(Son Güncelleme: 02.10.2018) Bu yazıda yine tatlı yiyeceğiz tatlı konuşacağız, Paris’te en sevdiğim çikolatacılardan biri olan Maison Georges Larnicol’ü yakından tanıyacağız.
Bilen bilir, öyle tatlıyla çok arası olan biri değilimdir, özellikle içine şeker basılmış tatlılarla aram hiç yoktur ama çikolatanın ve çikolata ile yapılan tatlıların bende yeri ayrıdır… Hele ki kokusu, ah o çikolatanın, o kakaonun baştan çıkarıcı kokusu yok mu, insanı nasıl da baştan çıkartır.
Maison Georges Larnicol (mezon joğj lağnikôl) Paris’te tonla bulunan pek çok çikolatacıdan biri aslında. Benim buradan söz etmemin nedeniyse ürünlerinin lezzetinden çok, özellikle Montmartre mağazalarındaki muhteşem eserler. Eserler derken neden mi söz ediyorum? Yazıdaki fotoğrafları görünce zaten anlayacaksınız:

Maison Georges Larnicol
Le Petit Musée du Chocolat

Montmartre Tepesi turu için gezi önerimde buraya da mutlaka uğramanız gerektiğini yazmıştım. Şimdiyse neden uğramanız gerektiğini yazıyla ve resimlerle detaylandırmaya çalışacağım.

Anvers metrosundan çıkıp da karşıdaki yokuştan Sacré Coeur‘e doğru tırmanırken solunuzda bu çikolatacıyı gördüğünüzde dışarıdan Paris’in o bildik çikolatacılarından biriymiş gibi düşünüp içeri girmeyip bu enteresan yeri kaçırabilirsiniz. Oysa adımınızı bir içeri atsanız sağlı sollu tezgahlardaki birbirinden güzel tatlıların yanı sıra, tam ortada duran, çikolatadan yapılmış dev Notre Dame modelini görünce sizin de benim kadar etkileneceğinize inanıyorum. Gerçi burada daha önce Eyfel Kulesi modeli vardı ama bir yıl kadar önce Notre Dame ile değiştirdiler. Demem o ki siz gittiğinizde çikolatadan yapılmış başka bir anıt yapı görme ihtimaliniz de var.

Bu dev çikolata esere hayran hayran bakıp içerilere doğru devam ettikçe önce Breton tatlısı olan “kouignette”leri görüyorsunuz. Kouignette (kuinyet) bana biraz ağır gelen bir tatlı ama belki sizin hoşunuza gidebilir. Dediğim gibi, çikolatalı olmadığı için benim sevme olasılığım da düşük oluyor. Sonra tam karşıdaki tezgahta, kasanın olduğu yerde “macaron”lara ulaşıp bir kere daha kendinizi kaybetme ihtimaliniz var… Artık burada ne alıp almayacağınız tamamen sizin zevkinize kalmış ama eliniz boş çıkacağınızı pek sanmıyorum.

Maison Georges Larnicol
Le Petit Musée du Chocolat
Sonra mağazanın içerilerine, sola doğru kıvrıldığınızda sağ tarafınızda çikolata tezgahı ile karşılaşıyorsunuz. Buradan küçük poşetlere kendi seçkinizi doldurup istediğiniz çeşitten istediğiniz kadar alıyorsunuz ve toplam gramajına göre ödeme yapıyorsunuz. Hangi birini önereyim ki, hepsi birbirinden güzel…
Siz burada çikolatalardan çikolata beğenmekle mücadele ederken kazara arkanızı bir dönüveriyorsunuz, tam karşınızda çikolatadan dev bir kalyon sizi karşılıyor. İnsanın içi gidiyor görünce; hem görkemi karşısında etkileniyorsunuz, hem de hınzırca tadını merak ediyorsunuz 🙂
Bu taraftaki tezgahta aynı zamanda bezeler de bulunuyor. Belki onlar da ilginizi çekebilir.
Maison Georges Larnicol
Le Petit Musée du Chocolat

Buradan sonra her şey bitti derken iki üç basamak inip diğer bölüme bir geçiyorsunuz ki daha neler var neler. Çikolatadan dev Eyfel Kulesi mi dersiniz, Afrodit heykeli mi dersiniz, Notre Dame Katedrali‘nden detay heykeller mi dersiniz… Bu küçücük alana sizi kendine hayran bırakacak, bir o kadar da ağzınızı sulandıracak birbirinden güzel çikolatadan eserler ziyaretinizi bekliyor.

Tabii bunlar satılıyor mu, satılsa almaya para yeter mi bilmiyorum ama daha küçük boyutlarda, çikolatadan yapılmış sevimli hayvancıklar, çiçekler, arabalar gibi farklı farklı objeler de satılıyor. Bunların fiyatı 30 euro ile 60-70 euro arasında değişiyor. Ben en çok, çikolatadan yapılmış piyanoyu ve topuklu, kırmızı kadın ayakkabısını seviyorum. İnsan yemeye kıyamaz.

Tabii şeker hastasıysanız bu dükkana girmemeniz gerekiyor. Yani bir şey alıp yemeseniz bile içeriden buram buram yükselen çikolata ve kakao kokusu yok mu, inanın çok ama çok tehlikeli bir yer burası 🙂

Maison Georges Larnicol
Le Petit Musée du Chocolat
Maison Georges Larnicol’ün Odéon ve Rue de Rivoli’de de mağazası var. Odéon‘daki yere ara sıra uğruyorum, çok da seviyorum ama Rue de Rivoli’deki şubesine hiç yolum düşmedi sanırım. Zaten müze formatında olan tek yeri Montmartre‘taki şubesi. O yüzden bir Montmartre gezinizde buraya uğramanızı tavsiye ederim.
Ben genelde turun en son aşamasında buraya uğrayıp güzel bir finalle günü noktalamayı tercih ediyorum. İçeri bir giriyorum, o çikolata kokusunu içime bir çekiyorum; ne yorgunluk kalıyor ne başka bir şey; hayat çikolata olup iliklerimden akıyor sanki 🙂
Montmartre‘taki mağazaya toplu taşıma ile doğrudan gelmek isterseniz 2 numaralı metro hattının Anvers istasyonunda inip tam karşınızdaki Parapharmacie Monge‘un olduğu yokuştan yukarı tırmanmanız yeterli. Az ileride solda karşınıza çıkacak. Sonrasında da Sacré Coeur ve Montmartre Tepesi‘nde bir gezinti zaten.
Keyifle ve afiyetle…
Georges Larnicol’ün de tanıtıldığı, Youtube kanalım Pariste.Net Tv‘de yayınlanan Klasik Montmartre Turu videomu izleyerek de bu mekan ve çevre hakkında bilgi alabilirsiniz:

Mutlu günler

Author

3 Comments

  1. Tavsiyeniz üzere Montmartre şubesine uğrandı, çi,jkulata değil ancak macaronlar alındı. Kutusu ve kağıt torbası kızım tarafından yenisi gelene kadar itina ile saklanmakta.

  2. Merhabalar Ahmet Bey,

    Sayenizde Paris’i çok daha hızlı ve minimum zaman kaybıyla keşfediyoruz ve ben de bu nedenle farklı mecralardan size teşekkür ettim. Ancak bu sefer ilk kez teşekkür etmemeyi (!) tercih ediyorum. Tavsiyeniz üzerine gittiğimiz bu çikolata müzesinde eserler bizi adeta büyüledi. Her biri birbirinden inanılmazdı ki 3,5 yaşındaki kızım da çok eğlendi. Ancak işin kötü yanı şu ki buradan ortalama 1 kilo kadar çikolata ve tatlı alıp çıktık. Her biri o kadar güzeldi ki, herhalde 2-3 seferde de bitirdik 😀 Ve o gün bugündür tekrar gitmenin hayalini kuruyoruz. Sayenizde kilo alıyoruz Ahmet Bey şikayetçiyiz 🙂

    Şaka bir yana böylesi tatlı bir tavisye için teşekkürler. Öte yandan şunu da belirtmem gerekir ki macaronlarından da almamıza karşın memnun kalmadık. Sanırım macaronu bu konunun uzmanı La Durée ya da Pierre Hermé’den almak gerek 🙂

    İyi çalışmalar.

    • Ahmet Ore Reply

      Çok uzun zamandır sıkı bir rejimde olduğum için epeydir çikolata yemiyorum, yorumunuz okurken bile çikolata krizine girmemek için kendimi zor tuttum, benim de işim zor yani 🙂
      Macaron konusunda kesinlikle haklısınız, buranın çikolataları güzel ama macaron konusunda o kadar başarılı değiller. Pek çok arkadaşım sevse de daha güzellerini yediğim için beni pek mutlu etmiyor.
      Teşekkürler.

Write A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.