressamların tabloları önünde epey vakit geçirmeniz mümkün.

Montresor Şatosu - Chateau de Montresor Pariste.Net

Montresor Şatosu’nu gezerken bilmiyordum ama bu yazıyı hazırlarken şöyle bir bilgiye ulaştım. Şatonun 150 yıl önceki sahibi olan Polonyalı asilzazde Xavier Branicki o zamanlar bu şatoda, Polonya kralı Jean Sobieksi’nin koleksiyonunu da topluyormuş. Peki kral Sobieksi kim? 1863’te Avrupa’nın ve Osmanlı İmparatorluğu’nun kaderinde önemli bir dönüm noktası olan II. Viyana Kuşatması sırasında Osmanlı orduları karşısında savaşan ordunun başındaki komutan! Bu savaştaki başarısından ötürü Avusturyalılar’ın teşekkür babında krala hediye ettiği eserlerin bir bölümü de bu şatodaymış ama itiraf etmeliyim ki hangileri olduğunu çözemedim 😉

Montresor Şatosu - Chateau de Montresor Pariste.Net

Montresor Şatosu’nda avcılık ve silah severler için de hatırı sayılır bir koleksiyon olduğunu söylemeliyim ama bu konular benim ilgi alanıma girmiyor. İnsanlar savunmasız bir hayvanı spor olsun diye neden öldürür, aklım almıyor. Hele birbirlerini neden öldürür durur? Düşünsenize, Adem’le Havva miti üzerinden düşünecek olursak ilk insanın çocuklarından Kabil, kardeşi Habil’i öldürüyor ve insanlık tarihi böyle başlıyor; sonra siz bu insanlığın soyundan hayır bekleyeceksiniz… Neyse işte, sonuçta pek çok salonda silahlar, bu silahlarla öldürülmüş zavallı geyik başları var işte…

Montresor Şatosu - Chateau de Montresor Pariste.Net

Günümüzde Rey Ailesi’ne ait özel mülk olan Montresor Şatosu Mart başından Kasım ortasına kadar 10:00-18:00 saatleri arasında gezilebiliyor. Kasım ortasından Şubat sonuna kadar olan dönemde ise sadece Cumartesi, Pazar ve okul tatili dönemlerinde ziyarete açık ve bu dönemlerde yine 10:00-18:00 arası gezilebiliyor. Şatonun giriş fiyatını ve diğer güncel bilgileri yazının sonundaki resmi web sayfası linkinden inceleyebilirsiniz.

Montresor Şatosu - Chateau de Montresor Pariste.Net

Şatonun içini gezdikten sonra bahçesini dolaşmak da oldukça keyifli. Dediğim gibi çevresi surlarla çevrili olduğu için büyükçe bir avluda dolaşıyormuşsunuz gibi ama abartılı bir büyüklük olmadığı için, sanki kendi evinizin bahçesiymiş gibi. Bazı teraslardan aşağının manzarası çok güzel görünüyor. Gerçi Montresor Şatosu yılın her günü açık ama ben burayı gezmek için size kış harici bir dönemi öneriyorum. Tabii başka şansınız yoksa elbette ki kışın da ayrı bir tadı olacaktır. Böylesi bir havada gezerseniz ve deneyimlerinizi bizlerle paylaşırsanız çok sevinirim.

Montresor Şatosu - Chateau de Montresor Pariste.Net

Bugüne kadar Loire Vadisi’ni üç kez dolaşmış olmama rağmen Montresor Şatosu’nu sadece bir kez, Haziran 2014’te gezdim. Dolayısıyla Loire Vadisi Şatoları yazı serimde tüm fotoğraflar 2017 yılına aitken bu yazıdaki fotoğraflar 2014’ten. İstedim ki bu şatoyu atlamayın, pek çok yazımda Montresor Şatosu’ndan bahsederken tıklayacak linkiniz, bakacak fotoğaflarınız ve okuyacağınız Türkçe bir içerik olsun. Belli mi olur, bir kere daha yolum düşer elbet buralara, o zaman bu fotoğrafları da yenilerim. Hem benim ilk blog yazmaya başladığım yıllara ait fotoğraflar olduğu için, o dönemli acemiliklerimi gözlemlemek adına da iyi bir fırsat benim için 😉 Siz yine de eksiklerim için kusuruma bakmayın, beni hoş görün lütfen.

Montresor Şatosu - Chateau de Montresor Pariste.Net

Montresor Şatosu’na toplu taşımayla gelmeniz pek kolay değil, hatta hiç kolay değil. O yüzden kendi aracınızla ya da araba kiralayarak gelmekten başka çareniz yok. Zaten hep söylediğim gibi bu bölgenin tadı sadece, özgürce gezebileceğiniz bir taşıt varsa mümkün. Otobanlardan çıkın, kendinizi köy yollarına atın. Merak etmeyin, çevrede ilginizi çekecek bir yer mutlaka olacaktır. Duracağınız herhangi bir restoranın öğle menüsünde tatlı niyetine içi romla doldurulmuş kavun bile bulabilirsiniz 🙂

Araba kiralamak isteyenlere herhangi bir firma öneremem belki ama rentalcars.com‘dan, tüm rent a car firmaları arasından kendinize uygun aracı kiralamak en ideal yöntem olabilir. Tabii ki tercih sizin. Araba kiralayacak olanlara en önemli önerim, mutlaka GPS’li araç seçmeleri ya da gelirken kendi navigasyon cihazlarını getirmeleri. Fransa’da yollar oldukça karışık olduğundan navigasyon cihazları hayat kurtarıcıdır.

Montresor Şatosu - Chateau de Montresor Pariste.Net

Konaklama için bu bölge civarında yer bakınıyorsanız Loches çevresinde kalmak keyifli olacaktır. Bizim kaldığımız mağara otel Les Troglos Beaulieu zaten güzel ama bu civarda, başka nerede kalırsanız kalın çok güzel olacaktır. Sadece bu bölge ya da Paris için değil, eğer otel rezervasyonlarınızı booking.com üzerinden yapma alışkanlığı olan biriyseniz, dünyanın neresi için olursa olsun rezervasyonunuzu Pariste.Net’teki linkler ya da aşağıdaki banner üzerinden yaparak bana destek olacağınızı zaten biliyorsunuz. İlginiz ve desteğiniz için çok teşekkür ederim.

Bu civardaysanız Chenonceau Şatosu‘nu zaten gezeceksiniz ama vaktiniz varsa Loches’a da mutlaka uğrayın ve oradaki Loches Şatosu‘nu gezmeye fırsatınız olmayacaksa bile dışarıdan görün. Özellikle gün batımında tepeden manzara çok güzel. Zaten memlekette her yer güzel, her köşesi birbirinden özel…

Bir gün yolunuzun buralara düşmesi, benim yaptığım gezilerden çok daha güzellerini yaparak hayatınızda unutulmayacak anıların birikmesi dileğiyle.

Keyifli geziler, keyifli keşifler.

 

 

Web Adresi: chateaudemontresor.fr/

Adres: 11 Rue Xavier Branicki, 37460 Montrésor

Yazar

2 Yorum

  1. Şatolar masal kitaplarında güzel fakat gerçek hayatta bu şatoların içinde yaşamların güzel olmadığını zannediyorum ve bana kasvetli geliyor, köy hoş ve otantik görünüyor, eski devirde geçen şovalyeli Fransız filmleri için bu mekanları kullanıyorlardır herhalde çünkü sanal ortam yaratmadan doğal korunmuş tarihsel mekanlara sahipler. Ayaklarınıza bileğinize kuvvet bizde sizinle geziyoruz:)))Başarılar sağlıklı mutlu nice günler dilerim.

    • Ahmet Ore Yanıtlayın

      Çok haklısınız Şükran Hanım, yaşamak için fazla ferah bir yer gibi değil ama emin olun, bu şatonun sahiplerinin tek evi burası değildir. İnsanın birkaç evinden biri böyle olunca ara sıra kalmak için keyifli olabilir, sonra gidip Paris’te Eyfel Kulesi manzaralı evlerinde ya da Monaco yat limanına bakan dairelerinde kalıyordurlar 🙂
      Çok çok teşekkürler, selamlar, sevgiler…

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.