(Son Güncelleme: 25.10.2018) Bu yazıda yine Paris çevresinde görülmesi gereken en en özel şatolardan birini daha tanıyacağız hep birlikte. Dışarıdan bakıldığında içerinin ne sürprizlerle dolu olduğunu anlayamayacağınız ama içeriyi gezerken nasıl özel bir yerde olduğunuzun farkına varabileceğiniz şatomuzun adı La Roche Guyon Şatosu – Château de La Roche-Guyon  (la roş giyon ya da la ğoş giyon).

Şanslı biri olduğum doğrudur ama siz benden daha şanslısınız. Benim şansım genelde yaver gider ama ters gittiği durumlarda moralim hiç bozulmaz. “Vardır bunda da bir hayır” mantığı değil de başka bir şey; bilirim ki vakti saati geldiğinde olaylar kendiliğinden ve çok güzel gelişecektir. Bu şatoyu keşfimiz de şanssız bir günün sonrasında gelen şanslı bir başka günümüzün hikayesidir:

La Roche Guyon Şatosu - Chateau de la Roche-Guyon Pariste.Net

Temmuz 2016’da Giverny‘ye blog yazısı için gözlem yapmak üzere gidişimde, oradaki Empresyonizm Müzesi için de daha önceden alınmış biletimiz vardı. Güzel havayı kollayıp şahane bir günde Paris’ten kalkıp 80 kilometre yol kat ederek Giverny‘ye gitmiş, önce Claude Monet’nin Evi‘ni gezmiş, ardından Restaurant Baudy‘de güzel bir yemek yemiş, finalde de Empresyonizm Müzesi‘ni gezmek istemiştik ama o da ne: Müzenin kışın kapalı olduğunu biliyorduk ama Temmuz ayının başında da iki hafta kapalıymış! Eh benim okuyabildiğim bir Pariste.Net yok ki haberim olsun 🙂

Sırf o müzeyi görmek için bir daha kalkıp gider miydik bilemiyorum ama bir gün elbet giderdik, onu biliyorum. Sonra o gün Eylül 2016’nın yine güzel ve güneşli bir gününe denk geldi; “hele bir yola çıkalım da yolda görecek bir şeyler de illa ki buluruz” mantığıyla atladık arabaya, düştük Giverny yollarına.

La Roche Guyon Şatosu - Chateau de la Roche-Guyon Pariste.Net

Aslında niyetimiz geçen seferki güzergâhı izlemekti; nitekim uzunca bir süre aynı rotayı izledik ama ana yoldan çıkıp köy yollarına girdikten sonra karşımıza çıkan Omerville‘den sağa değil de sola sapınca kendimizi birdenbire La Roche Guyon diye bir köyde bulduk.

Başlı başına bir yazı konusu olmayı hak eden La Roche Guyon‘u da ayrıca okumanızı öneririm. Doğrusunu isterseniz biz bu köydeki La Roche-Guyon Şatosu’nu da “hazır gelmişken görelim” mantığıyla gezmeye karar verdik. Nereden bilebilirdik ki bu şatonun “hazır gelmişken görülecek bir şato” değil de “mutlaka görülmesi gereken bir şato” olduğunu. Diyorum ya, benim önceden okuyup yeni yerler öğrenebileceğim başka bir Pariste.Net yok 😉 Özellikle Paris’te Bir Hafta geçirecekseniz burası listeye alınabilir, Paris’te 15 Gün geçirecekseniz de mutlaka görmeniz gerekiyor bence… 

La Roche Guyon Şatosu - Chateau de la Roche-Guyon Pariste.Net

Şanslıyım, çünkü hayat hep karşıma güzel şeyler çıkarır, şanssızken de hiç canımı sıkmam, teselli duygusu değil de iyimserlik diyelim isterseniz, sonra bir şeyler olur ve her şey yeniden güzel, hatta çok daha güzel olur. İşte bu şatoyu da “Allah’ın dağında“, tamamen şans eseri keşfetmemizin hikayesi kısaca böyle. Siz neden benden şanslısınız? Sizse, şansın gelip sizi bulmasını beklemek zorunda değilsiniz, Paris ve çevresindeki her şeyle ilgili olarak bu blog fazlasıyla kaynak içeriyor; yazılar arasında ilginizi çekenlerin listesini yapıp, güzel bir program oluşturdunuz mu tamamdır.

Yollara birkaç kez düşmenize bile gerek yok, her şey detay detay anlatılmış, iş ki kıyı köşe okumaktan zevk alın, ayrıntıları kaçırmayın. Ben sizin yerinize atıyorum kendimi yollara; şans karşıma neyi çıkarırsa, her nerede güzel bir şey görürsem, elimden geldiğince, bildiğimce sonuna kadar paylaşmaya çalışıyorum. İşte bu yazıda da böylesi yerlerden birinde, Château de la Roche-Guyon – La Roche Guyon Şatosu’ndayız.

La Roche Guyon Şatosu - Chateau de la Roche-Guyon Pariste.Net Ahmet ORE

La Roche Guyon Paris’e 1 saat uzaklıkta, 70-75 kilometre mesafede, Normandiya sınırında küçük ama çok güzel bir köy, yönetim olarak Val d’Oise’a bağlı bir komün. Kalkıp hususi görmeye değer bir şato mudur (bence öyledir ama yine de tüm gününüzü buraya harcamanız konusunda tereddütlerim var) bilinmez ama eğer arabalıysanız Giverny‘ye Claude Monet’nin Evi‘ni görmeye gideceğiniz bir gün, buraya da uğramanızda büyük yarar var.

Şatolara meraklıysanız da o zaman yazının sonundaki listeden seçim yapıp, bence görülecek şatolar listesine burayı da mutlaka eklemeli, günü geldiğinde siz de burayı gezmelisiniz. Pişman olmayacaksınız 😉

La Roche Guyon Şatosu - Chateau de la Roche-Guyon Pariste.Net

Yol tarifi vermek güç ama yine de ben paralı otoban yerine, Cergy-Pontoise güzergâhını takip etmenizi, oraları geçtikten sonra hiç sapmadan yolunuza devam etmenizi, Magny-en-Vaxin‘den sola sapıp köy yoluna girmenizi, Omerville‘den de sola sapmanızı öneriyorum. La Roche Guyon köyü bu yol üzerinde solda, dik bir yokuşun alt tarafında kalıyor, GPS’iniz yoksa kaçırma olasılığınız yüksek. Araba kiralamak ya da araba kullanmak istemiyorsanız ya da kalabalıksanız da o zaman Giverny ve La Roche Guyon gezinizi birleştirerek Paris Dolmuşu gibi özel şöförlü araç da kiralayabilirsiniz.

Köye geldiğinizde La Roche Guyon Şatosu’nun önüne kadar ilerleyerek, şatoyu geçince solda ağaçların arasında yeşillikler içindeki ücretsiz otoparka arabanızı bırakabilirsiniz. Önce köyde mi gezersiniz yoksa doğrudan şatoya mı girersiniz, bilemiyorum ama bence önce içeriye girin, gezerken ağzınız açık kalsın, merdiven inip çıkmaktan da dermanınız kalmasın, sonra köye dönüp bir şeyler yiyip içer, biraz dinlenmiş olursunuz.

La Roche Guyon Şatosu - Chateau de la Roche-Guyon Pariste.Net

Dışarıdan baktığınızda buranın ne kadar muhteşem bir şato olduğu anlaşılamıyor. Yalan yok, biz de “hazır gelmişken bir girip bakalım” diye girmiştik ama kapıdan girip de karşımıza çıkan sürprizlerden sonra, sıradan bir şato gezmediğimizi hemen anladık. Resmen, Le Mont Saint-Michel‘in yavrusunun yavrusu bir şato burası. Dehlizler, burçlar, koridorlar, merdivenler, kuleler, çatı katları, mahzenler ve daha neler neler.

Ön cephede görünen bina 18. yüzyıla ait ama işin asıl sürprizli kısmı arka tarafta. Görünen şatonun yaslandığı kayalıklar aslında falez ve içi oyularak en tepelere ulaşılabilen ilginç bir mimarisi var. O yüzden diyorum ya, hiçbir şey göründüğü gibi değil, görünenin arkasında neler var neler…

La Roche Guyon Şatosu - Chateau de la Roche-Guyon Pariste.Net

La Roche Guyon Şatosu “öyle güzel, böyle güzel” ama Paris’ten toplu taşıma ile gelinememesi dışında olumsuz bir özelliği daha var: Burası tüm sezon boyu açık değil; sadece Şubat ortasından Kasım ortasına kadar gezilebiliyor. Bu tarih aralığında her gün açık olan şatoyu 10:00-17:00 saatleri arasında gezebilirsiniz. Bazı günler 19:00’a kadar da açık ama bence siz aklınıza 10:00-17:00 arası olarak kaydedin ki o kadar yol kat ettikten sonra tatsız bir sürprizle karşılaşmayın. O halde buraya Giverny‘ye gitmeden önce sabahtan uğramakta fayda var.

Güncel giriş fiyatlarına, şatonun açık olduğu tarih ve saat dilimlerine ve diğer bilgilere ulaşmak için yazının sonunda yer alan resmi web sayfası linkine bakmakta fayda var. Bu şatoda aynı zamanda çeşitli dönemsel sergiler, konserler ve farklı etkinlikler de düzenleniyor. Hatta burada doğum günü kutlaması bile yapabilirsiniz. 

La Roche Guyon Şatosu - Chateau de la Roche-Guyon Pariste.Net

Bilet gişesi girişte sağda, La Roche Guyon Şatosu’nu gezmeye başlamak için en güzel güzergâh da solda ana binanın giriş kapısını takip ederek girdiğiniz bölümde. Ana kapıdan girince karşınıza büyük merdivenler çıkacak; ne buradan çıkın, ne de sola sapın; hemen sağdaki kapıdan girerek gezinize başlayın. Doğru gezi parkurunu takip etmek için Sense Visite (sans vizit) oklarını takip etmeyi unutmayın. Burada birden kendinizi dev bir mahzenin içinde bulacaksınız. Burası dev bir kav, kiler, hatta II. Dünya Savaşı yıllarında sığınak olarak kullanılmış. Mahzen aydınlık, merak etmeyin.

Biz sıcak bir günde gitmiştik ve içerisi buz gibiydi. Mahzenin sonuna doğru ilerleyin, labirent gibi salonları takip edin. Burası sizi bir üstteki diğer çıkış kapısından çıkaracaktır. Buradan da sağa doğu merdivenlerden yukarı devam edin. İşte tam bu noktada kendimi çok sevdiğim Le Mont Saint-Michel‘de hissetmiştim. Merdivenler yukarıda bir avluya çıkıyor. Bu yazıdaki sonbahar yapraklarının uçuştuğu fotoğrafım da orada çekildi…

La Roche Guyon Şatosu - Chateau de la Roche-Guyon Pariste.Net

Avlunun ilerisindeki kapıdan içeri girdiniz mi asıl şato kısmına giriş yapıyorsunuz. Ana bina bildiğimiz şatolar gibi; ilk oda büyük bir kütüphane ama duvardaki kitaplar maket. Kolay değil bu kadar eski bir yapının eski kitaplarını korumak. Eski yapı dedimse gerçekten eski, yaklaşık 1000 yıllık tarihi var La Roche Guyon Şatosu’nun. Biz gezerken içeride koltuklar üzerine bir sergi vardı. Siz bu şatoyu daha sonra gezeceğinizden elbette ki başka bir sergiye denk geleceksiniz. Dediğim gibi bu tür etkinlikleri şatonun web sitesinden takip etmekte yarar var.

Zaten sizi buraya getirecek olan şey şatodaki sergiler değil, şatonun bizzat kendisi; çünkü La Roche Guyon Şatosu inanılmaz bir yer. Evet belki şu an içinde bulunduğunuz salonun Versay Sarayı, Fontainebleau Şatosu, Chambord Şatosu gibi bir havası olabilir ama gezeceğiniz yerin çok az bir kısmı böyle; asıl etkileyici bölüm Pierrefonds Şatosu‘nu, daha doğrusu Le Mont Saint-Michel‘in iç mimarisini andıran çok farklı bir yapı. Victor Hugo da vaktiyle bu şatonun misafirleri arasındaymış… 

La Roche Guyon Şatosu - Chateau de la Roche-Guyon Pariste.Net

Bu güzel salonlardan birkaç tanesini gördükten sonra bina içinden bir merdivenle üst kata çıkıyorsunuz önce; sonra koridorları takip ederek arka terasa ulaşıyorsunuz ve buradan da yukarı doğru merdivenler çıkmaya devam ediyor. La Roche Guyon Şatosu’nu dışarıdan gördüğümüz ilk an “inşallah bu en tepedeki burca çıkılmıyordur” diye çaresizce bir dilekte bulunmuştuk ama maalesef çıkılıyor 🙂 “Maalesef” dediğime bakmayın, iyi ki de çıkılıyor, çünkü hem yukarı doğru tırmanan merdivenler muhteşem, hem de yukarı çıktıkça aşağıda önünüze seriliveren La Roche Guyon manzarası.

Ancak dikkat etmeniz gereken şu ki bu merdivenler bedensel engelliler, yaşlılar ve çocuklar için pek uygun değil. Böyle dediğime yine bakmayın; biz dilimiz bir karış dışarıda yukarı tırmanmaya çalışırken yukarıdan aşağı inen yaşlı insanları gördükçe kendimize çeki düzen vererek güç toplamaya çalıştık sürekli.

La Roche Guyon Şatosu - Chateau de la Roche-Guyon Pariste.Net

Yukarıda soluklandığınız noktalardan biri mağara ağzı gibi bir yer. Seine Nehri uzanıyor aşağıda, sağdan aşağı geldiğiniz merdivenler iniyor; yukarıya daha ürkütücü bir merdiven çıkıyor, bir de yan tarafta başka bir yere giden bir yol daha var ama oraya dönüşte uğrayacağız. Biraz dinlendinizse tırmanmaya devam, biraz daha gayret, yukarıda sizi daha da güzel bir manzara bekliyor…

Üst kapıya ulaşıyorsunuz, “geldik” sanıyorsunuz ama hayır daha gelemediniz 🙂 Ulaştığınız nokta en tepedeki burcun giriş kapısı. Bu burçlara Fransızcada donjon deniyor. Tıpkı Galata Kulesi gibi tek ve büyük bir burç burası; hani Louvre Müzesi‘nin tarihini keşfederken gezdiğimiz bölümdeki gibi bir yer. Kapısından girdikten sonra büyük bir minareye tırmanır gibi yine başlıyorsunuz döne döne tırmanmaya ve nihayet en tepeye ulaşıyorsunuz ki aşağınızda şahane bir manzara.

La Roche Guyon Şatosu - Chateau de la Roche-Guyon Pariste.Net

Tepeden Seine Nehri ayaklarınızın dibinde akıp gidiyormuş gibi görünüyor; Fransa’nın verimli toprakları uçsuz bucaksız; kendiniz boşluğa bırakıp da uçmamak için kendinizi zor tutuyorsunuz. Hava güzelse müthiş etkileyici bir manzara oluyor buranın. Hava güzel değilse zaten ne işiniz var La Roche Guyon‘da?

En tepeye çıkabilmiş olmanın haklı gururuyla biraz manzara seyredip biraz da terinizi soğuttuktan sonra başlıyorsunuz geldiğiniz yoldan aşağı inmeye ama bu kez inmenin çıkmaktan çok daha zor olduğunu fark ediyorsunuz. Yandaki demir tırabzanlara tutunmanızı şiddetle öneririm, çünkü inerken dizleriniz titriyor 🙂

La Roche Guyon Şatosu - Chateau de la Roche-Guyon Pariste.Net

Mağara girişi gibi olan o aydınlık mekana ulaştığınızda sağdan merdivenler iniyor ya işte hemen inmeyin, soldaki geçide girip oranın aşağısında ne varmış diye bir bakın isterseniz. Gördüklerinize şaşıracaksınız: Güvercinlik. Sanıyorum burası güvercin gübresi toplamak için oluşturulmuş bir mağara. İçerisi şahane bir atmosfer sunuyor; ahşap ızgaralı pencereden manzara da şahane.

Mağaranın duvarlarındaki oyuklarda da türlü türlü sanat eserleri, kağıtlar, kartonlar. Bilemiyorum, belki de bizim gezdiğimiz döneme özeldi. Son derece mistik bir atmosferi var. Aslında buraya bir de elime kamera alıp gitmem gerek biliyorum; blog yanında Pariste.Net Tv Vlog işleriyle ilgilenmem de gerekiyor. Bakalım, hepsine sıra gelecek…

La Roche Guyon Şatosu - Chateau de la Roche-Guyon Pariste.Net

Sonra merdivenleri çıkıp geldiğiniz yere tırmanıp, oradan tekrar aşağı inişe geçiyorsunuz. Yol üstünde kapılar sizi başka bir koridora götürüyor. Burada da binanın çatı katlarından birinin koridorlarına giriyorsunuz; görmezseniz geçer gidersiniz ama işte siz dikkatlisiniz, görüyorsunuz. Ben şansa görmüştüm, sizse orada böyle bir koridor olduğunu biliyorsunuz. Diyorum ya benden daha şanslısınız, çünkü Pariste.Net’i okuyorsunuz 😉

Bu koridor sizi önce bir burcun, sonra da yanındaki odanın tavan arasına ulaştırıyor, burada da biraz etrafınızı hayran hayran seyrettikten sonra aynı koridordan geri dönüyorsunuz.

La Roche Guyon Şatosu - Chateau de la Roche-Guyon Pariste.Net

Gezi rotası bizi oradan dolaştırıyor, buradan dolaştırıyor, en sonunda ilk girişte ana kapıdaki ana merdivenlere ulaştırıyor ama bu kez o merdivenleri yukarıdan aşağı iner vaziyette buluyoruz kendimizi. Sonra La Roche Guyon Şatosu’nun ana avlusuna geri dönülüyor. Kapıdan çıkınca sağdaki terasa da bir bakın isterseniz?

Terasın öbür ucunda başka bir burç daha var ama yukarıya çıkılmıyor. İçine girince insan kendini Rumeli Hisarı’nın burçlarından birinin içine girmiş gibi hissediyor. Haliniz kaldıysa burayı da görün derim. 

La Roche Guyon Şatosu - Chateau de la Roche-Guyon Pariste.Net

Gezimiz bitti sanıyorsunuz ama o da ne? Tekrar ana avluya geldiğinizde solda başka bir kapı daha var. Bu kapıdan bir giriyorsunuz yine dehlizler, yine koridorlar. Üstelik biraz garip aydınlatılmış, daha doğrusu aydınlatılmamış da loş bırakırmış. Biraz ürkütücü bir müzik; içiniz titresin isteniyor.

Sanki Paris’in ünlü yer altı mezarları Catacombes‘u geziyormuş gibi oluyorsunuz ama neyse ki ortada kuru kafa filan yok. Biraz ürkerek, biraz da eğlenerek yolu takip ediyorsunuz ve yol sizi yine ana girişe çıkarıyor!

La Roche Guyon Şatosu - Chateau de la Roche-Guyon Pariste.Net

Yine bitti sanıyorsunuz ama La Roche Guyon Şatosu bitmek bilmiyor! Bu kez de yan binadaki geçici serginin olduğu kapıdan içeri giriyorsunuz ve üst kata çıkıyorsunuz. Burada birkaç eski salon, salonların ortasında, kıyısında-köşesinde pek çok çağdaş sanat eseri. Artık siz gittiğinizde neye denk gelirsiniz bilemiyorum ama biz gittiğimizde bu fotoğraflardaki sergi vardı. Üç boyutlu bir sanat ortamında eserlerin arasında dolaşmak çok garip bir duygu inanın.

Paris’e 70-75 kilometre bir mesafede, “Allah’ın dağındaki” La Roche Guyon köyündeki bu şatoda, böylesi bir ortamda bienal kıvamında eserlere rastlamak değil mi etkileyici olan. Fransa’nın sadece büyük şehirleri değil, kıyıda köşede duran köyleri bile hep böyle. Ne diyeyim ki ben daha başka?

La Roche Guyon Şatosu - Chateau de la Roche-Guyon Pariste.Net

Ve evet tamam, hadi gözünüz aydın, bu kez gezimiz bitti 🙂 Çıkışta yokuş aşağı inip karşıdaki büyük bahçeye de bir girin derim. Burası La Roche Guyon Şatosu’nun bostanı gibi bir yer. Mevsimine göre türlü türlü çiçek, bitki, meyve ve sebze çıkabilir karşınıza. Sonrasında da La Roche Guyon köyünü gezebilirsiniz. Zaten küçücük bir yer.

Sonrasında da istikamet Giverny ve Claude Monet’nin dillere destan evi olmalı zaten.

Keyifli geziler, keyifli keşifler.

 

 

Web Adresi: chateaudelarocheguyon.fr

Adres: 1 Rue de l’Audience, 95780 La Roche-Guyon

Author

Write A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.