(Son Güncelleme: 09.01.2019) Hep söylüyorum: Paris’te her zevke, her talebe, her kişiye göre gezip görecek bir yer illa ki var. Bilmem kimin ilgisini çeker, kim bu tarz yerlerden hoşlanır ama bugün ben sizlerle çok enteresan bir mağazayı paylaşmak istiyorum: Marché Saint-Pierre (marşe sen piyer ya da mağşe sen piyeğ)

Burası 18. arrondissement‘da, Montmartre eteklerinde, Square Louise Michel Parkı ve La Halle Saint-Pierre‘in hemen yanında, ıncık cıncık binbir çeşit kumaşı bulabileceğiniz çok hoş bir mağaza. Küçük parça kumaştan metrelercesine, ipeğinden satenine, keteninden kadifesine adını sanını bilmediğim binlerce çeşidiyle her türlü kumaş çeşidini bir arada bulabileceğiniz rengarenk bir “katlı mağaza” aslında.

Benim gibi gezdiği tüm giyim mağazalarında beğendiği giysilere dokunmadan edemeyen biri için bulunmaz bir nimet burası. Binbir çeşit tekstil ürününün desenlerini inceleyerek, kumaşlarına dokunarak epey bir vakit geçirebilirim çünkü.

Marché Saint Pierre – Montmartre

İlk olarak, bir önceki evimize yeni taşındığımız zaman masa örtüsü arama derdine Devrim’in Fransızca hocasının tavsiyesi üzerine keşfetmiştik burayı. “Ne ararsan var” tarzı bir yer olduğunu görüp çok mutlu olmuştuk. Birkaç ay sonra da çok sevgili arkadaşım Hayruş Paris’e ziyaretimize geldiğinde onunla da gitmiştik Marché Saint-Pierre’e, ki asıl kadrini kıymetini o zaman anladım: Zira kendisi tam bir “patchwork – kırkyama” delisi olduğu için gözü gönlü epey bir açılmıştı burada. Ben de gelen misafirime böyle bir yer gösterdiğim için mutlu olmuştum kendimce 🙂

Bilmem kumaşları sever misiniz siz de? Eğer ilginizi çekiyorsa, desen, renk ve dokuları sizi cezbediyorsa burayı gezmenizi önerebilirim. Elbette ki hususi burayı keşfetmek için gelmeye gerek yok. Bir Montmartre ve Sacré Coeur gezinizde, La Halle Saint-Pierre‘de kahve molası verdikten sonra hemen arkadaki Marché Saint-Pierre’e girip katları şöyle bir dolaşırsanız keyif alabileceğinizi düşünüyorum. Belki de Paris’te yaşıyorsunuzdur ve kumaşa ihtiyacınız vardır; e o zaman burası zaten tam size göre bir yer.

Gerçi sağında solunda bu tarz başka yerler de var ama ben en çok Marché Saint-Pierre’i seviyorum. İçeri girdiğimde Mahmutpaşa hatta daha çok eski Beyoğlu tarzı bir yerde buluyorum kendimi ama etrafımda çoğunlukla yaşlı ve kibar eski Paris hanımefendileri oluyor; çok farklı bir atmosferi yaşıyorum ve tabi birbirinden güzel kumaşlar beni benden alıyor haliyle. Öyle ki her katta ayrı ayrı bulunan kasaları bile ayrı bir nostaljik. Eski İstanbul’un o eski Ermeni-Rum esnaflarından alışveriş ediyormuş gibi hissediyorsunuz…

Marché Saint Pierre – Montmartre

Montmartre‘a gelir gibi, 2 numaralı metro hattının “Anvers” durağında inip Parapharmacie Monge‘un köşesinden yukarı doğru yürüdüğünüzde, yokuşun en tepesindeki atlıkarıncadan yani Square Louise-Michel Parkı’ndan sağa dönünce ulaşıyorsunuz buraya. Dediğim gibi, önce La Halle Saint-Pierre çıkıyor karşınıza, hemen onun arkasından da Marché Saint-Pierre.

Zaten Montmartre geziniz başlıbaşına güzel bir gün geçirmenize neden olacaktır; araya bir de burayı sıkıştırırsanız ekstra bir değişiklik olur gibime geliyor. Buranın Pazar hariç her gün 10:00-18:30 arası açık olduğunu da unutmayın lütfen.

Youtube kanalım Pariste.Net Tv‘de yayınlanan, Marché Saint Pierre’in de tanıtıldığı, aşağıdaki Alternatif Montmartre Turu videomu izleyerek burası ve civarda yapılabilecekler hakkında fikir edinebilirsiniz:

Keyifli geziler, keyifli keşifler…
Author

Write A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.