(Son Güncelleme: 09.01.2019) Lüksemburg Bahçesi‘ni hepimiz biliriz, imkanı olan da mutlaka gidip görmüştür ve hatta bahçenin havuza bakan tarafındaki meşhur Fransız Senatosu – Lüksemburg Sarayı‘nı da iyi kötü çoğumuz tanırız ama aranızda bu müthiş yapıyı gezme şansı yakalayan kaç kişi var?

Her yıl düzenlenen Avrupa Kültürel Miras Günleri – Journées Européennes du Patrimoine etkinlikerinden 2014’tekine denk gelip, bu kapsamda Fransız Senatosu – Lüksemburg Sarayı kapılarını ziyaretçilere açınca, ben de burayı gezme şansı yakalayan mutlu kişilerden biri oldum ve fotoğrafları toparlayıp gerekli araştırmaları yaptıktan sonra deneyimlerimi, gezip gördüklerimi sizlerle paylaşmak istedim.

Lüksemburg Sarayı - Fransız Senatosu - Palais du Luxembourg - Le Sénat Pariste.Net

Fransız Senatosu – Lüksemburg Sarayı 6. arrondissement‘da, Odéon metro istasyonun biraz üst tarafında, Odéon Tiyatrosu‘nun hemen arkasında yer alan Rue de Vaugirard üzerinde bulunuyor. Palais du Luxembourg (pale dü lüksanbuğ) olarak geçen sarayın yapımına Kral XIII. Louis’nin annesi, Kral IV. Henri’nin dul eşi Marie de Medici‘nin emriyle 1615‘te başlanmış, 1631’de inşaat devam ederken kraliçe sarayına yerleşerek burada güzel güzel yaşamaya başlamış

Lüksemburg Bahçesi de bir vakitler bu sarayın bahçesiymiş. Daha sonra başka başka aristokratların ikametgâhı haline gelen saray, Fransız İhtilali sonrasında çeşitli düzenlemeler yapılarak, en önemlisi de içinde bir oturum salonu oluşturularak çok uzun yıllar Devlet Konseyi binası olarak kullanılmış. En sonunda 1958‘te, beşinci cumhuriyet zamanında Lüksemburg Sarayı’nın Fransız Senatosu olmasına karar verilmiş.

Lüksemburg Sarayı - Fransız Senatosu - Palais du Luxembourg - Le Sénat Pariste.Net

Fransa’da temsili demokrasi iki aşamalı meclis sisteminden oluşuyor. Bir tanesi halkın seçtiği, bizim TBMM’ye benzeyen Fransız Ulusal Meclisi – Assamblée Nationale, bir tanesi de Ulusal Meclis ve pek çok farklı temsil gruplarının oylarıyla seçilen Fransız Senatosu – Le Sénat. İşte Fransız Senatosu bu saray kompleksi içinde çalışmalarını yürütüyor, yukarıda gördüğünüz oturum salonunda Fransa’nın ve dünyanın kaderini belirleyen pek çok yasa tasarısını oyluyor.

Journées du Patrimoine – Kültürel Miras Günleri kapsamında gezdiğim Fransız Senatosu’nun, yukarıda fotoğrafını gördüğünüz salonunu gördüğümde hissettiklerim, sadece turistik bir etkinlik gerçekleştirmiş olmanın mutluluğu değil, aynı zamanda burada tartışılan ve kabul edilen kanunların hayatıma nasıl yön verdiğini daha iyi idrak etmem için gereken olgunlaşma süresini tamamladığımı fark etmenin keyfiydi biraz da.

Lüksemburg Sarayı - Fransız Senatosu - Palais du Luxembourg - Le Sénat Pariste.Net

Fransız Senatosu – Lüksemburg Sarayı’nın içinde dolaştıkça insanın kendini kaybetmemesi işten bile değil. “En güzeli, en görkemlisi Versay Sarayı” yanılgısına kapılmış olmanın yanlışlığını fark ettirircesine bu saray da bir o kadar görkemli ve etkileyici. Elbette ki Versay Sarayı kadar büyük değil ama çok daha “insani”, çok daha yaşanası 🙂

İnsan salondan salona geçerken, o muhteşem merdivenleri tırmanırken, uzun koridorlarda gezinirken kendini sarayın gerçekten yaşadığı yıllarda hissediyor ve bazen bu saray kendininmiş gibi bir edayla halkını selamlamak isteyebiliyor 🙂 Üstelik bu sarayda (ve Fransa’daki diğer pek çok sarayda) insanı etkileyen sadece gösteriş ve görkem değil, aynı zamanda sanata, bilime ve eğitime verilen değerin ne boyutta olduğunun ayırdına varmak çoğu zaman.

Lüksemburg Sarayı - Fransız Senatosu - Palais du Luxembourg - Le Sénat Pariste.Net

Öyle ki Palais du Luxembourg – Lüksemburg Sarayı’nın kütüphane bölümüne girdiğimde gözlerime inanamadım; muhteşem dekore edilmiş bu salon ve birbirinden değerli, sıra sıra dizili kitaplar insanın ayağını yerden kesiveriyor. Keşke diyor insan, oturup burada uzun uzun bu kitapların içine kaybolabilsem.

Salondan salona geçerken, pencereden dışarıyı seyrederken en büyüleyici manzara elbette ki Lüksemburg Bahçesi‘ni bu konumdan izlemek. Öyle ki, bu parka sık sık gelen, her seferinde de bu sarayı hayranlıkla izleyen biri olarak; bu kez tam karşı cepheden her zaman dolaştığım parkı izlemek, hele ki böyle bir sarayın penceresinden izlemek gerçekten hoş bir duygu.

Lüksemburg Sarayı - Fransız Senatosu - Palais du Luxembourg - Le Sénat Pariste.Net

İnanmazsınız, bir süre sonra insan yürümekten değil ama gördüğü bunca güzellik karşısında hayranlıktan yorgun düşüyor. Ben de daha fazla dayanamayıp yukarıda fotoğrafını gördüğünüz salonda epeyce bir süre oturup maruz kaldığım güzelliklerin yükünü sindirmeye çalışmıştım. Gönül ister ki her bir detayı saatlerce izleyebileyim.

Artık Odéon tarafında yürürken ya da Lüksemburg Bahçesi‘nde gezinirken bu sarayı gördüğümde sadece dış cephesi değil, içinde gördüklerim ve bir senato binası olarak kişisel yaşamımdaki önemi nedeniyle daha bir anlamlı geliyor bana. İstedim ki siz de buranın önünden, sağından-solundan geçerken bu yazdıklarımı hatırlayın, bu fotoğrafları gözünüzün önüne getirin ve dışarıdan gördüğünüz o görkemli sarayın içini benim gibi hatırlayın. Kim bilir, belki siz de birgün bir Patrimoine Günleri‘ne denk gelir, benim gibi burayı gezme şansı yakalayabilirsiniz.

Lüksemburg Sarayı’nı görmek için 4 ya da 10 numaralı metro hattının Odéon istasyonunda inebilirsiniz ya da RER-B ile Luxembourg istasyonunda inip Lüksemburg Bahçesi‘nin içinden aşağı doğru yürüyerek gelebilirsiniz. Hazır bu civardayken Saint Sulpice Kilisesi‘ni, Odéon‘u, Saint Germain Bulvarı‘nı gezebilirsiniz. Malum, Café de Flore, Les Deux Magots, Cour du Commerce Saint André, Odéon Tiyatrosu, Marché Saint Germain gibi yerler hep o tarafta. Ah unutmadan, sarayın ana giriş kapsının çaprazında Metre Taşı var, onu da görmeyi ihmal etmeyin derim.

Keyifli geziler, keyifli keşifler.

 

 

Web Adresi: senat.fr/lng/tr/index.html (Türkçe)

Adres: Le Sénat, 75006 Paris

Author

Write A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.